İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/821 E. 2025/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/821
- Karar No
- 2025/23
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2023 KARAR TARİHİ : 08/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ile gerçek kişi tacir ... arasındaki ticari münasebetten doğan fazladan ödenen paranın borçlu tarafından iade edilememesi akabinde taraflarınca alacaklı şirkete vekaleten Kayseri Genel İcra Dairesinin ..... sayılı dosyası ile ilâmsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlu tarafından borca, faize ve tüm fer'ilere itiraz edilmiş, netice olarak takibin durdurulmuş olduğunu, İ.İ.K.nın 67/1 maddesi gereğince davalı/borçlu ...'ın sunduğu icra takibine itiraz dilekçesinin taraflarına hiç tebliğe çıkartılmadığını, itiraz dilekçesine ve takibin durdurulmasına haricen vakıf olmaları üzerine taraflarınca 08/09/2023 - tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, dolayısıyla itirazın iptali davası için düzenlenen itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurma şartı, hak düşürücü süre düzenlemesi olayda davacı aleyhine sonuç doğurmayacağını, davanın süresi içerisinde ikame edilmiş olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E:2021/6500-K:2021/11683-7:18/11/2021 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, davalının takibine itiraz dilekçesinde, borcunun bulunmadığını, faturalarda imzasının olmadığını beyan etmiş olduğunu, taraflar arasında uzun yıllardır süregelen bir ticari münasebetin söz konusu olduğunu, davacı firma tarafından davalıdan sandalye ile sandalye tamir hizmetlerinin yıllardır alınmış olduğunu, davacı yanın deposuna iade faturalarında belirtilen malları teslim ettiğini, faturada belirtilen hizmetlerin yapıldığını düşünerek davacının fatura keşide etmiş olduğunu, nizaya konu faturaları muhasebeye ibraz ederek faturada gösterilen miktarda ödemeyi almış olduğunu, davacı tarafından yapılan depo kontrollerinde davalının faturaya konu malları teslim etmediği, faturada belirtilen tamirat hizmetlerini yapmadığını tespit edilmiş olduğunu, fatura içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu anlamı doğmakta olduğunu, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını gelmeyeceğini, uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun, eğer fatura konusu mal ise de teslim edilmiş olduğunun kanıtlanması gerekeceğini, nitekim davacı tarafından yapılan bu tespit akabinde, davacının davalı yana iade faturaları keşide etmiş olduğunu, davacının her ne kadar iade faturası başlığı altında fatura tanzim etmiş olsa da esasen bu faturaların 8 günlük itiraz süresi içerisinde olduğundan itiraz faturası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından keşide edilen bu faturalara davalı tarafından 8 gün içerisinde itiraz edilmeyerek fatura münderecatının kabul edilmiş olduğunu ancak davalı tarafın davacı tarafından ödenen fazla ücreti iade etmekten imtina etmiş olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/7253 K. 2021/12178 kararını dikkate alınması gerektiğini, takibine itiraz dilekçesinde davalı tarafından hukuken geçerli bir gerekçe sunulmaksızın faize ve fer'illere de itirazda bulunulduğunu, davalı tarafın icra takibi ile temerrüde düşürüldüğünün icra dosyası kapsamında icra takibi öncesi işlemiş faiz talebi bulunmamakta olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E: 2008/2642-K:2008/8549-T: 18/09/2008 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, takip sonrası işleyecek faiz için ise değişen oranlarda avans faizi talep edilmiş olduğunu, takip mesnedi alacak ticari işten kaynaklandığından, olayda istenmesi ve uygulanması gereken faiz türü avans faizi olduğunu, bu hususun, Yüksek Mahkeme içtihatları ile yerleşik nitelik kazanmış olduğunu,iİş bu sebeplerle davalının faize ve fer'ilere yönelik itirazlarının iptalini talep etmekte olduklarını, İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca davalı taraftan icra takibine konu edilen alacak kaleminin %20'si oranında tazminat talepleri olduğunu, zira davalının teslim etmediği emtianın parasını alarak, bu parayı iade etmekten imtina ederek suiniyetli hareket ettiği gibi, davacının faturaya dayalı alacak talebinin Yargıtay içtihatları doğrultusunda likit, bilinebilir bir alacak kalemi olduğunu belirterek, Davalı tarafın Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına ilişkin yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve takibin tüm fer'llerine ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, İtirazlarında haksız olan davalı tarafın icra takibine/davaya konu alacağın %20'si oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP:Davalının cevap dilekçesi süresinde sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Dairesinin ..., sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... olduğu, takibin toplam 12.336,00 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır. Mimarsinan Vergi Dairesine, Ziraat Bankası A.Ş'ye, Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 18/09/2024 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı Hamdi Işık'ın tanıklık beyanında; "Davalı babası olduğunu, taraflar arasında yapılan ticari ilişki hakkında bilgim bulunmadığını, babası sandalye üretimi yaptığını, bildiği kadarıyla tanesi 1.000 TL olan 6 tane yeni sandalyenin yapılması ile daha önce başkası tarafından yapılmış olup tamir için kendilerine getirilen 6 tane sandalyenin düzeltilmesi konusunda babası ile davacı arasında anlaşma yapıldığını, anlaşmanın tam miktarını bilemediğini, anlaşma kapsamında babası bütün işi yapıp davacı tarafa teslim ettiğini davacı taraf tamir yapılan sandalyeleri kabul etti ancak yeni yapılan sandalyelerinin ayak kısmının istedikleri gibi olmadığını söyleyerek kendilerine iade etmek isdiklerini söylediklerini, kendileri ürün teslim alınırken herhangi bir sorun çıkmadığını bu nedenle teslim alamayacaklarını söylediklerini, sonrasında ....'ın oğlu gelip sandalyeleri kabul etmemelerine rağmen işi yerlerine bıraktıklarını, tekrar ürünleri alıp davacının iş yerine teslim ettik, daha sonra davacının oğlu ....... tekrar sandalyeleri getirip iş yerimizin önüne hakaret ve küfrederek attı, biz tekrar sandalyeleri davacı tarafın iş yerine bıraktık, sonrasında davacı bize yeniden 1 gü sonra fatura kesti ve ürünleri çöpe attığına ilişkin whatsapp yazışması ile kendelirine fotoğraf ve yazı gönderdi, ve bizden cari ilişki kapsamında alacağı olduğunu söyleyerek yapmış oldukları bu sandalyelerinin bedelini de ödemediğini" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 10/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının ve davalının ticari defterlerinde 2021-2022 ve 2023 yıllarında davacının davalıdan 176.391 TL tutarında mal aldığına ilişkin kayıt bulunmakta olup taraf defterleri bu hususta birbirini teyit etmektedir. Davacının davalıya düzenlediği 20.260,20 TL tutarındaki 5 adet fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Ancak davacının ticari defterlerinde yer alan raporumuz içinde gösterdiğimiz ve gölgeli olarak işaretlediğimiz 45.000 TL + 30.000 TL + 90.000 TL tutarındaki ödemelerin ispatlanması gerekmektedir. Bu hususa yönelik bir belge sunulmamıştır. Bahse konu ödemeler ispatlanırsa davacı davalıdan (176.391 TL – 20.260,20 TL – 45.000 TL – 30.000 TL – 90.000 TL =) 8.869,20 TL alacaklı hale geleceği" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 23/09/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Kök raporumuzda belirttiğimiz davacının ispatlaması gereken 165.000 TL tutarındaki çekle ödemeyi davalı taraf 13.03.2024 tarihli duruşmada kabul etmiştir. İlgili bankalardan bu çeklerin ödendiğine ilişkin müzekkere cevapları gelmiştir. Hal böyle olunca raporumuz içinde belirttiğimiz üzere davacının davalıdan 8.869,20 TL alacaklı olduğu hesaplandığı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalının süresi içinde cevap dilekçesini sunmadığı görülmüş ve bu nedenle yeminin hatırlatılması yoluna gidilmemiştir. Dava konusu talep yönünden mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkerelere Vergi Dairesi tarafından cevap verildiği ve tarafların tacir olduğunun belirtilmesi ile mahkememizin görevli olduğu anlaşılarak yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davacıya borçlu olunmadığı belirtilerek takibe itiraz edilmiş ise de, davacının takibe konu fatura ve cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için deliller toplanmış, tanık dinlemiş ve bilirkişiden 10/01/2024 tarihli rapor ile rapora itiraz edilmesi üzerine 23/09/2024 tarihli raporlar alınmıştır. Raporlarda da belirtildiği üzere taraflar arasında 176.391 TL değerinde ticari ilişki olduğu, davalının bu kapsamda toplam 165.000 TL ödeme aldığı, davacının düzenlediği iade faturalarının davalının defterinde kayıtlı olduğu ve bu durumda davacının davalıdan fazla ödeme nedeni ile 8.869,20 TL alacağının kaldığı anlaşılmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 8.869,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacak bedeli olan 8.869,20 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 8.869,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacak bedeli olan 8.869,20 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 605,86 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 336,01 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 298,00 TL tebligat, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.798,00 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 2.011,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine, 8-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.869,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 9-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 2.243,18 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 876,82 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/01/2025 ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır