İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/516 E. 2024/685 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/516
- Karar No
- 2024/685
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu şirket aleyhine; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden; yedi adet fatura toplamı olan 39.322,88 TL fatura alacağına ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket vekilince 21/06/2023 tarihli dilekçesi ile başlatılmış olan icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı şirketin Konya . İcra Müdürlüğü'ndeki mevcut icra takibine itirazı tamamen alacağın tahsilini geciktirmek için ve kötüniyetli olduğunu, taraflar arasında davacının satışını yaptığı medikal malzemeler nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, ekte yer alan faturalarda davacıdan satın alınan malzemelerin detayları açıkça yazıldığını, faturalara davalı tarafça yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, davalı/borçlu şirketin Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra dosyasına borca ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı vekili duruşmada alınan beyanında, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Konya . İcra Müdürlüğü'ne, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacının defterlerinin SMMM bilirkişi tarafından incelenmiş rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ticari ilişkiden kaynaklı davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İtirazın İptali davasına ilişkindir. Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. Ltd. Şti., borçlusunun ... A.Ş. olduğu, borcun fatura alacağına dayandığı ve toplam 39.322,88 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Mahkememizce Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi Kanalı ile SMMM bilirkişi tarafından davacının defterlerinin incelenerek alacak borç ilişkisine yönelik rapor alınmış, bilirkişi 08/03/2024 tarihli raporda sonuç olarak; 6102 sayılı TTK. 64/3 maddesine uygun olarak davacı ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için gerekli olan; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığının tespit olunduğu, iş bu sebeple, ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu değerlendirilmekle birlikte, taraflar arasında yazılı ticari sözleşme bulunmadığı, 23.08.2023 dava tarihi ve 15.06.2023 icra takip tarihi ile davacı ... Tic. Ltd. Şti.’nin davalı ... A.Ş.’nden alacak aslı olarak 39.322,88 TL tutarında alacaklı olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişiden davalının defterlerinin incelenerek alacak borç ilişkisine yönelik rapor alınmış, bilirkişi 30/05/2024 tarihli raporda sonuç olarak; tacir olan taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu davalı taraf defter kayıtları, dosya kapsamındaki belge ve beyanlardan anlaşıldığını, davalı tarafın uyuşmazlık dönemine ait ticari defterlerinin tasdiklerinin süreleri içinde yapılmış olduğu, kayıtların kendi içinde birbirini takip ve teyit ettiği, genel olarak kayıtların muhasebe usullerine, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu, böylece HMK 222. maddesindeki şartları taşıdığı, dava ve takip konusu yedi adet faturaların davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre davacı tarafın alacaklı olduğu tutarın 39.322,88 TL olduğu, davacı taraf defterlerinde yapılan incelemeye göre de dava ve takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın 39.322,88 TL borçlu olduğu, dava ve takip konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olması, her iki taraf defterine göre davacının alacaklı davalının borçlu olduğu tutarın 39.322,88 TL olarak birbirini doğrulaması, faturaların iptal-itiraz ya da iadesine ilişkin herhangi bir belge tespit edilememesi, ve tüm diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu tutarın 39.322,88 TL olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki ticari ilişkinin bulunduğu, davacı defter kayıtlarına göre davacının 39.322,88 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı defter kayıtlarına göre ise davalının takip tarihi itibariyle 39.322,88 TL tutarında davacıya borçlu olduğu, dolayısıyla takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu konusunda her iki taraf defterinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmakla, takibe itirazın bu tutar üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın KABULÜNE, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 39.322,88 TL asıl alacak üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, 2-Kabul edilen 39.322,88 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 39.322,88 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 2.686,15 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 474,93 TL. harcın mahsubu ile kalan 2.211,22 TL. eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 474,93 TL peşin harç gideri, 269,85 TL başvuru harcı gideri, 247,50 TL tebligat ve posta gideri, 3.000 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 3.992,28 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 39.322,88 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 30.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2024 Katip Hakim Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.