İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/132 E. 2025/555 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/132
Karar No
2025/555
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - VEKİLİ : Av. ... - [ DAVA : Tazminat (Munzam Zarardan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2024 KARAR TARİHİ : 18/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Munzam Zarardan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin ... akaryakıt bayiliği işi ile iştigal ettiğini, davalı şirket ve sahibi olan diğer davalının maden işlerindeki iş makinalarında kullanmak üzere davacıdan motorin satın aldığını, taraflar arasında 2015 yılında açılan cari hesap olduğunu, bu dönemden itibaren kısmi ödemeler yapıldığını, davacının alacağı için davalıların imzasını taşıyan kambiyo senedini verdiklerini ve bu senede dayalı Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, davalılara ait gayrimenkuller haciz konulduğunu, ancak gayrimenkuller üzerinde bankalara ipotek olması nedeniyle satışın gerçekleşmediğini, davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi için banka tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, davalıların satış aşamasından 1 gün önce borcun tamamını ödeyerek satışı düşürdüğünü, benzer şekilde başka bir alacak için Konya 6. İcra Müdürlüğü tarafından açılan takibin satıştan evvel ödenerek dosyanın kapatıldığını, davacının alacağından dolayı yapılan takipte de satış gününe bir hafta kala borcun tamamını icra müdürlüğüne ödemek sureti ile satışın düşürüldüğünü, davacının faiz ile karşılanamayan zararı senet tarihi olan 25.12.2015 ile icra dosyasına ödeme tarihi olan 29.12.2023 tarihleri arasında motorin fiyatlarındaki aşırı artış, davacının aynı miktar motorini tedarik zincirinden alabilmesi için kullandığı kredi, Türkiye’de enflasyonun %100’lerin üzerinde seyir etmesi, ekonomik şartlar nedeni ile mal ve hizmet bedellerinin sürekli artması nedeniyle davalılara ait gayrimenkullerin daha fazla değer kazanırken alacağın %400 civarında değer kaybettiğini, davalıların kötü niyetli olarak takipleri geciktirdiğini ve satış aşamasında borcu kapattığını, parası olmadan bu tutardaki alacağı kapatmasının mümkün olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının davacıdan aldığı motorini aldığı tarihlerle motorinin litre fiyatı 3,07 ile 3,21 TL arasında iken 25.12.2015 tarihli takip tarihinde ise motorin litre fiyatının 3,35 TL olduğunu, motorine gelen aşırı zamlar nedeniyle icra dosyasına ödeme tarihi olan 29.12.2023 tarihinde 38,21 TL olduğunu, davalının ödemeyi geciktirmesi nedeniyle 407.000 litre civarındaki motorin nedeni ile davacının fahiş zarara uğradığını, faizin ancak bir kısmını kapatabildiğini, davacının akaryakıt alabilmek için 2015 yılında Akbank’tan 1.550.000 TL, İCBC Bank’tan 1.500.000 TL, İş bankasından 1.200.000 TL yüksek faizli kredi kullandığını, davalıların gayrimenkulünün 7-8 milyon değerinde iken sadece bir fabrika binasının 92.000.000 TL olarak tespitinin yapıldığını, davalının kendi sermayesi değer kazanırken davacının sermayesinin azaldığını belirterek şimdilik 500.000 TL tazminatın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davalılardan ... ile davacı arasında ticari ilişki olmadığını, bu davalı yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının davasını dayandıracak delil bulunduramadığından davalılara ait tüm icra dosyalarını tek tek incelediğini, davacının uğradığı munzam zararı objektif bir şekilde ispatlaması gerektiğini, munzam zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının olduğunu gösteren tüm olguları davacının ispatlaması gerektiğini, davacının soyut iddia ve hesap tarzı dışında sunduğu herhangi bir somut delil olmadığını, sırf birtakım ekonomik verileri analiz edilmek suretiyle fark teorisi bir kenara bırakılıp ortada illiyet bağı dahi yokken aksi yönde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, davacının alacağını tahsil için usulü işlemler dışında bir girişimde bulunmadığını, 8 yıldır taşınmazların satılıp paraya çevrilmemesinde davacının kusuru bulunduğunun aşikar olduğunu, davacının kendi kusuru ile alacağın geç tahsiline sebebiyet verdiğini, cebr-i icra yolu ile işlemlere devam ederek alacağın tahsil imkanı varken bunu yapmadığını, davacının bankadan kredi çektiğini belirttiğini, bunun davacının zararını gösterir bir kanıt olmadığını, kredi çekilmesi ile davalıdan alacağın geç tahsili ile doğduğu iddia edilen zarar arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığını, davacının alacağı geç tahsil etme yüzünden bankadan yüksek faizle kredi almak zorunda kaldığını ve bu krediyi dava konusu işte kullandığını ispatlaması gerektiğini, dosyaya sunulan ticaret sicili gazetesinde davacının kar dağıtımı kararı aldığını, zarar ettiği hususunun gerçek dışı olduğunu, basiretli bir tacirin ticari hayatını devam ettirebilmesi için gerekli adımları atmakla mükellef olduğunu, kendi alacağını 8 yıl boyunca tahsil etmeyen alacaklı davacının basiretli davrandığından söz edilemeyeceğini, davacı iddiasını somutlaştıramadığını, soyut ve mesnetsiz iddiadan ödeye gitmeyen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacının davalıdan satın almış olduğu akaryakıt bedellerine ilişkin çekin takipten sonra ödemiş olması nedeniyle davacının geç yapılan ödemeden kaynaklı munzam zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin Uyap sistemi üzerinden gönderdiği 17/06/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği ve vekâletnamesinde de feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. Davalılar vekilinin 17/06/2025 tarihli dilekçesi ile davacının feragat talebi doğrultusunda feragat nedeniyle karar verilmesini, sulh protokolü uyarınca feragat uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup HMK.nın 311 maddesi gereğince de feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğruran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan, davacının feragat dilekçesi nazara alınarak davanın reddine, HMK.nın 312 ve devamı maddeleri gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Mahkememizin 10/10/2024 tarihli denetim kayyımı atanmasına ilişkin kararının kaldırılmasına, bu hususta Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, 3-Davadan feragat etme tarihi dikkate alınarak Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 410,27-TL'den dava açılırken davacıdan alınan 8.538,75-TL peşin harcın mahsubu ile artan 88.128,48-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatıran davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar vekilinin 17/06/2025 tarihli dilekçesi gözetilerek vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6- HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/06/2025 Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/132, K. 2025/555, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-132-e-2025-555-k-6d47565961e0