İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/397 E. 2023/686 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/397
Karar No
2023/686
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLLERİ: DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ: DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : FERAGAT Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllardır devam eden bir bayilik ilişkisi ve sözleşmesi mevcut olduğunu, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin davalı şirkete ait ürünleri yetkisi olduğu bölgede tanıttığını ve ürünlerin markalaşmasında büyük çaba sarf ettiğini, davalı ile müvekkili şirket arasındaki hukuki ilişkinin müvekkili şirketin henüz bir şahıs şirketi olarak ... adı ile ticari faaliyette bulunduğu zamanlara dayandığını, davacı ile davalı yan arasında bir sorun yokken davalının 05/08/2015 tarihli posta yoluyla gönderdiği fesih bildirimi ile davacı müvekkili şirket ile iş ortaklığını sürdüremeyeceğini beyan ettiğini davalının feshinde 2015 yılı içerisinde Konya nın talep edilen performansı gösteremediğini, ciroda düşüşlerin olduğunu, rakip firma ve bayilerle mesai haricinde olunduğu iddialarına yer verdiğini, davalı şirketin bu iddialar ile kendisi için fesih sebebi yaratmaya çalıştığını, iddiaların tamamının asılsız olduğunu, yine davalı tarafın feshinde; taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin fesih bildiriminin yapıldığı dönem itibariyle devam edeceğinin belirtildiğini, davacı müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelenmesinden 2015 yılı içerisinde davacı müvekkilinin cirosunda feshe neden yaratacak bir düşüş olması gibi bir durumun bulunmadığını, davalının fesih bildirimi sırasında henüz dönem süresinin dahi bitmediğini, müvekkili şirket ile bayilik sözleşmesinin feshinden sonra davalı şirketin başka bir firma ile çalışmaya devam ettiğini, davalı şirkete Konya . Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide ettiklerini, davalı ise Gaziosmanpaşa , Noterliği aracılığıyla taleplerinin karşılanmayacağına ilişkin beyanda bulunduklarını, bütün bu hususların davalı şirketin feshinin haksız olduğunu gösterdiğini, bu fesihten kaynaklı müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi kayıpların davalı tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkili şirket ile ... İnşaat arasında imzalanan sözleşmeye göre müvekkili şirketin bayisi olduğu davalının ürünlerini temin etmek üzere edim yüklendiğini ve davalının fesih bildiriminden önce malları sipariş etmesine rağmen davalı tarafından teslimat yapılmadığını, müvekkili şirketin yoksun kaldığı karın tespitini talep ettikleri, manevi tazminat bakımından ise davalı şirketin bayiliğinin yapılması, davalı şirketin ürünlerinin tanıtımının yapılması ve ürünlerin markasal boyuta ulaşması için müvekkilinin uzun yıllar çaba sarf ettiğini, müvekkilinin bu fesih ile itibarının zedelendiğini, bu nedenle 100.000 TL manevi tazminat talepleri olduğunu, aynı zamanda davalı tarafından sözleşmenin feshi ile birlikte, kullanılması imkansız hale gelen davalı şirkete ait ürünlerin de iade edilmesi gerektiğinden bu husustaki her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne, yapılan yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Açılan davaya yetki itirazında bulunduklarını, davacı şirket ile müvekkili şirketi arasında herhangi bir yazılı anlaşma olmadığını, davacı şirketin müvekkili şirketin mallarını salın alıp Konya da kendi nam ve hesabına pazarlamak yani şirketin bu bölgede bayiisi olmak talebi ile başladığını, 2014 yılında vefat eden davacı şirket kurucusu ... ölümünden sonra davacı şirketin, davalı şirketin mamullerine ilgi duymadığını, rakip firmaların yani ithal malların duvar kağıtlarını satarak kazanç elde etmeye başladıklarını ve tüm ikazlara rağmen buna devam ettiklerini, davacı şirket ortaklarının 2015 yılı içinde iki defa İstanbul'a davet edildiğini, bu konularda duyulan kaygıların kendilerine bildirildiğini, devamın halinde ise ticari ilişkinin sürdürülmesinin imkansız hale geleceği konusunda uyarıldığını, bunun sonucunda da 05/08/2015 tarihli yazı ile ticari ilişkinin sonlandırıldığını, davacı yanın rakip firmanın mallarını satarak müvekkili şirkete ihanet ettiğini, feshin asıl sebebinin bu olduğunu, davacı şirketin bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunamayacağını, davacının müvekkili şirketten satın aldığı, elinde kalan, satamadığı malların iadesi konusundaki talebinin de dosyaya davacı tarafından ibraz edildiği bildirilen İstanbul Gaziosmanpaşa Noterliğinin cevabi ihtarnamesinde yazılı olduğu üzere ambalajları bozulmamış, zedelenmemiş olması koşuluyla mallarını gereği alacaklarının bildirildiği, davacı yanın buna da hiç cevap vermediği, açılan davanın tamamen reddi ile yapılan yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı yana hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Mahkememizce verilen 25/11/2020 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 10/05/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür. Davacı vekili feragat dilekçesinde; müvekkilinin talebi üzerine feragat ettiklerini yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmadığını, feragat nedeni ile yatırmış oldukları teminatların ve harçların iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili feragat dilekçesinde; davacı 19/04/2023 tarihli beyanıyla davadan feragat ettiğini, feragat beyanına karşı bir diyeceklerinin olmadığını, davalı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Dava; Tazminat davasıdır. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307. md.) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafından ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. 6100 Sayılı HMK yönetmeliğinin Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler başlığının 57. Maddesi ile Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 215. Maddesi ve (HMK 311. md.) Feragat ve kabul, beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312 md.) Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir. (HMK 74/1. md.) Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemesinin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1. md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT 6. md.) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır. Ayrıca feragat halinde alınacak harç ise; Davadan feragat halinde nispi değil maktu harç alınır. Yargıtay . HD.'nin ... Esas, ... K. Sayılı 25/03/2014 tarihli kararı ile davadan feragat edilmesi halinde davacıdan nispi değil maktu karar ve ilam harcının 2/3 üne hükmedilmesi gerekir. Feragat beyanı belirtilen kurallarla birlikte değerlendirildiğinde ve Yargıtay HGK 25/01/1984, ... , HD'nin 14/12/2010 tarihli ... sayılı ve . HD'nin 10/02/2005, ... -... sayılı ilamlarının da aynı doğrultuda olduğu anlaşıldığından davacı yanın davadan feragat ettiği, davalı vekilininde vekalet ücreti yargılama gideri talebi olmadığı hususları da dikkate alınarak davanın feragat nedeniyle reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE; 2-Peşin alınan 1.724,83TL. maktu karar ve ilam harcından, karar tarihi itibariyle alınması gereken (ve Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince 269,85TL. maktu harcın 2/3'ü olarak hesap edilen) 179,9‬TL'nin mahsubu ile kalan 1.544,93‬TL. harcın istek halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalının vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023 Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/397, K. 2023/686, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-397-e-2023-686-k-cccf60e2ae85