İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/165 E. 2025/935 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/165
- Karar No
- 2025/935
- Karar Tarihi
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ya da kısa adıyla Trafik Sigortası denildiğini, ... plakalı araç davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü kusurlu olduğunu, zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, KTK. m. 91’de belirtildiği üzere işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türü olduğunu, Yasanın 91/1. ve 85/1. maddeleri bir arada ele alındığında, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı yapan sigortacının poliçede belirlenen limite kadar, işletenin sorumluluğunu üstlendiği sonucuna varılabileceğini, Yasanın 85/Son maddesine göre, işleten, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğundan, sigortacının sorumluluğunun da gerek zamanaşımı ve gerekse zararın niteliği yönünden işleten gibi değerlendirilmesi gerektiğini, Yasanın 24/1 ve 91/5. maddelerine göre, sigortası bulunmayan araçların trafiğe çıkmasının yasak olduğunu, kaza sonrası aracının eksper raporunda belirtilen parçaların hasar aldığını, hasarlanan parçalar üzerimde, onarım, değişim, boya, elektrik, döşeme ve mekanik işçiliği bulunduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin değer kaybı bedeli oluştuğunu, nitekim davaya konu araç kazadan önce kusuru bulunmayan araç iken kazadan sonra yukarıda sayılan parçalar hasarlanmış olup değer kaybı bedeli hesaplamasında bahse konu hasarların etkisinın çok büyük olduğunu, bilirkişi tarafından bahse konu hasarların göz önünde bulundurularak reel piyasadaki değer kaybı bedelinin hesaplanması talep ettiğini, değer kaybı yönünden tazminat hesabında Anayasa Mahkemesi 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren KTK Genel Şartlarını trafik sigortalarında tazminat borcunu belirleme yetkisini yürütmeye verdiği için bu hükümleri anayasaya aykırı bularak 01.09.2020 tarihinde Resmi Gazete de yayımlayarak iptal ettiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geçmişe yürümediğini, bilirkişi tarafından Yargıtay kararları çerçevesinde müvekkilin aracının modeli, markası kaza tarihindeki yaşı, kmsi, gibi hususlar göz önünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. El piyasa değeri arasındaki farkın dikkate alınması gerektiğini, Borçlar Kanununun 51. maddesine göre; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” denildiğini, işbu hüküm doğrultusunda; mahkememizden değer kaybı bedelinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesini ve hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki uyuşmazlığa konu trafik kazasının oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığından davanın doğrudan reddi gerektiğini, Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin 15/03/2001 Tarih ve ... E.... K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere zorunlu trafik sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından sürücünün kusurunun şart olduğunu, kişilerin zararına neden olacak bir kazada araç işleteninin sorumluluğunun bulunması gerektiğini, aksi taktirde ortaya çıkacak kusursuzluk hallerinden tazminat ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkacağından bahisle kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinin zaruri olduğunu, bu sebeple, kazanın meydana gelmesine yol açan halin daha iyi değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur tespitine ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, huzurdaki uyuşmazlığa konu araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı için 08.01.2025 tarihinde 2.373,00-TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket işbu ödeme ile poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, değer kaybı tazminatı hesaplaması ZMMS Genel Şartları Ek-1'de yer alan değer kaybı hesaplaması tablosuna göre yapılması gerektiğini, aksi durumda yapılacak hesaplama ile hiçbir somut veri ve kriterlere dayanılmadan subjektif görüşlere dayalı bir rapor tanzim edileceğini, bu rapor da denetime elverişli olmayacağından hükme esas alınması her iki tarafın da menfaatine aykırı sonuç doğurabileceğini, dolayısıyla yürürlükteki mevzuat gereği değer kaybı hesabının genel şartlar ekindeki hesaplama tablosuna göre yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca belirtmek gerekir ki değer kaybı hesaplaması yapılırken aracın kullanılmışlık düzeyi, model yılı, onarım maliyeti, değişen parçaların ve kilometresinin dikkate alınması gerektiğini, değer kaybı hesaplanırken aracın geçmiş hasarları ve özellikle aynı bölgeden hasar almış olması durumu dikkate alınması gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.31'de "Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi" düzenlendiğini, buna göre davaya konu araçta meydana gelen önceki hasarların tespit edilmesini ve değer kaybı tazminatı hesaplanırken bunun göz önünde tutulmasını talep ettiklerini, ayrıca değer kaybı tazminatı talep eden araçta, daha önce aynı bölgeden hasar oluşmuş olması halinde ikinci kez değer kaybı oluşmayacağını, somut olayda değer kaybı talep eden aracın daha önce aynı parçalarının hasarlanmış olduğu tespit edildiğini, geçmişte aynı bölgeden hasar bulunan araçta değer kaybı oluşmayacağından değer kaybı tazminatı talebinin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili dava değer artırım dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde talep ettikleri 10,00 TL Değer Kaybı bedeli olan maddi tazminatı 3.617,00 TL arttırarak 3.627,00 TL'ye çıkardıklarını, toplamda talep edilen maddi tazminatına ilgili Sigorta Şirketine başvuru tarihinden itibaren (03.01.2025) avans faiz yürütülerek davalıdan alınmasını talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 13/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği bakiye değer kaybı maddi zararının tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 13/03/2023 tarihinde meydana gelen kazada davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının iddia ettiği maddi zararları olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü. II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) ZAMANAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Kaza tarihinin 13/03/2023 tarihi olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde 19/04/2023 ve 08/01/2025 tarihlerinde davacıya kısmi ödeme yapıldığı, 6098 sayılı kanunun 154/1 ve 155/1 ile 2918 sayılı kanunun 109/1 maddesi nazara alınarak davalı vekilinin zamanaşımı defi yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir. (2) KUSUR RAPORUN AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır. 26/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun kullanmayan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 52/b ve 84/l maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, park halinde bulunan ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 26/05/2025 Tarihli Kusur Raporunda yer alan tespitlerin, Kaza Tespit Tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde kendi sigortalısı %100 oranında asli ve tam kusurlu kabul edilerek davacıya kısmi ödeme yapılması ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle taraf vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (3) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları çerçevesinde davacının var ise değer kaybı maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 21/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV hariç olmak üzere onarım bedelinin 6.500,00 TL olduğu, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 66.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 60.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 6.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 2.373,00 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye maddi zararının 3.627,00 TL olduğu rapor edilmiştir. T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 10/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası, Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin müzekkere cevapları, kazanın oluş şekli, çarpma noktaları, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar miktarı ve Yüksek Mahkeme içtihatları gereğince araçta meydana gelecek değer kaybının kaza tarihi itibariyle hesaplanmak durumunda olunması, dava konusu aracın yaşı itibariyle KASKO Değerinin tespit edilemediği, aracın 1985 model olduğu, daha öncesinde resmi kayıtlara bir hasar kaydının işlenmediği, kaza tarihinde 69.942 KM'de olduğu, 21/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan emsal nitelikteki ilanlar/görseller ile TÜİK verileri ve TÜFE oranları çerçevesinde hazırlanan T.C. Merkez Bankasına ait enflasyon hesaplama raporu da nazara alındığında söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle taraf vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 13/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun kullanmayan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 52/b ve 84/l maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, park halinde bulunan ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 21/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporuyla tespit edildiği üzere kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV hariç olmak üzere onarım bedelinin 6.500,00 TL olduğu, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 66.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 60.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 6.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan 2.373,00 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye maddi zararının 3.627,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının bu tutar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. (5) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 11/07/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. (6) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından avans faizi talep edilmiş ise de kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde hususi mahiyette kullanıldığı anlaşılmakla T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. (b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun 03/01/2025 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 16/01/2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davacının 13/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 3.627,00 TL bakiye değer kaybı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ... ) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 120.000,00 TL'den dava öncesi yapılan 8.623,00 TL'nin mahsubu neticesinde BAKİYE TEMİNAT LİMİTİ: 111.377,00 TL) temerrüt tarihi olan 16/01/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Peşin alınan 615,40TL harç ve 616,00TL tamamlama harcı toplamı 1.231,40TL harçtan alınması gereken 615,40TL harcın mahsubu ile fazla alınan 616,00TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç, 87,50TL vekalet suret harcı, 172,50TL posta ve tebligat gideri, 6.750,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 8.240,80TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 3.627,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE 2025 YILI İÇİN tayin olunan 40.000,00 TL'LİK parasal sınırlar nazara alınarak miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE, Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025
Katip Hakim