İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1091 E. 2024/1068 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1091
Karar No
2024/1068
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :1 VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI :2- VEKİLLERİ :Av. Av. DAVALI :3- VEKİLİ :Av. DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/01/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/10/2020 tarihinde davalı sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Develi istikametinden Saimbeyli İstikametine seyir halinde iken aynı istikamette seyir halinde olan müvekkilinin aracına çarptığını maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hasarın Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında tespit ettirdiklerini, fazlaya ilişkini haklarının saklı kalmak kaydı ile 8.238,46 TL hasar bedeli, 100’er TL değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı ile tespit gideri zararlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... İnş. Malz. Tic. Ltd. Şti vekilinin temel savunması: Dava dilekçesinde davalı şirket yönünden ileri sürülen konuların ve taleplerin hiçbirinin kabul edilemez olduğunu, davalılardan ... davalı şirkette işçi olarak çalışmakta olduğunu, dava konusu olaya karışan aracın davalı şirkete ait olup, bu durum dışında davalı şirketin dava konusu ile hiç bir ilişkisi olmadığını, olayda meydana gelen bir zararın tespit edilmesi halinde bu zararda davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle olası bir zararın tespiti halinde davalı şirketin zararı giderme sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu trafik kazasında davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı şirketin kazanın meydana gelmemesi için işveren ve araç sahibi olarak üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş olduğunu, olayda kullanılan aracın periyodik muayene ve bakımlarını eksiksiz olarak yaptırmış; işçilere araçların kullanımı konusunda her türlü eğitimi vermiş, işçi ve araç güvenliğini sağlamak için her türlü önlemi almış, mevzuat gereği tüm iş güvenliği eğitimleri sağlanmış olduğunu, davalı şirket herhangi bir kazanın meydana gelmemesi için elinden gelen çabayı sarf etmiş olduğunu, iddia ve talepleri kabul etmemekle beraber davalılardan... dava konusu olaya ilişkin kusuru olduğu tespit edilmesi halinde davalı şirketin TBK ve KTK uyarınca kusursuz sorumluluğu doğacak olduğunu, ancak davalılardan... dava konusu kazaya ilişkin kusuru bulunmadığını, bu nedenle davalı şirketin de dava konusu olaya ilişkin hiçbir sorumluluğu doğmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... vekilinin temel savunması: Davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, huzurdaki işbu davada usule ilişkin itirazları bulunduğunu, HMK md. 121 uyarınca davacının, dava dilekçesi ile birlikte delil ve belgelerini göndermemiş olması nedeniyle davaya ilişkin delil ve belgelerin taraflarına gönderilmesine kadar davaya karşı cevap ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, bir diğer husus olarak da Kabul anlamında gelmemekle birlikte, davacının zararı, davadan evvel alınan ekspertiz raporu ile belirlenmiş olduğundan huzurdaki davanın belirsiz alacak şeklinde açılmasında hukuki yararı olmadığını, bu husus dava dilekçesinde de açıkça belirtilmiş olmasına rağmen huzurdaki işbu davanın hmk md.107 uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, öncelikle davacının kusur iddiasına dayanak gösterdiği develi sulh hukuk mahkemesinin ... Değişik iş sayılı dosyası usule ve kanuna aykırı olduğunu, Develi Sulh Hukuk Mahkemesi tespit dosyasında; yargılamanın en temel ilkelerinden olan HMK md. 122 uyarınca ''Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.'' kuralı tamamen ihlal edilerek yargılama yapılmış ve karar verilmiş olduğunu, davalının usule ve kanuna aykırı yapılan yargılamadan ve yargılamanın sonucundan haberi olmadığını, davalının adil yargılanma hakkı elinden alınarak, HMK ve sair mevzuat hükümlerine uyulmadan yapılan, usule ve kanuna aykırı yapılan yargılamanın ve sonuçlarının işbu huzurdaki davada hükme esas alınması kanuna ve usule aykırı olduğunu, davacı tarafın tüm iddialarını ve taleplerini açıklanan usule ve kanuna aykırı bir şekilde karara çıkan tespit davasına dayandırmakta olduğunu, tüm bu nedenlerden ötür mesnetsiz ve kötüniyetli huzurunuzdaki işbu davayı reddetme gereği hasıl olmuşt olduğunu, yukarıda bahsi geçen tespit dosyasında usule ilişkin kanuna aykırılıkların olmasının yanı sıra esasa ilişkin de aykırılıklarda mevcut olduğunu, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporundaki davalıya atfedilen kusurun tamamen usule ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda dava konusu olayda davalının kusurunun olmadığı ortaya çıkacağını, bu nedenle dava konusu olaya ilişkin kusuru olmayan davalının, davacının taleplerine ilişkin sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı Sigorta vekilinin temel savunması: : Davacı vekilinin dava açmadan önce davalı şirkete başvurmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, kabul anlamında gelmemekle birlikte, davacının zararı, davadan evvel alınan ekspertiz raporu ile belirlenmiş olduğundan huzurdaki davanın belirsiz alacak şeklinde açılmasında hukuki yararı olmadığını, bu husus dava dilekçesinde de açıkça belirtilmiş olmasına rağmen davanın belirsiz olarak açılması HMK m.107 hükmünün amacına aykırı olduğunu, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/22-188 K.2018/481 T.14.3.2018 kararının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delil ve belgelerini göndermemiş olması nedeniyle davaya ilişkin delil ve belgelerin taraflarına gönderilmesine kadar davaya karşı cevap ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, davalı şirketin, sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağından ve sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, kusur oranına ilişkin mahkeme onaylı bilirkişi tespit raporunu dahi taraflarına ulaştırmamış olup davacının iddiası mesnetsiz olduğunu, davalının, davacıdan kusur tespitine ilişkin mahkeme onaylı bilirkişi raporu olmaksızın maddi hasar ödemesi yapılması olanaksız olduğundan ve davacı tarafından ilgili eksik evraklar tamamlanmaksızın dava ikame ettiğinden davacının haksız taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, kazanç kaybı bedeli doğrudan uğranılan zarar değil, dolaylı zarar olup, trafik sigortası genel şartları "teminat dışında kalan haller" başlıklı a.3. maddesinin (m) bendi uyarınca; "dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri" teminat dışında kalmakta olduğunu, buna göre aracın kullanılmamasından kaynaklanan kazanç kaybı dolaylı zarar olup, poliçe teminatı kapsamına girmemekte olduğunu, Trafik sigortası poliçe teminatı kapsamında olmayan araç mahrumiyet bedelinin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından talep edilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle başvuru sahibinin tazminat talebi haklı olarak karşılanmamış olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 28.02.2005 tarih, 2004/6128 E., 2005/2898 K. sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacıya ait araçta değer kaybı zararı meydana gelmemiş olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasında davalı Şirket Kusur oranı tespit edildikten sonra ancak bu oranda olmak kaydı ile sorumlu olacağını, Sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi önem taşımakta olduğunu, Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerekmekte olduğunu, hiçbir koşulda poliçede yazılı tutarların üzerindeki zararlarda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı şirket sigortalısının kusuru bulunmadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, Uyuşmazlık konusu alacak haksız fiilden kaynaklanmakta olup haksız fiillerden doğan alacaklara yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 16/10/2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... Plakalı aracın hasar görüp görmediği, araçta değer kaybı ile kullanılamamasından kaynaklı mahrumiyet zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ve davalıların bu zarar bedelinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir. Develi Sulh Hukuk Mahkemesine, Türkiye Noterler Birliğine, Doğa Sigorta A.Ş'ye, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Generali Sigorta A.Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve ... sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderilmiş olduğu görülmüştür. Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 02/02/2024 havale tarihli raporunda özetle; "Kusur Yönünden; Sürücü... %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğuna, Sürücü... kusursuz olduğuna,Zarar Yönünden; Dava konusu 06.GGR.21 plakalı araçta Toplam 9988 TL zarar olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 08/07/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Ekim 2020 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 40.000 TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 38.000 TL Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri ,Değer Kaybı= 40.000 - 38.000, Değer Kaybı = 2.000 TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 1.00 x 2.000 Toplam Değer Kaybı = 2.000 TL olduğu, Bakiye Araç Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleştirilen Değer Kaybı Bakiye Araç Değer Kaybı = 2.000 - 0 Bakiye Araç Değer Kaybı = 2.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. 06 CGR 21 plaka sayılı aracın dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme süresinin 7 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 7 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal 2000 model araç piyasada bulunmadığından kira bedeli en yakın araca göre değerlendirilmiştir. Bu kapsamda günlük 100 TL olduğu, İkame Araç Bedeli = 7x 100 = 700 TL olduğu, Kusur Oranında İkame Araç Bedeli=1 x 700, Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 700 TL olduğu,"sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin sunmuş olduğu 28/10/2024 havale tarihli dilekçesi ile davanın bedelinin artırımına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulması ve davalı sigortaya ödeme için 15 günlük süre verilmesine rağmen sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı ve bu şekilde başvurun tebliği olan 29/11/2021 tarihinden 15 gün sonrası olan 15/12/2021 tarihi itibari ile sigorta şirketinin temerrüdünün oluştuğu görülmüş ve bu tarihten itibaren davalı şirket için faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 16/10/2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile, delillerin toplanmasından sonra tarafların kusur durumları ile hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden 02/02/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, Sürücü... %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü... kusursuz olduğu, Zarar Yönünden; Dava konusu ... plakalı araçta hasar ve ikame araç için Toplam 9988 TL zarar olduğu, araçta değer kaybı olmayacağı ile 7 günlük ikame araç gideri zararının 1750 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Rapora yapılana itirazların değerlendirilmesi için makine mühendisi bilirkişiden 08/07/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, Sürücü... asli ve tam kusurlu olduğu, Sürücü... kusurunun olmadığı ile, davacıya ait araçta 2000 TL değer kaybı zararı ile 700 TL ikame araç gideri zararının oluşacağının belirtildiği görülmüştür. Davalı ...’ın kusurlu araç sürücüsü, davalı şirketin aracın işleteni ve davalı sigorta şirketinin ise kazaya sebep olan kusurlu sürücünün kullandığı ... plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle hasar bedeli ile değer kaybı tazminat talebinden davalı sürücünün kusuru oranında oldukları anlaşılmış, davalılar ... ile şirketin ise yine ikame araç gideri zararından davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları görülmüş, davacı vekilinin 28/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, a) 2.000,00-TL değer kaybı tazminat bedeli ile 8.238,46TL hasar bedeli olmak üzere toplam 10.238,46-TL tazminat bedelinin davalılar... ile ... İnşaat Malzemeleri Odun Kömür.. Şirketinden olay tarihi olan 16/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b) 700,00-TL ikame araç bedelinin davalılar Emrah Moğul ile ... İnşaat Malzemeleri Odun Kömür.. Şirketinden olay tarihi olan 16/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; Davanın KABULÜ ile, a) 2.000,00-TL değer kaybı tazminat bedeli ile 8.238,46TL hasar bedeli olmak üzere toplam 10.238,46-TL tazminat bedelinin davalılar... ile ... İnşaat Malzemeleri Odun Kömür.. Şirketinden olay tarihi olan 16/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya veirlmesine, b) 700,00-TL ikame araç bedelinin davalılar Emrah Moğul ile ... İnşaat Malzemeleri Odun Kömür.. Şirketinden olay tarihi olan 16/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 747,21 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 155,41-TL peşin harç ile 45,00 TL tamamlama harcından mahsubuyla eksik kalan 546,8‬0 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, (Davalı Doğa Sigorta A.Ş'nin sorumluğunun 511,81 TL'lik kısmından sınırlı tutulmasına, ) 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 155,41-TL peşin harç, 45,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 281,11‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı Doğa Sigorta A.Ş'nin sorumluğunun 263,12 TL'lik kısmından sınırlı tutulmasına, ) 4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 299,00 TL tebligat gideri, 144,00-TL müzekkere ve posta gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 4.095,00 TL ATK ücreti ile Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında yapılan ve davacı vekilinin talebine bağlı kalınarak 664,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.202,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,(Davalı Doğa Sigorta A.Ş'nin sorumluğunun 6.741,11 TL'lik kısmından sınırlı tutulmasına, ) 5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine, 6-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 10.938,46 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi ile Sıtkı Nak. Şirketinin yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.27/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1091, K. 2024/1068, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1091-e-2024-1068-k-03e3f50b2d1e