İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/169 E. 2024/837 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/169
- Karar No
- 2024/837
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : İHBAR OLUNANLAR : 1- VEKİLİ : 2- ... VEKİLLERİ : 3- VEKİLİ : BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DAVASINDA ; DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : İHBAR OLUNANLAR : 1- VEKİLİ : 2- VEKİLLERİ : 3- VEKİLİ : DAVA : ALACAK ve TAZMİNAT DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 11/03/2022 tarihli dilekçesiyle; davacı şirket ile dava dışı ... Endüstriyel Ltd. Şti. arasında malzeme satın alma hususunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile söz konusu malların nakliyesinin davacı şirkete ait olmasının kararlaştırıldığını, davacı şirketin, bu malların Çin'den deniz yoluyla Türkiye'ye getirilmesi ve sonrasında ise karayolu ile lojistik işinin yapılabilmesi için davalı ... Lojistik A.Ş. ile anlaşma sağladığını, gelecek makine parçalarının paketlenmesinin ve checki listesinin davalı şirket tarafından hazırlanmasını kararlaştırıldığını, davalı şirketin Çin'deki üretici şirketten sipariş konusu malzemelerin tamamını tam ve gereği gibi teslim aldığına dair belge imzaladığını, navlun bedelinin 92.000 $ olarak kararlaştırılmasına rağmen, malzemeler Türkiye'ye gelmek üzere yolda iken davacı taraftan ekstra navlun bedeli istenildiğini, davacı şirkete 06/12/2021 tarihinde 114.000 $ değerinde navlun bedeli farkı faturası kesildiğini, bu uygulamanın davacının zor durumda kalmasından yararlanılarak yapıldığını, makine parçalarının 21-22 Temmuz'da üretici firmadan teslim alınmasına rağmen, 04/01/2022 tarihinde Dilovası iskelesine indirildiğinin ve 09/01/2022 tarihinde de davacının Konya'daki fabrikasına getirildiğini, paketlerin açılması sonucu makine parçalarında hem hasar, hem de eksiklik tespit edildiğini, bu hususun ertesi gün 10/01/2022 tarihinde davalı şirkete ihbar edildiğini, front platen isimli makine parçasının ise kendilerine hiç teslim edilmediğini, davacı şirketin üretim yapabilmek için front platen isimli parçayı Çin'deki aynı firmadan 10/08/2022 tarihinde yeniden satın almak zorunda kaldığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, a) söz konusu taşımanın en geç 09/09/2021 tarihine kadar yapılmasının gerekmesine rağmen 4 aylık gecikmeyle 09/01/2022 tarihinde tamamlanması nedeniyle, navlun bedeli indirim bedeli olarak 6.000 $'ın ödeme tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte, b) taşınan malların hasar ve onarım bedellerinden dolayı 10.000 $'ın dava tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte, c) navlun farkı bedeli olarak haksız olarak düzenlenmiş olan 104.000 (doğrusu : 114.000 $) $'lık faturadan dolayı şimdilik 10.000 $'ın ödeme tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işlemiş ticari faiziyle birlikte, ç) taşıma esnasında kaybolan front platen isimli parçadan dolayı şimdilik 10.000 $'ın dava tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Davacı vekili 16/01/2023 tarihli dava dilekçesiyle de, aynı sözleşme, ve taşıma ilişkisi ile bu taşıma sırasında front platen isimli parçanın davalı tarafından kendilerine teslim edilmemesi nedeniyle, davacı şirketin bu parçadan beklenen faydayı sağlayamadığı, bu parçayı yeniden sipariş etmek ve 10/08/2022 tarihinde aynı firmadan yeniden satın almak zorunda kaldığı, 09/01/2022-10/08/2022 tarihleri arasında front platen parçasının kullanılamamasından dolayı zarara uğradıkları ve bu parça olmadığı için yapılacak işleri ücret karşılığında 3. kişilere yaptırdıkları gerekçesiyle, uğradıkları zarar nedeniyle şimdilik 1.000 TL. tazminatın da 09/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 16/03/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamıyla davanın, mahkememizin ... E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen her iki davada dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı vekili, ... E. sayılı asıl davada; davaya deniz ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği, taşınan malların leasing sözleşmesiyle davacıya verildiği, mülkiyetin henüz davacıya geçmediği gerekçesiyle davacının aktif husumet sıfatının bulunmadığı, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiği ve davaya CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünde itirazlarda bulunmuş, birleşen ... E. sayılı dava yönünden de; yine davaya deniz ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği, mahkememizin ... E. sayılı davasından dolayı derdestlik söz konusu olduğu, davacının aktif husumet sıfatının bulunmadığı, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiği, hasar ihbarının süresinde yapılmadığı, davaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiği itirazlarında bulunmuştur. Davalı vekili her iki dava yönünden davanın ... A.