İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/900 E. 2024/1202 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/900
- Karar No
- 2024/1202
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : Asıl Davada; DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/09/2018 Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin E. - K. Sayılı Dosyasında; DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/08/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 02/08/2017 tarihinde davacı ...'ün ... plaka sayılı motosikletiyle Seyyid Burhanettin Bulvarı istikametinden istasyon caddesi istikametinde seyir halinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken dur levhasına uymadığını davacın ... PLAKA sayılı aracın kendisine çarpmaması için manevra yaptığını, motosikletinden düşerek maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında da ...'ın tam kusurlu olduğunun, ...'ün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş'ne dava konusu kaza nedeniyle başvuru yapıldığını, 31/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresi içerisinde sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini ve herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, ...'ün kalıcı maluliyet zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik asgari 1.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02/08/2017 tarihinde 15:25 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle Kayseri ili Seyit Burhaneddin Bulvarı istikametinden gelerek İstasyon Caddesi istikametine seyir halindeyken davalılardan ...'ın kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Ahmet Paşa Caddesi istikametinden İstasyon Caddesi istikametine kontrolsüzce çıkarak (yol başında dur levhası olmasına rağmen hiç yavaşlamadan ve durmadan) davacının kullandığı motosiklete çarptığını, davalılardan ...'ın tam kusurlu olduğunu, davacının kaza sonrası uzunca bir süre yatak tedavisi gördüğünü, yaklaşık 6-7 ay önce ayağa kalkıp kendi işlerini yapacak hale gelmiş ise de dizindeki kırıktan dolayı tedavisinin halen devam ettiğini, davacının dizinde gerektiği gibi bir düzelme olmadığını, yapılan tedavilerde pek ilerleme kaydedilmediğini, kaza nedeniyle beslenme düzeninin bozulduğunu ve aşırı kilo aldığını, bu kaza nedeniyle askerlik hizmetini yerine getiremediğini, aşırı kiloları nedeniyle mide ameliyatı olmak zorunda kaldığını, midesi alınan müvekkilinin bazı komplikasyonlar meydana gelmesi nedeniyle ağır ve acılı günler yaşadığını, davacının bu kaza sonrası diz kapağında meydana gelen hasar nedeniyle kaybettiği iş gücü kaybı nedeniyle davalı sigorta şirketi aleyhine 19/09/2018 tarihinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla maddi tazminat talepli dava açtığını, kaza nedeniyle davacıda oluşan maluliyetin davacının askerliğine de engel olduğunu, davacının yaşadığı bu manevi üzüntü ve elemin telafisinin olmayacağını belirterek davanın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla tensiple birleştirilmesine, 525.636,13 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketince poliçe limitlerinde olduğu miktar tutarıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 250.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu zararlara ilişkin ZMMS gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve sigortalı araç sürücünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlaması gerektiğini, zararın kanıtlanmaması halinde sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığını, davacı tarafın avans faiz talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek açılan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olup kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin söz konusu kazada kusuru bulunmadığını, davacının kaza öncesinde sağ dizinden cerrahi işlem geçirmiş olup, maluliyet oranının tespitinde bu hususun göz ardı edildiğini, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan yeni bir rapor alınması taleplerinin bulunduğunu, iş göremezlik tazminatı hesabında yeni tarihli asgari ücretin esas alınmasının mülkiyet hakkına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme elverişli olmayıp maluliyet oranının tekrar hesaplanması sonrasında bu hususlar nazara alınarak aktüerya hesabı yapılması gerektiğini, bunun yanı sıra davacının manevi tazminat talebinin fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Mahkememizce işbu dava ile ilgili ilk olarak mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapılarak 02/07/2021 tarihli karar ile davanın kabulü ile 111.584,27-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş olup, karara karşı davalı sigorta şirketi vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı 30/09/2022 tarihli kararı ile; "KTK'nun 78. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken koruyucu dizliğin takılıp takılmadığının araştırılması; kaza nedeniyle oluşan maluliyetin koruyucu dizlik takılması halinde de oluşup oluşmayacağı ve dizlik takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden (somut olayımızda bir numaralı kaldırma gerekçesi de dikkate alınıp Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili Üst Kurulundan) rapor alınması; koruyucu ekipmanların takılmamış olması ve maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nın 52. maddesi uyarınca %20 oranında tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılarak karar verilmesi gerektiği ve Trafik kazası neticesinde maluliyete uğrayan kişinin, maluliyet oranının derecesi ve niteliğine göre, askerliğe engel teşkil edip etmeyeceğinin (maluliyet raporu eklenerek yazılacak yazı ile) ilgili askerlik şubesinden sorulması, alınacak cevaba göre askerlikte geçireceği sürede de efor tazminatı verilip verilmeyeceği tartışılarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının bilirkişiden alınacak rapora göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle mahkememizce verilen kararın kaldırılması üzerine dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılarak bu dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda davacının yaralanmasının derecesi ve niteliğine göre askerliği elverişli olup olmadığı sorulmuş olup, Milli Savunma Bakanlığı Kocasinan Askerlik Şubesi Başkanlığının 15/01/2024 tarihli cevabi yazıları ile davacının hakem hastanesinden aldığı “Askerliğe Elverişli Değildir” kararının bir örneğini dosyaya sunduğu anlaşılmıştır. Davaya konu 02/08/2017 tarihli kaza nedeniyle oluşan maluliyetin koruyucu dizlik takılması halinde de oluşup oluşmayacağı ve dizlik takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu'ndan 06/07/2023 tarihli rapor alınmış olup, raporda özetle; kişinin dava konusu olay tarihinden yaklaşık 6 ay sağ diz bölgesinden ameliyat olduğu, kendisinepatellar destekli dizlik kullanmasının önerildiği, bu tür tedavilerde 6 ay gibi uzun sürelerde dizlik kullanılmasının beklenmediği cihetiyle; Özürlülük ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında davacının sürekli iş göremezlik oranının %13 olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. Davacının sürekli işgöremezlik tazminat miktarının ... yaşam tablosuna göre hesaplanmasının ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının ve temerrüt tarihinin belirlenmesine yönelik rapor alınmasına karar verilmiş olup, aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18/03/2024 tarihli ek raporda özetle; ... Yaşam Tablosu ve Progresif Rant (%10 iskonto) yöntemi ile yapılan hesaplamada davacının %50 kusurunun tenzili suretiyle sürekli iş göremezlik zararının 637.220,40-TL olduğu belirlenmiştir. Eldeki dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup davacı vekili istinaf kaldırma kararı öncesinde 04/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 111.584,27-TL'ye yükseltmiştir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesi karar verilmesi üzerine dosyamızda alınan Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 06/07/2023 tarihli maluliyet raporunun, İstanbul Teknik Üniversitesinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 04/09/2020 tarihli kusur raporunun, aktüer bilirkişisinin kök raporu ile ek raporunun birleşen dosya davalısı ...'a tebliğ edilmiştir. Birleşen dosyada davacının tanıklarına meşruhatlı davetiye tebliğ edilmek suretiyle 03/12/2024 tarihli duruşmada beyanları alınmıştır. Birleşen dosyada davacı tanığı ...; "Ben kazayı bizzat görmedim, ancak davacının çocukluktan beri yakın arkadaşıyım, kazadan sonra davacı taraf manevi olarak yıprandı, arkadaş çevresine belirli bir süre giremedi, aynı zamanda ayağında oluşan maluliyet nedeni ile askere de gidemedi, bildiğim kadarı ile davacının kazadan kaynaklı yaralanmasının etkisi halen devam etmektedir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Birleşen dosyada davacı tanığı ...'ün; "Ben davacının annesiyim, kazayı bizzat görmedim, kaza nedeni ile oğlum manevi olarak çok yıprandı, hastane ve ameliyat süreçleri hem oğlum hemde bizim için çok zor geçti, bu süreçte altından almak zorunda kaldığım için oğlumun yaşı da gözetildiğinde durumunun ne kadar ağır olduğu ortadadır, aynı zamanda oğlumun ayağından yaralanması askere gitmesine de engel olmuştur, kendisi şuanda engelli pozisyonunda bulunmaktadır, oğlumda oluşan bu engel nedeni ile oğlumun evlenmesi de mümkün olmamıştır, kendisinden küçük olan oğlumu evlendirmeme rağmen davacıyı evlendiremedik." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Somut olayda; 02/08/2017 tarihinde davalı sigorla şirketinin ZMSS sigortacısı olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, yaralanma sebebiyle kalıcı maluliyet zararına uğradığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür. Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Kayseri CBS'nin... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta ... plaka sayılı aracın 02/08/2017 tarihi itibariyle ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Kaza sonrası davacıda oluşan sürekli iş göremezlik durumu ve oranının belirlenmesine yönelik Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor hazırlanması talep edilmiş olup düzenlenen 23/05/2019 tarihli rapordan özetle; tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek bilgi ve bulgular 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Özürlülük ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'ün 02/08/2017 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yumuşak doku yaralanması nedeniyle, Bir (1) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı (tıbbi şifa süresinin (1) ay olduğu, herhangi bir fonksiyonel kayıp tarif ve tespit edilmediği, dolayısıyla tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranını %0 (yüzde sıfır) olduğu rapor edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan Develi Devlet Hastanesi'nin 13/06/2018 tarihli engelli sağlık raporu ile Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 23/05/2019 tarihli sağlık raporu arasında çelişki görüldüğünden davacının İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesine sevkinin sağlanarak sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, ileride süre gelen tedavileri ve olması gereken ameliyatların olup olmadığı ve bunlara yapılması gereken harcamalar hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş olup; İstanbul ATK 2. İhtasas Kurulu tarafından düzenlenen 13/05/2020 tarihli rapordan özetle; ...'ün 02/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 03/03/2013 tarih, 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde, kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzde on üç) olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin kaldırma kararı doğrultusunda Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 23/05/2019 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 29/04/2020 tarihli maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından rapor alınmış olup, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 06/07/2023 tarihli maluliyet raporunda da Özürlülük ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında davacının sürekli iş göremezlik oranının %13 olduğu belirlenmiştir. Davaya konu trafik kazasının kimin kusuruyla meydana geldiği, kusur oranlarının ne olduğu hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş olup, Ankara ATK'nın 03/07/2019 tarihli raporundan özetle; sürücü ...'ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğuna, sürücü ...'ün %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Tarafların kusur raporuna itirazı üzerine İstanbul Teknik Üniversitesinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor talep edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/09/2020 tarihli kusur raporunda özetle; dava dışı sürücü ...'ın meydana gelen olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ün olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu bulunduğu rapor edilmiştir. Davacının diz bölgesinden yaralanması nedeniyle dizlik takıp takmamasının müterafik kusur yönünden değerlendirildiğinde; davacının dizlik takıp takmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Ancak dizlik takılmadığının kabulünde dahi koruyucu ekipman olarak dizlik, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde düzenlenmediğinden müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğinden davacının müterafik kusuru bulunduğundan bahsetmek mümkün değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/5575 E. 2022/10706 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda davacının yaralanmasının derecesi ve niteliğine göre askerliği elverişli olup olmadığı sorulmuş olup Milli Savunma Bakanlığı Kocasinan Askerlik Şubesi Başkanlığının 15/01/2024 tarihli cevabi yazıları ile davacının hakem hastanesinden aldığı “Askerliğe Elverişli Değildir” kararının bir örneğini dosyaya sunduğu görülmüştür. Hal böyle iken yapılacak hesaplamalarda askerlik süresinin dışlanmaması gerektiği tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketine, tazminat ödenmesi için yapılan başvuru dilekçesinin 31/08/2018 tarihinde ulaştığı ve davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeni ile davalının 8 iş günü sonrasında temerrüde düşeceği anlaşılmış olup, bu nedenle faiz başlangıcı davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 13/09/2018 tarihi olarak belirlenmiştir. Davacının sürekli işgöremezlik tazminat miktarının ... yaşam tablosuna göre hesaplanmasının ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının ve temerrüt tarihinin belirlenmesine yönelik rapor alınmasına karar verilmiş, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 18/03/2024 tarihli rapordan özetle; ... Yaşam Tablosu ve Progresif Rant (%10 iskonto) yöntemi ile yapılan hesaplamada davacının %50 kusurunun tenzili suretiyle sürekli iş göremezlik zararının 637.220,40-TL olduğu belirlenmiştir. Eldeki dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup davacı vekili kaldırma kararı öncesinde 04/06/2021 tarihli dilekçe ile davasını 111.584,27-TL'ye yükseltmiştir. Asıl davada davanın kabulü ile 111.584,27-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine dair karar aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. Birleşen Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi'nin.... E. ... K. Sayılı dosyasında davacı yukarıda açıklanan trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın işteni ve sürücüsü olan ... ile ZMMS şirketine dava açıldığı, asıl davada hesaplanan bakiye maddi tazminatın(525.363,13-TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca kaza nedeniyle 250.000,00-TL manevi tazminatın ise yalnız ...'dan tahsilini talep etmiştir. Eldeki dosyada alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 06/07/2023 tarihli maluliyet raporunun, İstanbul Teknik Üniversitesinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden alınan 04/09/2020 tarihli kusur raporunun, aktüer bilirkişinin kök raporu ile ek raporunun davalı ... vekiline tebliğ edilerek itiraz imkanı sunulmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki asıl davada Mahkememizin 02/07/2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile 111.584,27-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, verilen karara karşı yalnız davalı sigorta şirketi vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olunduğundan davalı sigorta şirketi yönünden usuli kazanılmış hak doğmuştur. Müşterek ve müteselsil sorumlu olan sigorta şirketi yönünden kesinleşen miktar, müteselsil sorumlu davalı ... yönünden de artık güçlü bir delile dayanmaktadır. Ancak birleşen davada asıl dava ile hüküm altına alınan kısım talep edilmemekte bakiye alacak için dava açıldığından davalı ... yönünden de maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. (Benzer hukuki uyuşmazlıklarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2014/23362, K:2017/6541 sayılı ve yine 17. Hukuk Dairesi'nin E:2014/14453, K:2015/4815 sayılı ve 17. Hukuk Dairesi'nin E:2018/3182, K:2020/5345 sayılı kararlarında da aynı yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.) Birleşen dosyada manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK md. 56 ve 58 hükümlerine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda davacının geçirdiği kaza sonucunda 4 ay süreyle mutad iş ve gücünden kaldığı, %13 oranında sürekli iş göremezliği oluştuğu, kazada meydana gelişinde tarafların eşit kusuru bulunduğu, kaza tarihi ve tarafların sosyal ekonomik durumu gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; A- 1-ASIL DAVANIN KABULÜ İLE; 111.584,27-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2- Asıl dava yönünden alınması gereken 7.622,32-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 35,90-TL peşin harç ile 427,60-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.158,82-TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Asıl davada davacı tarafça yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç ve 427,60-TL tamamlama harcının davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Asıl dava yönünden davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 605,15-TL tebligat ve posta gideri, 4.207,00-TL bilirkişi ücretleri ile 6.221,50-TL adli tıp ücretleri ve 350,00-TL Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı fatura bedeli olmak üzere toplam 11.383,65-TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Asıl davada davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, B-1-Birleşen davada maddi tazminat talebinin reddine, 2-Birleşen davada manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ İLE; 40.000,00-TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 02/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, 3-Birleşen davada maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 2.649,19-TL peşin harçtan mahsubuna, 4-Birleşen davada manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.732,40-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan ve mahsuptan geriye kalan 2.221,59-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 510,81-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Birleşen davada davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile dava açılırken yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 2.221,59-TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 6-Birleşen dava yönünden davacı tarafça yapılan 40,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 6,40-TL'lik kısmının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Birleşen davada davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Birleşen davada manevi tazminat davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 9-Birleşen davada manevi tazminat davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine A.A.Ü.T. 10/2. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 10-Birleşen davada maddi tazminat davası yönünden kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine A.A.Ü.T. 13/4. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 12-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair asıl davada davacı vekili, birleşen davada davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/12/2024 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır