İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/249 E. 2025/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/249
Karar No
2025/707
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; İş bu davaya konu kazaya ilişkin olarak davalı şirkete başvuru yapıldığını, davalı şirketin değer kaybı olarak 08.04.2025 Tarihinde tarafımıza 23.999,99 TL ödeme yaptığını, müvekkili ... 'in, ... plakalı aracın maliki ve sürücüsü olduğunu, 14.12.2024 tarihinde ... sevk ve idaresindeki, ... Sigorta A.Ş’ne sigortalı ... plakalı araç dönüş yasağı olan caddede hatalı dönüş yapması sebebi ile müvekkil ... adına kayıtlı ... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazada, ... sevk ve idaresindeki, ... Sigorta A.Ş’ne sigortalı ... plakalı araç tam kusurlu bulunduğunu, kaza sonucu müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, boyalı ve değişen parçalar olduğunu, ... Sigorta A.Ş’ne aracın bakım ve onarım masraflarını karşıldığını ancak aracın onarımında kullanılan yan sanayi parçalar ile kullanılması gereken orijinal parçalar arasındaki fiyat farkı ve oluşan değer kaybını tazmin etmediğini, bu durumun, müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, zira kaza sonucu aracın piyasa değerinin düştüğünü, bu nedenlerden dolayı, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı ve aracın onarımında kullanılan yan sanayi parçalar ile kullanılması gereken orijinal parçalar arasındaki fiyat farkı ödenmesi karşılığı olarak daha sonra artırılmak üzere şimdilik kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle 500 TL’nin davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kaza sonucunda davacı tarafın araç hasarını tamir eden kasko firmasına 176.000 TL ödeme yapıldığını, yine davacının değer kaybı başvurusu üzerine trafik poliçesi kapsamında 23.999,99 TL ödenmekle trafik Poliçesi teminatının tükendiğini, trafik poliçesine bağlı 15.220 TL İMMS sigortası teminatı bulunmakta olup bu teminat kapsamında da davacıya dava öncesinde tam teminat ödemesi yapıldığını, görüleceği üzere poliçe kapsamında tüm teminatların tükendiğini, farklı bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun aleyhe olan hususlarını kabul etmeyerek teminat tükenmekle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 14/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği hasar/onarım bedeli(Orijinal parça kullanılmadığı iddiasıyla fark) ve bakiye değer kaybı maddi zararının tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 14/12/2024 tarihinde meydana gelen kazada davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının iddia ettiği maddi zararları olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği(Poliçe limitinin tükenip tükenmediği) hususunda olduğu görüldü. II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğu kabul edilmekte ise de T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 11/07/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. (2) KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır. 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 47/c maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 30/09/2025 Tarihli Kusur Raporunda yer alan tespitlerin, Kaza Tespit Tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde kendi sigortalısı %100 oranında asli ve tam kusurlu kabul edilerek davacıya kısmi ödeme yapılması ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (3) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları çerçevesinde davacının var ise hasar bedeli(orijinal parça kullanılmaması sebebiyle fark) ve değer kaybı maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 30/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV olmak üzere onarım bedelinin 337.124,67 TL olduğu, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 412.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 332.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 80.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan bedel düştüğünde bakiye değer kaybı maddi zararının 56.000,01 TL olduğu rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun 7-8/10 sayfasında hasar onarım bedeli hesaplanmış ve lakin davacının KASKO Şirketi tarafından hasar onarımın yapıldığı, dosya kapsamında rücu ödemesine ilişkin bilgi/belge olmadığı için mahsup yapılamadığı ifade edilmiştir. Mahkememizce davacının KASKO Şirketinden hasar dosyası getirilmiş, davacının aracının onarımı için KDV Hariç 176.000,00 TL(KDV Dahil 182.203,57 TL) ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişinin hasar/onarım bedelinden tamirat masrafı mahsup edildiğinde davacının fark maddi zararı 154.921,1‬0 TL olduğu anlaşılmıştır. (4)SİGORTA ŞİRKETİNİN POLİÇE LİMİTİ VE LİMİTİN TÜKENİP TÜKENMEDİĞİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davada kaza tarihinin 14/12/2024 tarihi olduğu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMM Sigortasının davalı tarafından 07/09/2024-07/09/2025 tarihlerini kapsar şekilde akdedildiği ve kaza tarihi itibariyle teminat limitinin araç başına 200.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Eldeki dava tarihi 09/04/2025 tarihidir. Davalı sigorta şirketi tarafından 27/03/2025 tarihinde davacının KASKO Şirketine 176.000,00 TL rücu ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Yine davalı sigorta şirketi tarafından 08/04/2025 tarihinde davacı vekiline 23.999,99 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından yine dava sonrasında 17/04/2025 tarihinde 15.219,99 TL ödeme yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler toplamı 215.219,98 TL'dir. Her ne kadar dava öncesinde sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler toplamı 199.999,99‬ TL, bakiye kalan teminat limiti 0,1 TL ise de davacı tarafından eldeki davanın 500,00 TL üzerinden 09/04/2025 tarihinde açıldığı, dava tarihinden sonra 17/04/2025 tarihinde sigorta şirketi tarafından 15.219,99 TL ödeme yapıldığı, bakiye poliçe teminat limitinin üzerinde olan 15.219,98 TL'nin lütuf ödemesi mahiyetinde olduğu ve dava değerinin üzerinde olduğu anlaşılmakla yargılama aşamasında davacının zararı karşılanmakla konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, 500,00 TL'lik dava yönüyle lütuf ödemesi ve miktarı da nazara alınarak davacının davasını açmakta haklı olduğuna kanaat edilmekle yargılama giderlerinin harçlandırılan dava değeri üzerinden davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.(ARABULUCULUK GİDERİ HARİÇ OLMAK ÜZERE) (5) SÜRÜCÜ VE İŞLETENİN DAVAYA DAHİL EDİLMESİ TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacı vekili tarafından davanın genişletilmesi talepli dilekçe ibraz edilerek dava dışı sürücü ile işletenin davaya dahil edilmesi talep edilmiş ise de T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 19/12/2019 Tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalı sigorta şirketi ile dava dışı işleten ve sürücü arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı ve davaya dahili dava yolu ile davalı ithali mümkün olmadığı gibi bir kişinin bu şekilde davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması da mümkün olmadığından dava dışı işleten ile sürücünün davaya dahil edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. (6) KANUN YOLU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar dava değeri 500,00 TL olarak ifade edilmiş ise de eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 107/1 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda yer alan alacak hesap miktarları ile adı geçen kanunun 341/3 maddesi de nazara alınarak Mahkememizce verilen kararın miktar itibariyle kanun yolu incelemesine açık olduğuna kanaat edilmekle hükmün dava değer itibariyle kesin olmadığı kabul edilmiş ve hükme karşı istinaf kanun yolu açılmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının sigorta şirketine karşı açmış olduğu davası yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harç peşinen alındığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından karşılanan 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç, 87,50TL vekalet suret harcı, 100,00TL posta ve tebligat gideri, 7.250,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 8.668,30‬‬TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 500,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 SAYILI KANUNUN 341/3 MADDESİ İLE Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/249, K. 2025/707, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-249-e-2025-707-k-cbed36c0c19b