İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/320 E. 2024/548 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/320
Karar No
2024/548
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ -{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}- T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ... ... ÜYE : Dr. ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- {}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkilinin Konya Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren makine üretim ve pazarlama şirketi olduğunu, müvekkili şirkete Konya . Sulh Ceza Mahkemesinin ... D.İş sayılı kararı ile TMSF'nin kayyum olarak atandığını, Resmi Gazete’nin 01.09.2016 tarihli ve 29818 sayılı 2. mükerrer nüshasında yayımlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 19 uncu maddesinde kayyımlık yetkisinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devri düzenlendiğini, Kanun Hükmünde Kararname’nin 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle CMK madde 133 uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, ikinci fıkrasında ise; maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle CMK madde 133 uyarınca şirketlere ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun atanacağı ” ifade edildiğini, yine aynı Kararname’nin 20 uncu maddesi de; "(1)19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde Fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanır. Bu madde kapsamında Fon tarafından atanan veya görevlendirilenler, 5411 sayılı Kanunun 127 nci maddesi hükümlerinden yararlanır. Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere Fon Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahiptir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerin ya da bunların varlıklarının bu madde kapsamında satışından elde edilecek tutarlar yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar bir hesapta nemalandırılır.” hükmünü amir bulunduğunu, Davacı ... A.Ş.’ye TMSF' nun kayyım olarak atandığını, bu kayyımluğun 26.09.2016 tarihinde Ticaret Sicil’e tescil edilmiş ve 06.10.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan olunduğunu, ilgili şirketin tüm dava ve icra işlerini takip etmek üzere, kayyım olarak atanan TMSF’nin görevlendirdiğini yeni yönetim kurulu tarafından verilmiş vekâletnameyi dava dilekçesi ekinde ibraz ettiğini, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan alacak/borç ilişkisi olduğunu, müvekkilince davaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalı yanın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şuan müvekkili şirketin yönetiminin kayyımlar tarafından sağlandığını, müvekkili şirketin yaşanmış olan yönetim değişikliği nedeniyle alacaklarını tahsil edemediğini, bu nedenlerle müvekkili şirketçe tahsil edilememiş ve dava sonucu tespit edilecek olan yabancı para alacağının fiili ödeme günüdeki kur üzerinden hesaplanarak dava konusu 78.872,00 USD alacağının fatura tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dava tarihi itibariyle işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya tercüme edilmiş dava dilekçesi ve eklerinin Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü kanalı ile gönderildiği, ancak Riyad Büyükelçiliğinin 26/08/2019 tarih ... sayılı cevabi yazısında belirtildiği üzere adres yetersizliği nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. Bunun üzerine davacı vekiline davalının adresinin bildirilmesi için süre verilmiş ve ayrıca mahkememizce Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne adres tespiti için müzekkere yazılmış olup kişilerin yurtiçi veya yurtdışı adresine ilişkin her hangi bir kaydın tutulmadığı mahkememize bildirilmiştir. Davacı vekilinin bildirdiği yeni adrese tercüme edilmiş dava dilekçesi ve eklerinin Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü kanalı ile gönderildiği, ancak Riyad Büyükelçiliğinin 30/06/2020 tarih ... sayılı cevabi yazısında belirtildiği üzere adres yetersizliği nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. Mahkememizce davalı şirketin adresinin tespit edilmesi amacıyla Mersin İl Emniyet Müdürlüğüne ve Suudi Arabistan Yetkili Makamına müzekkere yazılmış olup yazılan müzekkerelerimize olumlu cevap verilmemiştir. Bu kez yeniden davacı vekiline davalı şirketin