İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/745 E. 2024/259 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/745
- Karar No
- 2024/259
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : / Esas KARAR NO : / HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2023 KARAR TARİHİ : 14/03/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ... arasındaki ticari alım-satımdan kaynaklı cari hesap bakiyesi mevcut olduğunu, müvekkili davalı şirketten takip tarihi itibariyle 5.249,91-TL alacaklı olduğunu, Kayseri Genel İcra Dairesinin Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı ve akabinde davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının yüzde yirmi icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Kayseri arabuluculuk bürosunun / numaralı dosyası ile arabuluculuk müzakereleri yürütüldüğünü, müzakereler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerden dolayı, Kayseri Genel İcra Dairesinin / esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine yüzde yirmi icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Dava, itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki ve ara karar gereği sunmuş olduğu açıklayıcı dilekçesindeki beyan ve açıklamaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, dava ve takip konusu ettiği alacağın, daha önce kendisi hakkında davalı tarafça başlatılmış ilâmsız takip nedeniyle ve icra tehdidi altında ödenmiş olan ve fakat 2004 sayılı İİK m.72/7 hükmü çerçevesinde ödeme tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içinde açılacak olan istirdat davasına konu edilmesi gereken paranın, genel hükümler çerçevesinde takip alacaklısından geri alınması istemine ilişkindir. Diğer bir deyimle davacının icra takibine konu ettiği alacak, icra tehdidi altında ödenen ve (1 yıl içinde) istirdat davasına konu edilmesi gereken bir alacaktır. Oysa ki bu halde borçlu, ancak istirdat davası açabilir; ilâmsız icra takibinde ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için ilâmsız icra takibi yapamaz. (Menfî Tespit Davası ve İstirdat Davası - , Ankara) İİK m.72/7 hükmüne göre, İcra ve İflas Hukuku anlamında istirdat davasını, kesinleşmiş icra takibi dolayısı ile cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs açabilir. Menfi tespit ve istirdat davası sonucu verilecek mahkeme kararı, kesinleşmeden infaz olunamaz. İİK.nun 72/6. maddesi gereğince menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmüş olması, bu ilamın infazı için kesinleşmesi koşulunu ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla davacının, takip borçlusu olarak ödediği paranın iadesi istemiyle gideceği hukukî yol, davalı takip alacaklısı hakkında yeni bir ilâmsız icra takibi başlatmak olmayıp, öncelikle genel hükümlere göre istirdat davası açması ve davayı kazanmasıdır. Davacının davalı hakkında açmış olduğu istirdat davasının kendi lehine sonuçlanması ve hükmün (ilâmın) kesinleşmesi halinde, kapsamına göre ve ayrıca hükme gerek olmaksızın icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir (İİK m.72/5). İstirdat davasının amacı, sonuçlanmış olan bir icra takibinin maddî hukuka aykırı olan sonucunun iptal edilmesi ve maddî hukuk ile icra hukukunun şeklî kuralları arasında uyum sağlamaktır. Açıklanan nedenlerle; davacı takip borçlusunun, davalı takip alacaklısı hakkında istirdat davası açmaksızın yeniden ilâmsız icra takibi başlatmış olması ve itiraz üzerine duran takipte itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı, fakat davacının davalı hakkında başlatmış olduğu ilâmsız icra takibinin yukarıda yapılan genel açıklamalar çerçevesinde yerinde olmadığı (Benzer yönde Kayseri BAM 6. HD'nin 15/02/2023 tarih, 221-304 sayılı kararı), takip hukuku usullerine uygun olarak başlatılmış ve durmuş icra takibinin, görülmekte olan itirazın iptali davası için özel bir dava şartı niteliğinde olduğu (6100 sayılı HMK m.114/2), dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın dava şartı yokluğundan ötürü usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75-TL karar ve ilâm harcının davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle yasa yolları kapalı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/03/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır