İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/237 E. 2023/713 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/237
- Karar No
- 2023/713
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : İHBAR OLUNAN : DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki özel hukuk hükümlerine tabi dağıtım sistem kullanım anlaşmasından kaynaklı alacak istemine ilişkin olan işbu dava kapsamında; dağıtım tarifesi adı altında diğer (lisanslı) üreticilere nazaran 10 katı oranında fazla tahsilat yapılmasına dayanak olacak şekilde davacının elektrik dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturup-oluşturmadığı, davacıdan tahsil edilen bedelin genel işlem koşulu niteliğinde olup-olmadığı ile mülkiyet hakkının ihlal edilip-edilmediği, davalının dürüstlük kuralına uygun hareket edip-etmediği ile normlar hiyerarşisi ilkesinin ihlal edilip-edilmediği hususlarının tespiti ile davalı tarafından hukuka aykırı şekilde fazla bedel tahsil edilmiş ise bunun miktarının belirlenerek davacıya iadesine karar verilmesini, şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini ayrıca dosyanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayısı ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarifeler, üstün kamu iradesi tarafından herkes için bağlayıcı nitelikte olmak üzere EPDK tarafından belirlenmekte olup idari birer işlem niteliğinde olduğunu, dava EPDK tarafından düzenlenen tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan öncelikle pasif husumetin temelde EPDK'ye yöneltilmesi gerektiğini, davacı, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'ne göre faaliyet yürüttüğünü, davacı kendisinin kullandığı kr/kWh miktarını bilebilecek durumda olduğunu, belirsiz alacak davasının açılabilmesinin mümkün olamayacağını, davacı lisanssız statüde olması sayesinde tüm bu bedelleri ödemekten muaf tutulduğunu, ayrıca üretim lisansı başvurusunda bulunan tüzel kişiden, önlisans yükümlülüklerinin yerine getirilmesini müteakiben üretim tesisinin lisansında belirlenen inşaat süresi içerisinde kurulmaması halinde irat kaydedilmek üzere, kurulmak istenen üretim tesisi niteliğine ve büyüklüğüne göre yatırım tutarının yüzde onunu geçmemek üzere teminat mektubu alındığını, yasal hukuki statü avantajlarının yanında lisanssız elektrik üreten tesisler ürettikleri enerjiyi daha yüksek bir bedelle satmaları sayesinde fiyat avantajına sahip olduklarını, davacının lisanssız santral için başvuru yaptığı Mart 2016 yılında kWh başıma alım garantisi 6,99 dolar/cent civarında iken, 2021 yılında ise YEKA kapsamında kurulan lisanslı tesisler için alım garantisi birim fiyatları 20 kuruş/kWh civarında olduğunu, davacı tesis kurulum aşamasında TEİAŞ'a herhangi bir katkı payı ödemesi yapmadığından veya tavan fiyatın düşürülerek yarışmaya girmemesinden dolayı lisanslı tesis kapsamında değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağını, davacı lisanssız GES'e yatırım yapmayı lisanslı / lisanssız ayrımını avantajlı dezavantajlı yönlerini bilerek basiretli bir tacir olarak tercih etmiş ve kendi tercih ettiği statü üzerinden hukuk güvenliği ve hukuki öngörülebilirlik içinde EPDK tarafından bir idari işlem olarak belirlenen tarife ile fiyatlandırıldığını, davacının durumu itibariyle baştan itibaren lisanslı GES'lere göre lisanssız GES'ler ilgili farklılıklar baştan itibaren davacı açısından hukuki öngörülebilirlik ve bunun getirdiği hukuki güvenlik ilkesinin bir yansıması olarak nasıl bir hukuki muamele karşılaşacağını bildiğini, bu yönüyle de dava açıkça kötü niyetli olup haksız bir menfaat sağlamaya dönük olduğunu belirterek davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, adli yargı yolunun görevli olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 14/04/2022 tarihli dilekçesi ile, davanın T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na ihbarını talep etmiş, dava ihbar edilmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Mahkememizce ... A.