İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/582 E. 2025/351 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/582
- Karar No
- 2025/351
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :... HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (ZMMS Poliçesinden Kaynaklanan ) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememize açılan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 38 ... plakalı araç ile dava dışı ...'e ait olan ve davalı sigorta şirketi güvencesinde olan 01 ... plakalı araç arasında 25/12/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkilinin aracının hasar gören yerlerinin onarıldığını ve bu bedellerin davalı ... Sigorta tarafından karşılandığını ancak bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sigorta şirketine yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığından bahisle müvekkiline ait araçta meydana gelen şimdilik 100,00-TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin haksız ve hukuki dayanağının bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafça dava açmadan önce müvekkili sigorta şirketine yapılmış usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, bu şartlarda borcun muaccel hale gelmesinin imkansız olduğunu, davanın kısmi dava olarak açıldığını, belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça belirtilmediğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiğini, değer kaybından bahsedebilmek için aracın ilk ve tek hasarının olması gerektiğini, dava konusu aracın geçmiş hasarlarının araştırılması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebinin haksız olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, sigorta poliçesi, sigorta bilgi ve gözetim merkezinin cevabi yazısı, kazaya karışan araçların trafik kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında meydana gelen değer kaybının tazmini talebine ilişkindir. Dosyaya mübrez 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 01 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde geri geri seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve park yerinden çıkarken seyir halinde olan araçlar için tehlike oluşturmaması gerekirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu, 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, dava konusu 38 ... plaka sayılı araçta 25/12/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı" bedelinin 47.809,14-TL olduğu, bakiye araç değer kaybı bedelinin ise 47.809,14-TL olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dosyaya sunduğu 20/03/2025 tarihli dilekçesinde: bilirkişi raporu ile belirlenen sorumlu oldukları tazminat miktarının tüm ferileriyle birlikte 18/03/2025 tarihinde davacı vekilinin hesabına ödediklerini, toplamda 84.624,20-TL ödeme yaptıklarını, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama giderleri yönünden haklılık durumuna göre değerlendirme yapılmasını talep ettiği görülmüştür. İlke olarak her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî sebeplere göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması, eş söyleyişle davanın esası hakkında karar verilmesinde hukukî yararın kalmaması hâlinde bu olayın hükümde göz önüne alınması ve böyle bir durumda mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Tüm bu genel açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; mahkememizce aldırılan 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının aracında 47.809,14-TL değer kaybı meydana geldiği, davalı tarafça bu tutarın yargılama sırasında 18/03/2025 tarihinde davacıya ödendiği, öte yandan davacıya brüt 30.000,00-TL vekalet ücreti, 10.377,86-TL işlemiş faiz ve 3.937,20-TL yargılama gideri ile birlikte toplam 84.624,20-TL ödeme yapıldığı, davacının eldeki davada hak edeceği işlemiş faiz ve vekalet ücretinin karşılandığı, davacının yargılama sırasında toplam 3.937,20-TL yargılama gideri (3.082,00-TL gider-delil avansı, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL nispi harç=3.937,20-TL) yaptığı, bu tutarın da eksiksiz olarak ödendiği, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmadığı, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir ve tayini gerektiği (HMK m. 331/1), davacının tüm bu alacak kalemlerinin ödenmesi nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, eksik karar ilam harcı ile arabuluculuk giderinin de kararın niteliği gereği davalıya yükletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz Kalan Dava Hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Sulh kapsamında davalı tarafça yapılan ödemenin içerisinde yargılama giderleri de ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 6-Tarafların lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı