İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/756 E. 2025/740 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/756
Karar No
2025/740
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 202..... Esas - 202..... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 202..... Esas KARAR NO : 202....

BAŞKAN : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Trafik kazası kaynaklı cismani zarar sebebiyle İMM sigorta poliçesinden doğan) DAVA TARİHİ : 16/10/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025

Mahkememizde görülmekte olanTazminat (Trafik kazası kaynaklı cismani zarar sebebiyle İMM sigorta poliçesinden doğan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın iddiaları: 26/03/2023 tarihinde davacı .......idaresindeki ......plakalı araca davalı sigortanın sigortalısı .....'nin idaresindeki .....plakalı araç ile çarpması neticesi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ......plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, ......plaka sayılı aracın başvurulan ......Sigorta A.Ş'nin 35100001053...... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu ve sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet klozu kapsamında manevi zarardan da sorumlu olduğunu, davacının trafik kazası dolayısıyla ciddi şekilde yaralandığını, davalı siorta şirketinin tazminat başvurusunu cevapsız bıraktığını ve arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 30.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf; Başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, kusur ve maluliyet oranının ATK tarafından tespit edilmesinin gerektiğini, garameten ödeme halinin ve manevi tazminatın özelliklerinin ve emniyet kemerinin takılmaması sebebiyle müterafik kusurun gözetilmesinin gerektiğini, poliçe hükümleri gereği manevi tazminattan sorumluluğun sınırlı olduğunu, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası sebebiyle karşı taraf kasko ve sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talebinde haklı olup olmadığı, varsa manevi zarar ve manevi tazminat miktarı ile davalının sorumlu tutulabileceği miktar hususlarındadır. ........Devlet Hastanesi'nden 26/03/2023 tarihinde meydan gelen kaza sebebiyle yaralanmaya ilişkin davacının tüm tıbbi kayıtlar getirtilmiştir. Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan 10/07/2024 Tarihli maluliyet raporu ile dayanak tıbbi kayıtlar getirtilmiştir. Davalı .......Sigorta Anonim Şirketi'nden manevi tazminat talebi için poliçe kapsamında (Poliçe No:351000010537526) yapılan başvuruya ilişkin evrakların ve hasar dosya suretleri dosyamız arasına celp edilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonundan davacının yaralanması ile sonuçlanan kazaya ilişkin 2024/379.... sayılı dosya celp edilmiştir. Dava trafik kazası sebebiyle kasko sigortacısından ihtiyari mali sorumluluk kapsamında manevi tazminat istemine ilişkindir. Kazaya karışan karşı taraf sürücü .....'nin idaresindeki .....plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde 35100001053.... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde sigortalı olup poliçe kapsamında ihtiyari mali sorumluluk sigortası da bulunmaktadır. Poliçe hükümlerine göre manevi zarar taleplerinde sigorta şirketinin sorumluluk limiti 250.000,00 TL dir. Sürücü ......sevk ve idaresinde bulunan ......plaka sayılı aracı ile Türbe Caddesini takiben Erenler Mezarlığı istikametine doğru seyri sırasında bila sokak isimli ara sokak üç yönlü kavşak noktasında sokağa girmek üzere sola doğru manevra yaparak karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yol bölümünü geçmek istediği sırada karşı yönden gelerek Türbe istikametine seyreden davacı ....sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın ön kısımları ile ..................... plakalı aracın sağ ön lastik kısımlarından çarpması ile kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Sürücü ........’nin üç yönlü kavşak noktasında sola dönüş yaparak ara sokağa girmek saikiyle hareket ettiği anlaşılmakla beraber dönüş noktasına geldiğinde karşı yönden gelen ve kavşak noktasına yaklaşmış olan 41 AF 107 plaka sayılı aracın geçişini beklemeden manevra yapması ve karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit,yol bölümüne girmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği açıktır. Sigorta tahkim dosyasında alınan 27/12/2024 tarihli kusur raporu ile trafik kazası tespit tutanağı ile kazanın oluş şekli nazara alındığında kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü Murat Dere'nin %75 oranında asli kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının kaza anında limitlerin üstünde alkollü olduğu belirlenmiş olmakla birlikte kazanın oluşumunda münhasıran alkolün etkisinin bulunmadığı, davacının alkollü oluşunun zamanında tedbir alamamasına etkisinin %25 kusura isabet ettiği, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün şerit ihlali yapmasının temel faktör ve kusur olduğu değerlendirilmiştir. Dosyada mevcut tıbbi kayıtlardan davacının kaza sebebiyle sağ patellada (diz) kırık oluştuğu ve 3 ay süre ile geçici iş göremezliğinin oluştuğu ve yaralanmasının %4 oranında daimi maluliyete sebep olduğu anlaşılmaktadır. Davanın manevi tazminat istemine ilişkin olması sebebiyle dosyada mevcut raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. 6098 sayılı TBK m. 56 hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. (Yargıtay 17 HD 2017/1909 Esas 2019/9208 Karar) Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli (%75) kusurlu oluşu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihi, yaralanmanın ve maluliyetin ağırlığı, davacının yaşı, paranın satın alma gücü nazara alınarak davacının manevi tazminat talebi tamamen kabul edilmiştir. Davacının kusuru manevi tazminat yönünden ayrıca bir indirim sebebi olarak uygulanmamıştır. Zira manevi tazminat tüm kriterleri ile birlikte değerlendirilmiş ve bu kapsamda kusur durumu da gözetilmiş, talep edilen manevi tazminat uygun bulunmuştur. Davacı manevi tazminat talebi ile sigorta şirketine başvurusunda net bir rakam belirtmemiştir. Manevi zarar talep eden tarafından belirlenebilecek ve hakim tarafından taktir edilebilecek bir alacak kalemidir. Dava öncesinde sigorta şirketine yöneltilecek manevi tazminat talebinin netleştirilmesi talep edenin yükümlülüğündedir. Sigorta poliçesinde üst limitin belirlenmesi bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacaktır. Dolayısıyla dava dilekçesi ile ortaya konan ve 30.000,00 TL olarak somutlaştırılan manevi tazminat talebi açısından temerrütün davanın açılması ile gerçekleştiği kabul edilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 30.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi 16/10/2024'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Hesaplanan 2.049,30 TL karar harcından peşin harcın (615,40-TL) mahsubu ile eksik 1.433,90-TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı 615,40 TL peşin harç 665,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.896,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL ara bulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan avansın yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/11/2025

Katip e-imza

Başkan e-imza

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/756, K. 2025/740, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-756-e-2025-740-k-b3dd28397cf4