İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/746 E. 2024/645 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/746
- Karar No
- 2024/645
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN :1- VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : 2- DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacı şirketin 18.01.2023 tarihinde davalı şirketten 27.680,93-TL bedelle “... marka ve modelde 1 adet telefon aldığını, davacının satın aldıktan kısa bir süre sonra telefonda şebeke sorunları yaşamaya başladığını, “şebeke yok” uyarısı vermeye başladığını, cihaz kapatılıp açıldığında kısa süreli şebeke gelip sonrasında “şebeke yok” uyarısı verdiğini, müvekkilin telefonu garanti kapsamında 25.04.2023 tarihinde ... servisine götürdüğünü, servis işleminde “mikro incelemelerde yetkili servis dışı işlem tespit edildiği gerekçesiyle işlem yapılmadığını, ardından davacının cihazı Ankara ... Teknik Servise gönderdiğini, yine aynı gerekçeler ile kabul edilmediğini,servis işlemlerinden sonra da telefonun çalışmadığını, telefonun işlem yapılmadan davacıya teslim edildiğini, ekonomik değeri yüksek olan ve garanti kapsamında olan cep telefonunun yetkili olmayan servise verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğunun TBK madde 219 hükümlerine tabi olduğunu belirterek, sonuç olarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, satılanın ayıplı çıkması nedeniyle ayıpsız olarak aynısı ile değiştirilmesine, aksi takdirde ürünün bugünkü bedelinin ödenmesine ve temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi işletilmesine ve davacının cep telefonu kullanamaması sebebiyle mahrumiyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davalı şirketin, ... A.Ş.'nin kurumsal bayisi olarak hizmet verdiğini, ... A.Ş.'nin distrübitor ... A.Ş. arasındaki anlaşmaya dayalı olarak kurumsal GSM müşterilerine cihaz satışı yaptığını, ücretini doğrudan davacı Müşterisinin(davacı) hat faturasına yansıtarak tahsil ettiğini, satılan cihazın Genpa tarafından davalı şirkete fatura edildiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin bu satış işlemindeki rolünün ise ... A.Ş.'den ürünü teslim alarak Türkcell müşterisine birebir elden teslim etmekten ibaret olduğunu, muhasebesel olarak davalı şirketin carisine giren cihaz bedelinin ... tarafından ... şirketine ödendiğini, satış ve bedel tahsili işlemlerinde davalı şirketin taraf olmadığını, bu usulle yapılan işlemlerde müvekkilin aldığı rolün, Türk Borçlar Kanunu kapsamında müvekkile satıcı sıfatı kazandırmadığından müvekkil şirkete yöneltilen bu davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, esasa ilişkin dava konusu ürünün jelatinle kaplı sıfır kutusunda tam ve eksiksiz teslim alındığını, cihazın teslim edildiği tarihte ayıplı olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, davanın HMK 61 kapsamında üçüncü kişi konumundaki şirketlere ihbarını, yapılacak yargılama sonucunda öncelikle husumet yönünden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Tic. A.Ş. vekili cevabında özetle; ihbar olunan şirket dava konusu cihaza ilişkin olarak distribütör firma ve teknik servis olup davacı firma ile aralarında doğrudan bir sözleşme bulunmadığını, cihazın da satıcısı olmadığını, bu nedenle ihbar olunan şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, bu sebeplerle davacı yanca haksız ve hukuka aykırı olarak açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ayıp iddiasına dayalı satış konusu malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi olmadığı takdirde sözleşmeden dönme nedeniyle mal bedelinin tahsili ile mahrumiyet bedelinin tahsili isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf; satış sözleşmesine konu telefonun ayıplı olup olmadığı, ayıbın kullanıcı hatasından mı yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığı, ayıbın giderilmesinin mümkün olup olmadığı, mümkünse onarım bedelinin ne kadar olduğu, davacının ayıp nedeniyle satılanın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmesinin mümkün olup olmadığı, yine davacının mahrumiyetten kaynaklı zararının bulunup bulunmadığı, varsa tutarının ne kadar olduğu, davacı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, malın satıcısının kim olduğu ve davalının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarından ibarettir. Her ne kadar davalı husumet itirazında bulunmuş ise de, davaya konu telefona ilişkin faturanın davalı tarafından tanzim ediliği, dolayısıyla satış sözleşmesinin davacı ile davalı arasında kurulduğu anlaşıldığından husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Bunun yanında davalı ayıp ihbarında bulunulmadığını savunmuş ise de, dava aşamasına kadar ki süreçte davacı tarafından defaten telefonun onarımı için yetkili servise başvurulmuş olması karşısında bu savunmanın yerinde olmadığı kabul edilmiştir. 6098 s. TBK'nın 227. maddesine göre; " Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, davaya konu telefonun gizli ayıplı olduğu, ayıbın kullanıcı hatasından mı yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının tespitinin yapılamayacağı, ayıbın giderilmesinin mümkün olduğu, onarım halinde davacının elde etmeyi beklediği menfaati elde etmesinin mümkün olduğu tespit edilmiştir. 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile cep telefonundaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, cep telefonunda ''servis yok uyarısı'' - ''baseband arızası'' sorununa sebebiyet verecek ölçüde kullanıcı hatası olabilecek sıvı teması, ezilme, bükülme, darbe vb. emarelerin olmadığı bu nedenle dava konusu cep telefonundaki söz konusu arızanın kullanıcı hatası olmadığı, dava konusu arızanın üretim/tasarım kaynaklı olduğu, cep telefondaki ayıbın giderilmesinin mümkün olduğu, baseband entegresi cihazın anakartında bulunan ve değiştirilemeyen parça olması nedeniyle anakartın değiştirilmesi gerektiği, dava tarihi 24/11/2023 itibariyle dava konusu cihazın anakart değişim bedelinin 17.500,00 TL olacağı, onarımı halinde Davacı ... Ltd. Şti.'nin söz konusu cihazdan beklediği menfaati elde edebileceği, Davacı ... Ltd. Şti.'nin dava konusu cep telefonu ilk arıza tarihi 25/04/2023 ile dava tarihi 24/11/2023 arasında yaklaşık yedi ay boyunca kullanamadığı, yapılan piyasa araştırmaları neticesi söz konusu cihazı kullanamamasından kaynaklı olarak 7.000,00 TL (aylık ortalama cihaz kiralama bedeli 1.000,00 TL, 7 aylık cihaz kiralama bedeli: 7*1000,00 TL =7.000,00 TL) mahrumiyet zararının olacağı tespit edilmiştir. Ayıbın kullanıcı hatasından mı yoksa üretimden kaynaklı mı olduğu konusunda 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporu birbiriyle çeliştiğinden bu konuda yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş ve 11/07/2024 tarihli rapor ile telefonun gizli ayıplı olduğu, hatanın üretim kaynaklı olduğu ve telefona yetkili servisler dahil başkaca kişilerce müdahale edilmediği tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; satış sözleşmesine konu telefonun gizli ayıplı olduğu, ayıbın üretim hatasından kaynaklı olduğu, onarım halinde davacının telefondan beklediği menfaati elde edebileceği, onarım bedelinin 17.500,00 TL olması satış bedelinin ise 27.680,00 TL olması karşısında malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve sözleşmeden dönme seçimlik haklarının kullanılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı, davacının sadece onarım bedelinin tahsilini isteyebileceği ve bu tutarın 17.500,00 TL olduğu, davacının telefonu kullanamamaktan kaynaklı zararın ise 7.000,00 TL olduğu, davalının bu zarardan da TBK'nın 227/2. maddesi uyarınca sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; " Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, imalattan kaynaklanan ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmenin mevcut durumda haklı görülmediğinden değer kaybına hükmedilmiş olup, davada gerçek anlamda reddedilen bir kısım bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı vekili lehine vekalet ücretine ve davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." şeklindedir. Yargılama gideri yönünden yapılan değerlendirmede bahsi geçen içtihatta da belirtildiği üzere eldeki davada gerçek anlamda reddedilen bir kısım olmadığından davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 17.500,00 TL onarım bedeli ve 7.000,00 TL mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 24.500,00 TL'nin, 7.000,00 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 17.500,00 TL'lik kısmının ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gereken 1.673,59 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 802,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 870,96 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.072,48 TL harç gideri ve 6.250,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.322,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 24.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2024 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.