İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/252 E. 2024/921 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/252
Karar No
2024/921
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- *** 3- *** VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkiline ait Mercedes 260SE - 1983 model 38 ... plakalı aracın park halindeyken davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı, diğer davalı ... Fabrikası ... Ltd. Şti adına kayıtlı ve diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu 50 ... plakalı VW Golf marka aracın çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkilinin aracında 52.433,00-TL civarında yedek parça ve işçilik masrafı olduğunu, müvekkilinin aracının klasik bir araç niteliği taşıdığını ve aracına severek bindiğini, araçta oluşan ciddi hasar sebebi ile istemeyerek piyasa değerinin çok aşağısında bir fiyata satmak zorunda kaldığını, aracın park halinde olması sebebi ile müvekkilinin kusuru bulunmadığını, 50 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, aracın rayiç bedelinin 200.000,00-TL civarında olmasına rağmen müvekkilinin aracı 101.000,00-TL'ye sattığını, kaza sonrasında müvekkilinin aracından mahrum kaldığını ve işlerini yürütemediğini, işlerinin aksamaması için 1 ay süre ile araç kiralamak zorunda kaldığını ve yaklaşık 17.000,00-TL maddi zarar oluştuğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle davalı ... ... Ltd. Şti. Ait olduğu tespit edilen 50 ... plakalı araç ve davalıların gayrimenkul kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile müvekkilinin uğramış olduğu onarım bedeli, araç mahrumiyet bedeli, araç değer kaybı bedeli ve araç kiralama bedeline ilişkin olmak üzere şimdilik 800,00-TL maddi zararın, işlerinin aksaması ve klasik aracını satmış olmanın verdiği üzüntü nedeni ile 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava şartı olan başvuru şartını yerine getirmediği için davanın usulden reddinin gerektiğini, Davacı tarafın 800,00-TL üzerinden açmış olduğu davada 4 ayrı talebi bulunduğunu ve bu talepleri açıklaması gerektiğini, öncelikle Adli Tıp Trafik İhtisas Daire Başkanlığından veya Karayolları Fen heyeti tarafından kusur raporu alınması gerektiği, davacının aracının hususi kullanıma uygun olduğu bir araç olması nedeni ile ticari faiz isteminin reddinin gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Ltd. Şti. ile davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmiş, süresinde cevap dilekçesi sunmamışlardır. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybı, hasar bedeli ile araç mahrumiyet zararı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır. Kaza tespit tutanağı, zmms poliçesi, sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin belgeleri, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, sigorta bilgi ve gözetim merkezi kayıtları, kazaya ilişkin fotoğraflar ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, mahallinde keşif icra edilmiş ve bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır. ... tarihinde davacı Yunus Demir'e ait olup ... tarafından kullanılan 38 ... plakalı araç ile davalı ...'ın kullanmakta olduğu 50 ... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının bu kazadan kaynaklı olarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde maddi tazminat talebi yönünden araç onarım bedeli, araç mahrumiyet bedeli, araç değer kaybı ve araç kiralama bedeli toplam 800,00-TL talep edilmiştir. Her bir talep yönünden talep sonucu ayrıştırılmadığından davacı tarafa 27/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile talep sonucun açıklamak üzere süre verilmiştir. Davacı vekili 03/04/2024 tarihli dilekçesi ile araç mahrumiyet bedeli 200,00-TL, araç onarım bedeli 200,00-TL, araç değer kaybı 200,00-TL ve araç kiralama bedeli 200,00-TL olmak üzere toplam 800,00-TL olacak şekilde maddi tazminat talebini açıklamıştır. Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi ile araç kiralama bedeli talepleri niteliği itibariyle aynı zarar kalemine ilişkin olduğundan davacının başlangıçta bu kalem yönünden toplam 400,00-TL talep ettiği kabul edilmiştir. Davacının bir diğer talebi de tüm davalılara karşı 10.000,00-TL manevi tazminat istemidir. Bu durumda başlangıçtaki dava değeri 800,00-TL maddi+10.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.800,00-TL olmasına rağmen tevzi formunda 1.000,00-TL olarak girilmiş olup bu miktar üzerinden harç alınmıştır. Ancak 10.800,00-TL olarak girilse de peşin harç miktarı aynı (179,90-TL) olacağından harç tamamlatılmasına gerek görülmemiştir. Hasar dosyası içerisinde yer alan .../0 nolu poliçenin incelenmesinde 50 ... plakalı araç 13/10/2022 - 13/10/2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olup araç başına maddi tazminat limitinin 100.000,00-TL'dir. Dosyaya mübrez 18/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın gerçekleştiği gün havanın açık, yerlerin kuru ve görüşün temiz olduğu, 06.12.2023 tarihinde Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi keşif heyetiyle birlikte yapılan incelemelerde kazanın meydana geldiği yol üzerinde araçların çift taraflı park yaptıkları, park yasağı uyarı/ikaz tabelalarının bulunmadığı, yerleşik uygulama olarak araçların bu şekilde park ettiklerinin görüldüğü, ayrıcayine keşif anında dinlenen tanık ifadelerine göre davacı yan tarafından kullanılan 38 ... plaka sayılı aracın yolun basket sahası tarafında park halinde olduğunun anlaşıldığı, dosyada mevcut kaza anı fotoğrafları ile birlikte tanık ifadeleri de değerlendirildiğinde davalı yan taraflarla ilişkili 50 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi sokak üzerinde seyir halinde iken kurallara uygun park halinde duran bir araca çarptığı için (K.Y.T.K.84/ı) meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, davacı yana ait 38 ... plaka sayılı araç sürücüsünün gerçekleşen trafik kazasında kusurlu olmadığı, 38 ... plaka sayılı aracın 17.12.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonrası onarım bedelinin kaza tarihi itibariyle sigorta eksper raporunda belirtilen bedel olan 52.433,18-TL tutarın onarımı ve değişimi yapılacak parçaların KDV dahil fiyatı ile tarafımızca yapılan piyasa araştırmalarına göre uygun olacağının değerlendirildiği, 38 ... plaka sayılı araç için serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibarı ile hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki rayiç piyasa değerinin tespiti ve bu iki miktar arasındaki azalmaya göre araç değer kaybı zararı değerlendirildiğinde aracın kaza tarihinde yaklaşık 40 yaşında orta klasik sayılabilecek bir araç olduğu, yaklaşık 353.000-km'de kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu ve geçmiş hasar kaydına göre bir adet farklı bölgeden (ön kısımdan) kaza geçmişinin olduğu, kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 165.000-TL olduğu, sigorta firması tarafından davalı sürücünün alkollü iken kaza yaptığı söylemini davacı ile yaptığı telefon görüşmelerinde duyması üzerine yazılı olarak davacıdan istediği, ancak davacının komşusu olduğu için davalının alkollü olduğuna dair yazlı beyanda bulunmayacağını belirtmesi üzerine sigorta firması da davacıya bu durumda hasar onarım bedeli alamayacağını belirtmiş ve bu gerekçe ile de hasar onarım bedeli ödemesini gerçekleştirmediği, davalının 17.12.2022 tarihinde gerçekleşen kaza nedeni ile sigorta firmasının da ödeme yapmaması üzerine 38 ... plaka sayılı aracını hasarlı hali ile 101.000-TL bedel karşılığı mevcut hasarlı hali ile çekme belgeli Kayseri 11. Noteri *** yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile dava dışı 3.kişiye satışını gerçekleştirdiği, değer kaybı açısından bakiye araç zararının 64.000,00-TL olduğu, ikame araç bedeli olarak bahse konu aracın tamir edilmesi durumunda parça bekler ve onarım süresinin 15 gün süreceği ve muadil araç kira bedelinin günlük KDV dahil 400,00-TL olduğu, bu durumda ikame araç bedelinin 15 x muadil araç kira bedeli = 6.000,00-TL olacağı yönünde görüş bildirmiştir. Davacı vekili 03/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde: araç değer kaybı taleplerini 200,00-TL'den 64.000,00-TL'ye çıkardıklarını, araç onarım bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve araç kiralama bedeli taleplerini 600,00-TL'den 6.000,00-TL'ye çıkardıklarını bildirmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Yine 6098 sayılı TBK 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yapılan tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; ... tarihinde davacıya ait 38 ... plakalı araç ile davalı ...'ın kullandığı, diğer davalı ... şirketine ait olan ve davlı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan 50 ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının bu kazadan kaynaklı olarak eldeki davayı açtığı, 50 ... plakalı araç sürücüsünün dikkatsizliği nedeniyle davacıya ait olup yolun sağ şeridinde park halinde bulunan araca arkadan çarpması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusuru bulunmadığı, uzman bilirkişiden alınan 19/01/2024 tarihli raporda da kusurun tamamının davalıya yüklendiği, alınan raporun kaza tespit tutanağı, keşifte dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınabileceği, aynı rapora göre davacının serbest piyasa rayiçlerine göre değer kaybı zararının 64.000,00-TL olduğu, aracın kaza sonrası onarım bedelinin sigorta eksper raporunda belirtilen bedel olan 52.433,18-TL tutarın piyasa rayiçlerine uygun olduğu, aracın makul parça bekleme ve onarım süresi 15 gün olup günlüğü 400,00-TL'den hesaplandığında araç kiralama-ikame araç bedeli zararının 6.000,00-TL olduğu, raporun denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alınabileceği, davacı vekilinin araç onarım bedeli talebini arttırmayıp değer kaybı ve araç mahrumiyet-kiralama bedeli taleplerini bu miktarlar üzerinden ıslah dilekçesi sunduğu, harcını yatırdığı, ıslah dilekçesinin bir suretinin davalı vekiline tebliğ edildiği, böylelikle açılan davanın kabulüne (davalı sigorta şirketi yönünden araç mahrumiyet bedeli talebinin reddine) karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Araç hasar bedeli talebi yönünden davanın ıslah edilmediği, davalı taraflarca davacıya hasar bedeli ödemesi yapıldığına ilişkin her hangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 200,00-TL talep yönünden kabul kararı verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda kaza tarihi ..., dava tarihi 16/03/2023, ıslah tarihi de 03/04/2024 olduğu anlaşılmakla zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazının yerine olmadığı görülmüştür. Araç mahrumiyet- kiralama bedeli talebi yönünden düzenlenen poliçede böyle bir teminat bulunmadığından dava ve ıslah dilekçelerinde davalı sigorta şirketi yönünden talep bulunduğundan bu talebin sigorta şirketi yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf davalılardan manevi tazminat isteminde de bulunmuş ise de meydana gelen kaza sebebiyle davacının yaralanmadığı, klasik aracını satmak zorunda kalmasından duyduğu üzüntü nedeniyle talepte bulunduğu, ancak yukarıda açıklandığı üzere davacının kişilik haklarına bir saldırıda bulunulmaması, araç bedelinin maddi tazminat talebine konu edilebilmesi nedeniyle davacının manevi zarara uğramadığı sonuç ve kanaatine varılarak manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde usulüne uygun başvuruda bulunulmadığının iddia etmiş ise de davacı vekilinin mail yoluyla 25/01/2023 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, böylelikle KTK 97 maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Temerrüt yönünden ise KTK 99 maddesi uyarınca bu tarihten itibaren 8 iş günü sonra davalının temerrüde düşeceği nazara alındığında hükmedilen tazminatlara 07/02/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı vekili ticari faiz talebinde bulunmuş ise de sigortalı aracın ticari araç olmayıp hususi binek otomobil vasfında olması nedeniyle yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-64.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 07/02/2023 tarihinden, diğer davalılar ... Fabrikası Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-200,00-TL hasar onarım bedeli tazminatının davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 07/02/2023 tarihinden, diğer davalılar ... Fabrikası Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-5.800,00-TL araç mahrumiyet-kiralama bedeli tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Fabrikası Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davalı ... A.Ş. yönünden bu talebin REDDİNE, 4-Manevi tazminat talebinin REDDİNE, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.781,70-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 476,30-TL peşin harç ve 1.367,00-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 2.938,40-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 2.964,93-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) alınarak hazineye gelir kaydına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre: 400,00-TL'sinin davacıdan alınarak, 2.800,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 2.568,00-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 476,30-TL peşin harç, 1.367,00-TL ıslah harcı, 1.912,35-TL keşif harcı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 500,00-TL keşif araç ücreti ve 313,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 6.249,05-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre: 5.467,92-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 5.014,86-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin 27.514,29-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile) alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya verilmesine, 10-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 5.800,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ... A.Ş.'ye ödenmesine, 11-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Katip *** e-imzalı Hakim *** e-imzalı

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/252, K. 2024/921, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-252-e-2024-921-k-7245a00a91d7