İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/489 E. 2024/1197 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/489
Karar No
2024/1197
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2024 KARAR TARİHİ : 20/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile arasında araç alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin evinin satarak davalıya ait aracı 600.000-TL ödeme yaparak aldığını, kalan tutarın aracın sefere gönderilerek navlun ile aylık tutarlar şeklinde toplam 14.000-EURO ödeneceği şeklinde anlaşıldığını, ancak aracın sefere gönderilmediğini, müvekkilinin de haricen ödeme durumunun olmadığını, müvekkilinin ödeme yaptığı bedeli talep ettiğini ancak kendisini ödeme yapılmadığını, davalı şirkete noter aracılığıyla ihtar gönderildiğini, satış sözleşmesi ve içeriğini kabul ettiğini, Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe itiraz edildiğini, yapılan itirazın iptaline takibin devamına, yargılıma harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davaya bakmakla görevli mahkemenini Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu sözleşme sonucu aracın davalıya satıldığını, kalan bedel üzerinde anlaşıldığını, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığını, davacının 14.000-EURO bedeli müvekkiline ödemeyeceğini noter ihtarı ile bildirdiğini, müvekkilin sözleşmeden doğan tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu nedenle müvekkilinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve kötü niyeti olanan davacı taraf olduğunu, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin ödeme durumu olmadığını açıkça yazılı olarak beyan ettiğini, borcunu ödemeyerek temerrüde düşün tarafın davacı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: sigorta poliçesi ve hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, onarım belgeleri, bilirkişi kök ve ek raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında araç satışına ilişkin imzalanan 15/08/2023 tarihli sözleşmeden kaynaklı davacı tarafından davalıya ödendiği beyan edilen araç bedelinin davalıdan iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4 üncü maddesinde ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunu'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un 6335 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı; mutlak ticari davaların, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar, nispi ticari davaların ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar olduğu açıklanmıştır. Buradan hareketle ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Somut davada, taraflar arasındaki ilişki satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gibi, mimarsinan vergi dairesinden gelen yazı cevabında davacının 2009 yılı vergi beyannamesine göre işletme esasına göre defter tuttuğu ve 2.sınıf tüccar(esnaf)olduğunun belirtildiği,Uyap sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacının vergi mükellefiyetine konu faaliyetlerini terk ettiği ve gerçek usul gelir vergisi mükellefi olarak kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığı faaliyeti kapsamında vergi kaydının bulunduğu anlaşılmış olup, bu halde davacının tacir olmaması ve davalının da araç alım satımını meslek edindiği iddia olunmadığı da dikkate alındığında davaya bakmaya asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğu olduğundan HMK 114/1-c ve 115. maddeleri uyarınca davanın, görev yönünden usulden reddine, görevli mahkemenin Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki karar verilmiştir. Nitekim asliye hukuk mahkemesinde görülen davada, kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14 Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamıyla ;''...Somut olayda, davacı tarafından davalıdan satın alınan kamyonun ayıplı olduğu iddiasıyla bedel indirimi, onarım masrafı ve kazanç kaybı istenilmiştir. Dayanak ilişki satım sözleşmesi olup uyuşmazlık bu nedenle mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Öte yandan, mahkemece yapılan araştırmada davacının Ticaret Sicil kaydının bulunmadığı, Mustafakemalpaşa Şöförler Ve Otomobilciler Odasına kaydının bulunduğu, gerçek usul gelir vergisi mükellefi olarak kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığı faaliyeti kapsamında vergi kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının tacir olmaması nedeni ile görevli mahkeminin ticaret mahkemesi olmadığı, davalınında araç alım satımını meslek edinmemesi dikkate alındığında mahkemenin görevli olduğu anlaşıldığından...'' gerekçesiyle göreve ilişkin davalı tarafın istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. Yine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6 Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamıyla ;''... Davacıya ait ... Plakalı araca ait ruhsat incelendiğinde; kullanım amacının "yük nakli ticari" olduğunun belirtildiği görülmüştür.Davacının 1. Sınıf tüccar olduğu davalının ise esnaf olduğu Yozgat Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabından anlaşılmaktadır.Öyle ise mahkemece, bu ilkeler esas alınarak davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu Tüketici Mahkemesi sıfatıyla işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/12/2024 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/489, K. 2024/1197, T. 20.12.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-489-e-2024-1197-k-9d1ddb9ec079