İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/540 E. 2023/706 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/540
- Karar No
- 2023/706
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı(borçlu)dan alacağının tahsili için 22/02/2022 tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ancak borçlu tarafından borca itiraz ile birlikte yetki itirazı yapıldığını, taraflarınca yetki itirazı kabul edilerek, yetkili Akşehir İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya kaydı yapıldığını, ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini ve davalı icra takibine , ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ederek takibi durduğunu, davalının yaptığı bu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından icra dosyasına dayanak dekontlarda da görüldüğü üzere borç verilmiş ancak bu borçlar davalı tarafından tüm geri bildirimlere rağmen geri ödenmediğini, hal böyle olunca haksız ve kötü niyetli itirazın kaldırılarak takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin alacağını tahsil etmesinin güçleşmemesi yahut imkansız hale gelmemesi adına borçlunun mal kaçırma tehlikesi de dikkate alınarak ve vekil edenin haklılığı dekontlar ile de kanıtlandığından sayın Mahkemenizden ihtiyati haciz talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle teminatsız olarak ancak sayın mahkeme aksi kanaatte ise mahkeme tarafından uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, haklı davanın kabulü ile, davalı tarafından Akşehir İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın İptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından iddia edilen icra takibin ''tüketim ödüncü sözleşmesi'' kapsamında değerlendirilecek olduğunu, davacı yanın iş bu iddiası konu ettiği itirazın iptali davası için arabuluculuk başvurusu ve arabulucu sonuç tutanağının dava dilekçesinde sunulması dava şartı olduğunu, davacı yan tarafından arabulucuya başvurulmadığı görüldüğünü, davacı yan tarafından usulü şartın yerine getirilmediği dosya kapsamında sabit olup, sayın mahkemece iş bu dava hakkında usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından antalya genel icra dairesinde ... esas sayılı icra dosyası yetkisiz icra dairesinde açıldığını, taraflarca ilgili icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz yapıldığını, bunun üzerine yetkili icra dairesi olan akşehir icra müdürlüğünce ... esas sayılı icra dosyasına da yasal süresi içerisinde itirazları yapılarak icra takibi durdurulduğunu, yapılan icra takibi haksız bir alacak talebi olup bu icra takibine dayalı iddia edilen müvekkil yanın borcu bulunmadığını, öncelikle davacı yanın haksız ve mesnetsiz iddiaları tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı yana yönelik bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından icra takibine dayanak gösterilen 3 adet banka havalesinden kaynaklı alacağını iddia ettiğini, oysa ki, müvekkil yan ile davacı yan arasında sürekli olarak para alış-verişi ve araç alım-satım işlemleri sürekli olarak yaşandığını, iddia edildiği gibi, 20/12/2021 tarihli ... Bankası a.ş.'den ... tarafından ...'ya ait ... Bankası A.ş. hesabına 100.000,00 TL , 13/01/2022 tarihli ... Bankası A.ş.'den ... tarafından ...'ya ait ... Bankası A.ş. hesabına 15.000,00 TL ,23/11/2022 tarihli ... bankası a.ş.'den ... tarafından ...'ya ait ... bankası a.ş. hesabına 100.000,00 TL , şeklinde karşılıksız bedel alımları söz konusu olmadığını, davacının firma ile müvekkil yan arasında sürekli ve sıkı bir ticari ilişki mevcut olup, bu ilişkiler nedeniyle sürekli olarak her iki taraftan birbirlerine ödemeler gerçekleştiğini, davacının ''borç'' açıklamasını borç ilişkisi olmamasına rağmen tamamen kötü niyeTLi olarak yazdığı görülmekte olup, bu kötü niyetli durumdan yararlanmaya çalıştığı görüldüğünü, ancak davacının bu tutumu tmk md.2'ye açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafından iddia edilen müvekkile ait ... bankası a.