İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/577 E. 2025/429 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/577
Karar No
2025/429
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNANLAR : 1- 2- DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından Trafik Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen ... A.Ş.'nin sigortalısı olduğu ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 22.11.2022 tarihli trafik kazası neticesi ... plaka sayılı aracın ağır şekilde hasarlandığını, mezkur kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun tamamen kusurlu olduğu ve yasal sınırlar üzerinde 1,47 promil alkollü şekilde araç kullandığının trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğunu, mezkur kaza neticesi ... plaka sayılı araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesi neticesi 1.209.074,79-TL hasar bedeli belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi araç başına maddi limit tüketilerek zarar gören ... plakalı araç için 100.000,00-TL tazminat ödemesinin 19.02.2024 tarihinde gerçekleştirildiğini, mezkur kazada müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün yasal sınırlar üzerinde alkollü iken araç kullanması sebebi ile rücu talebinde bulunulmasının zorunlu hale geldiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda yapılan değişiklik sonrasında kazanın münhasıran alkol etkisinde meydana gelmesi aranmaksızın, araç sürücüsünün yasal sınırlar üzerinde alkol almış olması rücu için yeterli görüldüğünü, tüm bu hususlar nazara alındığında müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği davalı-sigortalıya rücu hakkının oluştuğunun sabit olduğunu, davadan önce, davalı yana, poliçe kapsamında ödenen tazminatının rücuen tahsili hususunda başvurulmuşsa da bu başvurunun sonuçsuz kaldığını, davalı yanın dava konusu borcu ödememesi sebebiyle Cihanbeyli İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile (Örnek 7) ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak davalı yanın haksız itirazları ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, sigorta tazminatını ödeyen Müvekkili şirketin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi B.4 maddesi gereği ödediği miktarı sigortalısından rücuen talep hakkı bulunduğundan işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah olunan sebeplere binaen ; Cihanbeyli İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan haksız itirazların iptaline ve takibin devamına, davalı yanın 9020'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama ve icra giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın kendileri tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, plakası yazılı araç ile 22.11.2022 tarihinde ...'nun kazaya karıştığını, araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu, yapılan ödemeye istinaden icra takibi başlatıldığını ve bu takibin itiraz neticesinde durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ederek eldeki itirazın iptali davasını açtığını sigorta şirketinin ödediği tazminatı ancak rücu şartlarının oluşması durumunda talep edebilecek olup dava konusu olayda rücu şartları gerçekleşmediğinden davanın reddi icap ettiğini, öncelikle davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla beraber davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeyi her durumda rücu edemeyecek olup rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından ZMMS Genel Şartları ile alkollü içki alınmasının doğrudan rücu sebebi teşkil ettiği ifade edilerek müvekkilin yapılan ödemeden sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de yerleşik Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere kaza eğer ki münhasıran alkolün etki ile meydana gelmiş ise sigortacının, rücu hakkını kullanabileceğini, bu nedenle mahkemece zamanaşımı defi kabul edilmez ise kazanın oluşumuna İlişkin bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak kaza sebebinin belirlenmesi gerektiğini, kaza sırasında diğer sürücünün ani frenleme, önüne kırma gibi kazaya sebebiyet verebilecek nitelikte eylemlerinin kusur durumunu ve haliyle de rücu imkanınını etkileyeceğinden bu konuda inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu olayda hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmamakla beraber, davacının yaptığı ödemenin gerçek zarar ile uyumlu olup olmadığı, fazladan bir ödeme olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirecek nitelikte olduğu dikkate alındığında likit olarak kabul edilemeyecek rücu talebi açısından 9620 icra inkar tazminatı talep etmesinin kabul edilebilir olmadığını,zira işbu davada davacının zararının ancak bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilebilecek olup davacının işbu likit olmayan alacağa ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafça dava dilekçesinde dava değeri 101.750,68 TL olduğu yazıldığını, ancak tevzi formundan anlaşılacağı üzere davacının, sistem üzerinden davasını açarken dava değerini 100 bin TL olarak göstermiş ve harcı da bu bedel üzerinden yatırdığını, bu nedenle dava değeri ile orantılı olarak harç yatırılmadığını, verilecek kesin süre içerisinde harcın yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi icap ettiğini, ayrıca dava konusu kazada müvekkilinin araç sürücüsünün kusurunun olmadığı ve rücu şartlarının oluşmadığı yönündeki itirazlarını tekrar ile birlikte yapılacak yargılama neticesinde müvekkile ait aracın sürücüsü ...'nun alkollü olduğu ve kazanın da bu nedenle gerçekleştiği tespit edilecek olur ise müvekkili şirkete yansıtılacak her türlü zararın ilgili sürücüye rücu edilebileceğinden davanın ...'ya ihbar edilmesini talep ettiklerini, neticeten, davacının yapmış olduğu ödemenin sigortalı müvekkile rücu edilebilmesi için gerekli şartlar oluşmadığını, bu nedenle icra takibinin ve itirazın iptali davasının kabulünün mümkün olmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğramış olup davacının herhangi bir alacak hakkı bulunmadığını ifade etmekle birlikte süresinde ileri sürülmeyen hakkın şu aşamada talep edilemeyeceği, buna ilaveten kusur ve hasar durumu tespit edilmeden yapılan ödemenin likit olmadığı açık olup kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe bir karar verilecek olsa dahi icra inkar tazminatına karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan işbu itirazın iptali davasına cevap verme zarureti hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah olunan ve re'sen nazara alınacak sair hususlara binaen; Davanın araç sürücüsü ...'ya (T.C. No:... ) ihbarına, (... Mah. ... Cad. No:... İç Kapı No:2 Selçuklu/ KONYA) davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle zamanaşımı nedeniyle reddine, gerekli rücu şartlarının oluşmamış olması ve müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun olmaması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Taraflar arasında akdedilen poliçe kapsamında davalı sigortalının sürücüsünün 22/11/2022 tarihinde meydana gelen kazada alkollü olarak araç kullanması sebebiyle dava dışı 3. Kişiye vermiş olduğu zararı karşılayan davacı sigortacının teminat dışı kaldığı iddia ettiği zararının rücüsu talebiyle başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 22/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigortalı sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, kazanın münsahıran sürücünün alkollü araç kullanması neticesinde mi meydana geldiği, kaza sebebiyle 3. Kişinin uğradığı bir zarar olup olmadığı, var ise gerçek zarar miktarının ne olduğu ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu görüldü. II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) ZAMANAŞAIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 03/12/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere rücu davalarında ödeme tarihinin aynı zamanda sorumluya rücu edebilme tarihi olduğu, bu nedenle zamanaşaımı başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerektiği, 2918 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi ile davacı tarafından dava dışı 3. Kişiye ödemenin 19/02/2024 tarihinde yapılması nazara alınarak davalı vekilinin zamanaşımı defi yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir. (2) KAZANIN MÜNSAHIRAN SÜRÜCÜNÜN ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMASI NETİCESİNDE MEYDANA GELİP GELMEDİĞİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/07/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak dosyanın İTÜ Trafik Heyetine tevdii ile (Heyet 3 kişiden oluşturulacak ve heyette 1 nörolog bilirkişi olacak ) 22/11/2022 Tarihinde meydana gelen trafik kazasının davalı sigortalı sürücüsü ...'nun münhasıran(salt) alkollü olması sebebiyle mi meydana geldiği yoksa kazanın tek başına alkolün etkisiyle değil de başkaca unsurların da etkili olması sebebiyle mi meydana geldiği ve aynı zamanda kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranının ne olduğu hususlarında rapor aldırılmıştır. 22/01/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle yasal sınırın oldukça üzerinde 1.58 promil derecesinde alkollü olan, kazanın oluşumunda asli kusurlu bulunan sürücü ...’nun almış olduğu aşırı alkolün etkisiyle güvenli araç sürme yeteneğini kaybetmesi sonucu münhasıran alkole bağlı kazaya sebebiyet verdiği ve adı geçen sürücünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu rapor edilmiştir. 