İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/277 E. 2025/709 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/277
Karar No
2025/709
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 07/03/2024 tarihli dilekçesiyle; Müvekkili olduğu şirket tarafından davalı şirkete nakliye hizmeti sunulduğunu ve bu kapsamda müvekkili şirket tarafından düzenlenen 23.09.2022 tarihli 4.800 USD bedelli, 07.10.2022 tarihli 4.800 USD bedelli ve 07.10.2022 tarihli 4.800 USD bedelli faturalar düzenlenerek müvekkili olduğu şirket kayıtlarına ve davalı şirket kayıtlarına kaydedildiğini, Müvekkil şirketin tüm taleplerine karşın 23.09.2022 tarihli 4.800 USD bedelli faturanın 200 USD'lik kısmının ve diğer iki faturanın bedellerinin ödenmemesi nedeniyle Alaşehir İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini ve davalı şirket tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini, Davalı şirketin yetki itirazı taraflarınca kabul edilerek dosyanın Hadim İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini ve Hadim İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine de davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, davalı şirketin itirazlarının haksız olduğunu, dava konusu borcun ödenmediğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalı tarafça Hadim İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konulan borca vaki itirazın şimdilik 100 USD'lik kısmının iptali ile takibin devamına, likit bir alacağa haksız yere itiraz eden borçlu aleyhine yüzde 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili 09/04/2024 tarihli dilekçesiyle; Taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmayıp, davacının iş bu sözleşmeden kaynaklı müvekkil şirkete bir teslimatının söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın müvekkilleri yönünden reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)" davasıdır. Alaşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Gıda Seracılık Uluslararası Nakliye Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından borçlu ... Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine toplam 10.191,52 USD alacağın asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda en yüksek mevduat faizi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Alaşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilerek dosyanın Hadim İcra Müdürlüğünün ... esas sırasına kaydının yapıldığı görüldü. Bilirkişi ... tarafından sunulan 18/11/2024 tarihli raporda özetle; Davacının sunmuş olduğu bilgi ve belgelerin incelendiği, faturaların düzenlenmesi, beyan edilmesi ve ticari defterlere işlenmesi konusunda her hangi bir hataya rastlanılmadığı, Yevmiye ve Kebir Defterleri birbiri ile uyumlu 6100 S. HMK'nin 222 maddesine göre ticari defterlerin ibrazı ve delil olması özelliğini taşıdığı, dava konusu faturaların e-fatura olması nedeni ile açık veya kapalı fatura olup olmadığının tespit edilemediği, e-fatura entegratöründen gelen rapora göre GİB 1300 kodu ile Davalının e-fatura entegratörü tarafından kabul edildiği, taraflar arasında dava konusu faturalar dışında cari hesap ilişkisine yansıyan iade ya da iptal faturası bulunmadığı, yapılan kısmi ödemenin defterlere ve davalının hesabına işlendiğinin görüldüğü, yapılan incelemenin sonucunda ticari defter ve düzenlenen faturalara göre davalının 9.800 USD tutarında borcunun olduğunun görüldüğü, bunların dışında tahakkuk ettirilmiş ve davalının cari hesabına işlenmiş gecikme faizi faturasına rastlanılmadığı yönünde rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi Yunus Aldemir tarafından sunulan 14/12/2024 tarihli raporda özetle; Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti'nin e-defter kayıtlarında, 2 adet e-faturanın bedeli olan 176.064,96-TL tutarında Davacı ... Gıda A.Ş.'ne borçlu olduğu, tamamen veya kısmen ödeme yapılmadığı, iade faturası düzenlenmediğinin tespit edildiği, 31.12.2022 Yevmiye tarihli ... yevmiye madde nolu "Kapanış Fişi" ile, Davacı ... Gıda A.Ş. 176.064,96-TL alacaklı olarak defter kayıtlarının kapatıldığı yönünde rapor düzenlenmiştir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E... K sayılı ilamı) Somut olayda; Davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye istinaden, nakliye işinin yapıldığı, yapılan nakliye bedelinin ödenmediğinden bahisle, davalı hakkında Alaşehir İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların alacak, borç durumunun tespiti amacıyla ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafın 200 USD olarak icra dosyasında takip yaptığı ... nolu bedelli faturanın kayıtlı olduğu ve iade faturası düzenlenmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının davalıdan 200 USD alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinde, takip konusu 2 adet 4.800 USD’lik faturanın kayıtlı olmaması nedeniyle, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafça yemin deliline dayanılmamış olması nedeniyle, davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak davanın 100 USD üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar kısa kararda; davanın kısmen kabulüne denilmiş ve fazlaya ilişkin istemin reddine denilmiş ise de, davanın 100 USD'lik asıl alacak için açıldığı dikkate alındığında, bu hususun sehven yazıldığı anlaşılmıştır. Kısa kararda sonradan bir düzeltme yapılamayacak olması nedeniyle, hüküm kısmında bu yönde bir düzeltme yapılmamış, ancak yargılama giderleri ve vekalet ücreti, davanın tam olarak kabul edilmiş durumuna göre düzenlenmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1- Davanın kısmen kabulü ile; davalının Hadim İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 100 USD üzerinden devamına, asıl alacak olan 100 USD’ye icra takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD hesabına uygulanan en yüksek faizin yürütülmesine (%8’i geçmemek üzere) 2- Takip tarihine kadar işletilen faiz talebinin ve fazlaya ilişkin istemin reddine, 3- Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 1.930,16 TL davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine 2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 3.188,18 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 615,40 TL. maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL. harcın mahsubu ile kalan 187,80 TL. harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL. peşin harç yargılama gideri, 427,60 TL. Başvuru harcı gideri, 6.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri 227,50 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.082,70 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 3.188,18 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 3.188,18 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7 Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/11/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/277, K. 2025/709, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-277-e-2025-709-k-473149baaacb