İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/665 E. 2025/71 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/665
- Karar No
- 2025/71
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 16/04/2023 tarihinde Kayseri Kocasinan Mevlana Mah. mevkiinde kayden maliki olduğu 38 ... plaka sayılı aracı ile geçirdiği kaza neticesinde dava konusu araç kullanılamaz hale geldiğini, işbu kaza akabinde davalı sigorta şirketinde .../1 poliçe numarası ile kaskolu bulunan araç üzerinde davalı sigorta şirketinin eksperlerince yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde, aracın onarım bedelinin güncel rayiç bedelini aştığı gerekçesiyle aracın perte ayrılması gerektiği belirtilmiş olup müvekkilinin icazeti doğrultusunda müvekkilinin aracının perte ayrılması hususunda mutabık olunduğunu, perte ayrılmasına karar verilen araçla alakalı işletilen süreçte davalı sigorta şirketi nezdinde 43/4501161 sayı ile hasar dosyası oluşturulmuş ve işbu dosya kapsamında müvekkilinin aracının güncel bedelinin 485.000-TL olduğu tespit ve takdir edildiğini, hemen akabinde de davalı sigorta şirketi müvekkiline belirtilen tutarın ödeneceğini bildirmiş ve ekte sunulan mutabakatname taraflarca imza edildiğini imza sürecinin tamamlanması akabinde de müvekkilinin belirttiği hesaba tam ödeme yapılması gerekirken 22/09/2023 tarihinde kısmi ödeme mahiyetinde 298.500-TL ödeme yapıldığını, müteakiben, geri kalan kısmın ödenmesi hususunda sigorta şirketi ile iletişime geçen ve kayıt oluşturan müvekkilinin talebi sigorta şirketince karşılanmamış ve ekte sunulan mutabakatname doğrultusunda ödenmesi gerekli olan bakiye 186.500-TL'lik kısmın ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin aracının mezkur kaza neticesinde tamamen kullanılamaz hale geldiği ve aracın davalı sigorta şirketince pert işlemine tabi tutularak müvekkiline 485.000-TL ödenmesi hususunda taraflar arasında mutabakatname imzalandığı, işbu mutabakatname ve ilgili poliçe kapsamında ödenmesi gereken 485.000-TL pert bedelinin yalnızca 298.500-TL'lik kısmının ödendiği, bunun dışında müvekkiline başkaca bir ödeme yapılmadığı bu cihetle sigorta şirketinin teminat aldığı rizikodan doğan zararı tam anlamıyla karşılamadığını, işbu dava tanzim edilmeden önce tarafımızca dava şartının gereği olarak arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, anlaşma sağlanamadığını, sigorta şirketince ödenmeyen bakiye bedelin ödenmesi hususunda işbu davayı açtıklarını, davanın kabulüne, bakiye pert bedeli olan (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik)186.500-tl'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak husumete konu olayın dayanağı kasko sigorta sözleşmesidir, davacı yan tüketici olup söz konusu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir, yine davaya konu uyuşmazlık davacının ticari faaliyetinden kaynaklanmamakta olup davacının aracı da hususi otomobil mahiyetindedir, bunlara rağmen davacı yanın davasını hatalı bir şekilde ticaret mahkemesinde açtığını, bu sebeple dosyada görevsizlik kararı verilmesini, dosyanın görevli kayseri tüketici mahkemesine gönderilmesini, söz konusu mahkemenin bulunmaması halinde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasını ve davacı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesini talep ettiklerini, talep edilen tazminat zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, sigorta poliçesi ekinde ayrıntılı yazılan başvuru belgeleriyle müvekkili şirkete başvurmadan iş bu davayı ikame ettiğinden usulden reddi gerektiğini, hasar kasko sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, dilekçe ekinde sunulan trafik kazası tespit tutanağında, kaza esnasında sürücü ...'ın ehliyetinin geçici olarak alındığını, kasko sigortası genel şartları uyarınca davaya konu hasar teminat dışı olduğunu, emniyet ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağı ile sigortalı aracın sürücüsü ...'ın kaza tarihinde ehliyetinin geçici olmak üzere alınmış olduğu tespit edildiğini, söz konusu yürürlük hükümleriyle, somut olayın oluş şekli değerlendirildiğinde sigortalının kaza esnasında gerekli sürücü belgesine sahip olmadığını, bu nedenle de talebin kabul etmediklerini, sigortalı ihbar yükümlülüğünü kasıtlı olarak yerine getirmediğini, bu nedenle sigorta tazminatına hak kazanamayacağını, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı tarafından süresi içerisinde usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, araç işleteni tacir olmadığı ve kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebi haksız fiilden kaynaklandığını, dava görevsiz mahkemede açıldığından görevsizlik kararı verilmesini, dosyanın görevli tüketici mahkemesine gönderilmesini, söz konusu mahkemenin bulunmaması halinde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasını ve davacı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesini talep ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı taraf 16/04/2023 günü davacıya ait 38 ... plakalı aracın trafik kazasına karıştığını, davalı sigorta şirketi bünyesinde aracın kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasar bedelinin ödenmediğinden bahisle alacak talebinde bulunduğu görülmüştür. Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kasko sigorta poliçesi ve kaza tespit tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır. Davacı yan davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın trafik kazası sonucu aracının hasara uğradığını, hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu, davalının ödeme yapmadığını iddia ederek işbu tazminat davasını açmıştır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca ise sigorta hukukundan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı sigorta şirketi tacirdir. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı, sigortalı aracın ticari araç olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Davaya dayanak yapılan kasko sigorta poliçesinden ve araç ruhsatından sigortalı aracın kullanım tarzının hususi (gayri ticari) olarak belirtildiği görülmüştür. Davacının tacir olmadığı Gelir İdaresi Başkanlığı sorgusu ile anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tüketici sıfatına haizdir. Hal böyle olunca mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin sigorta ilişkisi olduğu, davacının ticari ve meslek amaçlı hareket etmediği, tüketici sıfatına haiz bulunduğu, sigortalı aracın hususi otomobil olduğu, davacının tacir olmadığı işbu tazminat davasının tüketici mahkemesinin görevi alanında kaldığı gözetilerek davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/01/2025 Katip *** E-imzalıdır Hakim *** E-imzalıdır