İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/280 E. 2025/728 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/280
Karar No
2025/728
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 07/09/2023 tarihli dilekçesiyle;Davacının davalı ... Petrol ile, Konya ili, ... İlçesi, ... mahallesindeki petrol istasyonu ve tarla niteliğindeki taşınmazın devri için 18.09.2018 tarihli protokol ile anlaştığını, taraflar arasında yapılan protokole göre 1,5 milyon TL toplam bedelli, muhtelif vadelerde 8 adet çekin davacıya verildiğini, devri yapılan taşınmaz üzerine davacı lehine, 5 yıl süreli,1 milyon TL bedelli ipotek tesis edildiğini, çeklerin zamanında eksiksiz olarak ödenmesi halinde, ipoteğin kaldırılacağının hüküm altına alındığını, ancak çeklerin ödenmediğini, tapuyu davalıya devir etmesine rağmen iki yıl boyunca hiçbir ödeme alamayan davacının 28.10.2020 tarihli protokol ile 1 milyon TL'yi nakden ve defaten ödemesi halinde, 1,5 milyon TL toplam bedelli çekleri iade etmeyi ve taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmayı kabul etmesine rağmen davalının 1 milyon TL'yi de ödemediğini, aradan 8 ay daha geçmesine rağmen hala hiçbir ödeme alamayan davacının, bu kez 18.06.2021 tarihli protokol ile diğer davalı ... Petrol'ün üstlenerek (bu ana kadar borcun sadece 50.000 TL'sinin ödendiğinden bahisle) bakiye 950.000 TL'nin 50.000 TL'sinin protokol günü, kalanın 2021 Ağustos ayından 2022 Mart ayına kadar, her ayın 8. gününde olmak ve ilki 150.000 TL, diğerleri her biri 100.000 TL olmak üzere taksitler halinde ödenmesi halinde ... Petrol'ün davacıya hiçbir borcu kalmayacağını kabul ettiğini, ancak ... Petrol, protokolün imza tarihinde 50.000 TL ödemiş ise de, diğer ödemelerin hiçbirini zamanında yapmadığı gibi, 12.01.2022 tarihine kadar sadece toplam 600.000 TL ödeme yaptığını, 12.01.2022 tarihli ödemesinden sonra ... Petrol'ün 07.06.2023 tarihinde, apar topar, açıklama kısmına son protokole atıfta bulunarak toplam 350.000 TL ve gecikme faizi/ gecikme bedeli açıklamasıyla da toplam 64.329 TL'yi davacının hesabına havale ettiğini ve iş bu ödemelerden iki gün sonra da Sarayönü Noterliğinin 09.06.2023 T, ... Y sayılı ihtarnamesi ile protokol gereği tüm borçların ödendiğinden bahisle hükümsüz kalan ipoteğin fekkini ve kambiyo senetlerin iadesini ihtar ettiğini, bunun üzerine Beyoğlu 18. Noterliğinin 16.06.2023 T, ... Y sayılı ihtarnamesi ile ... Petrol'ün son protokoldeki taksitlere uymayıp önce taksitleri geç ödemesi sonra da ödemeleri tamamen kesmesi fakat ipoteğin süresinin dolmasına günler kala davacının hesabına ödemeler yapması karşısında davalıların tamamen kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davalılar aleyhine borçlunun temerrüdü nedeniyle taşınmazın devri sözleşmesinden dönmek suretiyle tapunun iptali ile davacı adına iadeten tescili veya taşınmazın bu günkü rayiç değeri üzerinden hesaplanacak bedelinin tahsili talebi ve geç/ eksik ödeme sebebiyle uğranılan her türlü zararlarını istemek hakları (bu seçimlik haklardan birini kullanmak hak ve opsiyonu davacıda kalmak kaydıyla) temerrüt ve sözleşmeye aykırı davranışlar sebebiyle uğranılan zararların giderilmesi ihtar edildiğini, böylelikle davacının 2018 yılında petrol istasyonunu devir ve telim ederek edimini 5 yıl önce yerine getirmiş ise de, bedelin ödenmesi hakkındaki karşı edim yerine getirilmediğini, bu nedenlerle taşınmaz üzerindeki ipoteğin süresi 18.09.2023 tarihinde sona ereceğinden ve ipoteğin kaldırılması halinde dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devredilme riski olduğundan, Konya ili, ... İlçesi, ... mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ipotek süresinin tedbiren uzatılmasına ve taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, borçlunun temerrüdü nedeniyle taşınmazın devri sözleşmesinden dönmek suretiyle tapunun iptali ile davacı adına iadeten tesciline, davaya konu taşınmazın devir tarihinden itibaren tahakkuk eden hakkaniyete uygun kullanım bedelinin tespiti ile davanın bu kısmına yönelik olarak iş bu belirsiz alacak davasının kabulüyle şimdilik 50.000 TL'sinin ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu talep kabul edilmediği takdirde, iş bu belirsiz alacak davasının kabulüyle, geç ve eksik ödeme sebebiyle uğranılan zararların (yapılan kısmi ödemelerin faiz ve masraflara sayılmak suretiyle) tespitiyle şimdilik 250.000 TL'nin ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığı sabit olduğundan davacının uğradığı munzam zararın tespitiyle şimdilik 250.000 TL'nin ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,davaya konu ipotek süresinin süresiz (alacak tahsil edilene kadar) uzatılmasına ve tespit edilecek alacak miktarınca ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı ... şirketinin davacının oğlu olan ... dava konusu 10818 parselde kaim petrol istasyonunu satın aldığını, bu alım satım sırasında ödenen paralardan sonra kalan bakiyenin ödenmesi noktasında davacı ile davalı arasında 18.09.2018 tarihli protokol imzalandığını, protokol içeriğinde belertildiği üzere satıcı ... adına 8 adet muhtelif vadelerde toplam tutarı 1.500.000,00TL tutarında çek keşide edilerek verildiğini, ayrıca taşınmaz üzerine davalı lehine alacağının teminatı sadedinde ipotek tesis edildiğini, çeklerin alıcıya verilmesi ve alıcının da bunları kabul etmesiyle akit gerçekleşmiş ve borçlunun ödeme mükellefiyetinin son bulduğunu, alacaklı ...'in çeklerden bir tanesini Sarayönü İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, bir ödeme aracı olarak çekleri kabul eden alacaklının bununla yetinmeyip teminat sadedinde dava konusu 10818 sayılı parsel üzerine babası ... lehine 5 yıl süreli ipotek tesis ettirdiğini, tarafların 28.10.2020 tarihinde tekrar bir araya gelerek yeni bir anlaşma sağladığını, bu yazılı anlaşma metnine göre davacı davalının 1.000.000,00TL ödemekle bakiye borcunu kapatmış olacağını, müvekkilinin 28.10.2020 tarihli "İBRANAME" başlıklı tarafların imzasını havi sözleşme ile borcunu (bir milyonb) yi ödeyip bitirdiği zaman taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılacağını, ayrıca toplam tutarı 1.Smilyont olan 8 adet çekin de davalıya iade edileceğini, yapılan peyderpey ödemelerin toplamı 1 milyon TL ye ulaşana dek alacaklı, lehine tesis edilen ipoteğin kaldırmayacağını, ne zaman ki 1 milyon TL tamamlandı ise o zaman önce ipoteğin kaldıracağını, ardından parayı alabileceğini, 19.02.2021 tarihinde dava konusu taşınmazı ve üzerindeki petrol istasyonunu diğer davalı ... Petrol isimli şirketin satın aldığını, ... Petrol isimli şirketin ... Petrol isimli şirketin davacıya olan borcunu üstlendiğini ve bu kapsamda ... Petrol isimli şirketin ... Petrol isimli şirket ve davacının da hazır bulunduğu bir toplantı düzenlendiğini, 2 tane de şahidin huzurunda 3 tarafın aralarında 18 Haziran 2021 tarihli “PROTOKOLDÜR" başlıklı anlaşmayı akdettiğini, mahiyet itibariyle bir önceki anlaşmayı tekrar etmenin yanı sıra bakiye borçtan 50.000 TL si ödenmekle kalan paranın (950.0005'nin) ödeme zamanları ve miktarlarının kararlaştırıldığını, ayrıca bu parayı ... Petrol isimli şirketin ödemeyi üstlendiğini, tarafların imzaladığı bu son anlaşma ve protokole göre ... Petrolün davacı ...'e 950.000 TL ödeyeceğini, ekte sunulan dekontlarda da görüleceği üzere ödemelerin ve gecikme faizinin ödemelerinin yapıldığını, davacının tüm protokolleri hiçbir baskı altında kalmadan kendi rızası ve iradesi ile imzaladığını, tüm ödemeleri ihtirazi kayıt ileri sürmeden aldığını ve davalıların ifasını kabul ettiğini, sözleşmeye konu borç ödenip bittikten ve davacı da bunları kabul ettikten sonra ödenenleri geri iadeye hazır olduğundan bahisle 30 milyonu aşkın bir değere sahip olan sözleşmeye