İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/563 E. 2024/735 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/563
Karar No
2024/735
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : HASIMSIZ ASLI MÜDAHİLLER : 1- VEKİLİ : : 2- VEKİLİ : : 3- VEKİLİ : :4- VEKİLİ : : 5- VEKİLİ : :6- VEKİLİ : : 7- VEKİLİ : : 8- VEKİLİ : FERİ MÜDAHİLLER : 1- VEKİLİ : : 2- VEKİLİ : KONKORDATO KOMİSERİ : DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/07/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın 02/07/2024 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın mahkememize tevdi edilerek 04/07/2024 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı esasına kaydedildiği anlaşılmış olup davanın yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 02/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin gıda sektöründe uzun yıllardır hizmet verdiğini, müvekkil şirketin iş alanı pandemi süreci, Ukrayna-Rusya savaşı, ülkemizde yaşanan deprem ve sel felaketleri nedeniyle ciddi şekilde daraldığını, döviz kurlarının da aşırı esnek olmasıyla müvekkilinin ekonomik olarak sıkıntılı zamanlar geçirdiğini, müvekkil şirketin nakit döngüsünün bozulduğunu, ancak bu durumun müvekkil şirketin mali yapısının tamamen bozulduğu anlamına gelmediğini, müvekkilinin zamanı gelen ödemelerin yapılabilmesi için nakit fonu üretme güçlüğü yaşadığını, müvekkil şirketin konkordato ön projesinin kabulü halinde yapılacak olan konkordato neticesinde alacaklıların tamamı alacaklarına eksiksiz şekilde ulaşabileceğini, müvekkil şirketin herhangi bir tenzilat talebi bulunmadığını, borçların tamamının ödeneceğini, açıklanan nedenlerle müvekkil şirket hakkında ivedi olarak geçici mühlet kararı verilmesini, müvekkil şirket hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Davacı şirket tarafından konkordato ön projesi ve ekleri ibraz edilmiştir. Mahkememiz 12/07/2024 tarihli ara kararı ile; davacı şirket lehine 12/07/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir. Geçici mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 23/08/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporu ve 18/11/2024 tarihli geçici mühlet dönemi nihai raporu ibraz edilmiş, geçici konkordato komiseri tarafından makine mühendisi bilirkişisinden 07/09/2024 tarihli, gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişisinden 22/08/2024 tarihli rapor, harita mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi heyetinden 22/08/2024 tarihli rapor alınmış, müdahiller ... Bankası A.Ş., ... Bankası T.A.O., ..., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Birliği, ... Amb. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... A.Ş., ... Gıda San. ve Tic. A.Ş., ve ... ..... Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur. Müdahil talebinde bulunan ... Gıda San. ve Tic. A.Ş., ve ... ..... Tic. Ltd. Şti.'nin başvuru ve peşin harcı yatırmaması nedeniyle müdahillik talebinin reddine, diğer müdahil talebinde bulunanların müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Geçici konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 23/08/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporunda özetle; "...1-2004 s. İİK.nin 298. maddesi gereğince, “görevlendirilmesini müteakip konkordato geçici komiserinin derhal ; Davacı şirket temsilcisine, geçici mühlet içerisindeki hak ve görevlerini içeren bir yazı tebliğ eder,” bu hüküm gereğince, 12.07.2024 Tarihli görevlendirilmem sonrasında, davacı/borçlu firma yetkilisine hakları ve sorumluklarıyla ilgili bilgiler verilmiş, taleplerimiz ve yapılan bilgilendirmenin bir özeti olacak şekilde düzenlenen 25.07.2024 tarihli bir “Tutanak” ve bu tutanakta konkordato sürecinde yapılması gerekenler yazılmış ve karşılıklı olarak imzalanmıştır. Yine aynı tarihli Konkordato geçici komiser raporu düzenlenebilmesi istenilen bilgi ve belgeler başlıklı yazı ile talep edilen bilgi ve belgeler sıralanmış ve karşılıklı imza altına alınmıştır. 2-... Bankası ile gerekli görüşmeler yapılmış ve davacı firma tarafından yapılacak ödemeler için onaycı sistemi aktif hale getirilmiştir. 3-Dava dosyasına sunulan alacaklı ve borçlularla, tarafımdan hesap mutabakatları yapılabilmesi için, firma yetkilisinden borçlu ve alacaklı olduğu tüm firma, şahıs, kurum, banka vb. posta adresleri talep edilmiştir. Ancak hala bu bilgiler tarafıma sunulmamıştır. 4-Konkordato talep eden davacı firmanın, aktifinde kayıtlı gayrimenkullerinin, demirbaşlarının ve araçlarının rayiç bedellerinin tespiti için bilirkişi görevlendirmeleri yapılmış olup, bilirkişiler tarafından gerekli keşif ve incelemeler nezaretimde yapılmıştır. Bilirkişi raporları bazı belge ve bilgi eksikleri nedeni ile henüz yazılmamış ve tarafıma sunulmamıştır. Raporlar geldikten sonra, dava dosyasına sunulan gayrimenkul, demirbaş. makine teçhizat, araç vb. bedelleri ile bilirkişiler tarafından tespit edilen fiili durumları ve rayiç bedelleri kıyaslaması yapılabilecektir..." kanaatleri bildirilmiştir. Geçici konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 18/11/2024 tarihli geçici mühlet dönemi nihai raporunda özetle; "...1.Davacı şirket başvuru dosyasında sunmuş olduğu 31.05.2024 tarihli Rayiç Değer Bilançosunda varlık fazlasının 1.269.509,97-TL. tutarında olduğu, komiserliğimiz tarafından yapılan 31.10.2024 tarihli rayiç değer çalışması sonucunda ise 7.365.147,00-TL. varlık fazlası hesaplanmıştır. Davacı şirketin rayiç değer çalışması ve komiserlik varlık çalışmaları sonucunda şirketin borca batık olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı Şirket Borca Batık değildir. Oluşan tutar farklılığı, başvuru mali tablo tarihinden sonraki faaliyetler, bilirkişi kıymet takdiri farkları, başvuru mali tablolarındaki düzeltmeler ve diğer tespit edilen farklar sonucu ortaya çıkmıştır. 2.Davacı şirket Eylül/2024 döneminde 8 kişi istihdam etmiştir. Firma ticari faaliyetlerini sürdürmektedir. Konkordato ön projesinde bütçelenen satış tutarı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında toplam 29.201.863,85 TL. iken bu dönemde gerçekleşen satış tutarı 18.419.401,26 TL. olup aradaki olumsuz fark 10.782.462,59 TL. dir. Bu olumsuz sapma yaklaşık 637 ye tekabül etmektedir. Bu oranda konkordato projesinin başarıya ulaşmasını olumsuz etkileyecek bir unsurdur. 3.Gelen mutabakat cevaplarında bazı firmalar ile davacı firma kayıtlarında uyumsuzluklar tespit edilmiştir. Konkordato komiseri olarak sunulan cari hesap mutabakatlarının mı doğru olduğu, yoksa davacı firma kayıtlarının mı doğru olduğu hususunda inceleme ve tespit etme durumu mümkün görünmemektedir. Mutabakat sağlanamayan cari hesaplar çekişmeli borç- alacak statüsündedir. Kesin mühlete geçilmesi halinde bu konulardaki incelemelerim devam edeceğinden tespitlerim güncellenebilecektir. 4.30/01/2019 tarih ve 30671 sayılı resmi gazetede yayınlanan konkordato komiserliği ve alacaklılar kuruluna dair yönetmeliğe göre davacı şirket için Alacaklılar Kurulu oluşturulmasında zorunlu hal tespit edilmemiştir. 5. Firma mali müşaviri tarafından hazırlanmış ve tarafıma sunulmuş olan 31.10.2024 tarihli (10 Aylık) gelir tablosunda 16.809.212,56 TL. zarar ettiği görülmektedir. Dolayısı ile firma konkordato projesine uygun olarak faaliyet gösterememektedir. 6. Firma için açılan konkordato hesabı olan, ... banka hesabında 18.11.2024 tarihinde 15.973,15 TL. hesap bakiyesi bulunmaktadır. 7. Davacı şirketin geçici mühleti kesintiye uğratacak bir faaliyeti tespit edilmemiştir. Geçici mühlet içinde komiserlik ve denetim faaliyetleri ile ilgili gerekli iş birliğini göstermiştir. Davacı firmanın konkordato ön projesinde borç ödeme kaynakları sadece ticari faaliyetlerinden elde edeceği kazanç olarak gösterilmiştir. Başkaca mülk satışı, ortak alma vb. kaynak girişi öngörülmemiş ve konkordato projesinde herhangi bir kaynak girişi ile ilgili revize sunulmamıştır. Firma ticari faaliyetleri sonucu oluşan cari doğalsaz vb.). borçlarını (Dönem içi mal hizmet alımları vb.) ödemekte güçlük çekmektedir. Yasal vükümlülüklerini (Vergi, ssk vb.) ödeyememektedir. Firmanın sadece üretim faaliyetleri sonucu ürettiği ürünlerin satışından elde edeceği karlar ile borçlarını ödemesinin mümkün olmaması sebebi ile farklı bir kaynak girişi olmadığı takdirde, teklif edilen konkordato ön projesinin makul ve uygulama imkânı bulunmamaktadır..." kanaatleri bildirilmiştir. Mahkememiz 27/11/2024 tarihli son duruşmasında geçici konkordato komiseri ... beyanında; "...Dosyaya sunmuş olduğum gecici mühlet dönemi 18/11/2024 tarihli nihai raporumu aynen tekrar ederim, rapor içeriğimde yapmış olduğum tespitler halen geçerliliğini korumaktadır, davacı firmanın faaliyetleri geçici mühlet sürecinde zaman zaman aksamış olup projede öngörülen hedefler ciro ve karlılık durumu açısından gerçekleşmemiştir, davacı tarafından süreç iyi niyetli yürütülmüştür, alacaklılarının zararına bir eyleme şahit olmadım, fakat uzatılan süreyle birlikte yaklaşık 5 aya tekabül eden geçici mühlet sürecinde ortaya çıkan tabloda projenin başarıya ulaşma ihtimali bulunmamaktadır..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememiz 27/11/2024 tarihli son duruşmasında davacı vekili beyanlarında; "...geçici konkordato komiseri tarafından sunulan nihai rapordaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, müvekkil geçici mühlet sürecinde iyi niyetli olarak imkanların el verdiği ölçüde ticaretine devam etmiştir, fakat piyasadaki olumsuz koşullar müvekkilin ticari faaliyetlerini zaman zaman aksatmıştır, önümüzdeki günlerde banka kredilerine erişim imkanının doğacak olması ve faizlerin düşeceği beklentisi olduğundan müvekkil faaliyetlerine daha yoğun bir şekilde karlılığını da arttırarak devam edebilecektir, bu aşamada kesin mühlet kararı verilerek mahkemenizce verilen tedbirlerin devamını talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememiz 27/11/2024 tarihli son duruşmasında davacı şirket yetkilisi beyanlarında; "...geçici mühlet sürecinde işletmemiz faaliyetlerine iyi niyetli olarak devam etmiştir, malum olduğu üzere yıl sonuna vardığımızdan piyasada bir durgunluk söz konusudur, geçici konkordato komiserinin raporunda belirttiği şekilde hedeflediğimiz hasılata ulaşamamamızda piyasadaki bu durgunluk sebebiyet vermiştir, zaman zaman işletmemizin ihtiyaç duyduğu enerjinin kesildiği ve SGK ve vergi borçlarının ödenemediği hususları doğrudur, fakat alacaklıları zarara uğratmaksızın imkanlar ölçüsünde faaliyetimize devam etmekteyiz, önümüzdeki günlerde piyasanın hareketleneceği noktasında umut vaadeden gelişmeler vardır, faaliyette bulunduğumuz sektörde bu olumlu gelişmelerden yararlanacaktır, hali hazırda şirketin tek ortağıyım, sermaye arttırımı veya şahsi mal varlığımdan şirkete kaynak yaratma gibi bir imkan maalesef bulunmamaktadır, geldiğimiz aşamada kesin mühlete geçilmesini ve tedbirlerin devam etmesini talep ediyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememiz 27/11/2024 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında; "...Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından geçici mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davacıların davasının reddine veya iflasına karar verilsin..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLME GEREKÇE : Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordato; vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 06.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar) Konkordatonun tasdiki için, öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar) Konkordato davalarında, yasada belirtilen koşulların sağlanması halinde borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamak amacıyla geçici ve kesin mühlet kararları verilmektedir. Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacının değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir. Borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. (... / ... , ... , ... , ... , Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 ) Davacı şirket vekilinin dilekçe ve beyanları, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporları, konkordato geçici komiserinin raporları ve açıklamaları ile müdahil vekillerinin talep ve itirazları, yukarıda yer verilen yargısal içtihatlar, doktrin görüşleri ve yürürlükteki mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirketin, limited şirket ünvanıyla ağırlı olarak süt ürünleri üretimi ve pazarlaması ile iştigal eden tek ortağı ve yetkilisi bulunan bir sermaye şirketi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının hazırladığı konkordato ön projesi, bir vade konkordatosu olup, projede herhangi bir tenzilat öngörülmemiş, borcun anaparasının yirmi dört aylık vade ile her ay eşit taksitler halinde ödeneceği şeklinde teklifte bulunulmuştur. Davacı şirketin konkordato ön projesinde borç ödeme kaynağı olarak ticari faaliyetlerinden elde edeceği kazanç gösterilmiştir. Ancak konkordato ön projesinde bütçelenen satış tutarı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında toplam 29.201.863,85 TL. iken bu dönemde gerçekleşen reel satış tutarı 18.419.401,26 TL olarak gerçekleşmiştir. Buna göre hedeflenen ve gerçekleşen hasılat tutarları arasındaki fark 10.782.462,59 TL. tutarında olup, yaklaşık % 40 civarında eksik hasılat gerçekleşmiştir. Ayrıca davacı şirket tarafından düzenlenen 31.10.2024 tarihli (10 Aylık) gelir tablosunda 16.809.212,56 TL. tutarında zarar edildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla davacının konkordato projesiyle uyumla olarak faaliyet gösteremediği anlaşılmıştır. Öte yandan davacı şirketin geçici mühlet sürecindeki ticari faaliyetleri sonucu oluşan doğalsaz, elektrik, su gibi cari giderlerini ödeyemediği ve bunun neticesinde ilgili kurumlar tarafından zaman zaman enerji kesintilerine maruz kalındığı, dönem içi mal ve hizmet alımlarından kaynaklı borçların dahi ödenmesinde güçlük çekildiği, vergi, ssk vb. yasal ödemelerinin yapılamadığı konkordato komiserliği tarafından tespit edilerek raporlanmış ve buna ilişkin belgeler rapor ekinde dosyaya sunulmuştur. Duruşmada hazır bulunan şirket temsilci tarafından da bu hususlar doğrulanmıştır. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı: "... Konkordato talebinden sonra doğan vergi, kira, işçi alacakları elektrik, su gideri gibi şirketin olağan masraflarını dahi ödemeyen şirketin konkordato müessesinden faydalanması mümkün olmamalıdır..." şeklindedir. Netice itibariyle; konkordato ön projesinde borç ödeme kaynağı olarak sadece ticari faaliyetlerden elde edilecek kazancın gösterildiği, buna karşılık hedeflenen hasılat ve nakit fazlasının çok gerisinde kalındığı, sadece üretim faaliyetleri sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edeceği kar ile projede belirtilen borçların ödenmesinin mümkün olmadığı, mülk satışı, ortak alma, sermaye arttırımı vb. kaynak girişinin öngörülmediği, geçici mühlet sürecindeki işletme faaliyeti için yapılan masrafların dahi ödenemediği, bu haliyle teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, davacının teklifinin soyut vaatler içerdiği, bu vaadlerin gerçekleşebileceğine dair somut ve inandırıcı hiç bir veri elde edilemediği, geçici mühletin amacına uygun kullanılamadığı, kesin mühlet aşamasına geçilmesinin alacaklıları daha da mağdur edeceği sonuç ve kanaatine varılarak, davacı şirkete verilen geçici mühletin ve bütün tedbirlerin kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın reddi karşısında iflas kararının da verilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde ise ; İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir. İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi: "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir. Yine Aynı Yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b)-Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c)-Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa. d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nun 292/1-d maddesindeki şartların oluşması halinde davacı borca batık ise iflas kararı verileceği düzenlenmiş ancak, aynı maddenin a, b ve c maddeleri için açıkça borca batıklık şartı aranmamıştır. Konkordato komiserinin yazılı raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağının komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK’nın 292. maddesi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. (Yargıtay Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar Sayılı İlamı) Bu itibarla projenin uygulanabilir olmaması ve mal varlığının korunması için gerekmesi hususları dikkate alınarak davacıın iflasına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b maddesi gereğince, davacı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No : ...- Ereğli VD. ...- Ereğli Ticaret Sicili No : 7542)'nin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE, 2-Mahkememizin 12/07/2024 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA, 3-Mahkememizin 12/07/2024 tarihli ara kararı ile verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA, 4-... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No : ...- Ereğli VD. ...- Ereğli Ticaret Sicili No : 7542)'nin İFLASINA, 27/11/2024 günü saat 11:40 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA, 5-İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına, 6-İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının (ilk aşamada 100.000 TL. olmak üzere) tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine, 7-Geçici konkordato komiseri ...'ın görevinin bugün (27/11/2024 tarihi) itibariyle son bulmasına ve kendisine bu tarihe kadar olan hizmetine yönelik olarak takdir edilen ücretin gün hesabıyla ödenmesine, 8-Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ...'ın görevinin 27/11/2024 tarihi itibariyle son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına, 9-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 12- Davanın iflas kararı ile neticelenmesi sebebiyle İİK'nun 293/3. Maddesi atfıyla İİK'nun 164/1. Maddesi gereğince, iş bu gerekçeli kararın davacı tarafa ve müdahillere re'sen tebliğine, Dair; davacı şirket temsilcisi ve vekili ile konkordato komiseri ve bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım müdahil vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2004 s. İİK'nin 293/3. ve 164/2. maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2024 Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/563, K. 2024/735, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-563-e-2024-735-k-92ac9a27d372