İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/394 E. 2024/843 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/394
- Karar No
- 2024/843
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin (33.170 kg*7,80) arpanın ... Ticaret Limited Şirketi 'ne aralarındaki anlaşma doğrultusunda teslim edilmesi maksadıyla davalı taşıma şirketi ile anlaştığı ve mezkur arpayı gönderilene ulaştırmak maksadıyla davalı şirkete ait vasıtaya yerleştirdiği, söz konusu aracın şoförü olan ... isimli şahıs mezkur arpayı anlaşmaya aykırı ve kasıtlı bir şekilde gönderilene değil, farklı bir yere götürüp satmak suretiyle maddi karşılığını kendi zimmetine aldığını, şikayetleri üzerine söz konusu şoför hakkında Dinar Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatıldığını, davalı şirket sahibinin malın şoför tarafından çalındığını ikrar ettiğini, şoförün ifadesinde; nakliye amaçlı alınan malzemenin İzmir'e gitmesi gerekirken Konya'ya götürerek Konya Ticaret Borsası aracılığı ile sattıkları ikrar ettiklerini, davalı şirketin şoförün bulunması ve görevlendirilmesi ile takibi noktasında üzerine düşen özen yükümlülüğünü yeter ölçüde ifa etmediğini ve 258.726 TL maddi zarara uğramasına neden olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; öncelikle İhtiyati tedbir kararımızın kabülüne karar verilerek davalı şirketin taşınır, taşınmaz mallarına banka hesaplarına borca esas değere yetecek her türlü haciz işleminin yapılmasını, davanın kabulü ile, davalının yerinde olmayan itirazlarının iptaline karar verilerek takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 15.01.2024 tarihinde davacı tarafın, davalı müvekkili firmaya haber vermeden ve müvekkili firmanın bilgisi dışında Tırın şoförü ile anlaşarak, Afyon dan İzmir Ödemiş’e taşımak üzere müvekkili firmaya ait ... plakalı Tır ve arkasındaki ... plakalı çekiciye Arpa yüklediğini, tır şoförünün müvekkilinin bünyesinde çalışan ... olduğunu, ... yükü yerine teslim etmek yerine Arpayı hırsızladığını ve Konya borsasından geçirdikten sonra getirip Konya’da bir firmaya sattığını, fakat yapılan taşıma sözleşmesinden müvekkili firmanın haberinin olmadığını, çünkü o tarihte müvekkili firmaya ait araç İzmir Denizli arası taşıma işinde çalışmak için görevlendirildiğini, ... ’e müvekkili firma tarafından Afyon’a gitmesi hususunda ve davacıya ait yükü taşıması hususunda herhangi bir talimat verilmediğini ve yük sahibi ile herhangi bir nakliye sözleşmesi kurulmadığını, ...’in davacıya ait yükü çaldığını, müvekkiline ait ... plakalı Tırı ve araksında takılı olan ... plakalı dorseyi kapıları açık vaziyette Konya’da bir yere atıl bir şekilde bırakıp kaçtığını, davacı tarafından müvekkile firmaya ulaşıldığını, arpanın yerine teslim edilmediğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından ...’e ulaşılmaya çalışıldığını ve akabinde atıl şekilde bırakılan araçlarına ulaştıklarını, savcılığa şikayette bulunulduğunu, ...’in suçunu ve müvekkilinden bağımsız hareket ettiğini kabul ettiğini, ... isimli şahısla birlikte hareket ettiklerini, arpayı birlikte satıp hırsızladıklarını beyan ettiğini, davacı ile müvekkili firma arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi veya tarafları bağlayıcı başkaca bir sözleşme olmadığını, şoförlerin müvekkili firma bünyesinde çalışması onların başkalarına verdiği tüm zararlardan müvekkilinin sorumlu olduğu anlamına gelmeyeceğini, bu nedenlerle; davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. (II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER: Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. SMMM Bilirkişi ...’nin mahkememize sunmuş olduğu 30/09/2024 tarihli raporunda özetle; Davalı şirket Defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davalı şirket ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, d)Taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, Takip tarihi itibariyle davalı ticari defterlerinde, davacıya ait bir Borç/Alacak bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. SMMM Bilirkişi ...’ın mahkememize sunmuş olduğu 06/11/2024 tarihli raporunda özetle; davacı ... Ticaret Anonim Şirketi’nin tutmakla yükümlü olduğu ve tarafımıza ibraz edilen 2024 yılına ait (Defter-i Kebir, Yevmiye ve Envanter) yasal defterlerinde yapılan incelemeye göre; ticari defterlerinin tamamını eksiksiz ve usulüne olarak tutmuş olduğu, 6102 sayılı T.T.K. 64. Maddesi gereği defterlerin onaylarının zamanında yaptırılmış olduğu, Davacının müşterisine (... Ticaret Limited Şirketi’nin Ödemiş-İzmir adresine ) malın (arpa) sevk edilmesi için Davalı şirkete ait ... plakalı araca 33.170 Kg yükleme yapıldığı, ancak aracın şöförü olan ...’in malları İzmir yerine Konya’ya götürerek sattığını itiraf ettiği, Davacı şirketin Mali Müşaviri tarafından “Davalı firma tarafından ticari emtia yerine teslim edilmediğinden faturalandırılmadığı, bu nedenle Davalı firmaya ilişkin herhangi bir hesap ve kayıt bulunmadığının” beyan edildiği, Davacının incelenen ticari defterlerinde de Davalıya ait cari hesap kaydına rastlanmadığı için, davacının davalıdan alacağına yönelik herhangi bir kayıt bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. (III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra dosyasına vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesiyle; Müvekkili şirketin (33.170 kg*7,80) arpanın ... Ticaret Limited Şirketi'ne aralarındaki anlaşma doğrultusunda teslim edilmesi maksadıyla davalı taşıma şirketi ile anlaştığı ve mezkur arpayı gönderilene ulaştırmak maksadıyla davalı şirkete ait vasıtaya yerleştirdiği, söz konusu aracın şoförü olan ... isimli şahıs mezkur arpayı anlaşmaya aykırı ve kasıtlı bir şekilde gönderilene değil, farklı bir yere götürüp satmak suretiyle maddi karşılığını kendi zimmetine aldığını, davalı şirket sahibinin malın şoför tarafından çalındığını ikrar ettiğini, müvekkilinin 258.726 TL maddi zarara uğramasına neden olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle; 15.01.2024 tarihinde davacı tarafın, davalı müvekkili firmaya haber vermeden ve müvekkili firmanın bilgisi dışında Tırın şoförü ile anlaşarak, Afyon’dan, İzmir Ödemiş’e taşımak üzere müvekkili firmaya ait ... plakalı Tır ve arkasındaki ... plakalı çekiciye Arpa yüklediğini, tır şoförünün müvekkilinin bünyesinde çalışan ... olduğunu, ... yükü yerine teslim etmek yerine Arpayı hırsızladığını ve Konya borsasından geçirdikten sonra getirip Konya’da bir firmaya sattığını, fakat yapılan taşıma sözleşmesinden müvekkili firmanın haberinin olmadığını, çünkü o tarihte müvekkili firmaya ait aracın İzmir Denizli arası taşıma işinde çalışmak için görevlendirildiğini, davacıya ait yükü taşıması hususunda herhangi bir talimat verilmediğini ve yük sahibi ile herhangi bir nakliye sözleşmesi kurulmadığını, bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 19/12/2024 tarihli duruşmada vermiş olduğu beyanında; davalının ticari şirketi işçisinin yapmış olduğu haksız eylemden kaynaklı kusursuz olarak sorumlu olduğunu, müvekkili firmanın davalı firma ile doğrudan bir anlaşması olmadığını, nakliye işlerinin fiili uygulamasında komisyoncu nakliye firmaları olduğunu, müvekkilinin de Afyon'da bulunan ... Nakliyat firması ile taşıma işine ilişkin görüşme yaptığını ve bir araç yönlendirmesini söylediğini, bu firmanın davalı aracını yönlendirdiğini, şoför ile doğrudan irtibatlarının olmadığını, ürünlerin davalının çalıştırdığı şoföre teslim edildiğine dair herhangi bir ihtilaf olmadığını, tarafların ticari defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmamasının sebebinin, davalının taşıma işlemlerine ilişkin fatura kesmemiş olmasından kaynaklandığını, müvekkilinin de ürünleri teslim edemediğinden gönderdiği firmaya fatura kesemediğini beyan etmiştir. Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; müştekilerinin ..., ... , ... , sanıklarının ..., ... olduğu, suçun Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçu olduğu, dosyanın halen derdest olduğu, duruşmasının 25/02/2025 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defterleri sunulması ve yerlerinin bildirilmesi hususunda süre tanınmış olup, toplanan deliller itibariyle, davalının ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeden; Davalı şirket ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, Takip tarihi itibariyle davalı ticari defterlerinde, davacıya ait bir Borç/Alacak bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya talimat mahkemesince bilirkişi ...'a tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeden; davacı ... Ticaret Anonim Şirketi’nin tutmakla yükümlü olduğu ve tarafımıza ibraz edilen 2024 yılına ait (Defter-i Kebir, Yevmiye ve Envanter) yasal defterlerinde yapılan incelemeye göre; ticari defterlerinin tamamını eksiksiz ve usulüne olarak tutmuş olduğu, 6102 sayılı T.T.K. 64. Maddesi gereği defterlerin onaylarının zamanında yaptırılmış olduğu, Davacının müşterisine (... Ticaret Limited Şirketi’nin Ödemiş-İzmir adresine ) malın (arpa) sevk edilmesi için Davalı şirkete ait ... plakalı araca 33.170 Kg yükleme yapıldığı, ancak aracın şöförü olan ...’in malları İzmir yerine Konya’ya götürerek sattığını itiraf ettiği, Davacı şirketin Mali Müşaviri tarafından “Davalı firma tarafından ticari emtia yerine teslim edilmediğinden faturalandırılmadığı, bu nedenle Davalı firmaya ilişkin herhangi bir hesap ve kayıt bulunmadığının” beyan edildiği, Davacının incelenen ticari defterlerinde de Davalıya ait cari hesap kaydına rastlanmadığı için, davacının davalıdan alacağına yönelik herhangi bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, dosya muhtevası ile uyumlu, denetlenebilir bilirkişi raporları mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Davacı iddiaları ve davalı savunmaları karşısında taraflar arasındaki evveliyatlı uyuşmazlığın ticari ilişki bulunup bulunmadığı noktasında olup bu hususta ispat külfeti davacı üzerindedir. Taşıma işlemini gerçekleştiren ve davalının çalışanı olan dava dışı ... soruşturma kapsamındaki ifadelerinde davacıya ait arpayı davalı adına ve çalışanı olarak aldığına dair herhangi bir beyan ve kabulünün olmaması, düzenlenen bilirkişi raporları ile dosya kapsamındaki sunulu diğer delil ve beyanlar nazara alındığında, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğuna dair davacı iddialarını ispatlar mahiyette muteber herhangi bir delil bulunmadığından ve ilgili hususta ispat külfeti halen davacı üzerinde olduğundan mevcut delil durumu itibariyle ticari ilişki ispatlanamadığından ve dolayısıyla meydana gelen zararlardan da davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği takdir ve kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 3.117,11 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.689,51 TL harcın Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 41.396,16 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine. 4-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına) Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/12/2024 Katip Hakim