konu taşınmazın tescilini istemesinin doğru olmadığını, yapılan tüm protokollerin konusu olan alacak miktarının 18.09.2018 tarihli protokolde de belirtildiği gibi "devredilen iş yerinin satışından kalan bakiyeye" ilişkin olduğunu, müvekkili ... Petrolün taşınmazı satın almak maksadı ile 2018 yılında ... Bankası ... Şubesinden toplamında 2,5milyont: (1,7 milyon TL + 800binTL) civarında kredi kullandığını ve bu kredinin davalının imza ve onayı ile direkt olarak davacının oğlu olan ...'in hesabına aktarıldığını, bakiyeye ilişkin yapılan anlaşmalar neticesinde bakiyeyi değil de taşınmazın tamamının tescilini talep etmenin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacının talebine göre protokoller gereği kendisine ödenen miktarın (yaklaşık bir milyonu) davacıya iade edecek ve değeri 30 milyondan fazla eden bir taşınmaza sahip olacağını ve bunun doğru olmayacağını, davacı tarafından haksız yere kaldırılmayan mezkur ipotek yüzünden davalı ... Petrol şirketinin EPDK ve ilgili kurumlara gerekli teminatı veremediğinden dolayı lisans alamadığını ve akaryakıt satışı yapamadığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmaz hakkında verilen 08/09/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, tedbirin fekkine ilişkin talep kabul görmez ise teminat miktarının ... ilçesi ... Mh ... parsel numaralı taşınmazın keşfen belirlenecek değerinin %20'sine çıkartılmasına, davacının tescil talebi doğrultusunda tescilini istediği ... İlçesi ... Mh ... parsel numaralı taşınmazın değerinin keşfen belirlenmesine ve eksik harcın tamamlattırılmasına, davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış ve taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmakla duruşmalara başlanılmıştır. Mahkememizce Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na, Şanlıurfa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Ceylanpınar Vergi Dairesi Başkanlığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgiler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur. Şanlıurfa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıda; davacının tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Kurumlardan gelen cevabi yazılar doğrultusunda mahkememizce verilen görevsizlik kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . HD'nin ... E., ... K. Sayılı ilamında belirtilen " Her ne kadar mahkemece davacının tacir ve davanın da mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan işletme devir sözleşmesine dayalı olup, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c maddesi uyarınca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması hakkındaki düzenlemelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu nazara alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden," gerekçe ile mahkememiz karar kaldırılmış ve mahkememizce alınan ... Esas sırası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. Kaldırma kararından sonra alınan 13/08/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; 18.06.2021 tarihli protokol kapsamında davalı tarafın sözleşme tarihinde yapılması gereken 50.000,00 TL ödemesini + 18.06.2021 tarihinde yapılması gereken 2. Taksit ödemesini süresinde yerine getirdiği, ancak 18.06.2021 tarihinde yapılacak ödemesi 10 gün + 3. Taksit ödemesini 26 gün + 4. Taksit ödemesini 24 gün + 5. Taksit ödemesini 35 gün + 6 taksit ödemesini 515 gün + 7. Taksit ödemesini 484 gün ve 8.taksit ödemesini 456 gün geç yaptığı, Davalı tarafından ödemeler sözleşmede belirtilen tarihlerde yerine getirilmemiş ise de 07.06.2023 son ödeme tarihi itibariyle; asıl alacak kalemlerine avans faiz oranı üzerinden faiz işletilerek ödeme yapılması gerekmesi halinde davalı tarafın sözleşmede kararlaştırılan anapara ve faiz toplamına karşılık 7.454,71 TL fazla ödemesinin bulunduğu, asıl alacak kalemlerine yasal faiz oranı üzerinden faiz işletilerek