İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/107 E. 2024/304 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/107
Karar No
2024/304
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ -{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}- T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : {}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- {}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkilinin ... isimli kişiye şirket kurma, şirket ana sözleşmesi imzalamaya ve diğer işlemleri yapmak üzere vekaletname verdiğini, vekaletname ile ...' ın bazı kişilerle davalı şirketi kurduğunu, şirketin sermayesinin 500.000 TL gösterildiğini, müvekkilinin ise 5 hisse karşılığı ortak gösterildiğini, yönetim kurulu kararı ile ... ' ın 1. dereceden genel müdür ve imzaya yetkili kişi olarak atandığını, davalı şirketin demir ve çelik imalat ve işlerini, malzemelerini alıp satmak alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ...' ın yanında 2008 yılında az zamanlı çalıştığını, çalışma hayatı içerisinde aralarında doğal güven oluştuğunu, güven oluşumundan sonra ... müvekkiline bir şirket kuracağını ve bununla ilgili olarak kendisine vekaletname vermesi gerektiğini söylemesi üzerine bahse konu vekaletnamenin verildiğini, müvekkilinin vekaleti ne için verdiğini bile bilmediğini, esasen müvekkilinin iradesinin sakata uğratıldığını, müvekkilinin şirket ortaklığından SGK borçlandırması çıkınca haberdar olduğunu, haricen yaptıkları araştırımalar neticesinde davalı şirketin borca batık olduğunun öğrenildiğini, şirketin tüm toplantılarının, görüşmelerinin, ticari faaliyetlerinin, gelir ve gider bilançolarının müvekkilinden saklı tutulduğunu, müvekkilinin 2008 yılından buyana şirketle hiçbir bağlantısının kalmadığını, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılma iradesinin her aşamada akim kaldığını, bunun üzerine taraflarınca Konya . Noterliğinin 15/02/2023 tarih ve ... yevmiyeli ihtarname ile şirket ortaklığının sonlandırılması isteğinin davalı ve dava dışı ...' a bildirildiğini, gelinen aşamada davacının sermaye şirketine ortak olmasındaki amacın kar elde etmek olduğunu, müvekkilinin ortaklar arasındaki anlaşmanın yerine getirileceği inancıyla şirketten el çektiğini, ancak şirket kaynaklarının diğer şirket ortaklarınca usulsüz ve hukuka aykırı olarak sarf edildiğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını, Yargıtay' ın yerleşik içtihatlarında da ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlık ve devamlı geçimsizliğin haklı sebeple fesih olarak kabul gördüğünü, yaptıkları ihtara ve müvekkilince yapılan tüm girişimlere rağmen davalı şirket yetkilileri ve ortaklarının genel kurul toplantısı yapmadığı gibi müvekkilini ortaklıktan da çıkarmadıklarını, genel kurulun toplantıya çağrılmaması ve bunun süreklilik kazanması nedeniyle TTK 636/2 maddesi gereğince ayrı bir fesih nedenin ortaya çıktığını, harici araştırmaları ile ulaştıkları bilgiye göre şirkete gelen paraların ve şirket yönetiminin ... tarafından yürütüldüğünden bahisle davalı şirketin şirket müdürü tarafından keyfi olarak idare edilmesi, yıllardır şirketin genel kurul toplantılarının yapılmaması, davacı müvekkilinin haklarının ihlal edilmemesi, ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle davalı şirketin TTK 636/3 maddesi gereğince feshine ve tasfiyesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. {}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalıya dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi vermemiştir. Davalıya duruşma günü de tebliğ edildiği halde geçerli bir özür bildirmeksizin duruşmalara da katılmamıştır. İşbu dava; dava dilekçesinde sayılan nedenlerle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi davasıdır. Mahkememizce; dava dilekçesi, dosya arasındaki diğer dilekçe ve belgeler, davacı tarafından gönderilen ihtarname örneği, davalı şirketin malvarlığının UYAP sistemi üzerinden sorgusuna ilişkin tutanaklar, SGK Konya İl Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Kocatepe Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Tınaztepe Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Konya Ticaret odası Muhasebe Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, mahkememizce temin edilen bilirkişi raporu ve ekleri ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. {}HUKUKİ DELİLLER{} HMK' nun dava şartları başlıklı 114. maddesi; "(1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir. HMK' nun dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Sona Erme Sebepleri ve Sona Ermenin Sonuçları başlıklı 636. maddesi; "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.b) Genel kurul kararı ile.c) İflasın açılması ile.d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü amirdir. 6102 Sayılı TTK nun şirketten çıkma ve çıkarılma başlıklı 638. maddesi aynen; "(1)Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.(2)Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmünü amirdir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun haklı sebeplerle fesih başlıklı 531. maddesi; "(1)Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." hükmünü amirdir. {}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{} Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekili dava dilekçesinde davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş olup TTK' nun 531. maddesinde haklı sebeplerin varlığında şirketin feshine ilişkin davalarını kimlerin açabileceği tahdidi olarak sayılmış olup; mahkememizce temin edilen bilirkişi raporu ile davacının davalı şirketin kuruluşunda %0,05 ortağı iken; 03/03/2016 ve sonraki tarihlerde davalı şirkette herhangi bir ortaklığının olmadığı tespit edildiğinden ve bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığından HMK' nun 114/d ve 115/2. maddeleri de nazara alınarak davacının davasının aktif dava ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. -{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-DAVACININ DAVASININ AKTİF DAVA EHLİYETİNE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE. 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına. 3-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 4-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına. 5-İşbu hükümden sonra gerekli olan 130,00 TL karar tebliğ giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davacının kendi üzerinde bırakılmasına. 6-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine. Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/107, K. 2024/304, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-107-e-2024-304-k-d31f8ba68e88