İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/462 E. 2025/608 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/462
- Karar No
- 2025/608
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili davacının 2011 yılından bu yana rüzgar türbinleri bakım, onarım ve servis faaliyetleri için nitelikli iş gücü temini, lisanslı proje geliştirme ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkili şirket bünyesinde 08/03/2021 tarihinde çalışmaya başladığını, 11/08/2021 tarihinde istifa dilekçesi sunduğunu, davalı şirket bünyesinde çalışırken taraflar arasında 19/03/2021 tarihinde Eğitim Protokolü ile Gizlilik ve Rekabet Etmeme Sözleşmesi imzalandığını, davalının istifa dilekçesini sunması sonrasında sözlü olarak istifasını geri çektiğini bildirmesine rağmen ihbar süresinin bitiminde işten ayrıldığını ve rakip firma olan ... Services firmasında çalışmaya başladığını rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık nedeni ile gizlilik ve rekabet etmeme sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken cezai şartın bulunduğunu beyan etmekle gizlilik ve rekabet etmeme sözleşmesinin ihlali ile 52.110,54 TL cezai şart bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranıyla birlikte müvekkiline ödenmesini, eğitim protokolüne aykırı şekilde taahhüt edilen süreden önce iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle 11.730,51 TL ve 210,52 Euro tutarındaki eğitim bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranıyla birlikte müvekkiline ödenmesini, davalının istifası nedeniyle çalışılan günleri aşar şekilde yapılan 456 TL tutarındaki yemek ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesini, şirket aracında sebep olunan 25.000 TL tutarındaki zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil cevap dilekçesinde özet olarak; davacı tarafa hiçbir borcunun olmadığını, davacı tarafça talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, çalıştığı şirketin Afyonkarahisar/Dinar ilçesinde ticari hayatına devam ettiğini, kendisinin de aynı ilçede ikamet ettiğini, davanın Dinar mahkemelerinde açılması gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de usulüne uygun olarak yapılmadığını beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır. Dosyanın açık yargılamasında bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiş olup, mahkememizce alınan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; rekabet yasağı sözleşmesinin usulüne uygun olarak yapıldığı, sözleşme süresinin bir yıl olması, davalının mesleki tecrübesi dikkate alındığında başka iş kollarında kolayca iş bulabileceği bu bakımdan rekabet yasağı sözleşmesinin yer, zaman ve işlerin türü yönünden uygun olmayan sınırlamalar barındırmadığı, davacı şirket ile davalının fiilen çalışmaya başladığı dava dışı şirketin aynı faaliyet alanında iştigal ettiği, davalının dava dışı şirkette çalışmasının haksız rekabet teşkil ettiği, sözleşme kapsamında davcının talep edebileceği cezai şart alacağının 52.110,54 TL olduğu, 15/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı tarafından eğitim bedeli olarak 14.046,28 TL tutarında ödeme yapıldığı, davalının çalışma süresi dikkate alındığında 14.046,28 TL tutarında cezai şart alacağının doğduğu tespit edilmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen 13/03/2024 tarihli gerekçeli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve Mahkememizin ... E. ... K. Sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . H.D.nin 30/05/2025 tarihli, ... E. ... K. sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememize gönderilmiş olmakla mahkememiz ... esasına kaydı yapılmıştır. Kaldırma kararından sonra dosyanın mahkememizin ... Esas sırası üzerinden verilen tefrik kararı ile tefrik edildiği ve ... Esas sırası üzerinden yapılan incelemesi sonunda karşı görevsizlikle Konya . İş Mahkemesine gönderilmiş ve ... Esas sırası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi ve davalıların görev tanımı dikkate alındığında, iş ilişkisinin davacının müşteri çevresi veya üretim sırları ya da yaptığı işler hakkında davalılara bilgi edinme imkânı sağlayıp sağlamadığı, sağlamaktaysa bu bilgilerin kullanılması, davacının önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olup olmadığı, dolayısıyla rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, rekabet yasağı sözleşmesinin, TBK'nın 445. maddesi uyarınca davalıların ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içerip içermediği, davacı şirket ile dava dışı şirketin faaliyet alanları dikkate alındığında davalıların dava dışı şirketi kurması rekabet yasağı sözleşmesine aykırı olup olmadığı, haksız rekabet kabul edilmesi halinde davacının bu haksız rekabet nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı uğramışsa ne kadar olduğu, davacının cezai şarta hak kazandığının kabulü halinde davacının talep edebileceği cezai şart alacağının tutarının ne kadar olduğu hususunda ihtilaf bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davalı ile davacı işveren arasında imzalanan 19/03/021 tarihli gizlilik ve rekabet etmeme sözleşmesi incelendiğinde, rekabet etmeme yükümlülüğü başlığı anlatında, çalışanın işveren hizmetinde çalıştığı sürede ve işten ayrıldıktan sonra bir yıl süreyle davacı işverenin çalışma konusu olan rüzgar enerjisi sektörde ticari faaliyette bulunamayacağı, bu kapsamda yani bir şirket kuramayacağı, Türkiye'de faaliyet gösteren mevcut yerli ve yabancı şirketlerde hiçbir şekilde çalışamayacağı, ortak, görevli, temsilci ve benzeri sıfatıyla yer alamayacağı, kendisine veya üçüncü kişilere yarar sağlayacak faaliyetlerde bulunamayacağı, bu şirketlere dışarıdan hiçbir şekilde hizmet veremeyeceği düzenlenmiştir. Mezkur sözleşmenin 6. maddesinde de, çalışanın protokolde belirtilen yükümlülükleri ihlal etmesi halinde, işveren ve üçüncü kişilerde oluşacak zararları tazmin etmek haricinde işverene son brüt maaşının 6 katı tutarında cezai şart ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir. Davalı davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı firma ile aynı faaliyet kolunda çalışmaya başlamıştır. Davalı işçi, davacının yanın çalıştığı sürede davalının pozisyonu gereği davacının müşteri çevresi, iş sırları veya yaptığı işler hakkında bilgi edinmesinin mümkün olmadığı, Anayasanın 48. Maddesindeki çalışma özgürlüğünün geniş anlamda yorumlanması halinde taraflar arasındaki sözleşmenin, davalı işçinin çalışma özgürlüğünü engelleyeceği, dolayısı ile de sözleşmenin TBK.'nun 444 ve devamı Maddeleri çerçevesinde haksız rekabet hükümlerini uygulama imkanı kalmayacağı, davalının, davacı şirkette çalıştığı dönemdeki görevi gereği davacının ticari sır sayılabilecek bilgilerine vakıf olma imkanı olmadığı gibi, davalının, işverenin müşteri çevresi veya işverenin yaptığı işler hakkında edindiği bilginin işverene önemli bir zarar verecek nitelikte olmadığı, işverene önemli derecede zarar verildiğine ilişkin somut bir delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 818 sayılı BK'nın 349. (6098 sayılı TBK m. 445) maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun sınırlamalar içermemesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki davaya konu hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde coğrafi alan sınırlamasının bulunmaması, (tüm Türkiye) işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşürecek nitelikte olduğundan yukarıda açıklanan çalışma özgürlüğüne ve kanuni düzenlemelere göre rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle davanın reddi reddine ilişkin anlatılanlar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Peşin olarak alınan 1.590,75 TL harcın, alınması gereken 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 975,35 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 800,00 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.