İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/459 E. 2024/628 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/459
- Karar No
- 2024/628
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/459 Esas - 2024/628 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/459 Esas KARAR NO : 2024/628 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/07/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...karşı taraf ... Ve ... Adi Ortaklığının bir dönem işçisi olan dava dışı ...'e asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı-TİS FARKI ödediğini, dava dışı işçi ...'e davalı şirkette çalıştığı dönemle alakalı olarak davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderildiğini ancak davalı taraf yapılan ihtara cevap vermediğini ve herhangi bir ödemede bulunmadığını, davacı şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsilini, iç ilişkide ücret alacağı dışındaki diğer tüm işçi alacaklarının ödenmesindeki sorumluluk davalı şirkete ait olduğunu, davacı şirket adına Sakarya 1. İcra Müdürlüğü 2024/3578 Esasına kayıtla ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı şirket tarafından takibe itiraz edilmiş ve takip durduğunu, davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış bütün vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. Tüm dosya ve kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava itirazın iptali istemine yöneliktir. Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2024/3578 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, takip talebinde ve ödeme emrinde borçlu olarak İlter...Fertek...Adi Ortaklığının gösterildiği, ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğ edildiği, adi ortaklık yetkilisi tarafından takibe itiraz edildiği, takibin 02.04.2024 tarihinde durduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı, davanın takibin durduğu tarih dikkate alınarak süresinde açıldığı görüldü. Adi ortaklık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." Adi ortaklık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında yer alan ortaklıklardan farklı olarak tüzel kişiliği haiz değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 51. maddesinde dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Adi ortaklıkların, tüzel kişilikleri bulunmadığı için fiil ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle adi ortaklık halinde yönetici ortağa dava açmaya özel yetki verilmesi halleri dışında adi ortaklığın fiil ve taraf ehliyetleri bulunmamaktadır. "İİK’nun 67. maddesi hükmü gereğince açılan itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında takibin ortaklık aleyhine yapıldığı ve davanın da ortaklık aleyhine açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere adi ortaklığın tüzel kişiliği (taraf ehliyeti) bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle üzerinde durulup, çözümlenmesi gereken husus takip borçlusu ve dava davalısı olarak gösterilen bu ortaklığın, adi ortaklık mı yoksa şahıs firması mı (şahıs firmasının ticari ünvanı mı) olduğunu belirlemek, bu belirlemeden sonra ise takibin ortaklığa yöneltilmiş olduğu gözetilip, bir karar verilmek gerekir iken, bu yönlerin göz ardı edilerek sadece “… husumette davalının belirttiği üzere ortaklığa yöneltilmiş olup…” denilerek işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir." (Yargıtay Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 2013/1972 Esas ve 2013/18596 Karar numaralı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından aleyhine yürütülecek takiplerin ortakların her birine ayrı ayrı işlem yapılması kaydıyla usule uygun olacağı, ancak somut olayda davaya konu takip dosyasında takip talebinde ve ödeme emrinde borçlu olarak adi ortaklığın gösterildiği, ödeme emrinin tebliğinin adi ortaklığa karşı yapıldığı, adi ortaklığın temsilcisinin itirazı ile takibin durduğu, yapılan bu işlemlerin fiil ve taraf ehliyeti olmayan adi ortaklığa karşı yürütüldüğü anlaşılmakla açılan davanın usulüne uygun icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın usulüne uygun icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL giderin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı