İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/607 E. 2024/542 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/607
- Karar No
- 2024/542
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Genel Kurul Kararının İptali İstemli DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 09/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin vefat eden hissedarı olan ... eşi olduğunu, mirasen şirketin hissedarı olduğunu, yine muris tarafından müvekkilinin emekli ikramiyesinin şirket hissedarı olmak üzere davalı şirkete yatırıldığını, müvekkilinin şirketin %30 hissedarı olduğunu, murisin müvekkilinin tüm yasal haklarını kısıtlamak amacıyla evlilik bağı içerisinde edinilen malvarlıklarını şirkete kaydettiğini, araç, taşınmaz ve banka hareketlerinin şirket üzerinden yürüttüğünü, müvekkili ile devam eden boşanma davası nedeniyle mal kaçırma çabası içinde şirket hissesinin önemli bir bölümünü oğlu ... devrettiğini ve Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinde halen derdest olarak davası devam eden vasiyetname düzenlediğini, murisin vefatından sonra mirasçıları olarak çocukları ... , ... ve müvekkili kaldığını, murisin ölümünden sonra Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile murisin oğlu olan ... olağanüstü genel kurul yapmak üzere izin kararı verildiği ve genel kurul yapılarak şirketin yönetiminin ... eline geçtiğini ve bu yapılan genel kurulun müvekkilden gizlendiğini, yapılan genel kurulun usulünce ve dürüstlük kuralına uygun olarak yapılmadığını, genel kurul toplantısına ilişkinde yapılan çağrının usulünce yapılmadığını, müvekkilinin şirketten uzaklaştırılarak etkisizleştirme çabası içerisinde hareket edildiğini, şirket kayıtlarına göre şirket sermayesinin 100.000,00TL olduğu dönemde müvekkilinin emekli ikramiyesi olan 30.000,00TL'nin müvekkili tarafından verildiğini ve bu durumunda müvekkilinin şirketin %30 hissedarı olduğunun delili olduğunu beyanla öncelikle 10/07/2023 tarihli genel kurulun 4. maddesindeki şirket mallarının devrine ilişkin yetki verilmesi kararı ve 5. maddesindeki 50.000,00TL ücret ödenmesi yönündeki kararının önlenmesi için tedbir kararı verilmesini ve bu genel kurulun iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı şirket yetkilisi mahkememize vermiş olduğu 30/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; şirket sermaye değerinin 600.000,00TL olduğunu, pay adedinin 6.000 olduğunu, 3.000 payının ... , 3.000 adedinin de aynı zamanda şirket müdürü olan muris ... ait olduğunu, muris ... vefat etmesi ile mirasçıları olarak oğlu ... , kızı ... ve eşi ... kaldığını, murisin ölümü ile kendisine ait şirket paylarının veraset ilamı ile pay edilmesi sonucu 6.000 pay adedi olan şirketin 4.125 payı ... , 1.125 payı ... ve 750 payı davacıya ait olduğunu, şirket müdürünün vefat etmesi sonucu mahkeme kararı ile şirkette olağanüstü genel kurul yapıldığını, davacının iddia ettiği gibi yapılan genel kurulda bir usulsüzlük olmadığını, genel kurulun usulünce yapıldığını, toplantı çağrısı ve alınan kararlara ilişkin yapılan işlemlerin tamamının kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun yapıldığını, davacı ile murisin ölümünden önce açılan ve devam eden boşanma davasının olduğunu, yapılan genel kurul sürecinde boşanma davasının henüz sonuçlanmadığını ve kesinleşmiş bir karar olmadığını ayrıca boşanma davasının tüzel kişilik niteliği olan şirketlerini bağlamadığını, davacının şirketin %30 ortağı olduğu iddiasının da gerçek dışı olup şirket kayıtlarının açık olduğunu, şirketin %50'şer payla muris ve ... ait olduğunu, murisin ölümü ile şirket ortaklık paylarının değiştiğini, tedbir kararı verilmesi halinde şirketin zarar göreceğini beyanla öncelikle davacının somut delile dayanmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, açılan davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketin kuruluşundan itibaren bütün genel kurul tutanakları, üye ve hazirun listeleri, ana sözleşme ve iptali istenilen 10/07/2023 tarihli genel kurul toplantısına ait tüm bilgi ve belgeler, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... ve ... esas sayılı dosyaları ve Konya . Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, şirket merkezinde ticari işletme uzmanı ve şirketler muhasebesi uzmanı bilirkişi refakatinde keşif yapılarak bu bilirkişiler ve şirketler hukuku konusunda uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/06/2023 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile; mahkememiz dosyası davalı şirket hakkında TTK'nun 410/2 maddesi gereğince belirlenen gündem maddeleri ile genel kurul toplantısı yapılması için Ağah Taha Eskiçorapçı'ya toplantı çağrıya izin verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Ticari işletme uzmanı, şirketler muhasebesi uzmanı ve şirketler hukuku konusunda uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 22/05/2024 tarihli raporda özetle; "...Her türlü hukuki yorum ve nihai takdirin sayın mahkemenize ait olduğu işaret edilerek varılan sonuçlar şu şekildedir. a) Şirketin ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet konularıyla uyumlu iş ve işlem yapıp yapmadığına ilişkin olarak, heyetimizde bulunan mali müşavir bilirkişi tarafından şirketin yaptığı iş ve işlemlerin ana faaliyet konularıyla uyumlu olduğu tespit edilmiştir. b) Şirketin ticari defterlerindeki mali durumunun gerçekle örtüşüp örtüşmediği: Şirketin mizan, gelir tablosu, bilanço ve kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan tablolardaki bilgiler birbiriyle uyumludur. Ancak, sahip olunan varlıkların her birinin gerçekte olup olmadığı, miktarları, değerleri vs. ancak özel denetim yoluyla belirlenebileceği Mahkemenin takdiridir. c)Kendisinin harcadığı emek ve mesai ile şirketin mali durumunun ve kendisine genel kurulda belirlenen ücretin uyumlu olup olmadığı: Davalı şirketin 01.01.2023-31.12.2023 dönemi gelir tablosundan, şirketin net satışlarının 59.428.636,89 TL, 2023 yılı dönem net kârının ise 5.372.794,37 TL olduğu görülmektedir. Şirket müdürüne genel kurulda verilen aylık 50.000,00 TL net ücret ödenmesi kararı, genel olarak bu ciro ve karlılığa sahip bir şirket için normal karşılanabilir. d)Genel kurul çağrısının Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.06.2023 tarih ve E. ... , K. ... sayılı kararı ile verilen izne istinaden TTK m. 410/2 uyarınca ortaklardan biri (... ) tarafından yapıldığı, çağrının 10.07.2023 tarihli toplantıdan 15 günden daha uzun bir süre önce, 23.06.2023 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanmak ve ortaklara iadeli taahhütlü mektupla bildirilmek suretiyle gerçekleştirilmiş olduğu, limited şirketlerde süresiz müdür atanması ve toplantı başkanlığının oluşturulması hususlarında bir kanuni sınırlama bulunmadığı, bu çerçevede TTK m. 617/3 atfıyla uygulama alanı bulan TTK m. 445 ve 446/1-b hükümlerinin uygulanması suretiyle toplantıda alınan kararlar bakımından dürüstlük..." kanaatleri bildirilmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE: Dava, genel kurul kararının iptali davasıdır. Davalı şirketin 10/07/2023 tarihli genel kurulunun 4. gündem maddesi ile davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili yeni müdürün seçilmesine, 5. gündem maddesi ile de şirket müdürüne aylık 50.000,00TL ücret ödenmesine karar verilmiştir. Davacı vekili, genel kurul toplantısına yapılan çağrının usulsüz olduğunu, vefat eden şirket ortağının şirketteki hisse payları mirasçılarına intikal etmeden yapılan çağrının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, seçilen şirket müdürü ile müvekkili arasında görülmekte olan başka davalar sebebiyle menfaat çatışması olduğunu, ayrıca toplantı başkanlığına seçilen kişi yönünden müvekkili ile husumet çatışması olduğunu, süresiz şirket müdürü tayininin yasaya aykırı olduğunu, daha öncesinde şirket müdürlerine ücret ödemesi yapılmadığı halde yeni seçilen şirket müdürü için aylık ücret belirlenmesinin iyi niyet ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek genel kuruldaki 4. ve 5. gündem maddelerinin iptalini talep etmiştir. Davalı taraf ise, genel kurul çağrısının usulüne uygun olduğunu, şirket paylarının olduğu gibi şirkete tescilli olduğunu, karar nisabını etkileyecek nitelikte bir çağrı usulsüzlüğünün olmadığını, toplantı ve karar sayısına etkili pay devri ve miras intikali hatasının bulunmadığını, alınan kararların dürüstlük kuralına aykırı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dosya kapsamına uygun olup, gerekçeli ve denetlenebilir olduğundan hükme esas alınan ve keşfen inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi heyetinin 22/05/2024 tarihli raporu ile dava taraflarının iddia ve savunmaları ve dosyaya celp edilen tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava konusu genel kurulun, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/06/2023 tarih, ... esas ... karar sayılı şirket ortaklarından ... verilen çağrı izni kararı uyarınca yapıldığı, söz konusu kararın kesin nitelikli olarak verildiği, toplantı çağrısının adı geçen şirket ortağı tarafından TTK'nun 414/1 maddesi uyarınca 23.06.2023 tarih ve 10859 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nin 436-437. sayfalarında toplantı gününden en az 15 gün önce yayınlandığı, bununla birlikte davacıya iadeli taahhütlü gönderim yapıldığı ve usulünce toplantı gün ve saatinin kendisine bildirildiği, bu yönüyle çağrı usulü açısından bir noksanlık veya hatanın bulunmadığı, kaldı ki çağrı usulsüzlüğünün tek başına genel kurul kararlarının iptali sonucunu doğurmadığı ancak karar nisabına etkili olması halinde bu durumun bir anlam ifade ettiği, davacının şirketteki pay durumu dikkate alındığında toplantıya katılıp katılmamasının karar nisabına etkili olmadığı, 6102 sayılı TTK’nun 362/1 maddesi gereğince, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri için en çok 3 yıllık görev süresi öngörüldüğü halde, limited şirket müdürleri bakımından yasada bu yönde bir kısıtlama bulunmadığı, bu itibarla limited şirketlerde sınırlı bir süre belirtilmediği takdirde müdürlerin görev süresinin aksi karar alınıncaya kadar sınırsız olduğunun kabulü gerektiği, dava dilekçesinde iddia edilen toplantı başkanlığına seçilen kişinin şirket müdürünün bir davada avukatlığını yapmış olmasının dürüstlük kuramına aykırı bir sonuç içermediği, zira toplantı başkanının şirket ortağı olmasını zaruri kılan bir yasal düzenleme bulunmadığı, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilen ve mahkememizce de benimsenen hususlara göre; davalı şirketin, ana sözleşmesindeki faaliyet konularıyla uyumlu iş yaptığı, şirketin mizan, gelir tablosu, bilanço ve kurumlar vergisi beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davalı şirketin yıllık cirosu ve kar durumuna göre seçilen şirket müdürü için tayin olunan aylık ücretin makul olduğu netice ve kanaatine varılmakla, dava konusu edilen genel kurul kararlarının iptalini gerektirir bir durum olmadığı, mahkememizce resen gözetilen ve yokluk yaptırımına tabi tutulmasını gerektirir de bir eksiklik veya usulsüzlüğün dava konusu genel kurul kararları için söz konusu olmadığı anlaşıldığından davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekli olmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 38,40TL vekalet suret harcı ve 20,00TL posta-tebligat gideri toplamı olan 58,40TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/09/2024 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır