İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/515 E. 2024/592 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/515
Karar No
2024/592
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... -{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}- T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO: BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : 1-MAHKEMEMİZİN KÖK ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA: DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Ticari Şirketin Feshi ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 2-MAHKEMEMİZİN İŞBU DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA: DAVACILAR : 1- 2- 3- VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Ticari Şirketin Feshi ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 1.DAVA : Davacı ... (TCKN:...) tarafından davalı .... Tic. Ltd. Şti. aleyhine 06/09/2023 tarihinde açılan şirketin feshi ve tasfiyesi davası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle; 2.DAVA : Davacılar ... (TCKN:...), ... ve ... tarafından davalı .... Tic. Ltd. Şti. aleyhine 16/05/2024 tarihinde açılan şirketin feshi ve tasfiyesi davası Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedilmekle, sözü geçen mahkemece 17/05/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile sözü geçen dava dosyası aralarındaki hukuki, fiili ve şahsi bağlantı nedeniyle mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmekle; iki adet dava nedeniyle mahkememizce yapılan açık yargılama sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- {MAHKEMEMİZİN KÖK ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA DAVACI TARAFIN İDDİASI}: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davalı şirketin müvekkilleri ve ... ... olmak üzere 4 ortağının bulunduğunu, şirketin şuanda tek müdürü olan ... tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile haklı nedenle şirketin feshi ve tasfiyesi için dava açıldığını, müvekkillerinin o tarihten bu yana şirketin ayakta durması için ellerinden geleni yaptıklarını, ancak davalı şirkette ortaklar arasında yaşanan olayların çıkan anlaşmazlıkların ve açılan davalar neticesinde ortaklığın çekilmez hale geldiğini, güven ilişkisinin temelden sarsıldığını, bu nedenle müvekkiller bakımından davalı şirketin feshi ve tasfiyesi isteminin kaçınılmaz hale geldiğini, öncelikle işbu dava dosyasının yukarıda sözü geçen ... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin ... (...) ve müvekkili olan kardeşi ... tarafından kurulduğunu, şirketin şuanki sermayesinin 15.000.000,00 TL olduğunu, sermayenin 15.000 adet paya ayrıldığını, bu paylardan 9.000 adedinin ...(...)' ın 3.000 adet payın ... (...)' a 1.500 adet payın ...' ın, 1.500 payın ise ...' ın oğlu ...' a ait olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin diğer ortağı olan ... ile aynı ismi taşıdığını, şirketin 4 ortağının da 20 yıllığına münferit yetkili olduğunu, 16/02/2024 tarihinde ...(...)' ın çağrısı üzerine yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilleri ..., kızı ... ve oğlu ... ortada azli gerektirir hiçbir haklı sebep yokken yalnızca ortak müdür ...' ın olumlu oyu ile müdürlükten azledildiğini, yine ...(...)' ın oyu ile kendisinin şirket müdürlüğüne geldiğini, davalı şirketteki ortaklığın müvekkilleri bakımından çekilmez hale geldiğini, güven ilişkisinin sarsıldığını, feshi ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini, birleştirilmesi talep edilen dosyada 3 aylık ihtiyari bir arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü, ancak sürecin olumsuz sonuçlandığını, davalı büyük ortağın şirkette varlığına ihtiyaç duyulan işten çıkarıldıkları takdirde işlerin aksamasına neden olacak personelleri sırf müvekkillerine yakın olduklarını düşünerek işten çıkardığını, oluşan personel eksikliğine hiç bir adım atmadığını, yine büyük ortak olan ...(...)' ın müvekkillerine hitaben tanıklar huzurunda bu şirkette yetkili benim hiç birinizi burada istemiyorum işe gelmeyin diye bağırdığını, müvekkillerinin bu süreçte fazlaca yıprandıklarından bahisle öncelikle davalı şirkete ait taşınır ve taşınmaz malvarlıkları üzerine cebri ve icrai yolla 3. Kişilere devri engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, yargılama süresince davalı şirket müdürlerinin imza ve temsil yetkisinin tedbiren sınırlandırılmasına, TTK ile tanınan hakimin gerekli önlemleri alma yetkisi kapsamında müvekkilinin mağduriyetini engelleyici nitelikte uygun görülecek tedbirlerin alınmasına, davalı şirketin TTK 636/3 uyarınca haklı sebeple feshine ve tasfiyesine karar verilmesini, 2 numaralı talebimizin kabul görmemesi halinde müvekkili dışındaki mevcut müdürler ..., oğlu ... ve ...' ın davalı şirkete ilişkin yetkilerinin sona erdirilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. {MAHKEMEMİZİN KÖK ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA DAVALI TARAFIN SAVUNMALARI}: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili şirketin 1996 yılında davacı ... ile kardeşi ... tarafından kurulduğunu, ...' ın kendi cebindeki paryı şirkete sermaye olarak koyarak müvekkili şirketin ortağı olduğunu, şirketin mevcut durumda sermayesinin 15.000 adet paya ayrıldığını, 9.000 payın davacı ... oğlu ...' a, 3.000 payın ...' a, 1.500 payın ...' a ve 1.500 payın ise ... oğlu ...' a ait olduğunu, şirketin 4 ortaklı bir ticari işletme olduğunu, ortaklığa sonradan giren ... ve ...' ın münferiden imza yetkisi tanınmasına karar verildiğine ilişkin kararın altında davacının imzasının bulunduğunu, 2012 yılında tescil edilen bu karara karşı 11 yıl sonra dava açılmasına anlam veremediklerini, davacının 74 yaşında olup nöroloji doktoru tarafından verilen ilaç kullandığını, mahkemece bu hususun dikkate alınarak gerekirse hastanelerden sağlık durumunun incelenmesini talep ettiklerini, şirket ortaklarının yetkilerini kötüye kullandıklarına ilişkin davacı tarafından sunulan herhangi bir somut delilin bulunmadığını, davacı dışındaki şirket ortaklarının gece gündüz çalışarak şirketin bu seviyeye gelmesinde büyük katkılarının olduğunu, davacının vaktini daha çok dışarıda şahsi işleri ile ilgilenerek geçirdiğini, davacı uzun yıllardır sadece şirkete gelerek oturduğunu şirkette herhangi bir şekilde çalışma yapmadığını, müvekkili şirketin şuan itibariyle hiç bir kredi borcunun bulunmadığını, şirketin davacı dışındaki ortakları tarafından en iyi şekilde yönetilerek sürekli büyümesine vesile olduklarını, müvekkili şirketin borçsuz yönetilen bir şirket olduğunu, uzun yıllardır müvekkili şirket aleyhine açılan bir tane işçilik alacağı davası, alacak davası veya icra takibinin olmadığını, davacı dışındaki şirket ortaklarının haksız menfaat sağladıkları yönündeki hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, ortakların banka hesaplarının, taşınır, taşınmaz malvarlıklarına ilişkin kayıtların incelenmesinin davada taraf olmadıkları için mümkün olmadığını, davacının bu taleplerinin kanuni bir dayanağı olmadığı gibi bilakis kanunlara aykırı bir talep olduğunu, şirketin karar defterlerini vs. isteyen davacıya sözü geçen defterlerin teslim edilmiş olup halen uhdesinde bulunduğunu, müvekkili şirkette 56 sigortalı personel çalıştığını, müvekkili şirketin Türkiye ekonomisine büyük katkı sağladığını, müvekkili şirketin herhangi bir vergi ve SGK prim borcunun bulunmadığını, şirketin feshi davalarında şirketin feshinin son çare olması gerektiğini, tüzel kişilik mümkün olduğunda ayakta tutulmaya çalışılması gerektiğini, olası bir fesih kararında yalnızca şirketin ortaklarını değil şirkette çalışan yaklaşık 56 personeli, şirketle bağlantılı üçüncü kişileri etkileyeceğinden tüm unsurlar bakımından menfaat dengesi kurularak bir karar verilmesi gerektiğini, fesih ve tasfiye talebinin reddi ile davacının çıkma payının ödenerek şirketten çıkartılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının çıkma payının şirketin malvarlığında bulunan Konya İli ... İlçesi ... Mahallesinde kain ... ada ... parselde bulunan taşınmazın satışından elde edilecek gelirle ödenmesine karar verilmesini ve sözü geçen taşınmazın değerinin tespiti için bilirkişi raporu temin edilmesini talep ettiklerinden bahisle davacının fesih ve tasfiye talebinin esastan reddine, yöneticilerinin yetkilerinin sonlandırılması talebinin usulden reddine, bu olmadığı takdirde esastan reddine, davacının fesih ve tasfiye talebinin kabulü düşünülür ise belirttikleri çözüm önerisi çerçevesinde davanın reddi ile davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve çıkma payının kendisine ödenmesine, davacının yaptığı tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dava; dava dilekçesinde sayılan nedenlerle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi davasıdır. {MAHKEMEMİZİN KÖK ... ESAS SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davalı şirketin dört ortaklı bir şirket olduğunu, şirkette müvekkillerinden ...'ın %10, ...'ın %20 ve ...'