İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/639 E. 2025/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/639
Karar No
2025/64
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/639 Esas - 2025/64 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/639 Esas KARAR NO : 2025/64 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Tek Satıcı Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2023 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025 Mahkememizin 2024/93 esas sayılı dosyası ile 2024/229 esas sayılı dosyası taraflarının ve dayanılan vakıaların aynı olması sadece farklı tazminat türlerinin talep edilmiş olması itibariyle aralarındaki bağlantı sebebiyle mahkememizin 2023/639 Esas sayılı eldeki bu dosyası kapsamında birleştirilmiştir. Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Tek Satıcı Sözleşmeden Kaynaklanan) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın iddiaları: Davacı şirketin 2011 yılından itibaren, davalıya ait çeşitli kireç ürünlerinin Türkiye Doğu Marmara ve Batı Karadeniz bölgesi münhasır distribütörü olarak faaliyet gösterdiğini, Bu kapsamda ilgili ürünlerin Türkiye piyasasına arzını sağlayıp, marka ve ürünleri tanınıp müşteri çevresinin oluşturulmasını ve davalının iş hacminin önemli oranda artmasını temin ettiğini, aralarındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız ve tek taraflı olarak sonlandırıldığını, davalının davacıyı saf dışı bırakarak münhasır bölgelerde bizzat faaliyet gösterdiğini ve doğrudan satış yaptığını, davalının bu eyleminin davacı şirketin güvenilirliğini ve itibarını zedelediğini, ticari faaliyetleri ile diğer ekonomik menfaatlerine zarar verdiğini, , Sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle davacının kar kaybı zararının oluştuğunu , manevi zarara uğradığını belirterek; Asıl davada 50.000 TL portföy tazminatının (belirsiz alacak) birleşen 2024/93 esas sayılı davada 50.000 TL kar kaybı tazminatının ((belirsiz alacak) ve birleşen 2024/229 esas sayılı davada 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafın savunmaları Taraflar arasında 2011 yılından buyana bulunan ticari alım satımdan kaynaklanan cari hesap ilişkisinin davacının borçlarının ödememeye başlaması üzerine 2021-2022 yıllarında sona erdiğini, davacının borcunu ödememesi üzerine Sapanca İcra Dairesi 2022/321 Esas sayılı dosyasında hakkında icra takibi yaptıklarını, borcun ödenmediğini, taraflar arasında münhasır bölgede distribütörlük anlaşması bulunmadığını ancak davalının mal sattığı kişilere mal satmamanın davalının ticari anlayışından ve dürüstlüğünden kaynaklandığını, aralarındaki ticari ilişkinin alım satım olduğunu, iyi niyetli dürüst ve basiretli bir tacir olarak davacının müşterilerine halen mal satmadıklarını, davalının mali güçsüzlüğünden faydalanmadıklarını, portföy tazminat taleplerinin haksız olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Taraflar arasında tek satıcı ilişkisinin bulunup bulunmadığı, var ise davalının bu ilişkiyi haksız bir şekilde sonlandırıp sonlandırmadığı, davacının asıl ve birleşen dosyalardaki tazminat taleplerinin haklı olup olmadığı, var ise tazminat miktarı ve bu rakama işletilecek faiz oranı ile faiz başlangıcı hususlarındadır. Tek satıcılık sözleşmesi mevzuatta düzenlenmemiş olmakla birlikte Doktrindeki ve Yargıtay kararlarındaki tanıma göre “Tek satıcılık sözleşmesi, yapımcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde, sürekli öyle bir sözleşmedir ki; bununla yapımcı, mamullerin tamamını veya bir kısmını belirli bir coğrafi bölgede inhisari olarak satmak üzere sadece tek satıcıya göndermeyi, buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve kendi hesabına satarak bu malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmak yükümlülüğünü üstlenir” Taraflar arasında 2011 yılından buyana süregelen bir satış sözleşmesinin bulunduğu ve davacının Türkiye Doğu Marmara ve Batı Karadeniz bölgesinde davalının mallarını sattığı, davalının beyanına göre bu bölgelerde satışın davacı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf davacının aralarındaki açık hesap ilişkisine yansıyan bedel borcunu ödememekte ısrar etmesi üzerine satış ilişkisini sonlandırdığını savunmaktadır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarında karşılıklı olarak yapılan bilirkişi incelemelerinde; a)Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre en son ticari ilişkinin 31.12.2021 tarihinde olduğu, bu tarih itibariyle davacının davalıya 1.072.106,69 TL borçlu olduğu, davacının yaptığı en son ödemenin 30.05.2021 tarihli olduğu, son faturanın ise 31.12.2021 tarihinde düzenlendiği ve davacı şirketin 2021 yılı Yevmiye Defterinin Noter Kapanış Tasdikinin yapılmadığı b)Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin /açık hesap ilişkisinin 31/12/2021 tarihinde sona erdiği, Davalının bu ticari ilişki kapsamında davacıdan 923.807,79 TL alacaklı olduğu, davalının davacıya son mal satışının 31/12/2021 tarihli olduğu, davacının davalıya son ödemesinin ise 25/10/2021 tarihinde göründüğü, tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 31/12/2021 tarihinde sonlandığı, davalının son mal satışının 31/12/2021 tarihli davacının son ödemesinin ise 25/10/2021 tarihli olduğu, netice olarak davalı satıcının davacıdan 923.807,79 TL alacaklı olduğu sabittir. Davalı cari hesaptan kaynaklanan alacağına mahsuben -dava dilekçesine ekli yazışmalardan görüleceği üzere talep edilmesine ve ödeme yapılmaması halinde mal satışı yapılmayacağının ve sözleşme ilişkisinin sonlandırılacağının bildirilmesine rağmen- davacı tarafça herhangi bir ödeme yapılmamış ve netice olarak davalı tarafça satış ilişkisi sonlandırılarak 14/06/2022 tarihinde açık hesap kaynaklı bakiye alacak için icra takibine girişmiştir. Davalının bu alacağına istinaden 14/06/2022 tarihinde Sapanca İcra Müdürlüğünün 2022/321 esas sayılı dosyasında 923.807,79 TL asıl alacak talebiyle icra takibi başlattığı, takibe yapılan itirazın süresinde olmaması sebebiyle takibin 13/07/2022 tarihi itibariyle kesinleştirildiği, ve takibin devam ettiği, halen infaz olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında tek satıcılık ilişkisinin bulunduğu kabul edilse dahi davacının dava konusu yaptığı tazminatların davalıdan talep edilebilmesi için davacının tek satıcılık ilişkisinin sonlanmasında kusurlu olmaması gereklidir. Somut olayda davacı açık hesap ilişkisi kapsamında davalıya olan ...TL borcunu ödememiş, davalının taleplerine rağmen ticari ilişkinin devamını temine yönelik olarak kısmi ödeme de yapılmamış, davalının faiz işletmeden sadece asıl alacak için başlattığı takibe dahi -kendi kayıtlarına göre dava fazla borçlu görünmesine rağmen- borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz etmiş, bu haliyle aralarındaki satış ilişkisinin sonlanmasında tamamen kusurlu davranmıştır. Davacı kendi kusuru ile sonlanan satış ilişkisine dayanarak asıl ve birleşen dosyalardaki portföy tazminatını kazanç kaybını ve manevi tazminatı talep edemez. (6102 sayılı TTK md 122/3) (Yargıtay 19 HD 04.05.2000 tarihli 1999/7724 Esas 2000/3470 Karar sayılı kararı) (Yargıtay 11 HD 2023/3589 Esas 2024/1639 Karar sayılı kararı) Davalı davacı ile olan satış ilişkisini sonlandırmakta haklıdır. Uzun süre ödeme almadan davacıya mal satışı yapılmasını beklemek ticari hayatın gerçeklerine uymamaktadır. Açıklanan gerekçelerle davacının asıl ve birleşen dosyadaki tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Asıl davanın ve birleşen davaların (2024/93 esas ile 2024/229 esas) ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar ile ilgili olarak; a-Asıl dava yönünden alınması gereken maktu harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Birleşen 2024/93 esas sayılı dava yönünden alınması gereken maktu harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c-Birleşen 2024/229 esas sayılı dava yönünden alınması gereken maktu harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabulucu giderleri hakkında a-Asıl dava yönünden yapılan ve Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120 TL arabulucu giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına b-Birleşen 2024/93 esas sayılı dava yönünden yapılan ve Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120 TL arabulucu giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına c-Birleşen 2024/229 esas sayılı dava yönünden yapılan ve Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.000 TL arabulucu giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca ; asıl dava için belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin ve Birleşen 2024/93 esas sayılı dava için belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin ve Birleşen 2024/229 esas sayılı dava için belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin (toplam 90.000,00 TL vekalet ücretinin) davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Gerekçeli kararın talep aranmaksızın HMK 321/2 maddesi gereği taraflara tebliğine, 7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının yatıran davacıya iadesine, Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/02/2025 Katip ... e-imzalı Başkan ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/639, K. 2025/64, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-639-e-2025-64-k-1e98e9f541e7