İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/130 E. 2024/480 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/130
- Karar No
- 2024/480
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Konya Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı31/01/2023 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş, Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Yurtiçi Nakliye Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin, davalı şirketin taşıyıcı sıfatı ile gerçekleştirmiş olduğu taşıma işlerinde emtiaların eksik teslim edilmesi sebebiyle davalı ... alacaklı olup davalının bu alacağı hiçbir haklı gerekçe olmaksızın ödemekten imtina etmesi üzerine davacı şirket tarafından alacağını tahsil edebilmek için son çare olarak Ereğli İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası vasıtasıyla icra takibi başlatıldığı, karşı taraf, müvekkil şirkete olan borcunu ödemekten imtina etmeye devam ettiği, borçlu olduğu sabit olan ve ödeme emri ile kendisine bir kez daha bildirilen meblağa haksız, gerekçesiz ve kötü niyetli bir biçimde itiraz ettiği, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesinin yanı sıra davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, arz ve izah olunan tüm bu sebepler ışığında; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Ereğli İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile 19.816,90 TL tutarındaki asıl alacak ve feriler yönünden takibin devamı ile bu tutar üzerinden işleyecek faizin, vekalet ücretinin, takip harç ve masraflarının müvekkil şirket'e ödenmesine ve davalı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı taraf duruşmalara katılmamış, davaya herhangi bir beyan dilekçesi sunmamıştır. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Mahkememizce İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğü'ne, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce Aktüer Bilirkişi ... rapor alınarak, taraflara tebliği sağlanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkinin getirdiği cari hesap sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizce Ereğli (Konya) İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. A.Ş., borçlusunun ... olduğu, borcun cari hesap alacağından kaynaklandığı toplam 19.816,90 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nin 87.) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E ... K sayılı ilamı) Somut olayda, her ne kadar takip dayanağı olarak cari hesap ilişkisi gösterilmiş ise de, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından takip dayanağının açık hesaptan kaynaklı alacak olduğu kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Aktüer Bilirkişinin düzenlediği 06/10/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Ereğli(Konya) İcra Dairesi ... esas nolu ödeme emrinin 22.11.2021 tarihli olduğu alacaklısının ... Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ise ... olduğu, 19.816,90 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmış olduğu, davalı/borçlu tarafından 28.01.2022 tarihli dilekçe ile “davacı ... Ticaret Anonim Şirketi adına kendisine ait kamyon ile şoförünün ... Taşımacılık Şirketine taşımış olduğu teslim etmiş olduğunu ve teslim makbuzu aldığını, ancak ... yetkilisi şahsın teslim makbuzunu kaybederek malın teslim edilmediğini söylediğini, kendilerinin davacı şirkete borcunun olmadığını beyan ettiği, incelenen davacı şirketin ticari defter tasdiklerinin ve elektronik beratlarının yasal süresinde ve TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tasdik edildiği, 6102 sayılı TTK 64/3. maddesi gereğince mevcut haliyle davacının lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı firmanın ... adına düzenlemiş olduğu 13.04.2021 tarih ve ... nolu E-ARŞİV faturanın “... NOLU FAT. HASAR YANSITMA” açıklaması ile 16.795,68 TL + 3.023,22 TL KDV olmak üzere 19.818,90 TL bedelli olduğu, davacı ile davalı arasında 10.09.2019 tarihinde başlayıp 08.05.2020 tarihine kadar devam eden ticari ilişki olduğu, davalının ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap borcunun bulunmadığı, davacının icra takibine dayanak gösterdiği hasar yansıtma faturasının 13.04.2021 tarihli ve 19.818,90 TL olduğu, davacı şirketten 13.04.2021 tarih ve ... nolu faturada belirtilen hasarla ilgili varsa bilgi belgelerin sunulmasının bildirildiğini ancak bununla ilgili belge sunulmadığını belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin ticari defter tasdiklerinin ve elektronik beratlarının yasal süresinde ve TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tasdik edildiği, davacının lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı firmanın ... adına düzenlemiş olduğu 13.04.2021 tarih ve ... nolu e-arşiv faturanın “... nolu fat. hasar yansıtma” açıklaması ile 16.795,68 TL + 3.023,22 TL KDV olmak üzere 19.818,90 TL bedelli olduğu, davacı ile davalı arasında 10.09.2019 tarihinde başlayıp 08.05.2020 tarihine kadar devam eden ticari ilişki olduğu, davalının ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap borcunun bulunmadığı, bu hususunun bilirkişi raporunda belirtildiği, davacının icra takibine dayanak gösterdiği hasar yansıtma faturasının 13.04.2021 tarihli ve 19.818,90 TL olduğu, davacı şirketten 13.04.2021 tarih ve ... nolu faturada belirtilen hasarla ilgili varsa bilgi belgelerin sunulmasının bildirildiği, ancak bununla ilgili belge sunulmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, Mahkememizce yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği anlaşılmakla, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60. TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 333,50 TL. harcın mahsubu ile kalan 94,10 TL. eksik harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalının yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024 Katip Hakim Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.