ın %10 hissesinin olduğunu, diğer ortağında ... TC kimlik numaralı ... olup şirketteki hissesinin %60 olduğunu, ... TC kimlik numaralı ... tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı şirkete karşı şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi için dava açıldığını ve açılan davanın halen derdest olduğunu, müvekkillerinin şirket ortağı olarak şirket menfaati ve tüzel kişiliği ayakta tutabilmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ancak aile şirketi olan davalı şirket ortakları arasında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle şirket ortaklığının çekilmez hale geldiğini, ortaklar arasında güven ilişkisinin bozulduğunu, müvekkilleri adına da şirketin haklı feshi ve tasfiyesini taleplerinin olduğunu ve bu nedenle de iş bu davanın açılmasının zaruret haline geldiğini beyanla öncelikle dosyanın daha önce aynı konuda açılan Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2-MAHKEMEMİZİN KÖK DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN YİNE KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYADAKİ DAVADA: DAVALI TARAF VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili şirket yönünden birleşen davaya yönelik cevaplarına geçmeden önce ikame edilen birleşen davanın usule aykırı olmasından usulden reddini talep ettiklerini, kök dosyadaki dava nedeniyle işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, kök davadaki tüm beyanlarını tekrar ettiklerini, ortakların ayın amacı gerçekleştirmek için müşterek gayret ve birbirlerine karşı güven ilişkisi içerisinde bulunmalarının şirketin devamı için zorunlu olduğunu, eldeki fesih ve tasfiye davasında açıkça görülmektedir ki hissedarlar için ortaklığın çekilmez hale geldiğini, bu ortaklığın devamının dürüstlük kuralı gereğince taraflardan beklenemeyeceğini, müvekkili şirketin feshi ve tasfiyesi kararının başkaca bir araştırmaya veya gerekçeye gerek kalmaksızın verilmesini talep ettiklerini, işbu birleşen davada davacıların iddia ettiği hususların ikame davalarına haklılık kazandırmak amacıyla kurgulanmış gerçek dışı beyanlardan ibaret olduğunu, bu hususların kabulünün mümkün olmadığını, birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmek suretiyle müvekkili şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların 16/02/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının usulsüz ve haksız bir şekilde şirket müdürlüğünden azledikleri iddiasının genel kurul toplantısının usule ve hukuka olduğundan yok sayılması gerektiğini, davacıların şirketin büyümesinde kendi katkılarından dolayı olduğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, özellikle şirketin faaliyet gösterdiği sektörde gelişen teknolojik şartlara ayak uydurmak adına şirkete alınan yeni makinede ... olduğu ... ' ın çok büyük bir katkısı bulunduğunu, müvekkilinin çocuklarının sürekli konu edilmesinin kötüniyetin açık bir göstergesi olduğunu, halihazırda şirketin ... tarafından davacıların tüm ısrarlı provokatif eylemlerine rağmen başarıyla yönetildiğini, müvekkilinin şirketi kötü yönettiğine dair iddialarının hiçbirinin kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, davacı ...' ın eşi ... ' ın şirkette çevre mühendisi olarak çalıştığını, profesyonel olarak anlaşılan şirkete 5.400,00 TL ödenirken davacının eşine haftada iki günlük çalışmasının karışlığı olarak çok fazla maaş ödemesi yapıldığını, bu durumun davacıların şirketi bakkal dükkanı gibi işlettiklerinin göstergesi olduğunu, ayırca müvekkili şirketin yetkili ortağı tarafından atılan maillere dahi çevre mühendisinin cevap vermediğini, bu suretle görevini ihmal ettiğini, görülmekte olan asıl dava ve birleşen davadaki iddialar ve taleplere bakıldığında müvekkili şirket ortakları arasındaki ilişkinin ortaklığın devamını sürdüremeyecek şekilde yıprandığını, bu nedenle müvekkili şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle birleşen davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, asıl davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karış tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce; dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, dosya arasındaki diğer dilekçeler, SGK' dan gelen cevabi yazı ve ekleri, Vergi Dairesinden gelen cevabi yazı ve ekleri, Tapu ve Araç Kayıtları, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneği ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. KÖK DAVA DAVACISI VEKİLİ TARAFINDAN 16/09/2024 TARİHİNDE VERİLEN FERAGAT DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili adına açtıkları davadan feragat ettiklerini, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadıklarını, feragat doğrultusunda davanın neticelendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KÖK DAVA DOSYAMIZ İLE BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI DAVACILARI VEKİLİ TARAFINDAN 16/09/2024 TARİHİNDE VERİLEN FERAGAT DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; birleşen davalarından her üç davacı yönüyle de feragat ettiklerini, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, davanın feragatleri nedeniyle sonuçlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KÖK DAVA DOSYAMIZ ve KÖK DAVA DOSYAMIZ İLE BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN 16/09/2024 TARİHİNDE VERİLEN FERAGAT DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözülmüş olması nedeniyle hem asıl hem birleşen dava kapsamında davacıların davadan feragati olacak olursa davalı şirket adına feragati kabul ettiklerini, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, bu hususun göz önünde bulundurularak feragat uyarınca dosyadan işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. {}HUKUKİ DELİLLER{} HMK nun 307. maddesi "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir. HMK nun 309. maddesi "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir. HMK nun 310. maddesi "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir. HMK nun 311. maddesi "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir. HMK nun 312. maddesi "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir. {}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{} Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Kaldı ki her iki dosyanın davalıları vekili tarafından feragatin kabul edildiğine ilişkin mahkememize dilekçe sunulmuştur. Bu durumlar karşısında davacıların davasından feragat etmesi nedeniyle ana dava ve birleşen davaların tümüyle reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. {HÜKÜM}: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; A-DAVACININ KÖK DAVADAKİ DAVASININ FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE. 1-Harçlar Kanununun 22. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 25.01.1984 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı gereğince alınması gereken harç miktarı, maktu karar ve ilam harcı üzerinden hesaplanması ve alınması gerektiğinden, işbu davadan feragat dilekçeler aşamasından sonra olduğundan maktu karar ve ilam harcının 2/3 oranına isabet eden 285,07 TL harca karşılık peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 15,22 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına. 2-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 3-Davalı taraf vekalet ücreti ve masraflar yönünden karşı taraftan taleplerinin olmadığını bildirdiğinden davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına. 4-Mahkememizin kök dava dosyası üzerinden davalı şirketin üzerine kayıtlı tüm araçlar ile taşınmazları üzerine konulan İHTİYATİ TEDBİR ŞERHİNİN TAMAMEN KALDIRILMASINA ve ihtiyati tedbirin kaldırılması için ilgili yerlere YAZI YAZILMASINA. B-MAHKEMEMİZ KÖK DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDAKİ DAVASININ FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE. 1-Harçlar Kanununun 22. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 25.01.1984 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı gereğince alınması gereken harç miktarı, maktu karar ve ilam harcı üzerinden hesaplanması ve alınması gerektiğinden, işbu davadan feragat dilekçeler aşamasından sonra olduğundan maktu karar ve ilam harcının 2/3 oranına isabet eden 285,07 TL harca karşılık peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 142,53 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine. 2-Davacıların birleşen işbu dosyaya özgü yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına. 3-Davalı taraf vekalet ücreti ve masraflar yönünden karşı taraftan taleplerinin olmadığını bildirdiğinden davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına. C-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine. D-İşbu karar duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda verildiğinden ve talep olmadan gerekçeli karar tebliğe çıkarılamayacağından varsa gider avansından gerekli harcama yapılarak; davanın karara bağlandığı ve talep halinde gerekçeli kararın tebliğe çıkarılabileceği hususlarının taraflara tebliğine. Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 18/09/2024 Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/515, K. 2024/592, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-515-e-2024-592-k-a3b7740d4aca