22/01/2025 Tarihli bilirkişi heyet raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davalı vekilinin ek rapor aldırılması yönündeki itirazların reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (3) GERÇEK ZARAR MİKTARININ TESPİTİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Dava dışı ... plakalı araçta meydana gelen rücuya esas gerçek zararının tespiti için Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde gerçek maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır. 18/04/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle dava dışı ... Plakalı aracın hasarının kazalı bölgeleri, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV dahil olmak üzere oranım bedelinin 1.032.214,65 TL olarak tespit edildiği, 1.000.000,00 TL olarak belirlenen rayiç değeri ile hasar miktarının fazlalığı değerlendirildiğinde aracın onarımının ekonomik olmadığı, pert işlemi görmesinin uygun olduğu, davacı sigorta şirketinin, Karayolları Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası, Genel Şartlarına uygun olarak hasar ödeme sürecini yönettiği, ... numaralı ZMMS poliçe limiti 100.000,00 TL olduğundan, ödediği 100.000,00 TL nın dekontunun sayın mahkemeye ibraz ettiği, yukarıda belirtilen nedenlerle sigortalısına rücu şartlarının oluştuğu, yasal faiz talebinin uygun olduğu, toplam rücu tutarının asıl alacak 100.000,00 TL, ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar olan yasal faiz 1.750,68 TL olmak üzere toplam 101.750,68 TL olacağı rapor edilmiştir. 18/04/2025 Tarihli bilirkişi heyet raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davalı vekilinin ek rapor aldırılması yönündeki itirazların reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 22/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde dava dışı ... Plakalı aracın zarar gördüğü, davacı tarafından zarar gören dava dışı şahsa ZMM Poliçesi kapsamında teminat limiti kadar 19/02/2024 tarihinde ödeme yapıldığı ve akabinde sigortalı aracın işleteni olan davalıya karşı zararın rücusu için icra takibine geçildiği, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, 22/01/2025 Tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere yasal sınırın oldukça üzerinde 1.58 promil derecesinde alkollü olan, kazanın oluşumunda asli kusurlu bulunan sürücü ...’nun almış olduğu aşırı alkolün etkisiyle güvenli araç sürme yeteneğini kaybetmesi sonucu münhasıran alkole bağlı kazaya sebebiyet verdiği ve adı geçen sürücünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, 18/04/2025 Tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere dava dışı ... Plakalı aracın hasarının kazalı bölgeleri, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV dahil olmak üzere oranım bedelinin 1.032.214,65 TL olarak tespit edildiği, 1.000.000,00 TL olarak belirlenen rayiç değeri ile hasar miktarının fazlalığı değerlendirildiğinde aracın onarımının ekonomik olmadığı, pert işlemi görmesinin uygun olduğu, davacı sigorta şirketinin, Karayolları Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası, Genel Şartlarına uygun olarak hasar ödeme sürecini yönettiği, ... numaralı ZMMS poliçe limiti 100.000,00 TL olduğundan, ödediği 100.000,00 TL nın dekontunun sayın mahkemeye ibraz ettiği, yukarıda belirtilen nedenlerle sigortalısına rücu şartlarının oluştuğu, yasal faiz talebinin uygun olduğu, toplam rücu tutarının asıl alacak 100.000,00 TL, ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar olan yasal faiz 1.750,68 TL olmak üzere toplam 101.750,68 TL olacağı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile T.C. Cihanbeyli İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından ayrıca davalı aleyhine icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesi talebinde bulunulmuş ise de T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/09/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı ilamı da emsal alınarak rücuen tahsile ilişkin alacak likid olmadığından ve Yasal şartları oluşmadığından davacının 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince talep etmiş olduğu icra-inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; (a) T.C. Cihanbeyli İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin kaldığı yerden AYNEN DEVAMINA, (b) Yasal şartları oluşmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.950,59TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 1.228,90TL peşin harç ve 508,75TL icra harcı toplamı olan 1.737,65TL harcın mahsubu ile bakiye 5.212,94‬TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Harçlar Kanunun 29. maddesi gereğince davacı alacaklının icra müdürlüğüne yatırdığı binde beş tahsil harcı mahkeme harçlarına mahsup edildiğinden bu hususun icra müdürlüğünce resen dikkate alınmasına, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 427,60TL başvuru harcı, 1.228,90TL peşin harç, 508,75TL icra harcı, 60,80TL vekalet suret harcı, 1.065,00TL posta ve tebligat gideri, 14.050,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 17.341,05‬‬TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 3. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025 Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/577, K. 2025/429, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-577-e-2025-429-k-fabc3465e083