İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/453 E. 2025/1119 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/453
- Karar No
- 2025/1119
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas KARAR NO :
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... No:/ Kocasinan/Kayseri Kocasinan/ KAYSERİ VEKİLİ : Av. ... - [1...] UETS DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [...] UETS DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...’ın davacı kooperatifin 370 numaralı üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam etmekte olduğunu, davalının 29.02.2024 tarihine kadar ödemesi gereken aidat tutarı toplamını 468.000,00 TL olduğunu, davacı kooperatifin genel kurul tutanakları incelendiğinde 140m2 ve 170 m2 daireler şeklinde aidat ödemesi ayrımı yapıldığı görülmekte olduğunu ancak kooperatifçe yapılan tüm daireler 170 m2 olup 140m2 daire bulunmamakta olduğunu, bu nedenle hesaplamada 170 m2 daireler dikkate alınarak yapılmış olduğunu, davacı kooperatifin 28/06/2014 tarihli genel kurulun 8. Maddesinde aidat ödemesini geciktiren üyelerin %5 gecikme faizi alınması kararlaştırıldığını, 2009-2014 yılları arasında faiz kararı olmaması nedeni ile bu dönemlere ilişkin borçlara kanuni faiz uygulanmış olup, 28/06/2014 yılından sonraki aidat borçlarına ise TBK m. 120 ye uygun olarak yıllık %18 oranında faiz işletilmiş olduğunu, buna ilişkin olarak Y.11. HD. 2006/14472 E., 2008/1401 K ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacı kooperatifçe aidat ödemelerine ilişkin alınan genel kurul kararlarının dava dilekçesinde açıklandığı gibi olduğunu, dosyaya sunulan tablodan da anlaşılacağı üzere tüm genel kurul kararları incelenerek ödemesi gereken tutarlar ay ay işlenmiş daha sonra davalının ödediği dönemler hesabına girilmiş ve bakiye asıl alacak ve faiz borcu hesaplanmış olduğunu, dava her ne kadar kısmi olarak açılmış olsa da davalının ödemekle yükümlü olduğu aidat tutarları GK’ larca belirlenmiş olması nedeni ile davalının temerrüde düşmüş olup her bir aidat döneminin temerrüt tarihi farklı olduğunu, bu nedenle kesin tarihli borç içeren aidat ve diğer akçeli hükümlerde temerrüt tarihinden itibaren faiz tahakkuk ettirilmesi gerekmekte olduğunu, sunulan tabloda açıkça görüleceği üzere davalı yanın 2024 Mart ayına kadar toplam 468.000,00 TL ödeme yapması gerekirken 360.956,09 TL ödeme yapmış olup; 107.043,91 TL anapara 10.500,48 TL faiz olmak üzere toplam 117.544,39 TL borcu bulunmakta olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile şimdilik, Davalı yandan 107.043,91 TL anapara 10.500,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.544,39 TL tahsiline, her bir aidat döneminin sonundan itibaren işleyecek faiz ile ( %5'i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden) ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davalının, davacı kooperatifin 370 numaralı üyesi olduğunu ve aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğinin belirtmekte olduğunu, bu tesbitin yerinde olmadığını, davacı kooperatif 27.07.2020 tarihinde "konut Kesin Maliyet Raporunu" çıkartmış üye itirazları ile birlikte yeni değerlendirme yapılarak 20.11.2020 tarihinde kesin maliyet hesapları kesinleştirilmiş olduğunu, Kooperatif yönetimince inşaat maliyeti daire başı 314.627,00.-TL olarak hesap edilmiş olduğunu, Kooperatif yönetimi diğer üyelerle birlikte davalıya da inşaat maliyetinin % 10 fazlasının erken ödeme ile ödenmesi halinde hem tapusunun verilmesi hem aidat yükümlülüğünden kurtulma yolu açılmış olduğunu, davalının 09.12.2020 tarihinde hesaplanan toplam maliyet açığı ve % 10 fazla olmak üzere toplam 152.968,20.-TL.lik ödemeyi ekli makbuz ile yapmış olup her ihtimale karşı borcu bulunmadığı ve maliyetin % 10 fazlasını ödediğine dair 09.12.2020 tarihli kooperatif yetkilisi olduklarını beyan eden ... ve ..... imzalı ekli tutanağı davalıya vermiş olduklarını, yani davalıya, davacının kendisine ilettiği kooperatif inşaatının bittiği, dairelerin ve tapuların hazır hale geldiği, dilerse bu güne kadar yaptığı ödemelerin üzerine bakiye kesin hesap miktarı ile toplam bedelin % 10'u oranında ödeme yaparsa tapusunu alacağı ve kooperatif üyeliğinden ayrılabileceği teklifi kendisine yapılmış olduğunu, bu teklifi davalının kabul ettiğini, davalının ödemeyi yapmış ve kooperatif yetkililerinin ihtirazi kayıt sunmaksızın ödemeyi kabul etmiş olduklarını, davalının yurt dışında yaşadığını, Kooperatifle ilgili bilgisi kooperatife olan bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği ve üyeliğinin sonlandığı şeklinde olduğunu, Davacı vekilinin dosyaya sunmuş bulunduğu dava dilekçesi ekindeki vekaletnamenin kooperatif yetkilisi olduğu belirtilen .... ve .... imzalı olduğu görülmekte olduğunu, yani kooperatif idaresinin ve iradesinin aynı şekilde devam ettiğinin kabulü gerektiğini, Davacı tarafın objektif iyiniyet kurallarına aykırı olarak davalı ile yaptığı anlaşmayı mahkeme nazarından kaçırma gayretinde olduğunu, davalının ödeme listesi sunulurken 2020 yılının 12. Ayı itibarı ile aylık aidat miktarının 2.500.-TL olduğu, yıllık aidat ödemesinin 30.000.-TL olduğu gözetildiğinde davalının 61 aylık aidatı peşin ödemesinin bir mantığı olması gerektiğini, ola ki bir yanlışlık olduğunu, davalının bu parayı yanlışlıkla ödediğini, bu bedelin dava tarihine kadar olan karşılığı yani bileşik faiz hesaplaması şu şekilde yapılacağını, bu hesaplamanın formülünün cevap dilekçesinde açıklandığı şekilde olduğunu, A = 152968,20 ( 1 + 0.6/12 ) 12 X 4 = 152968,20 x 12/4 = 1.918.843,92 toplam nemalandırılmış değer 1.918.843,92 - 240.000,00 (aidat eksiltmesi) = 1.678.843,92.-TL davacı kooperatifin davalıya ödemesi gereken denkleştirme bedeli olduğunu, yani bir şekilde davalının irade fesadına uğratılarak kooperatif üyeliğinin sonlandırıldığına inandırılmış ve bu para kendisinden alınmış ise bunun TCK karşılığı 158- 1/h uyarınca suç olduğunu, diğer şekilde kooperatif yönetimi yetki tecavüzü şeklinde böyle bir işlem yapmış ise kooperatif üyelerinin eşitliği nedeni ile kendisine 1.678.843,95-TL.nin sebepsiz zenginleşme yolu ile bu bedelin iadesi gerekmekte olduğunu, Yapı kooperatiflerinin inşaat aşaması bittikten sonra tasfiye süreçlerinin uzaması, genel kurul toplanma faaliyeti giderleri, yönetim huzur hakkı giderleri, kooperatif yöneticileri, çalışanları, avukatlık ve muhasebe giderlerini minimize etmek adına, genel kurullarda Kooperatifler kanunun 23 maddesi sevki le kooperatif ana sözleşmesi değiştirilerek üyelerden kesin maliyet hesabının % 10 fazlası alınmak sureti ile üye kooperatiften ayrılmakta tasfiye sürecindeki yükümlülüğü yerine getirdiği varsayılarak üye ibra edilmekte olduğunu, yaklaşık 2011 yılından beri bu sistem fiili olarak uygulanmakta olup bu güne kadar bir sıkıntısı çıkmamış olduğunu ancak yargıya taşınan uyuşmazlıklar nedeni ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2022/1227 esas ve 2023/1045 karar sayılı içtihadında kesin hesap ve % 10 erken ödeme koşulunu kooperatif inşaatlarının bitmiş olması şartına bağlamış olduğunu, davacı dilekçesinden, ne kooperatifin ne zaman kurulduğu, ne kaç üyesi olduğu, ne ne kadar daire ürettiği, inşaatların bitip bitmediği, kooperatifin tasfiye sürecine girip girmediği hususları anlaşılamamakta olduğunu, bu soruların cevabına göre ortada "erken açılan dava" definin ileri sürülüp sürülemeyeceği, kooperatif yönetiminin usülüne uygun işlem yapıp yapmadığı eğer işlemler usûlüne uygun değilse yönetim işlemlerinin yetki tecavüzü mü yoksa dolandırıcılık babında mı değerlendirileceği hususunun dava dilekçesi açıklatıldıktan sonra cevap verebileceğimiz hususlar olduğunu, sonuçta davalının davacı kooperatife bir aidat veya denkleştirme borcu olmadığını, davalının kooperatif üyeliği devam ediyor ise denkleştirme kuralı gereğince davalının davacı kooperatiften dava tarihi itibariyle 1.678.443,95-TL alacağı olduğunu, iş bu alacağımızın talep hakkı konusunu mahfuz tutmakta olduklarını, davalının yurt dışında olması nedeni ile dava dilekçesi açıklattırıldıktan sonra yeni cevap ve delil bildirme hakkı tanınmasını talep etmekte olduklarını belirterek, Davacının dava dilekçesinin açıklattırılmasına, davalının yurt dışında olması nedeni ile cevap ve delil bildirme süremizin 1 ay uzatılmasına, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davacı .... Konut Yapı Kooperatifinin Genel Kurul Kararları Doğrultusunda 01.03.2024 Tarihine Kadar Birikmiş Aidat, Toplu Ödeme, Eşitleme Ve Bilcümle Akçeli Hükümlerden Kaynaklı davalının borcu olup olmadığı, varsa miktarı hususlarına ilişkindir. Çevre Şehircilik İl Müdürülüğüne ve davacı kooperatife yazılan yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 26/03/2025 tarihli ön inceleme zaptının 8 nolu ara kararı gereğince kooperatif alanında uzman bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;''Kooperatifçe davalıya ibraname verilmesi ve ödemiş olduğu tutardan daha yüksek bir bedel tahsil edilmesinin sebebi ara dönemde yapılan kesin maliyet çalışmasıdır. Ancak Yargıtay içtihatlarına göre tüm inşaatlar tamamlanmadan yapılacak kesin maliyet geçerli bir maliyet niteliği taşımayacaktır. Hal böyle olunca ara dönemde yapılan kesin maliyet hesaplaması geçerliliğini yitirecektir. Tabiatıyla ödenmesi gereken tutar da genel kurul kararlarında belirtilen tutar olacaktır. Davalı için faiz hesabı yapılırken de ibraname tarihinden sonraki dönem dikkate alınmıştır. Davacı kooperatifin davalıyı ibra ettiği tarih itibariyle davalının genel kurul kararlarına göre ödemesi gereken (aidat, kura, giriş bedeli vb) tutar 193.350 TL' dır. Ancak kooperatifçe bu dönemde kesin maliyet çalışması yapılmış ve davalıdan 360.956 TL tahsil edilmiştir. Kooperatifçe 30.06.2023 tarihinde ödemelerin 450.000 TL'ye eşitlenmesi ve aylık 2.000 TL aidat kararı alınmıştır. Bu karar tüm üyelerin ödemelerinin denkleştirilmesine yöneliktir. Bu karara göre davacının dava dilekçesinde belirttiği 01.03.2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutar 468.000 TL'dir. Davalı ödemesi olan 360.956 TL ödenmesi gereken tutardan mahsup edildiğinde 107.044 TL davacının anapara alacağı kalmaktadır. Davacı kooperatif davalıyı 01.03.2024 tarihi itibariyle ibra ettiği için bu dönemden sonraki borçlar için faiz hesaplanmıştır. Buna göre davalıdan talep edilebilecek faiz tutarı 10.399,61 TL olarak hesaplanmaktadır (Ek Tablo). Ancak kooperatifçe davalı üyeye kesin hesap yapılıp ibra belgesi verildiği ve borcum yok algısı oluşturulduğu için ibraname tarihinden sonraki borçların davalıya bildirildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Derdest dava kapsamında faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği değerlendirilmektedir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davalının davacı kooperatifle üyelik ilişkisi nedeni ile Kooperatifinin Genel Kurul kararları doğrultusunda 2024 yılının Mart ayına kadar davacıya birikmiş borcu olup olmadığının tespiti için delillerin toplanmasından sonra bilirkişi heyetinden 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış olup raporda, davacının dava dilekçesinde belirttiği 01.03.2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutarın 468.000 TL olduğu, davalı ödemesi olan 360.956 TL’nin ödenmesi gereken tutardan mahsup edildiğinde 107.044 TL davacının anapara alacağı kaldığı, Davacı kooperatifin davalıyı 01.03.2024 tarihi itibariyle ibra ettiği için bu dönemden sonraki borçlar için faiz hesaplanmış olduğu ve buna göre davalıdan talep edilebilecek faiz tutarının 10.399,61 TL olduğu, kooperatifçe davalı üyeye kesin hesap yapılıp ibra belgesi verildiği ve borcum yok algısı oluşturulduğu için ibraname tarihinden sonraki borçların davalıya bildirildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği ve derdest dava kapsamında faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğinin belirtildiği görülmüş olup, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olması nedeni ile rapordaki değerlendirmelere itibar edilmiş ve böylece, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 107.043,91-TL Ana para ve 10.399,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.443,52-TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacağı dava tarihinden itibaren işleyecek %5'i geçmemek üzere kanuni faizin 2 katı üzerinden faizin uygulanması ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 107.043,91-TL Ana para ve 10.399,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.443,52-TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacağı dava tarihinden itibaren işleyecek %5'i geçmemek üzere kanuni faizin 2 katı üzerinden faizin uygulanması ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 8.022,57-TL karar ve ilam harcından 2.007,37-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 6.015,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TLarabuluculuk ücretinden ibaret yargılama giderinin, kabul / red oranına göre hesaplanan 3.596,91 TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TLarabuluculuk ücretinden ibaret yargılama giderinin, kabul / red oranına göre hesaplanan 3,09 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve 2.000,37-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.427,97 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 47,00-TL tebligat gideri, 240,00-TL yazışma gideri, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.287,00-TL yargılama giderinin, kabul / red oranına göre hesaplanan 9.279,03-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 7,97-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden 100,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/12/2025
Katip ... ¸E-imzalıdır
Hakim ... ¸E-imzalıdır