İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1020 E. 2025/673 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1020
Karar No
2025/673
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - T.C. No:... - ... 2- ... - T.C. No:... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... TASFİYE MEMURLARI : 1- ... - T.C. No:... - 2- ... - T.C. No: ... - İ 3-... - ... - DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 31/03/2022 KARAR TARİHİ : 14/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Tasfiye halinde SS İpek Konut Yapı Kooperatifi'nin 23/03/2012 tarihli genel kurulunun 23/09/2012 tarihinde Yıldızevler Mah. 317. Sk. ... Kocasinan Kayseri adresinde bakanlık temsilcisi ... gözetiminde toplanıldığını, toplantı tarihinde kooperatifin 31 ortağının bulunduğunu, ilgili toplantıya 20 ortaığın katıldığını, toplantıda alınan karların 11 maddelik 23/03/2012 tarihli genel kurul tutanağına işlendiğini, davalı kooperatifin 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7. Maddenin iptalini talep ettiğini, 7. Madde ile kooperatifin hissedar olduğu taşınmazdaki hisselerini liste halinde belirtilen ismi yazılı üyelere yahut 3. Şahıslara devri konusunda teklif sunularak teklifin bakanlık temsilcisinin şerhine rağmen oy birliği ile kabul edildiğini, kooperatifin 3 üyesi olmasına rağmen 14 ü bakımından ferdileştirme yapıldığını, eşitlik ilkesine aykırı olduğunu bu sebeple 7 . Maddenin müvekkilleri açısından da uygulanmasını ve müvekkillerinden ...'un iki daire, Sürmeli Durmuş'un ise bir dairelik hissesi olduğunu, aksi halde kooperatif genel kurul kararının iptalini, davalı kooperatifin hissedar olduğu Kayseri İli, Argıncık Mah. 2447 ada, 1 parsel ve 2444 ada, 7 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerden müvekkili payına düşen kısmının tapuda müvekkiline devrine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. DELİLLER: Davalı kooperatife, Gevher Nesibe Vergi Dairesi'ne, Mimarsinan Vergi Dairesi'ne, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap olduğu, ilgili kayıt ve belgeler celp edilmiştir. Mahkememizce, bilirkişi heyetinden davacıların kooperatif ortağı olup olmadığı, iptali istenen 23.03.2012 tarihli genel kurulda toplantı ve karar sayısına uyulup uyulmadığı, anılan kararın yok hükmünde sayılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı, davacıların 23.03.2012 tarihli genel kurul toplantısına çağrılıp çağrılmadığı, toplantıya katılmışlar ise muhalefet şerhi olup olmadığı, 23.03.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 nolu kararın kanun ve ana sözleşmeye aykırı olup olmadığı, 23.09.2012 tarihli genel kurul kararının 7 nolu maddesinin iptalinin gerekip gerekmediği, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususlarında Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi ile Mali Müşavir Bilirkişiden rapor aldırılmıştır. İşbu dava ile ilgili ilk olarak mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapılarak 11/06/2024 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, davacılar vekili tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... E. .... K sayılı ilamı ile "Ticaret Sicil Müdürlüğünden şirketin tasfiye aşamasında olduğu anlaşıldığında tasfiye memurları isimleri celp edilmeli, tasfiye devam etmekte ve henüz terkin edilmemişse gerekçeli kararın şirketin yetkili tasfiye memuruna Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğinin sağlanarak taraf teşkili sağlanarak" karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkememiz kararın kaldırıldığı ve kaldırma kararı sonrası dosyanın mahkememizin .... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı kooperatifin 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7 nolu kararın davacılar açısından da uygulanabileceğinin tespiti ile davacıların hisseleri oranında taşınmazların adlarına tescili, aksi halde kooperatif 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7 nolu kararın iptalini talep etmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça, 23.09.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 nolu kararda "Kat irtifakına geçmek için gerekli iş ve işlemlerin yapılması ve kat malikleri listesinin oluşturulması için karar alınması ve yetki verilmesi maddesine geçildi. Kooperatifin hissedar olduğu Kayseri ili, Argıncık Mah. 2447 Ada l Parsel, 2444 Ada 6 parsel ve 2444 Ada 7 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini aşağıda ismi yazılı üye ve 3. şahıslara devri konusunda teklif sunuldu." denilerek o tarihte kooperatifin 31 ortağı olmasına rağmen 14 ortak yönünden kooperatifin taşınmazlardaki hisselerinin ferdileştirildiği, bu şekilde tapu sicilinde ferdileştirme işlemlerinin yapıldığı, anılan karara toplantıya katılan Bakanlık Temsilcisinin şerh koyarak devrin tüm ortaklara yapılması gerektiğini belirttiği, yapılan işlemin Kooperatif Kanunu 23 uyarınaca eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu nedenle 23.03.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7. nolu kararın davacılar yönünden de uygulanabileceğinin tespitini ile bu doğrultuda davalı kooperatifin hissedarı olduğu Kayseri ili Kocasinan ilçesi Argıncık Mah. 2447 Ada l Parsel, 2444 Ada 6 parsel ve 2444 Ada 7 parsel sayılı taşınmazlardan davacıların payına düşen kısmın davacılar adlarına tapuda devrini, bu mümkün olmaması halinde 23.03.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 Nolu kararın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkememizin 11/06/2024 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacılar vekili tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin .... E. ...K sayılı ilamı ile " Ticaret Sicil Müdürlüğünden şirketin tasfiye aşamasında olduğu anlaşıldığında tasfiye memurları isimleri celp edilmeli, tasfiye devam etmekte ve henüz terkin edilmemişse gerekçeli kararın şirketin yetkili tasfiye memuruna Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğinin sağlanarak taraf teşkili sağlanarak" karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkememizin kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda davalı kooperatifin tasfiye memurları olan ..., ... ve ....'a tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandığı görülmektedir. 