İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/922 E. 2025/669 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/922
Karar No
2025/669
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :1- VEKİLİ : DAVALI :2- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 30.08.2023 tarihinde Konya ili, ... ilçesi, ... Caddesi mevkiinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, müvekkil ..., davalı ... adına kayıtlı, sürücüsü ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ve ... plakalı araç, seyir halinde iken davalı ...'ın hızlı ve alkollü olması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkil ...'in ağır yaralandığını, müvekkilinin kaza sonucu ciddi bir şekilde yaralanması nedeniyle ciddi ameliyatlar geçirdiğini, beyninde ve bacaklarında ciddi yaralanmaların meydana geldiğini, sinir sistemleri, hareket alanları ve işitme sistemleri ciddi derecede hasar gördüğünü belirmiştir. Meydana gelen kazada müvekkilin hiçbir kusuru olmadığını, araç sürücüsü ...'nun ise tamamen kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davalı ...'ın aşırı alkollü ve hızlı olması nedeniyle Seydişehir . Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında kamu davası açıldığını, kaza nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunan ... plakalı, ... poliçe numaralı araç 28/08/2023 tarihinde davalı ...'a devredildiğini ve yeni plakası ... olduğunu, devir tarihinden sonra poliçe süresi devam ederken davalının söz konusu araç ile eraber, diğer davalı yönünden ise olay tarihi olan 30.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber hem maddi hem de manevi tazminat istemleri bakımından tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacının usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacıların dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilimden talep ettiği bedensel zarar tazminatı hususunda müvekkilime usulüne uygun bir başvurunun bulunmadığını, müvekkiline başvuru esnasında belirlenen evrakların sunulması gerektiğini, KTK'nın md.97/1 maddesinde belirtilen hususların gerekleri yerine getirilmediğinden dava şartının gerçekleşmediğini, davacının daha önceden aynı zarar nedeniyle zarar sorumluları, müvekkilim ve sgk dahil üçüncü kişiler tarafından ödenen tazminat ödemelerinin de belirlenmesi durumunda bu ödemeler davacının uğradığı zararı tamamen karşılıyorsa davanın reddine, aksi takdirde ise, bu ödemelerin güncellerek tespit edilen zarar tutarından tenzil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ... sigorta'nın mesuliyeti kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, müvekkiline sigortalı olan ... plakalı aracı kullanan ... davaya konu trafik kazasında kusursuz olduğunu bu nedenle müvekkil şirketin olayda hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyet oranı tespiti kaza tarihinde yürülükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor /cenaze ve defin/ ulaşım/ yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerin teminat dışında olduğunu, davacının tüm talepleri zamanaşıma uğramış olup davanın reddi gerektiğini, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacının faiz talebinde harsız olduğunu belirterek davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Seydişehir .Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Konya SGK İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, Konya İl Sağlık Müdürlüğünden davacıya uygulanan tedaviye ilişkin belgeler, Emniyet Müdürlüğünden Ekonomik Durum Araştırmasına ilişkin bilgi ve belgeler ile Savcılık soruşturma dosyası istenilmiş ve incelenmiştir. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 11/03/2025 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranının %24 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; kişinin siyatik sinir hasarı arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %23 olduğu ve kalıcı sakıtlık niteliğinde olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olduğu, bu sürenin 6 ayında bakıcıya muhtaç olacağı, tedavi giderinin ise 36.000,00 TL olacağı belirtilmiştir. 15/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, yaya ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun yaya kusurları başlığı altındaki 68. maddesinin b bendinde belirtilen “Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır.” kuralı ihlal ettiğinden %75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun ise aynı kanunun 52. maddesinin b bendinde belirtilen “Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden %25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 28/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 73.461,02 TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararının %35 engel oranı ve TRH-2010 erkek mortalite tablosuna göre 1.329.927,47 TL, %24 maluliyet oranı ve PMF-1931 yaşama tablosuna göre 763.937,40 TL, iyileşme sürelerinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 23.415,75 TL ve kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 9.000 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı vekilinin 03/07/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile; Geçici iş göremezlik kalemi için 1.250,00 TL'den 72.211,02 TL arttırarak 73.461,02 TL, sürekli iş göremezlik kalemi için 1.250,00 TL' den 762.687,40 TL arttırarak 763.937,40 TL, bakıcı giderleri kalemi için 1.250,00 TL'den 22.165,75 TL arttırarak 23.415,75 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve iyileşme giderleri kalemi için 1.250,00 TL' den 7.750,00 TL arttırarak 9.000,00 TL tazminat istemini beyan etmiş ve bu durumda eksik kalan 864.814.17 TL’nin harcını ödediklerini bildirerek dava değerinde 864.814.17 TL'lik artırım yaptıklarını beyan etmiştir. TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; yaya ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun yaya kusurları başlığı altındaki 68. maddesinin b bendinde belirtilen “Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır.” kuralı ihlal ettiğinden %75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun ise aynı kanunun 52. maddesinin b bendinde belirtilen “Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden %25 oranında tali kusurlu olduğu, dosya kapsamında alınan 15/04/2025 tarihli raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacın dava konusu kaza neticesi yaşadığı yaralanmada kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler ..... Yönetmelik hükümlerine göre; sürekli iş göremezliğinin %35 olduğu, iyileşme sürecinin 18 ay olduğu ve bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilerek kişinin bu dönemde %100 malul olduğu, bakıcı ihtiyacının 6 ay olduğu ve faturalandırılmayan tedavi giderinin 36.000,00 TL olduğu dosya kapsamında Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 20/03/2025 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Yerleşmiş yargıtay kararlar doğrultusunda alınan 28/05/2025 tarihli aktüerya raporunun olayın oluşuna uygun olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının yaya olması nedeniyle hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere Mahkememizce hükme esas alınan maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları dikkate alınarak, davacının maddi zararları yönünden talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat taleplerine yönelik yapılan incelemede;6098 sayılı TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ... ) Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların yaralanması, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, 08/01/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; -73.461,02 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 763.937,40 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 23.415,75 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 9.000,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 869.814,17 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den 26.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (Sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı ...'ndan kaza tarihi olan 30.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, -300.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 30.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 59.417,01 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.995,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 55.421,28 TL eksik harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 41.208,44 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 2.676,78 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 4.423,33 TL harç gideri ve 9.270 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 13.693,33 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 10.181,66 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının Maddi Tazminat davasında; -Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 133.773,98 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacının Manevi Tazminat davasında; -Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 48.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/922, K. 2025/669, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-922-e-2025-669-k-a2655c2f92cb