İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/153 E. 2024/778 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/153
Karar No
2024/778
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/153 Esas - 2024/778 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/153 Esas KARAR NO : 2024/778 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2024 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya 2.İcra Müdürlüğü’ nün 2023/3552 E. Sayılı dosyasına dayanak olan senedin de aralarında bulunduğu ve üzerine 70.000 TL - 80.000,00 TL bedelleri yazılmış olan senetlerin boş şekilde davacılara zorla imzalatıldığını, daha sonra davacı ...'nın taşınmazının yine zorla alınan vekaletnameye istinaden devredildikten sonra bazı senetlerin yırtık bir şekilde iade edildiğini ancak dava konusu senedin iade edilmediğinin sonradan anlaşıldığını, bahsi geçen taşınmaz için açılan tapu iptali davasının kazanıldığını, bunun dışında dava konusu senedin de dahil olduğu senetler yönünden yağma suçundan yargılamanın devam ettiğini, bu soruşturma kapsamında davalı İrfan'ın ifadesinde davacıların satın aldıkları elektrik malzemeleri karşılığında dava konusu senedi düzenlediklerini ileri sürdüğünü, ayrıca Sakarya 1. İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamada da dava konusu senedin elektrik malzemesi satışı üzerine düzenlendiğinin davalı İrfan tarafından savunulduğunu, ancak taraflar arasında böyle bir alışverişin bulunmadığını, davalı ...'ı tanımadıklarını, senette nakden kaydının yazılması sebebiyle davalının belirttiği gibi bir mal satışının olduğunun davalı tarafça ispatlanması gerektiğini, senedin düzenlenme sebebinin davalı tarafça tadil edildiğini, ayrıca senetteki 70.000 sayısına ekleme yapılarak 700.000 sayısına dönüştürülerek tahrifat yapıldığını, senette yazılı düzenleme tarihinde davacıların Sakarya'da bulunmadıklarını, bu senedin bir suç örgütünün eylemleri sonucu olduğunu belirterek dava konusu senet sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatına hükmolunmasını ayrıca HMK 329/1 ve 2 maddesinin kötüniyetli davalı hakkında uygulanmasını talep etmiştir. Davalı taraf savunmasında Dava konusu senetteki imzaların davacılar eli ürünü olduğu hususunun Sakarya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/79 Esas sayılı dosyasında yapılan imza incelemesinde Adli Tıp Kurumunun 18/12/2023 tarihli raporu ile sabit olduğunu, davacıların imzalarını aynı dosyadaki 09/02/2024 tarihli beyanları ile de ikrar ettiklerini, daha sonra davacıların senette tahrifat savunmasını geliştirdiklerini, davacıların kötüniyetli olduklarını, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2023/8480 soruşturma sayılı dosyada senedin mal alışverişi karşılığında düzenlendiği yönünde bir beyanlarının olmadığını, beyanların davacı tarafından çarpıtılarak mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını, senedin nakit verilen paraya karşılık düzenlendiğini, ispat yükünün davacılarda olduğunu, senette tahrifat iddialarının soyut olduğunu, senette bedelin "70,0000" olarak rakamla yazıldığını ancak senedin sol tarafında yer alan kısımda açıkça "700000" olarak bedelin yazıldığını ve yazı ile yazılan kısımda da "Yediyüz bin" ibaresinin bulunduğunu, 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676/1. maddesine göre hem yazı hem de rakamla gösterilen senet bedeli arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedele itibar edilmesinin gerektiği, davalının ... , ... gibi şahıslar ile davacının suç örgütü oluşumu içinde bulunduğu iddiasının iftira mahiyetinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: İcra takibine konu Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/3552 Esas sayılı dosyasının dayanağı olan senet sebebiyle davacıların davalıya borçlu olup olmadıkları hususlarındadır. Eldeki davanın konusu itirazın iptali niteliğinde olduğundan TTK nun 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesinin 2. Fıkrası "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir. Somut davada; davacı vekiline ara buluculuk son oturum tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretini sunmaz üzere kesin süre verilmiştir. Davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanağının duruşmadan ve kesin süreden sonra 19/12/2024 tarihinde yapılan arabuluculuk başvurusu üzerine 23/12/2024 tarihinde düzenlenmiş olduğu, bu haliyle davanın mahkememizde açıldığı tarihte tamamlanmış arabuluculuk sürecinin bulunmadığı anlaşılmakla, yasanın aradığı dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davacıların davalarının usulden reddine, 2-Mahkememizce 26/03/2024 tarihli ara karar ile tedbir kararı verilmiş ise de tebliğe rağmen yasal sürede teminat yatırılmadığı ve icrası istenmediği, dolayısıyla kendiliğinden kalkmış sayıldığı anlaşılmakla, bu konuda ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına, 3-Her bir davacının davası birbirinden bağımsız olması sebebiyle ayrı ayrı harç tahsil edildiğinden; a-Davacı ... yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 15.709,09 TL nispi harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacı ...'ya iadesine, b-Davacı ... yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 15.709,09 TL nispi harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacı Muhammet'e iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendiler üzerinde bırakılmasına, 5-Davacıların davalarının ayrı davalar olduğu gözetilerek, Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan ve ayrıca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'ten ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine, 6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği taraflara tebliğine, karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/12/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/153, K. 2024/778, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-153-e-2024-778-k-3fd69003ef5e