İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/299 E. 2024/753 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/299
Karar No
2024/753
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLLERİ : DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: BEYANLAR: Davacı vekili 15.04.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı müvekkil, davalıdan 03.12.2020 tarihinde 2 adet ... marka test cihazını 371.936 TL bedelle satın aldığını, bu cihazlardan birinin arızalanarak ayıplı çıktığını ifade etmiştir. Arızalı cihazın defalarca onarıma gönderilmesine rağmen sorun çözülmemiş, cihaz yaklaşık 90 gün kullanılamaz duruma gelmiştir. Müvekkil, sağlık hizmetlerinin aksamaması için ikame cihaz kiralamak zorunda kalmış, bu süreçte 41.392 TL kira bedeli, 1.011 TL ihtar gideri, 1.351 TL tespit masrafı gibi zararlar doğmuştur. Davalı, cihazın arızasını "orijinal olmayan sarf malzeme" kullanımına bağlamış, ancak bunun hukuki ve bilimsel dayanağı olmadığını ileri sürmüştür. Davacı vekili, TBK madde 219 gereği ayıplı mal nedeniyle doğan zararlarının giderilmesini ve 185.968 TL cihaz bedelinin ilk arıza tarihi olan 03.09.2021'den itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsilini, ayrıca ayıplı mal nedeniyle uğranılan 43.754 TL zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bunun yanı sıra delil tespiti ve müvekkilin alacağının teminatsız ihtiyati haciz yoluyla güvence altına alınmasını talep etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş. vekilleri Av. ... ve Av. ... 27.10.2022 tarihli cevap dilekçelerinde özetle şu hususları belirtmiştir: Davalı tarafın müvekkil şirketi ihbar etmesi üzerine verilen cevapta, davalı ... Ltd. Şti. ile müvekkil ... A.Ş. arasında acentelik ilişkisi bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin 17.06.2021 tarihli Ürün Tedarik Sözleşmesi'ne dayandığı açıklanmıştır. Dava konusu ... marka test cihazının, kullanım amacına aykırı olarak Covid-19 PCR testi yapılması için yoğun bir şekilde kullanıldığı, ancak cihazın yalnızca yaşam bilimi araştırmalarına yönelik olduğu tanıtım broşüründe açıkça belirtildiği ifade edilmiştir. Bu nedenle arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı, cihazın üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbının bulunmadığı vurgulanmıştır. Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu’nun 23/c. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi gereğince ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, davacının cihaz arızasına yönelik olarak ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullandığı, bu nedenle sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağı belirtilmiştir. Davacı tarafın bedel iadesi talebinin kabulü durumunda sebepsiz zenginleşme gerçekleşeceği, aynı zamanda müspet ve menfi zararın birlikte istenemeyeceği ifade edilmiştir. Ayrıca, davacının kira taleplerinin de hakkaniyete aykırı olduğu, zira hastane ile yapılan kira sözleşmesinin süresinin 4 ay olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, ... A.Ş. vekilleri davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmişlerdir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili Av. ..., 24.05.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir: Davalı taraf, davaya konu olan cihazın ayıplı olmadığını, arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını ifade etmiştir. ... marka cihazın yalnızca yaşam bilimi araştırmalarına yönelik olduğu tanıtım broşüründe açıkça belirtilmesine rağmen, cihazın Covid-19 PCR testi için kullanılması nedeniyle amacına aykırı ve yoğun kullanımdan dolayı arızalandığı belirtilmiştir. Arızaya ayrıca orijinal olmayan plastik sarf malzemelerin kullanılması sebep olmuş, üretici firma ... A.Ş. bu durumu teknik raporlarında da bildirmiştir. Davacı, aynı anda müspet ve menfi zarar talebinde bulunmuş olup, Yargıtay içtihatlarına göre bu iki zararın birlikte istenemeyeceği ifade edilmiştir. Davacının talep ettiği ikame cihaz kira bedeli ve cihaz bedelinin birlikte talep edilmesi usul ve hakkaniyete aykırıdır. Davalı, müvekkil şirketin ... A.Ş.'nin acentesi olduğunu belirtmiş ve üretici firmanın sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini ifade ederek davanın ... A.Ş.’ye ihbar edilmesini talep etmiştir. Ayrıca, cihazın garanti süresi dolmadan önce kullanıcı hatası sebebiyle arızalandığı, müvekkilin sürecin başından itibaren yetkili servise yönlendirme yaptığını ve arızanın giderilmesi için gereken yedek parçaların pandemi koşullarında geciktiğini açıklamıştır. Sonuç olarak, husumet itirazında bulunulmuş, davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması talep edilmiştir. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: Bilirkişi heyeti, 10.05.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir: Bilirkişi ... , cihazın 9 ay boyunca sorunsuz çalıştığını ve farklı arızalar verdiğini belirterek ayıplı mal olmadığı kanaatine varmıştır. İlk arızanın, Tanık 4’ün beyanına dayanarak kullanıcı hatasından kaynaklandığını değerlendirmiştir. Bununla birlikte, cihazın tamir süresinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca 20 günü aştığını tespit etmiş ve dava konusu ürünün ihale şartnamesi ve dosyasına uygun olduğunu ifade etmiştir. Diğer bilirkişiler ... ve ... ise cihazın tanı koyma ve analiz yapma amacıyla kullanılabilen bir cihaz olduğunu belirtmiştir. Bu bilirkişiler, cihazda üretimden kaynaklı ayıp bulunduğu kanaatine varmış ve arızaların kullanımdan kaynaklanmadığını değerlendirmiştir. Ayrıca, cihazın tamir süresinin 6502 sayılı Kanun’daki 20 günlük sınırı aştığını tespit etmiş ve dava konusu ürünün ihale şartnamesi ile dosyasına uygun olduğunu ifade etmişlerdir. Sonuç olarak, bilirkişi heyeti arasında cihazın ayıplı olup olmadığı konusunda görüş ayrılığı yaşanmıştır. ... , cihazın ayıplı olmadığını, ... ve ... ise üretimden kaynaklı ayıplı olduğu kanaatine varmışlardır. Tamir süresinin yasal sınırı aştığı hususunda ise heyet ortak görüş belirtmiştir. Takdir sayın mahkemenindir. Çelişki üzerine Mahkememizce "Çukorova Üniversitesi Mühendislik Fakültesine dava ve cevap dilekçeleri de eklenmek suretiyle müzekerre yazılarak dava konusu ihtilafa ilişkin görüş bildirmeye ehil alanında uzman 5 kişilik bilirkişi heyet bilgilerinin bildirilmesinin istenilmesine" karar verilmiş ve bu doğrultuda: Prof. Dr. ... , Doç. Dr. ... , Dr. Öğretim üyesi ... , Arş. Gör. ... ve Arş. Gör. ... tarafından tanzim edilen raporda aşağıdaki tespitlere yer verilmiştir: İstem 1: Davaya konu cihazın ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı. Tespit 1: Dosya incelemesinde, davacının 03.12.2020 tarihinde iki adet ... cihazını alarak Adana Seyhan Devlet Hastanesi Başhekimliğine kiraladığı, bu cihazların aynı koşullarda ve aynı sarf malzemeleri kullanılarak çalıştırıldığı görülmüştür. Cihazlardan birinde çalışmasında sorun olduğu tespit edilmiştir. Ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi gereğince süresinde muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediğinin takdiri Mahkemeye aittir. İstem 2: Ayıbın giderilmesinin mümkün olup olmadığı, mümkünse onarım bedelinin ne olduğu. Tespit 2: Teorik olarak cihazın ayıbının, yedek parça temini olan bir teknik servis veya üretici firmanın yetkili servisi tarafından giderilmesi mümkündür. Ancak onarım bedelinin belirlenebilmesi için cihazın hata kodu ile ilgili donanım arızasının giderilmesi yeterli olmayabilir. Cihazın tamamen onarımı, arızalı donanımların sıralı bir şekilde tamiri ve ardından sistemin performans testleri ile mümkündür. Zira cihaz, birbirinden farklı işlevlere sahip bloklardan oluşmaktadır. Arızalı bir blok, diğer bloklara da zarar verebileceğinden, elektriksel olarak çalışır durumda görünen blokların dahi yenilenmesi gerekebilir. Bu nedenle onarım bedelinin tam olarak öngörülmesi mümkün değildir. İstem 3: Onarım halinde davacının bu cihazdan elde etmeyi beklediği menfaati elde etmesinin mümkün olup olmadığı. Tespit 3: Cihazın tüm işlevlerinin doğru bir şekilde çalışır hale gelmesi durumunda, cihazdan beklenen menfaatin elde edilmesi mümkündür. İstem 4: Nisbi metoda göre satış bedelinden yapılması gereken indirim tutarının ne kadar olduğu ile davacının bu ayıp nedeniyle yaptığı masraf tutarının ne kadar olduğu, bu masraf tutarının piyasa rayici ile uyumlu olup olmadığı. Tespit 4: Cihazın alınış tarihi olan 03.12.2020 itibariyle cihaz bedeli KDV dahil 185.968 TL'dir. Bu cihaz ayıplı olarak satılacak bir nitelikte değildir. Bu nedenle nesnel bir ayıplı satış bedeli bulunmamaktadır. Elektronik, termal ve optik donanımının performansı sağlıklı bilinmediğinden, hurda bedeli üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Piyasa araştırması sonucuna göre cihazın 03.12.2020 tarihi itibariyle hurda bedeli yaklaşık 5.000 TL olarak belirlenmiştir. Nisbi metoda göre indirim hesabında; Satış tarihi itibariyle cihazın ayıplı değeri: 5.000 TL Ayıpsız satış değeri: 185.968 TL Nisbi oran: 0,0317 İndirilecek Bedel: 185.968 TL - (185.968 TL x 0,0317) = 180.072 TL Davacı, bu ayıplı cihaz nedeniyle taahhüt ettiği hizmeti yerine getirmek için başka bir cihaz kiralamak zorunda kalmıştır. Davacının sunduğu belgelerde ikame cihaz kiralama bedelleri aşağıdaki gibidir: Tarih Tutar (KDV Hariç) KDV Oranı KDV Dahil Tutar Açıklama 23.10.2021 21.500,00 TL %18 25.370,71 TL 38 Günlük Kira Bedeli 05.01.2022 13.500,00 TL %18 16.022,04 TL 24 Günlük Kira Bedeli Toplam İkame Cihaz Bedeli: 41.392,04 TL Bu masrafların piyasa rayici ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Mahkeme dosyası incelendiğinde, 15753 seri numaralı cihaza ait ilk teknik servis raporunun 03.09.2021 tarihinde davacı tarafından düzenlendiği, bu tarihe kadar cihazın sorunsuz çalıştığı görülmüştür. Ancak 12.09.2021, 12.10.2021 ve 19.01.2022 tarihli üretici firma teknik servis raporlarında cihazın sürekli arızalar verdiği ve kalıcı çözüm getirilemediği tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, cihazın kullanımla anlaşılacak nitelikte gizli ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır. Kullanıcı hatası kaynaklı bir arıza tespit edilmemiştir. Tarafların tacir olması nedeniyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında olmadıkları tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu mahkemenin takdirine sunulmuş olup, karar mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davalı tarafça davalıya satılan ürünün ayıplı olduğu, ayıbın süresinde ihbar olunduğu, ayıp nedeniyle davacının ikame üründen kaynaklanan 41.392 TL zararının oluştuğu ayrıca dava dilekçesi kapsamında bedel iadesi talep edildiği ve ürünün bedelinin 185.968 TL olduğu nazara alındığında iade edilmesi gereken toplam tutarın 227.360,00‬ TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça gönderilen 11/02/2022 tarihli ihtarnemeden davacının ayıp ihbarından davalının haberdar olduğu anlaşılmış, davacı tarafça 3 günlük süre verildiği nazaralındığında davalının 13/02/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE ... cihazının davalıya iadesi kaydıyla, 227.360,00‬ TL'nin 13/02/2022 tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 15.530,96 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan 3.923,08 TL nin mahsubu ile eksik kalan 11.607,88 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç toplamı olan 3.923,08 TL TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı toplamı olan: 80,70 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 16.504,80 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.560 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 36.377,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına, 9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilleri ile ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/299, K. 2024/753, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-299-e-2024-753-k-0a929414b5ad