Ş., ... Lojistik A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep etmiş ve birleşen her iki davanın esastan da reddini istemiştir. Birleşen her iki davada ihbar olunanlardan ... Sigorta A.Ş. görev itirazında ve ... Lojistik A.Ş. hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, ihbar olunan şirketler davanın esastan da reddini istemişlerdir. Birleşen her iki davada davacı şirket tarafından arabuluculuk tutanakları, navlun faturası, taşıma belgeleri, 27/07/2020 tarihli alım satım sözleşmesi suretiyle, whatshapp ve mail yazışma suretlerini ve Konya . Noterliğinin 14/01/2022 gün ve ... yevmiye nolu tespit tutanağı suretlerini ibraz etmiş, davalı vekili de taşınan mallara ilişkin fotoğraflar, mail yazışmaları, emsal Yargıtay kararları ve fatura suretlerini ibraz etmiştir. Talimat yoluyla 1. bilirkişi heyetinden 23/03/2023 tarihli rapor, 2. bilirkişi heyetinden 29/07/2024 tarihli rapor alınmış, davacı vekili tarafından 03/07/2023 tarihli uzman görüşü sunulmuştur. Davacı vekili 20/01/2023 havale tarihli talep artırım dilekçesiyle, asıl dava yönünden front platene ilişkin alacak taleplerini 10.000 $'dan 65.000 $'ına yükseltmiş, onarım bedelini de 10.000 $ olarak istemiş iken 432.274,50 TL.'ye yükseltmişlerdir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Birleşen her iki dava, "Alacak ve Tazminat" davasıdır. Somut olayda ; davacı şirket tarafından Çin'deki dava dışı şirketten satın alınan malların davalı şirket tarafından Çin'den deniz ve karayoluyla davalının Konya'daki iş yerine taşındığı, taşıma konusunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu ihtilafsız olup birleşen her iki davada çözülmesi gereken sorunlar; birleşen davalara hangi sıfatla bakılması gerektiği, davalarda zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, davacının aktif husumet sıfatının bulunup bulunmadığı, derdestlik söz konusu olup olmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı, hasar ihbarının zamanında yapılıp yapılmadığı ve davaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediği nihai olarak davacının her iki davadaki esasa yönelik taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarıdır. Asıl dava deniz ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ise de; Yargıtay . HD'nin 05.06.2014 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına (ve benzer mahiyetteki Ankara BAM . HD'nin 25/10/2018 gün ve ... E. ... K. sayılı benzer mahiyetteki emsal kararına) göre, "01.07.2012 tarihinde yürürlüğe geren 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde Deniz İhtisas Mahkemelerine ilişkin bir düzenleme yer almamakta olup, 6102 sayılı kanun ile Deniz İhtisas Mahkemelerinin lav (lağv) edildiği anlaşılmaktadır. Bu düzenleme dikkate alınarak 6103 sayılı TTK Uygulanması ve Yürürlüğü Hakkındaki Kanunun 8. maddesi ile kanunun yürürlüğe girmesinden sonra TTK'nun, Deniz Ticaretine ilişkin uyuşmazlıkların hangi mahkemelerde görüleceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır... 6103 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince HSYK'ca İstanbul ve İzmir İllerinde TTK'nun Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli mahkemeler belirlenmiş, bu illerin dışında ise böyle bir görevlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, 01.07.2012 tarihinden sonra 6102 sayılı kanunun Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılacak, ticari davalar ise 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince Ticaret Mahkemelerince görülecektir." Davalının birleşen her iki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülmesi yönündeki itirazlarının kabulü (ve aksi yöndeki ara kararlarından vazgeçilmesi) ile birleşen her iki davanın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görülmesine karar verilmiştir. Davalı tarafın taşınan ve zarar gören malların finansal kiralama sözleşmesine konu olması ve mülkiyetin henüz davacıya geçmemesi nedeniyle davacının aktif husumet sıfatının bulunmadığı