İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/158 E. 2024/583 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/158
- Karar No
- 2024/583
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ: Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin satışını yaptığı boyun askı kayışı isimli ürünün üzerine deri dikebilmek amacıyla 2 cm aralıklı dikiş yapabilen ... Dikiş Makinesini davalı ...'dan 62.037,037 TL fiyatına 02/12/2022 tarihinde satın aldığını, dava konusu dikiş makinesinin satış ve kurulum işlemleri davalı şirket sahibi ... tarafından gerçekleştirildiğini ve dava konusu makine fatura tarihi itibariyle davacı şirkete teslim edildiğini, ... kurulum işlemini bizzat, davacı şirketin üretimhanesinde gerçekleştirildiğini ve ilk kurulum anı itibariyle söz konusu makinenin arıza verdiğini, ... geçici ayar düzeltmeleri yapsa da makine bir veya iki kez düzgün dikiş sağladıktan sonra üçüncü dikişi orantısız yapmaya devam ettiğini, davalı şirketin, makinede bulunan arıza nedeniyle 3 defa davacı şirketin üretimhanesine gelerek 1 defa da kendi adresine götürerek toplamda 4 kez onarım işlemi gerçekleştirildiğini, davalı şirketin bu süreçte, problemlerin iplerden veya ayarlardan kaynaklı olduğunu belirttiğini yine birden fazla kez görüntülü görüşme ile Murat Akkuş tarafından tarif edilen makine ayarları davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, tüm bunlara rağmen makinede bulunan ayıplar giderilemediğini, davacı şirketin maddi anlamda kayıp yaşadığını ve itibar kaybına da uğradığını, birden fazla defa ücretsiz onarılan makineden beklenen faydayı sağlayamayandavacı şirketin, davalı şirkete satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek bedel iadesi istediğini ve bu talebin davalı şirket tarafından reddedildiği gibi nedeniyle ayıplı mal bedeli olan 62.037,04 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ettiği görülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle arabulucu son oturum tutanağında, tarafların anlaşamadığı hususun "Taraf 1 in satın almış olduğu miami çift pabuç otomatik uzun kafa Çift iğne dikiş makinasının ayıplı olmasından kaynaklanan maddi tazminat " olarak yer almakta ise de davacı dava dilekçesinde " ayıplı mal bedeli olan 62.037,04 TL'nin tahsilini" talep ettiğini, arabulucu son oturum tutanağında tarafların anlaşamadığı husus ile davacının dava dilekçesindeki talep konusu birbirinden farklı olduğundan davacının talebi olan " ayıplı mal bedelinin talebi " arabulucu son oturum tutanağında yer almadığından davacı, arabulucu son oturum tutanağında yer almayan bir talebi, davada isteyemeyeceğini bu yüzden davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından davalıya karşı açılan davada, davaya konu makine müvekkili tarafından ... Tic. Ltd. Şti. İsimli ithalatçı firmadan getirtilerek davacıya teslim edildiğini, müvekkilinin makinenin üreticisi değil, makineleri müşterilerinin talebi doğrultusunda ithalatçı firmalardan getirttiğini, müvekkilinin üretici olmadığından ve makinede meydana gelebilecek ayıplardan sorumluluğu da bulunmadığından ve yalnızca makine sağlayıcısı bir nevi aracı konumunda olduğundan makinenin ithalatçısı ... Tic. Ltd. Şti.'nin davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, davacının iddialarına itibar edilecekse de müvekkiline atfedilecek bir ayıbın söz konusu olmadığını, ayıbın muhatabı müvekkilinin olmayıp, makinenin ithalatçısı ... Tic. Ltd. Şti. isimli firmanın olduğu gibi nedenlerle haksız davanın öncelikle usulden reddini, davanın ... Tic. Ltd. Şti.'ye ihbarını ve haksız davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasında görülmekte olan davanın satım sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ürünün iadesi, ödenen bedelin istirdatı talepli alacak davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise davaya konu üründe herhangi bir ayıp olup olmadığı, ayıp var ise niteliği, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının malı bedelinin iadesini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından; arabuluculuk son oturum tutanağında tarafların anlaşamadığı, davacının dava dilekçesindeki talebinin farklı olduğu; davacının talebi olan " ayıplı mal bedelinin talebi " arabulucuk son oturum tutanağında yer almaması nedeniyle arabulucuk son oturum tutanağında yer almayan bir talebi, davada isteyemeyeceği ve bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi talep edilmiştir. Arabuluculuk dosyası bütün olarak incelendiğinde; davacının arabuluculuk başvuru formunda ayıplı mal bedelinin talebinin yer aldığı görülmüştür. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay ilamında; "... dava konusu alacakların tamamının dava sebebinin aynı olması ve davacı tarafça “Arabuluculuk Başvuru Formu” ile dava konusu alacaklardan ilave tediye alacağına da yer verilmesi dikkate alındığında arabulucu önünde yapılan müzakerenin ilave tediye alacağını kapsadığının kabulü gerekir." (Y HD ... E., ... K.) denilmek suretiyle Arabuluculuk Başvuru Formunda yer almasına karşın arabuluculuk son oturum tutanağında yer almayan bir talebin, davada isteyemeyeceğinin ileri sürülemeyeceğine işaret edilmiştir. Bu nedenle davalının bu yöndeki savunmaları da yerinde görülmemiştir. Davanın tahkikatında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış, dosyaya makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan20.02.2024 tarihli raporun sonuç kısmında; "Davaya