İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/459 E. 2023/854 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/459
Karar No
2023/854
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ: ÖNCEKİ DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLLERİ : 2- VEKİLLERİ : 3- DAVA : TAZMİNAT DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 08/09/2020 tarihli dilekçesiyle; davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki, davalılardan ...'a ait ve ZMMS poliçesi de ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 10/08/2019 tarihinde kaza yapması sonucu davacının yaralanarak geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı ile bakıcı gideri zararı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına uğradığını, kusurun davalı tarafta olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının sürekli iş göremezlik zararından dolayı 10.000 TL., geçici iş göremezlik zararından dolayı 1.000 TL. bakıcı gideri zararından dolayı 100 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 100 TL. olmak üzere toplam 11.200 TL. maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 08/09/2020 tarihli dilekçesiyle, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin sehven davalı gösterildiğini, karşı tarafa ait aracın ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını beyan ederek, 6100 s. HMK.'nin 124. maddesi gereğince iradi taraf değişikliği talebinde bulunmuş ve ... Sigorta A.Ş. yerine ... Sigorta A.Ş.'yi davalı olarak göstermiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiş, davalılardan ... davaya cevap vermemiştir. Davacının yaralanmasına ilişkin tedavi belgeleri, dava konusu kazaya ilişkin Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasına ilişkin ilgili belge suretleri, sigorta şirketinden hasar dosyası ilgili belge suretleri, kazaya karışan araçların trafik kayıtları dosyamıza getirtilmiş, SGK tarafından davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı araştırılmış, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden 09/04/2021 tarihinde kusur raporu, Meram Tıp Fakültesi bilirkişi heyetinden 05/01/2022 tarihli maluliyet raporu ve 25/05/2022 tarihli ek raporu ve tazminat bilirkişisinden de 07/01/2023 tarihli tazminat raporu, 10/10/2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Davacı vekili 28/03/2023 tarihli dilekçesiyle talep artırım dilekçesiyle; tazminat taleplerini, sürekli iş göremezlik yönünden 853.916,30 TL.'ye, geçici iş göremezlik yönünden 27.206,16 TL.'ye, bakıcı gideri yönünden 11.887,78 TL.'ye ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden 10.125 TL.'ye yükseltmiştir. Davacı vekili 08/11/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle de, sürekli iş göremezlik yönünden tazminat talebini 1.129.244,47 TL.'ye yükseltmiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Tazminat" davasıdır. Somut olayda ; Dava, "trafik kazası nedeniyle maddi tazminat" davasıdır. Somut olayda ; dava her ne kadar ... Sigorta A.Ş.ye karşı da açılmış ise de; davacının 6100 s. HMK'nin 124. maddesi gereğince iradi taraf değişikliği yaparak ... Sigorta A.Ş. yerine ... Sigorta A.Ş.yi davalı gösterdiğinden ve mahkememizce 6100 s. HMK'nin 124/3. maddesi gereğince, bu değişikliğin maddi hataya dayalı olduğu ve kötü niyetli bir davranış olmadığı sonucuna varıldığından karşı tarafın rızası aranmaksızın iradi taraf değişikliği kabul edilmiş, taraf olmaktan çıkartılan ... Sigorta A.Ş. bilgi için önceki davalı olarak karar başlığından gösterilmiştir. Yine 6100 s. HMK.'nin 124/4. maddesi gereğince davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen ... Sigorta A.Ş. lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekli ise de; dava açıldıktan kısa süre sonra ve ... Sigorta A.Ş. vekili vekalet sunmadan önce iradi taraf değişikliği yapıldığından ve bu sigorta şirketinin yargılama gideri bulunmadığından, taraf olmaktan çıkartılan ... Sigorta A.Ş. lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 09/04/2021 tarihli kusur raporuna göre meydana gelen kazada davalılardan ...'ın %75, davacının ise %25 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Maluliyetin (sürekli işgücü kaybının) tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından, bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı) AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM'nin iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtay tarafından bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği anlaşılmıştır. Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da, 4721 s. MK'nin 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmemesi karşısında uygulanacak yönetmelikler konusundaki Konya BAM . HD'nin anılan görüşüne iştirak edilmemiştir. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Davaya konu trafik kazası 10/08/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının sürekli işgücü kaybının bulunup bulunmadığının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen Meram Tıp Fakültesi Bilirkişi Heyetinin 25/05/2022 tarihli ek raporuna göre, davacının sürekli iş gücü kaybı oranının % 26, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay, bakıcı ihtiyacının 6 ay ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ise 13.500 TL. olduğu belirlenmiştir. Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda da 2918 s. KTK'da ve 6098 s. TBK'da açık bir düzenleme bulunmadığından, bu kapsamda yapılacak hesaplama yönteminin yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da, bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir. Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K) TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Kısaca üzerinde durulmasında fayda görülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Yargıtay HGK’nin 02/12/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02, erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı, davalı şirkete ait işyerinde çalışırken geçirdiği iş kazasında malul kaldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu ileri sürerek maddi tazminat talep etmiş, 10.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde 33 yaşında olan davacının TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 42 yıl, muhtemel ömür sonunun 75 yaş olduğu kabul edilerek buna göre aktif ve pasif devre için, belirlenen ücret ve kusur durumu dikkate alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesi ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri mahsup edilmek suretiyle tazminat hesabı yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması yerindedir." Bu nedenle uygulama birliğinin sağlanması ve adalete olan güvenin korunması, farklı yerlerdeki zarar gören kişilerin farklı yaşam tablosu uygulamalarına maruz kalmalarının önlenmesi gibi sebepler ve hakkaniyet düşüncesiyle TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının daha uygun olacağı sonucuna varıldığından, Konya BAM 3. HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne de iştirak edilmemiştir. Tazminat bilirkişisinin dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve güncel asgari ücret oranları, TRH 2010 yaşam tablosu ve Mahkememizce kabul edilen kusur oranlarına göre düzenlenen 10/10/2023 tarihli ek raporuna göre de, davacının geçici iş göremezlik zararının 27.206,16 TL., sürekli iş göremezlik zararının 1.129.244,47 TL., bakıcı gideri zararının 11.887,78 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının ise 10.125 TL. olmak üzere toplam 1.178.463,41 TL. olduğu belirlenmiş, davacının talep artırım ve ıslah dilekçesindeki taleplerinin bu rapora uygun olduğu görülerek davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, tazminat taleplerine temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesini istemiştir. Davalılardan sigorta şirketi hariç, diğer iki davalının sorumluluğu haksız fiile dayalı olduğundan kendileri yönünden hükmedilen tazminata kaza tarihi olan 10/08/2019 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalılardan sigorta şirketine ise başvuru tarihinden (03/07/2020) itibaren 2918 s. KTK'nin 99. maddesi gereğince 8 iş günü sonra temerrütün 20/07/2020 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle, sigorta şirketi yönünden faize kendi temerrüt tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafından dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk büroları tarafından 21/02/2020 ve 02/09/2020 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanakları düzenlenmiş ise de; 2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketlerine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı işleten ve sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 21/02/2020 ve 02/09/2020 tarihli arabuluculuk tutanaklarının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen, gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacının sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçe limitleri sakatlık yönünden 390.000 TL. ve tedavi giderleri yönünden 390.000 TL. olduğundan, poliçe limitleri ve tazminat miktarları esas alınarak sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sorumluluk oranı belirlenmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacı ...'ın davasının KABULÜ ile 10/08/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle; a)Geçici iş göremezlik zararından dolayı 27.206,16 TL. b)Sürekli iş göremezlik zararından dolayı 1.129.244,47 TL. c)Bakıcı gideri zararından dolayı 11.887,78 TL. ve ç)SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 10.125 TL. olmak üzere toplam 1.178.463,41 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 10/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS limitleriyle sınırlı olması ve bu sigorta şirketinin (ana paranın yanında ayrıca) faiz yönünden sorumluluğunun da temerrüt tarihi olan 20/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 1.178.463,41 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 80.500,84 TL. nispi karar ve ilam harcından, tamamlama harçları dahil peşin alınan 4.025,04 TL. harcın mahsubu ile kalan 76.475,80 TL. harcın (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin harçtan sorumluluğunun 439.218,94/1.178.463,41 oranı ile sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'tan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan (Meram Tıp fakültesine haricen ödenen rapor masrafları dahil) 7.846,06 TL. yargılama gideri, gerekçeli kararın tebliği için davacılar avansından yapılacak olan 127 TL. tebligat gideri olmak üzere toplam 7.973,06 TL. yargılama gideri ile peşin alınan tamamlama harçları dahil toplam 4.025,04 TL. peşin harçtan ibaret toplam 11.998,10 TL. yargılama giderinin (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin yargılama giderinden sorumluluğunun 439.218,94/1.178.463,41 oranı ile sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'tan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı vekilleri için 159.630,98 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin vekalet ücretinden sorumluluğunun 439.218,94/1.178.463,41 oranı ile sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'tan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine, 6-Mahkememizce ihtiyari sayılan 2 ayrı arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan toplam 2.640 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM Hukuk ilgili Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/12/2023 Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/459, K. 2023/854, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-459-e-2023-854-k-e6923ecd2438