İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/754 E. 2025/298 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/754
- Karar No
- 2025/298
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALI : ... - ... ... DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... mahallesi ... Pafta, ... Ada ... Parsel B Blok ... Bağımsız Bölümde kayıtlı numaralı taşınmazın müvekkilinin taşınmazlarından olduğunu, davalının kooperatif üyesi olduğunu, davalının kooperatife karşı aidat ödemelerini yerine getirmediğini, davalıya önce Konya . Noterliğinin 01.06.2021 tarih ile ... yevmiyeli birinci ihtarnamesi, daha sonra ise Konya . Noterliğinin 04.04.2022 tarih ile ... yevmiyeli ikinci ihtarnamesi edildiğini, ancak davalının parasal yükümlülüklerini yine yerine getirmediğini, kooperatif yönetim kurulu 13.06.2022 tarih ve 30 sayılı kararı ile davalının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, Konya . Noterliğinin ... yevmiye ve 17.06.2022 tarihli ortaklıktan çıkarılma ihtarı davalıya tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliği üzerinden üç aylık hak düşürücü süre içerisinde de davalı tarafından herhangi bir iptal davası açılmadığını, ihraç kararının kesinleştiğini, davalının yapım bedelinden, kendi arsa payına düşen bedeli talepli dava açtığını ve yapım bedelinin talep ederek kooperatifteki haklarından vazgeçme iradesini ortaya koyduğunu, davalının aidatlarını ödemeyerek kooperatifi zor duruma düşürdüğünü, üyelere kat irtifak tapularının verilmesinden sonra davalının aidatlarını ödemeyi kestiğini, bu nedenlerle; dava konusu olan ve davalının hissesi bulunan Konya İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parsel ve B Blok ... bağımsız numaralı taşınmaz üzerine 3. kişilere cebren ve fiili satışının ve devrinin önlenmesi bakımından teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı konulmasını, taşınmazın davalı ... yapılan tescilin iptali ile müvekkili kooperatif adına tesciline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...'ın mahkememiz 17/04/2025 tarihli duruşmadaki beyanında özetle; peşin bedel ödemesine rağmen aleyhine değerlendirme yapıldığını, ilgili daireyi tüm bedelini ödeyerek satın aldığını ve üzerine tapu tescili yapıldığını, davanın reddini talep etmiştir. (II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Konya . Noterliği 04/04/2022 tarih ... yevmiye numaralı ve 17/06/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameler celp edilerek incelenmiştir. Konya . Noterliği 01/06/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname celp edilerek incelenmiştir. Konya Ticaret Odası Başkanlığının 31/07/2024 tarihli cevabi yazısı ile; davacı kooperatife ait tüm kayıt ve belgeler gönderilmiştir. Konya Çevre, Şehir ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 30/07/2024 tarihli cevabi yazısı ile; davacı kooperatife ait tüm kayıt ve belgeler gönderilmiştir. İnşaat Mühendisi Bilirkişi ... ve Fen Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 29/04/2024 tarihli raporunda özetle; Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokağa cepheli giriş kapı numarası NO:14 adresinde ve tapuda Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı 7.696,70 m2 alanlı arsa vasıflı ana taşınmazda B-Blokta zemin kat ... bağımsız bölüm numaralı 390/30784 arsa paylı arsa paylı ( 97,50 m2 arsa miktarlı) , brüt balkonları ile birlikte yaklaşık 106,89 m2 inşaat alanlı ve balkonları ile birlikte net88,54 m2 kullanım alanlı meskenin; Dava konusu taşınmazın Belediyeden onaylı ve Yapı ruhsatı ekindeki projesine göre yapılması halinde; konumu, inşa tarzı ve alanı, yapımında kullanılan malzemeler, uygulanmış olan işçilikler, mevcut hâlihazır durumu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yapı maliyetleri, yıpranma payı, ulaşım durumu, şehir merkezine mesafesi, mevcut ekonomik şartlar, arz ve talep, kiralanması halinde getirebileceği kira geliri, meskenin bulunduğu semt ve semt içindeki yeri ve günün iktisadi koşulları gibi değerine tesir edebilecek tüm faktörler göz önünde bulundurularak; piyasadaki alım-satım rayiçlerine göre arsa payı da dâhil olmak üzere yapılan değerlendirmeler sonucunda; Dava tarihi itibariyle (11.12.2023) iskân ruhsatı alınmış bedeli 1.900.000,00 TL Yapının inşaat seviyesine göre dava tarihi itibariyle 1.900.000,00 TL x 0,65= 1.235.000,00 TL olabileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir. Kooperatif Alanında Uzman Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 07/12/2024 tarihli raporunda neticeten; Davacı kooperatife ait 2021-2023 dönemi defterleri tarafımıza sunulmuştur. Bu defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri zamanında yapılmış olup, defterler genel olarak usulüne uygun tutulmuştur. Ancak, defterler ana hesap bazlı tutulmuş olup, yardımcı hesap bilgileri yer almadığı, defterlerde üyelerden toplanan aidatlar toplu olarak kaydedilmiş olup, üye bazlı ödeme tutarları yer almadığı, bu nedenle inceleme konusu yapılan en eski tarihli defter 2021 yılı yevmiye defterinde 01.01.2021 tarihi itibariyle davalı tarafından yatırılan aidat tutarı tespit edilemediği, taraflarına sunulan 2021, 2022 ve 2023 yılları büyük defterleri (kebir) incelemesinden, bu yıllara ilişkin ödeme yapan üyelerle ilgili bilgilerin yer aldığı, incelenen 2021 - 2022 ve 2023 yılları defterlerinde davalı ...’ın bir ödeme kaydı bulunmadığı, davalının ihracına dayanak oluşturan ihtarnamede belirtilen; 30.10.2020 tarihinde 40.000 TL, 30.04.2021 tarihinde 15.000 TL olmak üzere toplamda 55.000 TL aidat borcuna ilişkin olarak, 30.10.2020 tarihinde ödenmesi gereken 40.000 TL için 2020 yılı defterine ulaşılamadığından bir tespit yapılamadığı, 30.04.2021 tarihinde ödenmesi gereken 15.000 TL için, 2021 yılı büyük defterinde ödeme yapan ortaklar yer aldığından, davalı ...’ın böyle bir ödeme yapmadığının anlaşıldığı, önceki yıllar defterleri ve/veya ortakların ödemelerinin yer aldığı üye kayıt defterinin sunulması yada davalı üye tarafından yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin sunulması halinde ödeme tutarları tespit edilebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir. Kooperatif Alanında Uzman Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 06/02/2025 tarihli raporunda neticeten;dava konusu ödemelerin biri 2020 yılına ait olduğu, 2020 yılına ait defterler tarafına ibraz edilmediğinden bu ödemeye ilişkin bir tespit yapılamadığı, 2021 yılı açılış kaydında ana hesap bazlı kayıt yer aldığı, 2020 yılından gelen ödemelerin hangi ortak tarafından yapıldığının tespiti mümkün olmadığı, ancak 2021, 2022 ve 2023 yılları yevmiye defterlerinde de ana hesap bazlı kayıt yapılmakla birlikte büyük defterlerden ortaklarca banka havalesi ile yapılan ödemeler ve bir kısım senet ödemelerinin tespiti mümkün olduğu, 2021 ve izleyen yıllarda davalının bir ödemesi bulunmadığı, kök rapordan farklı olarak mahkemece davalıya ödeme belgelerini mahkemeye ibrazı için süre verildiği, bu süre zarfından davalı tarafından Mahkemeye bir belge veya bilgi sunulmadığı, davalının ödeme yapıp yapmadığı mahkemenin takdirinde olduğu, davalının da ödeme yaptığına ilişkin bir beyanı bulunmadığı, Kooperatif ana sözleşmesinde ortaklıktan çıkma ile ilgili hususlar yer almaktadır. Kooperatifin 27.09.2020 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, Kooperatif aidatlarını ödemeyen üyelerin icraya verilmesi, ihracı ile üyelerin tapu iptal ve tescil davalarını açmak için yönetim kuruluna oybirliği ile yetki verildiği, Yönetim kurulu kararıyla üyelikleri iptal edilen üyelerin ihraç edilmesi yönetim kurulu tarafından teklif edildi, oy birliği ile kabul edildi denildiği, davacı kooperatif tarafından ihraç süreci ana sözleşmede belirtilen sürece uygun olarak yürütüldüğü, 1. Ve 2. İhtarlar yapıldığı, daha sonra yönetim kurulu tarafından ihraç kararı verildiği ve davalıya bildirildiği, davalının 26.06.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı ve 12.11.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı genel kurulunda bir itirazına rastlanılmadığı, dosya kapsamında davalının ihraç kararına ilişkin, 3 aylık süre içinde itirazına rastlanmayan davalının ihracının kesinleştiğine ilişkin değerlendirme Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. Kooperatif Alanında Uzman Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 07/04/2025 tarihli raporunda neticeten; Davalı ...’ın, davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduğuna dair somut bir bilgi ya da belgenin dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığı, başka bir ifadeyle davalı ...’ın, davacı kooperatifin normal ödemeli ortağı olduğu, bunlara ilaveten yukarıdaki TAPU SENEDİ’nden de anlaşılacağı üzere, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel üzerinde bulunan B Blok Zemin Kat 1 nolu bağımsız bölümün 11.05.2012 tarihinde arsa sahibi olduğu değerlendirilen ... adına kayıtlı iken satış yolu ile davalı kooperatif ortağı ... adına, söz konusu kooperatif ortaklığı sebebiyle tescil edildiğinin anlaşıldığı; Davacı kooperatifin 27.09.2020 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda gündemin 4. maddesi olarak görüşüldükten sonra Ekim/2020 ayında 40.000,00TL, Nisan/20214 ayında da 15.000,00TL aidat tahsil edilmesi yolunda alınmış bir genel kurul kararı alındığı, Davacı kooperatifin 27.09.2020 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda alınan genel kurul Kararlarının iptal edildiğine dair somut bir bilgi ya da belgenin de dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığı, dolayısıyla da söz konusu genel kurul kararının cari/geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiği; Davacı ... Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu tarafından, Konya . Noterliğinde keşide edilerek, kooperatif ortağı ...’a gönderilen 01.06.2021 tarih ve ... yevmiye nolu 1. İHTARNAME ve Konya . Noterliğinde keşide edilerek, kooperatif ortağı ...’a gönderilen 04.04.2022 tarih ve ... yevmiye nolu 2. İHTARNAME de yer alan toplam 45.000,00 TL tutarındaki birikmiş borcun, kooperatifin yasal defter ve muhasebe kayıtlarına göre, davacı kooperatifin 27.09.2020 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda gündemin 4. maddesi olarak görüşüldükten sonra Ekim /2020 ayında 40.000,00TL, Nisan/2021 ayında da 15.000,00TL aidat tahsil edilmesi yolundaki genel kurul kararı ile kooperatif ortaklarından tahsil edilmesine karar verilen ve ihtarnameler tarihi itibariyle de muaccel hale gelmiş aidat borçları toplamından ibaret olduğu; Kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verilen davalı kooperatif ortağı ...’ın, davacı kooperatif yönetim kurulunun kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin 13.06.2022 tarih ve 30 sayılı kararı ile ilgili olarak, üç aylık yasal süre içerisinde ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile itirazda bulunduğuna ya da yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açtığına dair somut bir bilgi ya da belgenin dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığı; Konya . Noterliğinde keşide edilerek, kooperatif ortağı ...’a gönderilen 1. İhtarnamenin tebliğ şerhinin dosya kapsamında fiilen mevcut olmaması sebebiyle, söz konusu ihtarnamenin, kooperatif ortağı ...’a usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin mahkeme tarafından tespit edilmesi halinde, davalı ...’ın kooperatif ortaklığından çıkarılması ile ilgili işlemlerin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 16. ve 27. maddeleri ile davalı ... konut yapı kooperatifi ana sözleşmesinin 14. maddesi hükümlerine uygun olduğu, bu sebeple de davalı ...’ın davacı kooperatife olan ortaklığının da Kooperatif yönetim kurulunun 13.06.2022 tarih ve 30 nolu Ortaklıktan Çıkarma Kararının bizzat ...'a tebliğ edildiği 21.06.2022 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin sonunda 21.09.2022 tarihi itibariyle sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiği; Koopk.'nın 81/2. maddesi kapsamında, davacı kooperatifin amacına ulaşarak dağılma aşamasına girip girmediği, dolayısıyla davalı ...’ın çıkarılma sebebine dayalı olarak kooperatif ortaklığı sebebiyle kendisine devir edilen dairenin, kooperatif tarafından iadesini talep etmesinin mümkün olup olmadığı, hususu ile ilgili olarak: davacı kooperatifin henüz tasfiye aşamasında olmadığının, dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı, "Kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir.(Yargıtay . HD. 13.12.2012 tarih ve ... E., ... K., 22.05.2012 tarih ve ... E., ... K. Yargıtay . HD. 13.03.2008 tarih ve ... E., ... K„ 13.03.2008 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamları) İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabidir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Mahkemece, davacı kooperatifin tasfiye halinde olduğundan hareketle gerekçe tesis edilmişse de kooperatifin tasfiye halinde olmadığı anlaşılmaktadır.”5 yolundaki Kararı dikkate alındığında, Davacı kooperatifin henüz tasfiye aşamasında olmadığı, bu sebeple de davalı kooperatif ortağı ... adına söz konusu kooperatif ortaklığı sebebiyle tescil edildiğinin anlaşılan, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel üzerinde bulunan B Blok Zemin Kat ... nolu bağımsız bölümü, kooperatif yönetim kurulunun 13.06.2022 tarih ve 30 nolu Kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarılmış olması sebebiyle, davacı kooperatife iade etmesi gerektiği; 7Dosya kapsamında fiilen mevcut Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede, dosyanın özetle. ... Konut Yapı Kooperatifinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile konut yapmak üzere sözleşme imzaladığı arsanın sahipleri tarafından Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklı Tapu İptali ve Tescili davası olduğu ve halen derdest olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tapu iptali ve tescili isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı kooperatif üyesi olan davalının üyelikten kaynaklı parasal yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalının buna dayalı olarak ihraç edilip edilmediği, ihraç kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, ihraç kararının kesinleşip kesinleşmediği, davalının peşin bedelli kooperatif üyesi olup olmadığı, peşin bedelli üyelik nedeniyle ihraç kararının yok hükmünde olup olmadığı, üyeliğe dayalı olarak davalıya devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinin gerekip gerekmediği hususlarından ibarettir. Davaya konu taşınmazın 11.05.2012 tarihinde arsa sahibi olduğu değerlendirilen ... adına kayıtlı iken satış yolu ile davalı kooperatif ortağı ... adına tescil edildiği ve halen davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalının halen tapu maliki olması karşısında eldeki tapu iptali ve tescili davası yönünden husumet sorununun bulunmadığı kabul edilmiştir. Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacıların ... , ... , ... , ..., ... , ... , ... , ... olduğu, davalıların ... ve ... Konut Yapı Kooperatifi olduğu, davanın eser sözleşmesine dayalı tazminat davası olduğu, halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacılarının ... , davalılarının ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... , ... Konut Yapı Kooperatifi, ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... , ... Tic. Ltd. Şti. Davalı - karşı davacılar Yusuf Dayar olduğu, davanın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ve tapu iptal tescil talebine ilişkin olduğu, işbu dava konusu bağımsız bölümünde dava konusu edildiği ve davalının aynı davada da bağımsız bölüm sahibi olarak davalı olduğu, dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Davanın tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olması nedeniyle, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek bu değer üzerinden harcın tamamlatılması gerekir. Bu amaçla mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen 29/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile taşınmazın mevcut haliyle değerinin 1.235.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davanın değerinin 1.235.000,00 TL olduğu kabul edilerek eksik harç bu tutar üzerinden tamamlatılmıştır. 1163 s. KoopK'nın 81/2. maddesine göre; "Yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar. Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işleri sonuçlandırılır. " Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; "1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesine göre kooperatiflerin ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar arasında tescil edilmesi ile amacına ulaşmış sayılacağı, amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağı hükmünü içermektedir. Somut olayda kooperatifin amacına ulaşıp ulaşmadığı tüm ortaklara daire verilip verilmediği hususunda yeterli araştırma mevcut değildir. Mahkemenin üye tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının kesin hüküm oluşturmaması gerekçesi doğru ise de, bu hususlarda yeterince araştırma yapılarak davalı kooperatifin amacına ulaştığı sonucuna varılırsa zikredilen madde hükmü uyarınca davanın reddine karar verilmelidir. Bu nedenle kooperatifler konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yukarıda zikredilen konularda yeterli araştırma yapılıp rapor tanzim ettirip sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir. Anılan yasal düzenlemeye istinaden, dağılma sürecine giren kooperatifin çıkma ya da çıkarmaya dayalı olarak taşınmazın iadesini istemesi mümkün değildir. Bu kapsamda, davacı kooperatifin dağılma sürecine girip girmediği ile davalının üyeliğinin safahatı ve akıbeti yönünden rapor tanzimine karar verilmiştir. Kooperatif Alanında Uzman Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 07/04/2025 tarihli raporunda neticeten; Davalı ...’ın, davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduğuna dair somut bir bilgi ya da belgenin dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığı, başka bir ifadeyle davalı ...’ın, davacı kooperatifin normal ödemeli ortağı olduğu, bunlara ilaveten yukarıdaki TAPU SENEDİ’nden de anlaşılacağı üzere, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel üzerinde bulunan B Blok Zemin Kat 1 nolu bağımsız bölümün 11.05.2012 tarihinde arsa sahibi olduğu değerlendirilen ... adına kayıtlı iken satış yolu ile davalı kooperatif ortağı ... adına, söz konusu kooperatif ortaklığı sebebiyle tescil edildiğinin anlaşıldığı; Davacı kooperatifin 27.09.2020 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda gündemin 4. maddesi olarak görüşüldükten sonra Ekim/2020 ayında 40.000,00TL, Nisan/20214 ayında da 15.000,00TL aidat tahsil edilmesi yolunda alınmış bir genel kurul kararı alındığı, Davacı kooperatifin 27.09.2020 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda alınan genel kurul Kararlarının iptal edildiğine dair somut bir bilgi ya da belgenin de dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığı, dolayısıyla da söz konusu genel kurul kararının cari/geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiği; Davacı ... Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu tarafından, Konya . Noterliğinde keşide edilerek, kooperatif ortağı ...’a gönderilen 01.06.2021 tarih ve ... yevmiye nolu 1. İHTARNAME ve Konya . Noterliğinde keşide edilerek, kooperatif ortağı ...’a gönderilen 04.04.2022 tarih ve ... yevmiye nolu 2. İHTARNAME de yer alan toplam 45.000,00 TL tutarındaki birikmiş borcun, kooperatifin yasal defter ve muhasebe kayıtlarına göre, davacı kooperatifin 27.09.2020 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda gündemin 4. maddesi olarak görüşüldükten sonra Ekim /2020 ayında 40.000,00TL, Nisan/2021 ayında da 15.000,00TL aidat tahsil edilmesi yolundaki genel kurul kararı ile kooperatif ortaklarından tahsil edilmesine karar verilen ve ihtarnameler tarihi itibariyle de muaccel hale gelmiş aidat borçları toplamından ibaret olduğu; Kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verilen davalı kooperatif ortağı ...’ın, davacı kooperatif yönetim kurulunun kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin 13.06.2022 tarih ve 30 sayılı kararı ile ilgili olarak, üç aylık yasal süre içerisinde ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile itirazda bulunduğuna ya da yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açtığına dair somut bir bilgi ya da belgenin dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığı; Konya 18. Noterliğinde keşide edilerek, kooperatif ortağı ...’a gönderilen 1. İhtarnamenin tebliğ şerhinin dosya kapsamında fiilen mevcut olmaması sebebiyle, söz konusu ihtarnamenin, kooperatif ortağı ...’a usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin mahkeme tarafından tespit edilmesi halinde, davalı ...’ın kooperatif ortaklığından çıkarılması ile ilgili işlemlerin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 16. ve 27. maddeleri ile davalı ... konut yapı kooperatifi ana sözleşmesinin 14. maddesi hükümlerine uygun olduğu, bu sebeple de davalı ...’ın davacı kooperatife olan ortaklığının da Kooperatif yönetim kurulunun 13.06.2022 tarih ve 30 nolu Ortaklıktan Çıkarma Kararının bizzat ...'a tebliğ edildiği 21.06.2022 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin sonunda 21.09.2022 tarihi itibariyle sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiği; Koopk.'nın 81/2. maddesi kapsamında, davacı kooperatifin amacına ulaşarak dağılma aşamasına girip girmediği, dolayısıyla davalı ...’ın çıkarılma sebebine dayalı olarak kooperatif ortaklığı sebebiyle kendisine devir edilen dairenin, kooperatif tarafından iadesini talep etmesinin mümkün olup olmadığı, hususu ile ilgili olarak: davacı kooperatifin henüz tasfiye aşamasında olmadığının, dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı, "Kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir.(Yargıtay . HD. 13.12.2012 tarih ve ... E., ... K., 22.05.2012 tarih ve ... E., ... K. Yargıtay . HD. 13.03.2008 tarih ve ... E., ... K„ 13.03.2008 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamları) İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabidir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Mahkemece, davacı kooperatifin tasfiye halinde olduğundan hareketle gerekçe tesis edilmişse de kooperatifin tasfiye halinde olmadığı anlaşılmaktadır.”5 yolundaki Kararı dikkate alındığında, Davacı kooperatifin henüz tasfiye aşamasında olmadığı, bu sebeple de davalı kooperatif ortağı ... adına söz konusu kooperatif ortaklığı sebebiyle tescil edildiğinin anlaşılan, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel üzerinde bulunan B Blok Zemin Kat ... nolu bağımsız bölümü, kooperatif yönetim kurulunun 13.06.2022 tarih ve 30 nolu Kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarılmış olması sebebiyle, davacı kooperatife iade etmesi gerektiği; 7Dosya kapsamında fiilen mevcut Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede, dosyanın özetle. ... Konut Yapı Kooperatifinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile konut yapmak üzere sözleşme imzaladığı arsanın sahipleri tarafından Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklı Tapu İptali ve Tescili davası olduğu ve halen derdest olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi ... koopretif alanında uzman olması ve raporundaki değerlendirmelerin niteliği dikkate alınarak daha evvel Raif Parlakkaya tarafından düzenlenen rapora göre üstünlük tanınmış, ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi gerekmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 Sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz." şeklindedir. Anılan emsal nitelikteki ilam dikkate alındığında, peşin bedelli üyeliğin söz konusu olması için kural olarak bu hususun genel kurulda görüşülmesi gerekir. Genel kurulda yönetim kuruluna peşin bedelli üyelik konusunda yetki verilmesi ve yönetim kurulunun bu yetkiye dayalı olarak peşin bedelli üyelik konusunda karar alması mümkündür. Bunun haricinde, genel kurul kararında peşin bedelli üyelik yönünden hangi sayıda üye alınacağı ya da peşin ödeme tutarının ne olacağı konusunda bir belirlemenin bulunması gerekmez. Her ne kadar bilirkişi raporu ile bu yönler eksik olduğundan bahisle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına atıf yaparak peşin bedelli üyelik konusunda bir karar bulunmadığı belirtilmiş ise de bu kanaat dosya kapsamına uygun olmamıştır. Zira, (5. sayfanın sonu 6. sayfanın başı) raporda alıntı yapılan ve Hukuk Genel Kurul Kararı olduğu belirtilen kısım, genel kurulda yapılan görüşmeler esnasında ileri sürülen görüşten ibaret olup, bu görüş kurul çoğunluğunca benimsenmediğinden emsal olarak alınamayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. ... K sayılı kararının ilgili kısmı aynen "...Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, kooperatife peşin ödeme ile ortak alınmasına karar verme yetkisi genel kurula ait olmakla birlikte, genel kurulca peşin ödeme ile ortak alınmasına ilişkin kararda kaç sayıda ortak alınacağı ve peşin ödeme tutarının açıkça belirtilmesi gerektiği, somut olayda 27.04.2003 tarihli kararda ise ortak sayısı ve tutarının belirtilmediği, böyle olunca da genel kurul kararının unsurlarının tam olmadığı, ancak davacıdan peşin ödeme alındığına dair yönetim kurulunun 29.12.2003 tarihli kararı ile ihtar tarihi olan 28.06.2008 tarihi arasında kendisinden bir aidat istenmediği, yönetim ve denetim kurulu kararlarının her yıl olağan genel kurulda okunduğu dikkate alındığında, bu durumu bilen ve olumsuz bir tavır takınmayan kooperatif genel kurulunun davacının peşin ödemeli ortaklığını örtülü olarak (zımnen) kabul ettiği ve yerel mahkeme direnme kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. ..." şeklindedir. Somut olayda, davacı kooperatifin 27/01/2007 tarihinde yapılan 2006 yılı olağan genel kurul toplantısının 8 nolu gündem maddesi ile, " ... inşaatta yapılacak dairelerden üyelerden peşin ödeme şartı ile herhangi bir bloktan dairenin satılmasına ve satılacak dairenin kura dışı kalmasına yönetime tam yetki verilmesi oya sunuldu teklif oybirliği ile kabul edildi. " denilmek suretiyle peşin bedelli üyelik konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği anlaşılmıştır. 10/05/2012 tarihli "ORTAKLIK SENEDİ" başlıklı belge ile davaya konu taşınmazın tapuda davalı ... adına çıkacağını, sabit bedelle satıldığı ve davalıdan aidat olarak başka ödeme istenilmeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı kooperatifin 2006 yılı olağan genel kurul toplantısının 8 nolu gündem maddesi ile yönetim kuruluna peşin bedelli üyelik konusunda yetki verdiği, bu yetkiye dayalı olarak 14/03/2010 tarihli sözleşmenin yapıldığı, dolayısıyla davalının üyeliğin peşin bedelli üyelik olduğu sonucuna varıldığından, aksi yöndeki bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olmadığı kabul edilmiştir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "Dava, davacının peşin bedelli ortaklık iddiasına dayalı, 26.05.2013 tarihli genel kurul kararının 4. maddesinin kendi yönünden iptali istemine ilişkindir. 22.06.2009 tarihli genel kurul kararının 7. maddesinde A, B, D Bloklarında bulunan dairelerin asgari 60.000 TL'den aşağı olmayacak şekilde satılması yönünde, yönetim kuruluna yetki verildiği ve 25.04.2010 tarihinde de davalı tarafa 35.000 TL bedelle B Blok 14 nolu bağımsız bölümün satıldığı ve bu şekli ile üyeliğe kabul edildiği anlaşıldığından davacının peşin ödemeli üye olduğu sabittir. Bu durumda, daha sonra alınmış olan genel kurul kararında peşin bedelli üye olan davacının kazanılmış hakkını ihlal eder şekilde karar alınması usul ve yasaya uygun olmadığı, böyle bir karar alınmış olsa dahi davacı yönünden yok hükmünde olduğu dikkate alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklindedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "Dava, davacının peşin bedelli ortaklık iddiasına dayalı, kendisi ile ilgili statüye aykırı olarak alınan 11.08.2013 tarihli genel kurul kararlarlarının kendi yönünden iptali istemine ilişkindir. 13.02.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 11 nolu maddesinde; ‘yapılan müzakereler neticesinde daha önce alınmış kararlar doğrultusunda evin tamamının bedeli defaten ödendiğinden aidat ödemeden tapu vermek kaydıyla ... ’dan hiç aidat alınmadan tapusunun verilmesi’ kararının alındığı, bu haliyle davacının peşin ödemeli üye statüsünde olduğu sabittir. Bu durumda, daha sonra alınmış olan genel kurul kararında peşin bedelli üye olan davacının kazanılmış hakkını ihlal eder şekilde karar alınması usul ve yasaya uygun olmadığı, böyle bir karar alınmış olsa dahi davacı yönünden yok hükmünde olduğu dikkate alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklindedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K sayılı ilamı; "...Her nekadar davacı taraf şirket ortaklığından çıkmış ise de, Dairemizin ... esas-... karar sayılı bozma ilamında da ifade edildiği üzere, yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir. Yokluk ve butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, mülga 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesinde (6102 S. TTK 445-446) düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.3.2008 gün ve ... E., ... K. sayılı ilamında da benimsenmiştir." şeklindedir. Anılan emsal nitelikteki ilamlarda da belirtildiği üzere, peşin bedelli üyelerin kazanılmış haklarını ihlal eder şekilde alınan genel kurul ve yönetim kurulu kararları yok hükmündedir ve yine bu husus her zaman ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Somut olayda, davalının peşin bedelli kooperatif üyesi olduğu, peşin bedelli üyelerin sadece genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu, peşin bedelli üyelerden aidat toplanmasına ilişkin genel kurul kararlarının, aidatların ödenmemesine dayalı olarak alınan ihraç kararlarının, kısaca kazanılmış hakları ihlal eder nitelikteki tüm kararların yok hükmünde olduğu, dolayısıyla davalının ihracına ilişkin kararın da yok hükmünde olduğu, ihraç kararına karşı süresi içinde dava açılmamasının yokluk yaptırımına tabi olan karara geçerlilik kazandırmayacağı, dolayısıyla davalının halen kooperatif üyesi olduğu, dolayısıyla ihraç kararına dayalı olarak tapunun iadesinin istenemeyeceği sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 341,55 TL harç ve 20.749,16 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 20.475,31 TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, Dair; tarafların yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/04/2025 Katip ... Hakim ...