konu çift iğneli dikiş makinasının beklenen düzeyde otomatik olarak çift iğneli dikiş yapması, otomatik kesim yapması ve zik zak atma fonksiyonun otomatik olarak yapması gerektiği istenmiştir. Yerinde yapılan incelemede: Otomatik olarak düz dikiş yapamadığı, alt makarada devamlı iplik toplanma işleminin tekrar ettiği, otomatik olarak kesim işlemi yapamadığı, düz dikiş işlemi ile otomatik kesim işlemi yapılamadığı, masurasının sarmadığı, çift iğne ile çalışması gerekirken tek iğneli olarak çalıştığı görülmüş olup, davaya konu otomatik dikiş makinasının ayıplı olduğu, ayıbın makina teslimi sırasında anlaşılamayacağı, makina arızalarının son kullanıma bağlı olmadığı, kullanıcının makinayı kullanması ile birlikte zamanla ortaya çıkabilecek ayıplar olduğu için gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu, imalattan kaynaklı ana gövdenin çift iğneli dikişe uygun tasarlanmadığı veya sonradan eklenen çift iğne takımının ana gövdeye uyumlu olarak tasarlanmadığı için imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu, çift iğne takımına göre ana gövdenin komple yeniden tasarlanması ve gerekli testler yapıldıktan sonra müşteriye teslim edilmesi gerekirken , bu tür bir işlem yapılmadan kullanıcıya teslim edildiği yerinde makina üzerinde yapılan incelemeden anlaşıldığı, onarımının mümkün olmadığı, ayıplı olarak tasarlandığı, kullanıcı hatası olmadığı," bildirilmiştir. Davalı tarafından "makinenin ayıplı olarak tasarlandığı ve imalattan kaynaklı ayıp olduğunun kabulü halinde, davacının üretici olmaması sebebi ile müvekkilimize bir kusur isnat edilemeyeceğinden davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesi içerdiğinden, malı üreten imalatçıdan başlayarak satıcıya kadar uzanan dağıtım, pazarlama, satış zinciri içerisinde yer alan tüm gerçek ve tüzel kişiler son kullanıcıya (alıcıya) karşı “ortaklaşa ve zincirleme tam sorumlu” (6098 sayılı TBK madde 61) olduklarından, makinenin ayıplı olarak tasarlandığı ve imalattan kaynaklı ayıp nedeniyle davalının sorumlu olmadığına ilişkin savunmalar yerinde görülmemiştir. Dosyada toplanan deliller, bilirkişi raporları, emsal mahiyetteki Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında davalı tarafından temin edilen ürününü davacıya teslim edildiği lakin ürünlerde ayıp olduğu ve arıza meydana geldiği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davaya konu otomatik dikiş makinasının ayıplı olduğu, ayıbın makina teslimi sırasında anlaşılamayacağı, makina arızalarının son kullanıma bağlı olmadığı, kullanıcının makinayı kullanması ile birlikte zamanla ortaya çıkabilecek ayıplar olduğu için gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu, imalattan kaynaklı ana gövdenin çift iğneli dikişe uygun tasarlanmadığı veya sonradan eklenen çift iğne takımının ana gövdeye uyumlu olarak tasarlanmadığı için imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu, çift iğne takımına göre ana gövdenin komple yeniden tasarlanması ve gerekli testler yapıldıktan sonra müşteriye teslim edilmesi gerekirken , bu tür bir işlem yapılmadan kullanıcıya teslim edildiği yerinde makina üzerinde yapılan incelemeden anlaşıldığı, onarımının mümkün olmadığı, ayıplı olarak tasarlandığı, kullanıcı hatası olmadığı bildirildiğinden, ürünün ayıbının malın tesliminden sonra veya malın kullanılması ile birlikte ortaya çıkan ayıp olduğu için, bu ayıbın gizli ayıp olduğu görülmüştür. Mahkememizce 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225 inci maddesindeki satıcının ağır kusuru halinde ihbar sürelerinin dikkate alınmayacağı düzenlemesi bulunması ve dinlenen tanıklar ve dosya kapsamına göre ayıp ihbarının usulünce yapıldığı kabul edilmiştir. Davaya konu makinenin kullanıma engel olan ayıplara sahip olduğu, bunun üzerine davalı tarafından birden fazla kez tamir edildiği, dava konusu makinenin imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu, davalının savunmalarının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 15/06/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Birlikte ifa kuralı gereği mal bedelinin davacıya iadesine karar verilirken aynı zamanda ayıplı malın davalılara iadesi yönünde de karar verilmesi ve yine birlikte ifa kuralı gereğince davalılar aleyhine hükmedilen bedele, aracın fiilen davalılara iade edilip teslim edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, mahkemece, bu yön gözetilmeden dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." denildiğinden, bedel iadesi, malın teslimi ve faiz konularını da içerecek şekilde dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; (a) Dava konusu "... Dikiş Makinesi"nin DAVACI TARAFINDAN DAVALIYA İADESİNE, (b) 62.037,04 TL makine bedelinin "... Dikiş Makinesi"nin FİİLEN DAVALIYA İADE EDİLİP TESLİM EDİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN İŞLEYECEK YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.237,75-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 1.059,64-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.178,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 179,90-TL başvuru harcı, 1.059,64-TL peşin harç, 25,60-TL vekalet suret harcı, 1.750,00-TL bilirkişi ücreti, 2.721,50-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.736,64-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan bölümün karar kesinleştiğinde HMK'nun 333.maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 26/09/2024 Katip ... Hakim ...