tebliğe yarar açık adresinin bildirilmesi için kesin süre verilmiş olup verilen kesin süre içerisinde davalı vekilinin 14/04/2021 tarihinde mahkememize bildirdiği adrese çıkarılan tebligatın da Riyad Büyükelçiliğinin 13/06/2022 tarih ... sayılı cevabi yazısında belirtildiği üzere adres yetersizliği nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 07/09/2022 tarihli dilekçesi ile bildirdiği adrese tebligatın 16/12/2022 tarihinde Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü kanalı ile gönderildiği, ancak Riyad Büyükelçiliğinin 08/08/2023 tarih ... sayılı cevabi yazısında belirtildiği üzere duruşma gününden 90 gün önce tebligatın yapılması gerektiğinden bahisle davetiyenin tebliğ edilemediği anlaşılmış olup duruşma günlü tebligatın 03/10/2023 tarihinde Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü kanalı ile gönderildiği, ancak Riyad Büyükelçiliğinin 12/02/2024 tarih ... sayılı cevabi yazısında belirtildiği üzere davetiyenin tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce 26/01/2024 tarihinde Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak davalı ... şirketinin faaliyet gösterdiği Suudi Arabistan' da bildirilen adreslerine 2018 yılından beri tebligat yapılmadığı ve tebligata yarar bir adres tespit edilmediğinden mahkememizce davalı şirkete ilanen tebligat yapılmasına karar verildiğinden ilanen tebligatın nasıl yapılacağı ve ilanen tebligata ilişkin tüm prosedürlerin detayları ile birlikte mahkememize bildirilmesi istenmiş olup Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü' nün 05/02/2024 tarihli cevabi yazısında ilanen tebligatın nasıl yapılacağına ilişkin detaylar bildirilmiş ve yazı mahkememizce detaylıca incelenmiştir. Mahkememizce 26/03/2024 tarihinde Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin faaliyet gösterdiği Suudi Arabistan' da bulunan ulusal gazetelerde mahkememizce düzenlenmiş olan ilan metninin yayınlatılması talep edilmiş olup Riyad Büyükelçiliğinin 18/07/2024 tarih ... sayılı yazısı ile Suudi Arabistan' daki muhtelif yerel medya organlarıyla evvelce yapılan görüşmeler neticesinde söz konusu ilanın yapılamayacağının öğrenildiği bildirmiştir. İşbu dava; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak davasıdır. {}HUKUKİ DELİLLER{} HMK nun Dava Dilekçesinin İçeriği başlıklı 119. maddesi; "(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmünü amirdir. Yukarıdaki kanun hükmü gereğince davacı vekiline davalının tebligata yarar açık adresini bildirmesi için defalarca süre verilmiş ve mahkememizce de yurtiçi ve yurtdışında davalı şirketin tebligata yarar adresinin tespit edilmesi için müzekkereler yazılmasına rağmen davalı şirketin tebliğe yarar adresinin tespit edilmediği ve ayrıca davalı şirketin faaliyet gösterdiği Suudi Arabistan' da mahkememizce düzenlenen ilan metninin yayınlatılması için yazılan müzekkereye de olumsuz cevap gelmesi nedeniyle davalı şirkete tebligat yapılmadığından iş bu davanın HMK'nun 119/2. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. -{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının HMK'nun 119/2. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA 2-Alacaklı kanunen harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına. 3-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 4-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına. 5-İşbu hükümden sonra gerekli olan karar tebliğ giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davacının kendi üzerinde bırakılmasına. 6-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa davacının yatırdığı avanstan artanının talep halinde davacıya iadesine. 7-İşbu karar duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda verildiğinden ve talep olmadan gerekçeli karar tebliğe çıkarılamayacağından varsa gider avansından gerekli harcama yapılarak; davanın karara bağlandığı ve talep halinde gerekçeli kararın tebliğe çıkarılabileceği hususlarının DAVACI VEKİLİNE tebliğine. 8-İşbu gerekçeli kararın tebliğinin talep edilmesi halinde gerekçeli kararın sadece DAVACI VEKİLİNE tebliğine. Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 03/09/2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/320, K. 2024/548, T. 03.09.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-320-e-2024-548-k-764f8c6491ff