yönündeki itirazlarının, taşınan malların mülkiyetinin davacıya geçmemiş olmasına rağmen, kullanım (kira) hakkının davacıda olması ve davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak değil, zarar gören kullanıcı olarak ve ayrıca (davacı ile davalı arasında sözlü olarak kurulan) taşıma sözleşmesinin tarafı olarak bu davayı açmış olması ve aktif husumet sıfatının bulunması nedeniyle bu yöndeki itirazların reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın birleşen dava yönünden, asıl ... E. sayılı davanın derdest olduğu gerekçesiyle yaptığı derdestlik itirazının, asıl dava ile birleşen davadaki taleplerin farklı olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın davaya CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki itirazlarının incelenmesinde de; Kural olarak karma taşıma sözleşmelerine CMR hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de, Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)'nin 2. maddesine göre, "diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasına bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir." Yargıtay . HD'nin 16.09.2014 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "Davalı deniz ve karayolundan oluşan kombine taşıma işinin tamamını üstlenmiş bulunmaktadır. Deniz ve karayolunun birlikte yapıldığı nakliyelerde denizyolu ile yapılan taşıma kısmına deniz ticaret hukuku, karayolu ile yapılan taşıma kısmına ise kara taşıma hukuku kurallarının, müşterek konularda ise taşıma içerisinde ağırlıklı olan taşıma moduna ait kuralların uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ise hasarın taşımanın karayolu ayağında meydana gelmiş olması nedeniyle karayolu ile taşıma hukuku kurallarının uygulanması gerekmektedir." 6102 s. TTK'nin 903. maddesine göre de, "Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir. Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa aittir." Dava konusu taşınan malların deniz taşıması sırasında hasarlandığı anlaşıldığından, yukarıda yazılı CMR hükümleri ile Yargıtay 11. HD ve 17. HD'nin emsal içtihatları gereğince, davalı tarafın birleşen her iki davaya CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki itirazlarının reddi ile davaya deniz ticaret hukuku hükümlerinin ve özellikle 6102 s. TTK'nin 1178 vd. hükümlerinin uygulanacağına karar verilmiştir. Davalı tarafın zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları ile ihbar olunanlardan ... Lojistik Tic. A.Ş.'nin hak düşürücü süre itirazlarının, birleşen her iki davaya deniz ticaret hükümlerinin uygulanmasının gerekmesi, dava konusu ihtilafın TTK'nın 1188. maddesine göre zamanaşımına değil, 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olması, davada 1189. maddedeki istisnaların da bulunmaması ve taşınan malların teslim edildiği tarihin 09/01/2022 olması, asıl davanın 11/03/2022 tarihinde ve birleşen davanın ise 16/01/2023 tarihinde açılması ancak, birleşen dava yönünden dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa 06/01/2023 tarihinde başvurulması, arabuluculuk uzlaşmazlık son tutanağının 13/01/2023 tarihinde düzenlenmesi, 6325 s. Kanun'un da 18/A-15. madde hükümleri nedeniyle, davalı tarafın birleşen her iki davaya yönelik zamanaşımı itirazları ve hak düşürücü süre itirazları ile ihbar olunanlardan ... Lojistik A.Ş.'nin hak düşürücü süre itirazlarının reddine karar verilmiştir. İhbar olunanlardan ... Sigorta A.Ş.'nin gerekçesi gösterilmeyen ve yerinde görülmeyen görev itirazı da reddedilmiştir. Taşınan malların hasar ve eksikliği ile buna ilişkin ihbarların süresinde yapıldığını ispat yükü davacı tarafta olduğundan ve davacı taraf hasar ve eksikliklere ilişkin tutanak ve fotoğraflara dayandığından, davalı tarafın hasar ve eksiklik olmadığı konusunda tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın kendilerine tanınan süre içerisinde tanık listesi ibraz etmemesi nedeniyle, davacı taraf tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Davacı taraf, davalıya yönelik gabin (aşırı yararlanma) iddiasında bulunmuş ise de, her iki tarafın tacir ve taraflar arasındaki ihtilafın ticari ihtilaf olması nedeniyle gabin iddialarının reddine karar verilmiştir. Dava konusu ihtilaf yönünden esasa etkili görülmediğinden tarafların ticari defterleri incelenmemiştir. 6100 s. HMK.'nin 61/2. maddesi gereğince, "(2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir" ise de, ihbar olunanlardan ... Lojistik Tic. A.Ş.'nin, davanın Çin'deki şirkete ihbarı talebinin gerekli masrafları kesin süre içerisinde yatırmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Taşınan malların (son teslim yeri olan) Konya'ya 09.01.2022 tarihinde teslim edilmesi, davacının da 6102 s. TTK'nın 1185. maddesine göre 3 gün içerisinde (10.01.2022) tarihinde ve yazılı olarak davalı tarafa (...'ın yagmur.pastutmaz@erkby.com e-mail adresine) hasar (eksik ve hasarlı ürün) ihbarında bulunulması, ...'ın taşıma sırasında davacı tarafın sürekli muhatap olduğu davalı görevlisi olması nedeniyle, davalı tarafın ihbarın zamamında yapılmadığı yönündeki itirazlarının da reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından sunulan 03/07/2023 tarihli uzman görüşünde; mahkememizin de kabulünde olduğu gibi taraflar arasındaki ihtilaflar TTK.'nin deniz yoluyla taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davaya CMR hükümlerinin uygulanamayacağı, ihbarın süresinde sayılması gerektiği bildirilmiştir. Aynı uzman görüşünde görevli mahkemenin denizcilik ihtisas mahkemesi olduğu bildirilmiş ise de, bu husus hukuki bir değerlendirme olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle bu görüş kabul edilmemiş, davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve birbirini teyit ettiği görülen her iki bilirkişi heyeti raporuna göre; Davaya deniz yoluyla taşımaya ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerektiği, CMR'nin 2. maddesine göre davaya CMR hükümlerinin uygulanamayacağı, davalı şirketin 6102 s. TTK.'nin 926 ve 921. maddelerine göre taşıyıcı şirket sıfatına sahip olduğu, davacının taşınan emtiaların kendilerine teslim edildiği 09/01/2022 tarihinden 1 gün sonra 10/01/2022 tarihinde hasar durumunu davalı şirkete mail yoluyla ve süresinde bildirmiş olduğu, bildirimin 6102 s. TTK.'nin 889/4. maddesindeki usule uygun olduğu, davalı taşıyıcı şirketin eşyanın üreticiden teslim alınması, ambalajlanması, paletlenmesi, gümrük işlemleri gibi işlerin yapılmasında üstlenmesi ayrıca, pandemi sürecinin Çin- Türkiye taşıma sürelerini 2 katına kadar uzamasına sebebiyet vermesi nedeniyle taşımanın makul süre içerisinde yapılmış olduğu, davacının gecikme ihbarında bulunmaması ve gecikmeden doğan dolaylı zararlarına ispat edecek herhangi bir delil sunmaması nedeniyle davacı şirketin gecikmeden doğan herhangi bir zararının bulunmadığı ve asıl davadaki 6.000 $'lık navlun indiriminin talep edilemeyeceği, davalı şirketin sadece emtianın taşınması değil aynı zamanda ambalajlanmasını, paletlenmesini, sandıklar ve paletlerin taşınan aracın zeminine sabitlenmesini üstlenmiş olması nedeniyle, müterafik kusur itirazında bulunamayacağı, kaybolan front platen isimli parçanın da teslim belgelerine göre davalı şirket tarafından teslim alındığının kabul edilmesinin gerektiğini, front platen isimli parçanın 10/08/2022 tarihinde dava dışı ... Endüstri Ltd. Şti.'den 65.000 $ karşılığı 1.167.673 TL.'ye temin edilmesi karşısında bedelin kadri maruf olduğu, davalının bu emtiayı kaybetmesi yönündeki kusurunun, pervasızca davranış teşkil ettiğinden bu bedelin tamamının davalı tarafından karşılanması gerektiği, davalı şirketin taşınan yükün beyan edilenden fazla olması halinde ek ücret talep edebileceği, buna göre taşınan malların ağırlığının beyan edilenden %89 fazla olduğu, taşımalarda ilave külfet nedeniyle %10 ilave bedel de talep edebileceği, dolayısıyla davalının %89 + %10= %99 ilave navlun bedeli talep edebileceği, navlun bedelin 92.000 $ olması karşısında %99 fazlası olan 91.080 $ ilave navlun bedeli talep edilebilecekken 114.000 $ fazladan navlun bedeli talep edildiği, istenebilecek ilave bedelden (114.000-91.080=) 22.920 $ fazla talep edilmesine rağmen, 22.920 $'lık fazla ilave bedelin, davalı taşıyıcının üstlendiği ambalajlama, ambalaj malzemesi temin maliyeti, iki ayrı noktadan malların toplanması gibi hizmetleri de kapsadığı için makul görülmesi gerektiği, davalının ihbar olunan şirketlere yaptığı ödemeler de göz önünde bulundurulduğunda 114.000 $'lık ilave navlun bedelinin fahiş olmadığı, makul olduğu, taşınan malların hasar bedelinin 432.274,50 TL. olduğu, davalı şirketin 6102 s. TTK.'nin 1186. maddesine göre gerçek zarardan sorumlu olduğu ve davacının hasar nedeniyle 432.274,50 TL.'yi dava tarihi itibariyle talep edebileceği anlaşılmış, asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden istenilen 1.000 TL.'lik müspet zarar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; 6098 s. TBK.'nin 125/2. maddesine göre, "Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir." Yargıtay . HD’nin 04.07.2019 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur (Prof. Dr. ... Türk Mesuliyet Hukuku 1961 s. 426 vd.). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir." Birleşen davada, davacı şirket ifadan vazgeçerek müspet zarar tazminatı talebinde bulunabilecek iken, asıl davada ifadan vazgeçmeyip kaybolan front platene ilişkin olarak 65.000 $'lık ifa talebinde bulunmuş, dolayısıyla müspet zarara ilişkin tazminat talep edemeyeceği sonucuna varılmış olduğundan, birleşen davadaki 1.000 TL.'lik müspet zarara ilişkin tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının Mahkememizin ... E. sayılı asıl davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ; a) ... bedeli olarak 65.000 ABD dolarının, bu bedelin 10.000 ABD dolarlık kısmının dava tarihi olan 11/03/2022 tarihinden, kalan 55.000 ABD dolarlık kısmının ise ıslah tarihi olan 20/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 s. Kanun'un 4/a maddeleri gereğince Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli ABD doları cinsinden açılan hesaplara uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Onarım bedeli olan 432.274,50 TL.'nin, 14.953,50 TL.'lik kısmının dava tarihi olan 11/03/2022 tarihinden itibaren, kalan 417.321 TL.'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 20/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c) Davacının asıl davaya yönelik fazlaya ilişkin bütün taleplerinin reddine, 2-Davacının birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı tazminat davasının REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle; a)Asıl ... E. sayılı dava yönünden (dava değerinin front platen nedeniyle 65.000 $ karşılığı = 971.977,50 TL. ve onarım bedeli nedeniyle 432.274,50 TL. olmak üzere toplam 1.404.252 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 95.924,45 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan tamamlama harçları dahil 28.067 TL. harcın mahsubu ile kalan 67.857,45 TL. harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, b)Birleşen ... E. sayılı dava yönünden (dava değerinin 1.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 427,60 TL. maktu ret karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL. harcın mahsubu ile kalan 247.70 TL. harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından; a)Asıl dava için yapılan 27.184,20 TL. yargılama gideri ve gerekçeli kararın tebliği için yapılacak olan 50 TL. e-tebligat gideri olmak üzere toplam 27.234,20 TL. yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre (1.404.252 TL./1.643.508 TL.) takdiren 23.269,54 TL. yargılama gideri ile tamamlama harçları dahil 28.067 TL. peşin harçtan ibaret toplam 51.336,54 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına, b) Birleşen dava için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı tarafından; a)Asıl dava için yapılan 118 TL. yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 17,18 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davalının kendi üzerinde bırakılmasına, b)Birleşen dava için yapılan bir yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; a)Asıl davadan dolayı ; aa)Davanın kabul edilen kısmı (1.404.252 TL.) üzerinden, davacı vekili için 208.595,28 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bb)Davanın reddedilen kısmı (1.643.508 TL.-1.404.252 =239.256 TL.) üzerinden, davalı vekilleri için 38.280,96 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b)Birleşen davadan dolayı (ve dava değerinin 1.000 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekilleri için 1.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı; a)Asıl davaya ilişkin olarak, Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560 TL. yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre 1.332,90 TL.'lik kısmının davalıdan, kalan 227,10 TL.'lik kısmının ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, b)Birleşen davaya ilişkin olarak, Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara (davacı yönünden bilirkişi Zehra Şeker Öğüz'ün ödenmeyen ücretinin ödenmesinden sonra) iadesine, Dair ; davacı ve davalı vekili ile ihbar olunanlardan ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2024 Başkan Üye Üye Katip