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7 nolu karar incelendiğinde; ''Kat irtifakına geçmek için gerekli iş ve işlemlerin yapılması ve kat malikleri listesinin oluşturulması için karar alınması ve yetki verilmesi maddesine geçildi.Kooperatifin hissedar olduğu Kayseri ili ,Argıncık Mah. 2447 ada 1 parsel, 2444 ada 6 parsel,ve 2444 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini aşağıda ismi yazılı üye ve 3. Şahıslara devri konusunda teklif sunuldu. - ..., ., ..., ..., ....,,., . , ., ., , ...,, - Yukarıda yer alan isimlere kooperatif hisselerinin devri hususunda bakanlık temsilcisi tarafından söz alınarak 'Kooperatife ait taşınmazlar üzerinde bütün kooperatif üyelerinin Koop. Kan.nun 23. Maddesine istinaden hakkının bulunduğu bu kapsamda devrin sadece yukarıda adı geçen 14 kişiye değil kooperatif üyelerinin tamamına yapılması gerektiği hususunda şerh konulsun.' dedi.Şerhe rağmen divan başkanı tarafından söz konusu teklif oylamaya sunuldu.Yapılan teklif oy birliği ile kabul edildi.'' şeklinde karar alındığı görülmektedir.Davacının ilk talebi davalı kooperatifin 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7. nolu maddesinin davacılar yönünden de uygulanabileceğinin tespiti ile taşınmazlardaki hisse devrine ilişkin olup kooperatifçe alınmış bir genel kurul kararı iptal edilmediği sürece mahkemenin kooperatif yerine geçerek karar alması mümkün olmadığından davacıların öncelikle talebi yerinde görülmemiş, ikincil talebi olan 23.09.2012 tarihli genel kurulunda alınan 7. Nolu maddesinin iptali istemi incelenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir. Yargıtay 11. ve 23. Hukuk Dairelerinin yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. ve Anasözleşmenin 28. maddesi emredici nitelikte ise de, aynı Kanunun 53. maddesinde, çağrıda usulsüzlük halinin genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali davası açma hakkı verildiğine göre, kanun koyucunun çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini yokluk olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır. Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden tarafın, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da yokluğu sonucunu doğurmamaktadır. Öte yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. Kooperatif Anasözleşmenin 28. maddesi; "olağan ve olağanüstü toplantılara çağrı taahhütlü mektupla ayrıca gerektiğinde gazete ile gazete olmayan yerlerde mahalli örf ve adetlerle ilan yoluyla yapılır. ... Çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde yapılması, toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi zorunludur" şeklindedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddesinde "Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." ve 51. maddesinde "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.", Kooperatif Anasözleşmesinin 33. maddesinde "genel kurulun toplanması ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları gerekir....genel kurulda kararlar ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarından fazlasının oyu ile alınır." düzenlemesi yer almaktadır. Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen 1 aylık yasal süre dolduktan sonra 30/03/2022 tarihinde açılmıştır. Açılan dava süresinde olmadığı gibi 23.09.2012 tarihli genel kurul hazirun tutanağının incelenmesinde listede 31 ortağın isminin yer aldığı , 9 ortağın asaleten 11 ortağın vekaleten olmak üzere 20 ortağın katıldığı toplantı yeter sayısının sağlandığı, davacılardan ...'un asaleten katıldığı, Sürmeli Durmuş'un ise toplantıya katılmadığı görülmektedir.İptali istenen 7. Maddenin oy birliği ile karar alındığı , davacıların yahut başkaca bir ortağın kararın alınmasına şerh koymadığı genel kurul toplantı tutanağından anlaşılmaktadır. Bu durumda toplantı ve karar yeter sayısının sağlandığı anlaşılmaktadır. Davacı Sürmeli ...un toplantıya katılmadığı, toplantıya katılmayan üyelerin çağrının usulüne uygun yapılmadığını yahut gündemin gereği gibi tebliğ edilmediği yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin katılmış olduklarını ileri sürmeleri halinde iptali isteminde bulunabilecekleri (1163 sayılı KK. M.53/1), dava dilekçesi incelendiğinde adı geçen davacının bu yönde bir iddiasının bulunmadığı görülmektedir. ( Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin .... E. ... K. Sayılı ilamı da bu yöndedir.) Diğer davacı ... toplantıya katılmış ise de kararın oybirliği ile alındığı görülmektedir, bu durumda toplantıya katılan üyenin ret oyu vermemesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmemesi ve davanın bu iddiların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılmaması gözetilerek davacıların ikincil talebi olan genel kurul kararının iptali talebi yönünde davanın reddine karar verilmiştir. Netice itibariyle 23.09.2012 tarihli genel kurul toplantısında toplantı ve karar yeter sayısının mevcut olduğu, genel kurul kararlarının yokluk sebeplerinin bulunmadığı, davacıların ikinci terditli talebi olan 23.09.2012 tarihli genel kurul toplantısının 7 numaralı kararının iptali için ise 1 aylık hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra eldeki davayı açtığı anlaşıldığından terditli talebine ilişkin olarakta davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı ...'un açtığı dava yönünden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacılardan alınan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL karar ve ilam harcının davacı ...'tan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı ...'un açtığı dava yönünden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı ...'tan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/07/2025 Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1020, K. 2025/673, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1020-e-2025-673-k-964e1f3857cd