ödeme yapılması gerekmesi halinde davalı tarafın sözleşmede kararlaştırılan anapara ve faiz toplamına karşılık 29.717,10 TL fazla ödemesinin bulunduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında taşınmaz devrine ilişkin akdi ilişki bulunup bulunmadığı, tarafların bu akdi ilişkiden kaynaklı edim yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri, davalı tarafın geç ve eksik ödemelerinin olup olmadığı, davacının temerrüt faizini aşan bir zararının olup olmadığı, zararının olması halinde munzam zararın talep edilip edilemeyeceği, ipotek süresinin uzatılmasının mümkün olup olmadığı, ipotek bedelinin arttırılmasının mümkün olup olmadığı konularından ibarettir. Davacının davalı tarafından geç ve eksik ödeme yapıldığı iddiasına yönelik yapılan incelemede; dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre; 18.06.2021 tarihli protokol kapsamında davalı tarafın sözleşme tarihinde yapılması gereken 50.000,00 TL ödemesini + 18.06.2021 tarihinde yapılması gereken 2. Taksit ödemesini süresinde yerine getirdiği, ancak 18.06.2021 tarihinde yapılacak ödemesi 10 gün + 3. Taksit ödemesini 26 gün + 4. Taksit ödemesini 24 gün + 5. Taksit ödemesini 35 gün + 6 taksit ödemesini 515 gün + 7. Taksit ödemesini 484 gün ve 8.taksit ödemesini 456 gün geç yaptığı, davalı tarafından ödemeler sözleşmede belirtilen tarihlerde yerine getirilmemiş ise de 07.06.2023 son ödeme tarihi itibariyle; asıl alacak kalemlerine avans faiz oranı üzerinden faiz işletilerek ödeme yapılması gerekmesi halinde davalı tarafın sözleşmede kararlaştırılan anapara ve faiz toplamına karşılık 7.454,71 TL fazla ödemesinin bulunduğu, asıl alacak kalemlerine yasal faiz oranı üzerinden faiz işletilerek ödeme yapılması gerekmesi halinde davalı tarafın sözleşmede kararlaştırılan anapara ve faiz toplamına karşılık 29.717,10 TL fazla ödemesinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının iddia ettiği gibi davacı tarafın geç ve eksik ödemeden kaynaklı herhangi bir zararının olmadığı anlaşılmış ve davacının bu taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın munzam zarar talebine yönelik yapılan incelemede ise; Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliğinin bir koşulu da alacaklı yönünden mevcut olan zararın açık ve somut bir biçimde ispatıdır. Bu bağlamda ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, alacaklı yönünden aşkın (munzam) zarar olarak nitelendirilemeyeceği gibi salt bu olguya dayanılması neticesinde zararın ispatına dair koşulun gerçekleştiği söylenemez. Zira burada zararın olgusunun, HMK’nın 194. maddesi kapsamında ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılarak zarar iddiasının ispatı için gerekli tüm deliller ortaya konulmalıdır. TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Dosya kapsamından davacı tarafından yukarıda belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispatlanamadığı kanaatine ulaşılmış ve davacı tarafından ispatlanamayan munzam zarar talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın ipotek süresinin uzatılması ve ipotek bedelinin arttırılması talebine yönelik yapılan incelemede ise; yukarıda izah edildiği üzere davacı tarafın herhangi bir alacağı olmadığından davacı tarafın ipotek süresinin uzatılması ve ipotek bedelinin arttırılması talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının tüm taleplerinin REDDİNE, 2-Peşin ve tamamlama harcı ile birlikte alınan 17.077,45 TL harcın, alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.462,05 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalılar kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 80.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/11/2025

Katip Hakim

Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/280, K. 2025/728, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-280-e-2025-728-k-21ea0c15011c