ş. hesabının 2021 yılı ve 2022 yılı hesap harekeTLerinin incelenmesi halinde müvekkil yan tarafından davacı yana çok sayıda ve yüksek bedellerde havale işlemi yapıldığı, davacı yanın ise bir kaç havale işlemi olduğu görülecek olup bu durum tarafların arasındaki ticari ilişkinin varlığını ortaya koyduğunu, taraflar arasında çok sayıda karşılıklı para giriş çıkışı olduğunu, ve davacı yan tarafından iddia edilen bedel olan; 20/12/2021 tarihinde davacı yan, müvekkile 100.000,00 TL gönderdiğini, 20/12/2021 tarihinde müvekkil, davacı yana 100.000,00 TL gönderdiğini, 23/11/2021 tarihinde davacı yan, müvekkile 100.000,00 TL gönderdiğini, 23/11/2021 tarihinde müvekkil yan tarafından davacı yana Konya . noterliği'nin ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile araç satış gerçekleştirildiğini, 26/11/2021 tarihinde müvekkil, davacı yana 100.000,00 TL gönderdiğini, 13/01/2022 tarihinde davacı yan, müvekkile 15.000,00 TL gönderdiğini, 12/01/2022 tarihine müvekkil tarafından davacı yana Antalya . Noterliği'nin ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile araç satış gerçekleştirmiş ve davacı bu tarihteki araç bedelinin kalan kısmı 13/01/2022 tarihli 15.000,00 TL'lik havalesi ile gönderdiğini, tüm bu durumlar göstermektedir ki, davacı yan ile müvekkil arasında bir borç ilişkisi bulunmayıp davacı yanın müvekkilden herhangi alacağı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacı yan tarafından iş bu davanın dava şartı olarak arabuluculuk işlemlerinin yerine getirilmeden açılması nedeniyle reddine, davacı yanın iddia edilen alacaklarının icra takibine konu edebilmesi için müvekkil yanda iade talebinde bulunmadan ve yasal 6 haftalık süre beklenilmeden icra takibine konu edilmesi nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise taraflar arasındaki ticari işlemlerin incelenmesi neticesinde müvekkil yanın davacı yana borcu olmadığı tespit edilmesi nedeniyle davacı yanın haksız taleplerinin reddine, davacı yan tarafından yetkisiz icra takibinde takibin başlatılması, haksız ve mesnetsiz gerçek dışı alacağı talep etmesi nedeniyle takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. (II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER: ... Bankası A.Ş.'nin cevabi yazısı ile; davacı ile davalı arası 2021-2022 hesap hareketlerine ilişkin belgelerin gönderildiği görülmüştür. Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. ... Bankası cevabi yazısı ile; davacı firmanın ... numaralı hesabından 23/11/2021 tarihinde yapılan 100,000 ve 13/01/2022 tarihinde yapılan 15.000 TL tutarlı işlemlere ait dekont örneklerinin gönderildiği görülmüştür. ... Bankası A.Ş. cevabi yazısı ile; 20/12/2021 tarih ve ... nolu dekont örneğinin gönderildiği görülmüştür. (III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava; itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirket tarafından davalıya borç verildiğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bu sebeple davalı adına Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini ve davalı icra takibine, ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ederek takibi durduğunu, davalının yaptığı bu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulünü, davalı tarafından Akşehir İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili ile davacı arasında sürekli para alış verişi ve araç alım satım işlemleri olduğunu, her iki tarafında birbirlerine karşı ödemeler gerçekleştirdiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir borç alacak ilişkisinin bulunmadığını, ayrıca TBK 312 maddesi gereği ödüncün geri verilmesinde ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödünç alanın geri verme yükümlüğünün bulunmadığını ileri sürmüş olup, bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir. Mahkememiz 1. celsesi 2 nolu ara kararında; davacı vekiline dava konusu ödünç verilen paraya ilişkin davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğüne ve muacceliyetin gerçekleştiğine dair delillerini sunmak üzere kesin süre tanınmış ancak davacı vekili tarafından herhangi bir delil sunulmamıştır. Davacının, para havale açıklamasında "borç" şeklindeki ifadesi ve davacı vekiline dava konusu ödünç verilen paraya ilişkin davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğüne dair delillerini sunmak üzere kesin süre tanınmış ancak davacı vekili tarafından herhangi bir delil sunulmaması ve davacının davalıya gönderdiği havalenin borç vermek suretiyle yapılan ödeme olduğu takdir ve kanaatine varılmıştır. Ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ise 392. maddesi gereğince, ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak altı hafta içinde geri verilmesi gerekir. Yani, madde metninde yazılı hususlar söz konusu değilse ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Dolayısıyla somut olayda, davacı iade talebinde bulunup altı hafta bekledikten sonra takibe geçebileceğinden, anılan süreye uyulmadan başlatılan takip usul ve yasaya uygun değildir. Bu nedenle açılan itirazın iptali davasının, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 3.671,72 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 3.401,87 TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından; buna göre 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/12/2023 Katip ... Hakim ...