Ş.'ne, Danıştay Genel Sekreterliği'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacak isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf: davalı dağıtım şirketinin lisanslı üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi ile lisansız üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi arasında fark olup olmadığı, bu farkın dayanağının ne olduğu, dağıtım tarifelerinin kim tarafından hazırlandığı, dağıtım tarifesinin belirlenmesinde davalının etkisinin bulunup bulunmadığı, üreticilere uygulanan tarifelerdeki farklılığın yasaya uygun olup olmadığı, lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere kıyasla sisteme bağlanmasının daha fazla maliyet gerektirip gerektirmediği, bu ek maliyetlerin nelerden ibaret olduğu, ihtiyaç fazlası enerji yönünden davacının dağıtım bedeli katkı payından sorumlu olup, olmadığı davacıdan tahsil edilen dağıtım bedellerinin davalıdan istirdadının gerekip gerekmediği, varsa tutarının ne kadar olduğu, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olup olmadığı, dava şartı eksikliği bulunup bulunmadığı, davalının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davada zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın sistem kullanım/dağıtım bedeli adı altında davalı tarafça tahsil edilen tutarın istirdadına ilişkin olup, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, dava tarihi itibariyle ihtilafa uygulanması gereken 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı, bu bakımdan zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı, uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin eylemlerden kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmış, davalının yargı yolu itirazı da yerinde görülmemiştir. Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Elektrik Yüksek Mühendisi ... , Elektrik mühendisi ... ve Mali Müşavir ... tarafından alınan 15.06.2023 tarihli heyet raporunda, taraflar arasında akdedilen " Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" nda dağıtım sistem kullanım birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı ve anlaşma ile mevzuatın ve mevzuat değişikliklerinin geçerli kılındığı, lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerinin teknik olarak dağıtım sistemini kullanmalarında birbirlerine göre bir farklılık bulunmadığı ve lisanssız üreticilerin dağıtım sistemine ilave maliyet ve külfet oluşturmadığı, ancak Yasal mevzuat gereğince Lisanssız Elektrik Üreticilerine uygulanacak dağıtım sistem kullanım tarifelerinin düzenleyici kurum olan EPDK Kurul Kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifeleri ile belirlendiği, davalı MEDAŞ'ın EPDK kurul kararlarına ve tarifelere uymak zorunda olduğu, davalı MEDAŞ tarafından EPDK kurul kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifelerinde yer alan dağıtım sistem kullanım tarifelerini davacıya doğru şekilde uyguladığı ve faturaların fazladan bir bedel içermediği değerlendirildiği, 6446 sayılı Yasanın değişik geçici 20. Maddesi ile EPDK'nın lisanssız elektrik üreticileri için uygulamaya koyduğu tarifelerin dayanağı kurul kararlarının halen yürürlükte olduğu, davalı MEDAŞ'ın EPDK Kurul Kararı ile uygulamaya konulan dönem tarife tablolarında yer alan lisanssız üreticiler için geçerli birim fiyatları doğru şekilde alarak faturaları düzenlemiş olmasına bağlı olarak, davacı şirketin davalı MEDAŞ'tan uyuşmazlığa konu taleplere ilişkin bir alacağının bulunmadığı değerlendirildiği, davaya konu ... Abone Tesisat No.lu lisanssız güneş enerjisi üretim tesisin için 31.12.2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için uygulanan "Üreticiler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesinin " uygulandığı ve lisanslı elektrik üreticilerine göre 127.879,09 TL daha fazla dağıtım sistemi kullanım bedeli alındığı, davalı dağıtım şirketinin lisanslı üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi ile lisansız üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi arasında 01.01.2017 tarihinden önce bir fark bulunmadığı ancak bu tarihten sonra fark oluşturulduğu,ancak bu farkın dayanağı davalı yanca somutlaştırılmadığı, dağıtım tarifesinin, davalının da dahil olduğu dağıtım şirketleri tarafından hazırlanarak EPDK'ya teklif edilmekte olduğu, ancak EPDK tarafından onaylanmasını müteakip tüm bölgelerde hiçbir fark olmaksızın aynı tarife uygulandığı, Lisanssız üreticilere uygulanan tarifelerin, sadece ek maliyete neden olmaları halinde lisanslı üreticilere uygulanan tarifeden farklı olabileceği, ancak bu ek maliyet hususuna ilişkin olarak davalı tarafça bir delil ibraz olunmadığı, davalı vekilinin ; GES’lerde dengesizlik maliyetlerinin ortaya çıktığı, dengesizlik maliyetlerinin, alınması/satılması taahhüt edilen enerji miktarı ile gerçekleşen alış/satış miktarı sonucunda ortaya çıkan alış/satış miktar farklılıklarına yönelik ortaya çıkan bir maliyet unsuru olduğu, bir lisanslı üreticinin beyan ettiği enerjiyi üretemediği veya fazla üretmesi durumunda, piyasanın enerji açığı veya fazlası olması durumuna göre lisanslı üreticiye piyasa takas fiyatı (PTF) veya sistem marjinal fiyatı (SMF) üzerinden %3 ceza katsayılı olarak enerji bedeli uygulandığı,Lisanslı tesisler için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30/6. Maddesi uyarınca, transformatör ve/veya hat kaybı uygulanması söz konusuyken davacının lisanssız tesisinde böyle bir uygulamaya tabii olmadığı,Lisanslı üreticiler tarafından yükümlülükleri kapsamında üstlenilen ancak, lisanssız üreticiler tarafından karşılanmayan tüm bu maliyetlerin lisanssız üreticiler adına sistemde ek yük oluşturduğu iddiasını dayandırabileceği herhangi bir teknik kriter dosya içinde bulunmadığı, kaldı ki, 31.12.2017 tarihinden önce ve sonra geçici kabul alan lisanssız üreticiler arasında bile 4 kata varan bir sistem kullanım bedeli tarifesi bulunmakta olup, bu tarihten önce geçici kabul alanlarla sonra alanların, nasıl böyle farklı bir dengesizliğe nasıl neden olduklarını, oluşturulan ek yükün ne olduğunun anlamanın mümkün olmadığı, normal şartlar altında lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere kıyasla sisteme bağlanmasının daha fazla maliyet gerektirmediği, var ise ek maliyetlerin dağıtıcı yani davalı yanca ispatlanması gerektiğinin değerlendirildiği, davalı MEDAŞ ,5346 sayılı YEK Kanunu'nun“Lisanssız elektrik üretim faaliyeti "başlıklı 6/A maddesi hükmüne göre, davacı Şirketin kendi ihtiyacının üzerinde ürettiği enerjiyi I sayılı Cetveldeki fiyatlardan (13,3 dolar/cent) satın almak zorundadır. Bu şekilde üretici tesisindeki (Lisanslı yada lisansız olması farketmez ) sayaçtan ölçülerek dağıtım şirketine ait dağıtım hatlarına verilen enerji, dağıtım sistemini kullanan görevli şirketin malı haline gelmekte ve görevli şirkette bu enerji sattığı tüketicilerden , aktif enerji bedeli ile dağıtım sistemi kullanma bedelini tahsil etmektedir. Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulan ve bölgesinde enerji dağıtımı ve ticareti yapmakla görevli olan davalı MEDAŞ ,davacı Şirketten aldığı enerjiyi ,tüketicilere satmak suretiyle faaliyetini sürdürmektedir.Tüketicilere enerji satarken aktif enerjine ilaveten Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nde tarif edilen dağıtım bedellerini de tahsil ettiğini, kaldi ki, davacı lisanssız üretici şirkette kendi ihtiyacında kullandığı enerji için dağıtım bedeli ödemek zorunda olduğu, davacı şirketin 5346 sayılı YEK Kanunu kapsamında davacının sattığı ve davalının dağıtım şebekesine aktarılan enerji için sistem kullanım bedeli altında, kendisine ait olmayan bir enerji için bedel ödemesinin YEK Kanunu'na aykırı olduğu, sırf görevli dağıtım şirketlerinin gelirlerini artırmaya yönelik olduğu değerlendirildiği, dava tarihine davalı tarafça davacıdan tahsil edilen Sistem Kullanım Bedelleri toplamı KDV Hariç 145.944,23 TL olarak hesaplandığı, Lisansız üreticilerin dağıtım sistemine vermiş olduğu enerjinin ,lisanlı üreticilere nazaran daha fazla ek maliyet oluşturduğuna ilişkin hiçbir teknik kriter bulunmamakta olup, dava tarihine davalı tarafça davacıya, lisanslı üreticiler için uygulanan Sistem Kullanım Ücreti tarifesi uygulanmış olsa davacıdan alınması gereken tutar ise KDV hariç 18.065,14 TL olarak hesaplandığı, Dava tarihine kadar davalı tarafça davacıdan tahsil edilen Sistem Kullanım Bedelleri toplamı KDV hariç 145.944,23 TL olarak hesaplanmış olup, davacıya lisanslı üreticiler için uygulanan Sistem Kullanım Ücreti tarifesi uygulanmış olsa davacıdan alınması gereken tutar ise KDV hariç 18.065,14 TL olup, fazla tahsilat ise KDV hariç 127.879,09 TL olarak hesaplandığı, davacının ürettiği ve davalı MEDAŞ'a ait dağıtım sistemine verdiği enerji miktarı üzerinden,aynı miktardaki elektrik enerjisi üretimi için lisanslı ve lisanssız üreticilere uygulanan sistem kullanım bedeli farkı hesaplamaları yapıldığı, 01.01.2017'den önce lisanslı-lisanssız ayırımı yapılmaksızın bütün üreticiler için uygulanan sistem kullanım bedelinin aynı olduğu, Bağlantı Anlaşmasının imzalandığı 04.04.2018 tarihi itibariyle, lisanslı üreticiler için uygulanan sistem kullanım/dağıtım bedeli 1,1459 krş/kWh, davacı için uygulanan sistem kullanım bedeli 10,9253 krş/kWh şeklinde olup, lisansız üreticiler için uygulanan tarife ücreti ile davacıya uygulanan tarife ücreti arasında 9,53 kat fark bulunduğu, Sistem Kullanım Anlaşmasının imzalandığı 12.12.2018 tarihi itibariyle de, lisanslı üreticiler için uygulanan sistem kullanım/dağıtım bedeli 1,1459 krş/kWh, 31.12.2017 tarihinden önce geçici kabul alan lisanssız üreticiler için 2,8580 krş/kWh, 31.12.2017 tarihinden sonra geç kabul alan lisanssız üreticiler (davacı) için 11,4318 krş/kWh şeklinde olup, lisansız üreticiler için uygulanan tarife ücreti ile davacıya uygulanan tarife ücreti arasında 9,97 kat fark bulunduğu, Dava tarihi itibariyle, lisanslı üreticiler için uygulanan sistem kullanım/dağıtım bedeli 3,8193 krş/kWh, bütün lisanssız üreticiler için uygulanan sistem kullanım/dağıtım bedeli 28,2765 krş/kWh şeklinde olup, uygulanan tarife fiyatları arasında 7,40 kat fark bulunduğu belirtilmiştir Kayseri BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı ile ''Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 23. maddesi uyarınca kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapması esas olan davacının, kendi insiyatifiyle ihtiyaç fazlası olarak ürettiği elektrik nedeniyle davalıya ait dağıtım hatlarını kullanmasından dolayı kullanım/dağıtım bedellerinin EPDK tarafından düzenlenen tarifelerle belirleneceğine ilişkin mevzuat hükümlerine atıf yapan sözleşmeyi, üstelik üretici ve lisanssız üreticiler yönünden sistem kullanım/dağıtım bedellerinin farklılaşmasından sonra imzalamış bulunmasına, sistem kullanım/dağıtım bedellerine ilişkin faturaları defterlerine kaydetmediği yönünde dosyada herhangi bir beyan, delil ve belge bulunmamasına, TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacirin, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen tarafın, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olmasına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ...'' şeklinde olup, ilk derece mahkemesince verilen ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun bahsi geçen gerekçelerle esastan reddine karar verilmiştir. Yine Ankara BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı da aynı yöndedir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak dağıtım sistemi kullanım tarifelerinin EPDK tarafından belirlendiği, tarifenin belirlenmesi konusundaki yetkinin EPDK'ya ait olduğu, bu konuda davalının insiyatif alarak farklı tarife uygulamasının mümkün olmadığı, davalı tarafça tahsil edilen bedellerin EPDK tarafından belirlenen tarifelere uygun olduğu, yine davalıya sistem kullanım bedeli ödemek istemeyen davacının kendi ihtiyacı kadar elektrik üretme imkanı varken fazlasını üretip kullanım bedelinin iadesini istemesinin hukuken korunamayacağı, davacının tahsil edilen sistem kullanım bedelinin haksız olduğu ve istirdadının gerektiği iddiasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL harcın, peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 189,15 TL fazla harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta giderinden oluşan topla 99 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 1.000 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 1.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı ile davalı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacı ile davalıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2023 Katip Hakim Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.