İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/359 E. 2024/818 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/359
Karar No
2024/818
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KISMEN KABUL, KISMEN RED Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., Konya ili ... İlçesi ... Mahallesinde çiftçilik ile uğraşmakta olduğunu, Müvekkil icra ettiği çiftçilik faaliyetlerini profesyonel bir şekilde yerine getirmekte buna bağlı olarak da ekili arazilerinde kuraklık riskine karşı sigorta hizmetinden yararlanmakta olduğunu, 2021 yılı için müvekkilin tarlalarının da bulunduğu Konya-..., ... Mahallesinde kuraklık gerçekleşmiş ve ürünlerde ciddi miktarda kayıplar olduğunu, Müvekkilinin gerçek zararı ve kendisine ödenmesi gereken gerçek rakam dava devam ederken yapılacak bilirkişi incelemesi ortaya çıkacağını, Bu nedenle davanın HMK'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtığını, davanın kabulü ile şimdilik 108.000 TL'nin müvekkiline eksik ödeme yapılan tarih olan 06.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini , Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, HMK 107. maddesi doğrultusunda belirsiz alacak davası açma şartları olmadığını, sigorta poliçesi kapsamında tahakkuk eden sigorta tazminatı ödenmiş olduğunu, davacının, eksperlerin yaptığı tespitler yerine il/ilçe hasar tespit komisyonları veya il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerinin belirlediği hasar oranlarının kabul edilmesi gerektiği iddiası mevzuata aykırı olduğunu, il/ilçe hasar tespit komisyonları/ tarım ve orman müdürlüklerinin tarım sigortaları kapsamında hasar inceleme yetkisi bulunmadığını bu yüzden haksız davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememiz ara kararı gereğince Ziraatçi Bilirkişi ..., Sigorta Hesap Uzmanı ..., ve Fen Bilirkişisi ...'a tevdii ile düzenlenen bilirkişi heyeti raporundan özetle; Dava konusu sigorta poliçelerinin hazırlanması, ekspertiz raporlarının tanzimi ve tazminat hesaplarının Devlet Destekli Köy Bazlı Kuraklık Verim Sigortası Genel Şartlar, Tarife ve Talimatlarına uygun olarak düzenlendiği, Davaya konu tüm poliçeler için davacıya (dain- mürtehin'e) toplam 103.210,20 TL tazminat ödenmesi gerektiği, Davalı sigorta şirketi vekili tarafından davaya cevap dilekçesinde belirtilen 97.238,04 TL ödemenin yapıldığı mahkemeniz tarafından kabul edilirse; davacının bakiye tazminat alacağının 5.972,16 TL olduğu kanaati ile görüş bildirir rapor tanzim etmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereğince Ziraatçi Bilirkişi ..., Sigorta Hesap Uzmanı ..., ve Fen Bilirkişisi ... 'a tevdii ile düzenlenen bilirkişi heyeti EK raporundan özetle; Bilirkişi Heyeti Kök Raporunda yapmış olduğumuz tespitlerin aynen geçerli olduğu, Taraf vekillerinin itirazları yukarıda sırasıyla değerlendirildiği, 2021 yılı Devlet Destekli Köy Bazlı Kuraklık Verim Sigortası Genel Şartları A.3.2.2 maddesinde “Bu tanımlar, teminatların genel açıklaması olup, tazminat hesabında Tarım Sigortaları Havuzu eksperinin referans parsellerde belirlediği verim esas alınır. Tarım Sigortaları Havuzu adına görevlendirilen eksperlerin yaptığı tespitler dışında yapılacak verim tespitleri dikkate alınmaz.” denilmekte olup heyetimizce bu durum kapsamında taraflar arasında yapılan sözleşme şartları gereği değerlendirme yapıldığı, Davaya konu tüm poliçeler için davacıya (dain-i mürtehin”e) toplam 103.210,20 TL tazminat ödenmesi gerektiği, Davalı sigorta şirketi vekili tarafından davaya cevap dilekçesinde belirtilen 97.236,34 TL ödemenin yapıldığı mahkemeniz tarafından kabul edilirse; davacının bakiye tazminat alacağının 5.973 86 TL. olduğu kanaati ile görüş bildirir rapor tanzim etmişlerdir. Davacının davalı aleyhine açtığı işbu dava üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14/03/2022 tarih ve ... Esas 2022/31 Karar sayılı görevsizlik kararına istinaden Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz 2022/359 esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür. Dava; Sigorta davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalılar aleyhine Sigorta davası açmıştır. Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (... : Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara 2016, s. 512). (18) Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekilen bir defi de değildir.Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.(... : Hukuk Muhakemeleri Usulü,C.I İstanbul 2001, s. 1157 vd.) (Yargıtay HGK 24.06.2021 T... E... K.) Husumet Taraf Sıfatı: Bir usul hukuku sorunu olmayıp, davaya konu edilen subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) red edilir.Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu olan bir olgudur.(... : Medeni Usul Hukuku el kitabı, Ankara 2020, C.I s.331 vd).(19) Eş söyleyiş ile taraf sıfatının araştırılması, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir.Dava konusu şey üzerinde kim yada kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayinin de olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olmasa bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.(Yargıtay HGK 22/06/2021 T... E... K.)(Kaynak: ... Hakim, Ara Kararlar El Kitabı) 32722 Sayılı 14 Kasım 2024 Tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25. Maddesinde yapılan değişikliklere göre yargılama gideri ve vekalet ücreti de dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir. Davacıya 06/09/2021 tarihinde kısmen ödeme yapıldığı dikkate alındığında temerrüt tarihinin bu tarih olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Deniz banktan dava açılmasına muvafakat ettiği 30/09/2024 tarihli cevabı yazıdan anlaşılmıştır. Bu nedenle husumet itirazına itibar edilmemiştir. Daha önce poliçe kapsamında ödeme yapılmıştır. Bu durumda davacının bakiye alacağının kabulü gerekmiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Davacının, davalı aleyhine açtığı tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 5.972,16TL'nin 06/09/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davalı aleyhine açtığı tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 5.972,16TL'nin 06/09/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan dava başında yatırılan 1.844,37TL'nin mahsubu ile bakiye 1.416,77-TL'nin davacıya İADESİNE, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 5.972,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 32722 Sayılı 14 Kasım 2024 Tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25. Maddesi gereğince 5.972,16-TL'nin 1/2 oranında hesaplanan 2.986,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı 1.936,57TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan 571,90-TL Keşif Harcı, 11.672,75-TL bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.244,65-TL yargılama giderinin 6.122,33TL'lik kısmının 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.maddesi'nde yapılan düzenlemeler 32722 Sayılı 14 Kasım 2024 Tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25. Maddesi gereğince arabuluculuk görüşmesine katılım sağlamayan davalı Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, geriye kalan 6.122,32‬TL'nin kabul red oranı dikkate alınarak 338,56TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 8-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 9-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-11.maddesi gereğince 32722 Sayılı 14 Kasım 2024 Tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25. Maddesine göre 660,00TL'nin davalıdan alınarak, geriye kalan 660,00TL'nin kabul red oranı dikkate alınarak 623,50TL'lik kısmının da davacıdan alınarak, geri kalan 36,50 TL'lik kısmının davalıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/359, K. 2024/818, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-359-e-2024-818-k-fb1a51a1a919