İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/172 E. 2024/759 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/172
- Karar No
- 2024/759
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/172 Esas - 2024/759 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/172 Esas KARAR NO : 2024/759 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/03/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinden özetle; Davalı ile aralarında 1 adet 2,5 T/H 6 Bar Döner Izgaralı Hybrid/paket Tip Buhar Kazanı Ve Ekipmanları, Tesisat Ve 2 Adet Kondens Tankı ile montajını ve 1 Adet 3.000 Kg/h Degazör Tankı ile montajı için anlaşma yapıldığını, ödemenin davalıya yapılmış olmasına rağmen davalının edimini yerine getirmediğini, edimin ifası için defalarca mail ve telefon vasıtasıyla ulaşıldığını ancak davalının edimini yerine getirmediğini, davacının edimin ifa edilmemesi sebebiyle üretimde gecikmeler yaşadığını ve ticari olarak zarara uğradığını, bunun üzerine davalı taraf ile bir protokol imzalanarak faturaya konu üründe yapılacak olan fan ve revizyon işlerinden sonra 17.04.2023 tarihinde davacı şirkete tesliminin aksi taktirde gecikmeden kaynaklı davacı şirketin zararı olan 2.000.000,00-TL'nin tazminat olarak davacıya ödenmesinin taahhüt edildiğini, buna rağmen davalının teslim borcunu yerine getirmediğini ve protokol ile taahhüt edilen tazminatın da ödenmediğini, davalı hakkında Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2023/7350 E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, şifahi görüşmelerde ürün teslimi talep edilmesine rağmen yine yerine getirilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini belirterek itirazının iptali ile takibin devamına ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. Davalı taraf cevap vermemiş, vakıaları inkar etmiştir. Davalı meşruhatlı tebligata rağmen duruşmalara da katılmamıştır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: taraflar arasında bahsi geçen eser sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, bu edimin zamanıda yerine getirilmemesi sebebiyle davalının yeni bir teslim tarihi öngörerek bu tarihte ifanın gerçekleşmemesi halinde 2.000.000,00 TL tazminat (cezai şart) ödemeyi taahhüt edip etmediği, davalının edimini yerine getirip getirmediği, davacının bu tazminatın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itirazının haklı olp olmadığı, itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. İtirazın iptali davası yasal süresinde açılmıştır. Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2023/7350 Esas sayılı icra dosyası incelenmesinde; davacının alacaklısı, davalının borçlusu olduğu, 2.008.246,58-TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. Davacının itirazın iptali davasında talebi 2.000.000,00 TL asıl alacağa ilişkin olup takip talebinde istenen faiz yönünden bir talebi bulunmamaktadır. Değerlendirme taleple bağlı kalınarak yapılmıştır. Taraflardan ticari kayıtları istenmiş, davacı e-defter ve belgelerini sunmuş, davalı ise kesin süre içerir muhtıra tebliğine rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmamış ve bulunduğu yeri de bildirmemiştir. Mahkememizce bahsi geçen sözleşmenin ve ödemeler ile dava konusu cezai şartın davacı kayıtlarına nasıl yansıtıldığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi 23/10/2024 tarihli raporunu sunmuştur. Davalının kayıtlarını sunmaması sebebiyle bilirkişiye davacı kayıtları ile yetinilerek inceleme yapılması talimatı verilmesine rağmen davalının da kayıtlarına haricen ulaşılarak rapor hazırlandığı görülmüş, ancak bunun HMK 220 ve 222 maddeleri kapsamında mümkün olmaması sebebiyle sadece davacı kayıtları yönünden yapılan tespit ve değerlendirmeler dikkate alınmış, davalının kayıtları çerçevesinde yapılan değerlendirmeler ise nazar alınmamıştır. Bu değerlendirme mahkememizce yapılabilir nitelikte olduğundan ek rapor alınması lüzumlu görülmemiştir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili talebine ilişkindir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2024/1366 Esas ve 2024/1836 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Ceza koşulu borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Cezai koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da ceza koşulu kararlaştırılabilir (Sermet Akman, Halûk Burcuoğlu, Atillâ Altop, Selahâttin Sulhi Tekinay, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 358-359). Ceza koşulunun esas itibariyle iki temel amacı (işlevi) bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri ise, borcun ihlâli hâlinde borçlu tarafından ödenecek tazminatı önceden ve götürü olarak belirlemektir. Bu iki temel amacı dışında, ceza koşulunun diğer bir amacı da, ifayı engelleyen ceza koşulunda (dönme/fesih cezasında) borçlunun ceza koşulunu ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır [Köksal Kocaağa, Ceza Koşulu (Sözleşme Cezası), Ankara 2018, s. 31-33]. Ceza koşulu, 6098 sayılı Kanun'un 179–182 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 179 uncu maddesinin birinci fıkrasında seçimlik ceza koşulu düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmek üzere ceza koşulu vaad edilmiş ve aksi de sözleşmede öngörülmemiş ise alacaklı ya sözleşmenin ifasını ya da ceza koşulunun ödenmesini isteyebilir. Seçimlik ceza koşulunda alacaklı seçimlik bir yetkiye sahiptir. Buna göre o şartın gerçekleşmesi yani borçlunun asıl edimi hiç veya gereği gibi ifa etmemesi durumunda ya asıl edimin ifasını ister ya da bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep eder. Seçimlik ceza koşulunda alacaklı hem asıl edimin ifasını hem de cezai şartın ödenmesini isteyemeyecektir. Görüldüğü üzere burada seçimlik bir hak söz konusu olup, alacaklı ancak ya asıl borcun ifasını ya da ceza koşulunun ödenmesini isteyebilir; alacaklı aynı anda hem asıl borcun ifasını hem de ceza koşulunun ödenmesini kural olarak isteyemez. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, asıl borcun sonraki imkânsızlık nedeniyle ifa imkânının ortadan kalkması hâlinde, alacaklıya tanınmış olan bu seçim hakkı bir anlam ifade etmez. Asıl borcun ifası imkânsız olduğunda, alacaklı koşulları varsa yalnızca tazminat isteme hakkına sahip olur. Buna göre alacaklı, ya zararının tazmin edilmesini ya da ceza koşulunun ödenmesini ister. Buradaki “seçimlik” ifadesinden, ceza koşulu ile asıl borç arasındaki ilişkinin, seçimlik borçlarda yer alan birden çok edim arasındaki ilişkiye benzediği sanılmamalıdır. Asıl borç ile ceza koşulu arasında gerçek anlamda bir seçimlik borç (alacak) ilişkisi söz konusu olmayıp, yalnızca alacaklıya tanınmış bir seçim hakkı söz konusudur. Bunun önemi şu noktada ortaya çıkar: Borçlu asıl borcun ifasıyla yükümlü olmakla birlikte, alacaklı asıl borcun ifasından vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini istediğini borçluya bildirebilir. Borçlu ceza koşulu kendisinden istenmedikçe yalnız asıl borcu ifa edebilir. Bu seçim hakkı, teknik anlamdaki seçimlik borçtan (alacaktan) farklıdır (Kocaağa, s. 133-136). İkinci fıkrada düzenlenen ifaya ekli ceza koşulunda ise alacaklı, açıkça feragat etmiş veya ifayı kayıtsız şartsız kabul etmiş olmadıkça, hem sözleşmenin ifasını hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilir. Dönme (fesih) cezası olarak da adlandırılan ifayı engelleyen ceza koşulu ise maddenin üçüncü fıkrada hükme bağlanmıştır. Burada borçlunun ceza koşulunu ödemek suretiyle tek taraflı olarak sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu ispat yetkisi saklı tutulmuştur. Böylece borçlu alacaklı ile yaptığı anlaşmada dilerse sözleşmeden dönmeyi ve alacaklıya sadece ceza koşulu ödemeyi kararlaştırabilir. Bu tür ceza koşulunda borçlu cezayı ödemek suretiyle sözleşmeden dönebileceği gibi, alacaklı da sadece ceza koşulunun ödenmesini talep edebilir. Bu durumda artık alacaklı borçludan asıl edimin ifasını isteyemeyecektir. Seçimlik ve ifaya eklenen ceza koşulu, borçlunun borcunu ihlâl etmesine karşı alacaklıya bir talep hakkı sağlarken, dönme cezası borcun ihlâli koşulu aranmaksızın, belirli bir meblağı ödemek suretiyle borçluya sözleşmeyi sona erdirme imkânı verir. Borçlu, borca aykırı davranışı bulunmasa bile, ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. Burada asıl borcun ifasının yerini dönme (fesih) cezası almaktadır. Bundan dolayı dönme cezasının, asıl borcun alacaklı lehine ifasını teminat altına almak gibi bir işlevinin bulunmadığı, aksine onu zayıflatıcı rol oynadığı söylenebilir. Gerçekten, “borcumu ifa etmekten vazgeçersem 1.000,00 TL ödeyeceğim” ifadesinde yerini bulan dönme cezasında asıl borcun ifasının teminat altına alınması suretiyle alacaklının hukuki durumunun güçlendirilmesi değil, aksine dönme cezasını ödemek ve sözleşmeden dönmek (veya sözleşmeyi feshetmek) suretiyle borçlunun durumunun iyileştirilmesi söz konusudur (Kocaağa, s. 145-154). Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin eki mahiyetindeki tarihsiz -iki tarafın imzasını taşıyan ve inkar edilmeyen- belgede öngörülen cezai şart yukarıda yapılan açıklamalara göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’nun 179. maddesinin üçüncü fırkasındaki dönme cezası olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmede dönme cezasının kararlaştırılmış olması halinde sözleşmeyle bağlı olmak istemeyen taraf kararlaştırılan cezayı ödemek suretiyle sözleşmeyi ifa etmekten kurtulabileceği gibi, sözleşmenin haksız feshi halinde karşı taraf cezanın ödetilmesini isteyebilir. Dosyaya sunulan davacı ticari kayıtlarına ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre; yazılı bir sözleşme sunulmamasına rağmen davacının ticari defterlerine işlenen faturalara ve ödemelere göre taraflar arasında "1 adet 2,5 T/H 6 Bar Döner Izgaralı Hybrid/paket Tip Buhar Kazanı Ve Ekipmanları, Tesisat Ve 2 Adet Kondens Tankı ile montajını ve 1 Adet 3.000 Kg/h Degazör Tankı ile montajı" konusunda bir eser sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmenin feshedilmediği ve halen ayakta olduğu, dava konusu işin bedelinin 10/02/2022 tarihli 900.000,00 TL bedelli fatura ve 26/05/2022 tarihli 177.000,00 TL bedelli faturaya göre toplam 1.077.000,00 TL olduğu, davacının davalı tarafından düzenlenen bu faturaları kayıtlarına işlediği, bu faturalara karşılık davalıya 2022 yılı içinde 1.071.364,05 TL ödeme yaptığı, faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olması itibariyle davalı lehine oluşan -ve bilirkişi raporunda değinilen- teslim karinesinin aksinin davaya dayanak yapılan "eserin fan ve revizyon işlemleri sonrasında 17/04/2023 tarihinde teslimini aksi halde ifa edilmeme sebebiyle 2.000.000,00 TL cezai şart ödenmesini" öngören iki tarafça imzalı tarihsiz belge ile ispatlandığı, bu belgenin davalı tarafça inkar edilmediği, bu haliyle sözleşme konusu eserin davacıya teslim edilmediğinin sabit olduğu, davacının bedel ödemesinde davacının kayıtlarına göre 5.635,96 TL eksik bulunmakla birlikte davacının bedeli %99,47 oranında ödemiş olduğu, davalının bedelin tamamen ödenmeden teslim borcunun oluşmayacağı yönünde bir savunmasının ve delilinin de bulunmadığı, dolayısıyla davalının teslimde temerrüte düştüğü, yukarıda geniş olarak mahiyeti açıklanan cezai şartın ödenmesinin koşullarının gerçekleştiği, davacının yapmış olduğu icra takibinin geçerli olduğu ve itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu, davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı değerlendirilmekle, davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne ve icra takibine yapılan itirazın 2.000.000,00 TL lik asıl alacak kısmının iptali ile takibin bu asıl alacak üzerinden devamına ve alacak likit olduğundan koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına hükmolunmuş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Taraflar tacir olduğundan ve ayrıca 2022 yılında fatura edilip ödenen işin tesliminin 2023 yılına sarkıtılması ile paranın satın alma gücündeki azalış nazara alınarak cezai şart miktarında bir indirim yapılması düşünülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalının Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/7350 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin talep ile bağlı kalınarak asıl alacak olan 2.000.000,00-TL üzerinden devamına, 3-Koşulları oluşmakla hesaplanan 400.000,00-TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 136.620,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 24.113,77-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 112.506,23-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 24.113,77-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti 817,00-TL Tebligat ve Posta gideri olmak üzere toplam 30.358,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 280.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk nedeniyle Bakanlık bütçesinden tarafından karşılanan 3.120,00-TL ücretin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Gerekçeli kararın kalem yönetmeliği gereği talep halinde taraflara tebliğine, 9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/12/2024 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı