İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/820 E. 2025/14 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/820
- Karar No
- 2025/14
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/820 Esas - 2025/14 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/820 Esas KARAR NO : 2025/14 ... ... DAVA : Rücuen alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/11/2023 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan rücuen alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... “bakım onarım ve işletim teknik destek hizmet alım müteahhitleri nezdinde alt işveren işçisi olarak çalışan ...'e ödenen “kıdem tazminatı” bünyesinde çalıştğı alt işveren firmalarınca ödenmediğinden asıl işveren olarak taraflarınca ödendiğini, ödenen “kıdem tazminatının” bir kısmı alt işverenlerin, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere, davacı nezdindeki alacaklarından karşılandığını, ancak dava dışı işçiye ödenen tazminatın karşılanmayan kısmının tahsili için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı ile imzalanan sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat gereğince davalı yanın işçileri çalıştırdığı dönem bakımından kıdem tazminatlarından sorumlu olduğunu beyanla dava dışı işçi için ödenilen kıdem tazminatından nezdindeki teminat ve hakediş alacaklarından karşılanamayan ve rızaen de ödenmeyen toplam 34.436,16-TL'nin sorumlu olan davalıdan rücuen tahsili için davanın kabulü ile toplamda 34.436,16-TL'nin ödeme tarihi olan 24.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ...'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı oranda avans faizi ile birlikte müştereken tahsilini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin söz konusu kıdem tazminatını rücuen talep etmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede işçilik alacaklarının rücu edilmesi ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu ihaleye kıdem tazminatını dahil etmeksizin bir teklif vermiş olduğunu ve sözleşmeyi de kıdem tazminatından sorumlu olmaksızın imzaladığını, dolayısı ile hem idari şartnamede kıdem tazminatının fiyata dahil olmaması hem de sözleşmede buna dair bir hüküm bulunmaması gözetilerek davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğin beyanla davanın reddine, yargılama harç ve giderleri davacı üzerinde bırakılarak tarafları lehine vekalet ücreti tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup taraflar arasında; tarafların asıl işveren alt işveren konumunda oldukları dava dışı işçi lehine işçilik alacakları nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemelerden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı varsa hangi oranda/tutarda sorumlu olduğu hususlarına ilişkindir. Mahkememizce taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameler, dava dışı içinin işçilik alacaklarına ilişkin ödeme belgeleri ve dava dışı işçinin hizmet dökümü incelenerek dosya kapsamında hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. 28/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı... tarafından dava dışı işçi ... için ödenen 41.498,58-TL kıdem tazminatının 34.436,16-TLSinden davalı şirketin sorumlu olacağı, davadaki talebinde de aynı olduğu, Ödemenin 24.05.2023 tarihinde yapıldığı... " hususları belirtilmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.(Konuya ilişkin aynı doğrultudaki açıklamalar için ..., sayılı kararları incelenebilir.) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; taraflar arasında düzenlenen hizmet alım tip sözleşmesinde işçi alacakları konusunda tarafların müteselsil sorumluluklarına dair bir düzenlemenin yer almadığı, bu halde işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından, işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalı yüklenicilerin sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının sorumlu oldukları dönemle orantılı olarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından ödeme tarihlerinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de, BK.'nın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. Bu durumda alacaklı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteyebilir. İhtarnamenin bulunmaması halinde ise icra takibi varsa icra takip tarihinden, icra takibinin bulunmaması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilir.(Aynı yönde bkz. ....) Davaya konu olayda davacı taraf dava açmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü yargılama sırasında iddia ve ispat etmediğinden mahkememizce dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KABULÜ ile; 34.436,16 TL'nin, dava tarihi olan 30/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 2.352,33-TL karar ve ilam harcından, peşin ödenen 588,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.764,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 588,09-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 359,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.716,94 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma) 6100 sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025 ...