İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/149 E. 2024/670 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/149
Karar No
2024/670
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/149 Esas - 2024/670 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/149 Esas KARAR NO : 2024/670 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacılar vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 12/01/2022 tarihli dava dilekçesi ile özetle; Davacı müvekkil firma ile davalı arasında 2016 – 2021 yılları arasında davacı müvekkilin projesini yürüttüğü inşaatlarda elektrik altyapı işlerinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, Bu işlerle ilgili olarak davacı müvekkil firma bu anlaşmanın kendisine yüklediği, işin bedelini ödeme edimini yerine getirdiğini, davalı kendisine yüklenen işi tamamlama edimini yerine getirmediğini, davalının söz konusu elektrik altyapı işlerini tamamlamasını müteaddit defalar istemesine rağmen işler yapılmadığını, bu sebeple Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2021/9019Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu sebeple itirazının iptali ile takibin devamını, kötüniyetle takibe itiraz eden davalının İİK 67. Maddesi gereğince takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davasını ispatlayamadığını , davacı tarafa borçlarının bulunmadığını bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince yapılan ödemenin işin eksik yapıldığı iddiası ile ödenen fazla bedelin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık; davalı tarafından yapılan işlerin işleri yarım bırakılıp bırakılmadığı, eksik ve ayıplı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarı hususlarından ibarettir. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller: Evvelce Mahkememizin 2022/74 Esas 2023/465 Karar sayılı dosyasında mahkememizce davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu sonrasında dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gittiği, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2023/1595 Esas ve 2024/340 karar sayılı karar ilamıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği, sonrasında mahkememizin 2024/149 Esas sırasına kaydı yapıldığı, Bölge Adliye 5. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı sonrasında dosyanın bilirkişi Rasul Engin Akın'a tevdi edildiği görüldü. Bilirkişi ... 08/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava ve icra dosyası ile ticari defterlerinin tetkiki sonucunda, rapor içerisinde açıklanan nedenlerle, her türlü hukuki değerlendirme ve nihai kararın Sayın Mahkemenize ait olduğu işaret edilerek özetle,a.) Davacının 02.02.2023 tarihli dilekçe ekinde yer alan dekont tutarı toplamının 246.500,00 TL olduğu, bu ödemelerin toplam ödeme tutarı olduğu ve ticari defterlerde yer alan ödemeler haricinde ödemeleri içermediği, b.)Davalı tarafın Sayın Mahkemenin ... ve ... nolu faturaların ibraz edilmesine yönelik talebi üzerine verdikleri dilekçede bir kısım faturaları ve kendilerine düzenlenen çekleri sunduğu ancak bu iki fatura görseline rastlanılmadığı, fatura koçanı şeklinde elle düzenlenen bu faturaların sistemden kontrolü de mümkün olmadığı, ilk raporumuzda belirtilen bu faturalar konusunda bir itiraz da bulunmadığından hareketle bunların iptal edilmiş faturalar olabileceğinin düşünüldüğü, bu durumda davacı kayıtlarında yer alan 28.230,80 TL alacak tutarının asıl alacak miktarını gösterdiğinin iddia edilebileceğini, c.) İstinaf mahkemesinin davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile yapılan ödemelerin dikkate alınması ve buna göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilse de dosyaya eklenen dekontların geçmişten bugüne yapılan ödemelere ilişkin olduğu, bu tutarın davacının yasal defter kayıtlarında görünen tutarında altında olduğu ilk raporumuzda da belirttiğimiz üzere davacı ticari defterlerine göre davalıdan 28.230,80 TL alacaklı olarak kabul edilebileceği, buna karşılık talep edilen tutar ise 52.455,00 TL olduğu, bu tutarın nasıl hesaplandığına ilişkin elimizde mevcut dosya içeriğine göre veri bulunmadığı, davacının davalıya ödediği bedellerin karşılığında kendisine düzenlenen faturalarda belirtilen bir kısım işlerin yapılmadığını beyan etmekte olduğu, buna karşılık somut hangi işin ne kadar faturasına itiraz edildiği de belirsiz olduğu, bu nedenle ilk raporumuzda belirttiğimiz hususların dışında bu defa 315645 ve 315815 nolu faturaların iptal edilmiş faturalar olabileceği ve bu durumda alacak miktarının 28.230,80 TL olacağı dışında farklı bir sonuca varılamadığı,'' şeklinde rapor sunmuş olduğu görüldü. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunduğu görüldü. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar Taraflar arasında anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde eser sözleşmesi ile ilgili hükümleri düzenlenmiştir. Eser sözleşmelerinde, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, eser sözleşmesi fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, sözleşme imzalandıktan sonra, sözleşme kapsamında yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. Ancak bu karinenin aksi savunulup ispat edilebilir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Davacı taraf, sözleşme nedeni ile davalıya ödeme yaptığını ancak davalının işleri yarım bıraktığını iddia etmiştir. Davalı taraf ise, hem sözleşme ilişkisini, hem de işin eksik yapıldığı hususunu inkar etmiştir. Davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 28.230,80 TL alacaklı olduğu, davalının işletme hesabı esasına göre defter tutuyor olması nedeni ile borç ya da alacak bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirme yapılamadığı, aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu durumda Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2023/1595 Esas, 2024/340 Karar sayılı kaldırma kararında da belirtildiği gibi, tarafların defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi raporuna göre davalı tarafından davacı adına elektrik işlerine ilişkin faturalar düzenlendiği anlaşıldığından taraflar arasında elektrik işlerinin yapımına ilişkin akdi ilişkinin bulunduğu açıktır. Davalı taraf işin eksik yapıldığı hususunu da inkar ettiğinden, davacının işin eksik yapıldığı hususundaki iddialarının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda; öncelikle davacının işin yarım bırakıldığı savunması irdelenmiştir. Sözleşme konusu işin dava tarihi itibari ile tamamlandığı ihtilaf konusu olmadığından yerinde bilirkişi marifetiyle yapılan incelemelerin bu iddia bakımından değerlendirilemeyeceği, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Davacı işveren işlerin yarım bırakıldığını ileri sürmüş ise de işin hangi tarihte bırakıldığı açıklanmadığı gibi bırakıldığı zamanda herhangi bir tespit yaptırıldığı, nama ifaya izinle ilgili talepte bulunduğu ya da ihtar gönderildiği de iddia edilmemiştir. Eksik işlere ilişkin bir rapor ya da tutanak ibraz edilmemiştir. Sözleşme konusu işin davalı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği (aynı yönde bknz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2017/187 esas, 2018/1213 karar) davacının bu karinenin aksini ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının dava açmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-Davacının davasının REDDİNE, 2--Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 113,20-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 28/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/149, K. 2024/670, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-149-e-2024-670-k-46fc2e1eb154