İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/111 E. 2024/1070 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/111
Karar No
2024/1070
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 17/12/2015 tarihinde Yağmur Oluğu Makinesi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bedelinin 22.500,00-EURO olduğunu, sözleşmeye göre bu bedelin 6.750,00-Euro'luk kısmını müvekkili tarafından davalıya gönderilmesinin akabinde 60 gün içinde makinenin teslim edileceğini, teslimden sonra gerekli testler tamamlandıktan sonra bakiye kısmın ödeneceği hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin 6.750,00-Euro avansı 23/12/2015 tarihinde banka kanalı ile davalıya gönderdiğini ancak aradan 18 ay geçmesine rağmen davalının makineyi teslim etmediğini, yapılan görüşmelerde makine bu ay bitiyor denilerek müvekkilinin oyalandığını, bunun üzerine davalı şirket yetkilileri ile görüşmeye gittiklerini davalı şirket yetkililerinin makinenin yalnızca 1 haftalık işi kaldığını ancak sözleşme bedelini artırmak istediklerini belirttiklerini bunun üzerine müvekkilinin 15/03/2017 tarihinde sözleşmeyi yenileyerek 25.000,00-Euro üzerinden yeni bir sözleşme imzalandığını, teslim süresi olarak 1 aylık bir süre kararlaştırıldığını, sözleşme bedelinin 10.000,00-Euro'luk kısmının davalıya banka aracılığı ile gönderdiğini, sözleşme gereğince 30/03/2017 tarihinde teslim edilmesi gereken makinenin teslim edilmeyerek sözleşmeye aykırı hareket edildiğini, defalarca yapılan görüşmelere rağmen hiçbir ilerleme sağlanamadığını müvekkilinin ödediği toplam 16.750,00-Euro'nun 5.000,00-Euro'luk kısmının geri iade edildiğini ancak bu sürede müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemesi nedeni ile sözleşmeden dönüldüğünü , ayrıca müvekkilinden aldığı meblağın sebepsiz zenginleşme hükümlerince iade edilmesi gerektiğini, Kuzey Makedonya ile Türkiye arasında akdedilen karşılıklılık anlaşması gereği müvekkilinin teminattan muaf olması gerektiğini, davanın kabulü ile ödenen 11.750,00-Euro bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında Yağmur Oluğu Makinesi Satım işinin ... isimli aracı vasıtası ile başladığını, 22/12/2015 tarih, ... numaralı proforma fatura ile 22.500,00-Euro bedel üzerinden "PT 125 Rain Gutter Machine" üretilmek üzere anlaşma sağlandığını ve 6.735,00-Euro bedelin müvekkiline ödendiğini, davacının istediği özel ölçü için müvekkilinin ham madde siparişi verip üretime başladığını, 24/01/2016 tarihinde 125mm olan ölçünün 145 mm olarak değiştirilmesinin davacı tarafça talep edildiğini ve bunun üzerine 02/03/2017 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, bu makine özel üretim olduğundan ilgili ve gerekli ham maddenin kartel firmasınca temin edilmesi gerektiğini, davacının sonradan talep ettiği 145mm ham madde standart dışı ölçü olduğundan tedariğinin davacı tarafça karşılanmasının ön görüldüğünü, bilirkişi incelemesi yapıldığı taktirde müvekkilinin deposunda duran makine incelendiğinde söz konusu ham maddenin müvekkiline teslim edilmemesi nedeni ile makinenin tamamlanıp nihai haline getirilemediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu Türk Borçlar Kanununa göre eser sözleşmelerinin 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu sözleşme tarihlerine bakıldığında zaman aşımının gerçekleştiğini, davacının davasının zaman aşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, ayrıca teslimden önce ödenmesi gereken 8.250,00-Euro bedelin bu zamana kadar ödenmediğini davacının üzerine düşen edimini yerine getirmediğini, davacının ağustos 2017 tarihinde ham maddenin gönderilemeyeceğini ve siparişten vazgeçtiklerini belirterek sözleşmeyi feshedip müvekkilinden 5.000,00-Euro bedeli iade etmesini istediklerini, davacının gönderdiği ihtarnamede hem paranın iadesi hem de makinenin tesliminin istendiğini, davacının hangi seçimlik hakkını kullandığının belli olmadığını, davacının teminat göstermesi gerektiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan yağmur oluğu büküm makinesi satış sözleşmesinin örneği, ödeme belgeleri, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarname, proforma fatura ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, mahallinde keşif icra edilmiş ve bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınmıştır. Dosyaya mübrez 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; yapmış oldukları teknik bilgi, inceleme ve değerlendirme sonrasında makinenin %75'lik kısmının tamamlanmış olduğu, makinenin üretimi için istenen 145-mm ebadındaki numune malzemenin temin edilemediği, malzeme temini hususunda davacının sorumluluğu olduğuna dair dosyada herhangi bir veri olmadığı, bu nedenle de davacıdan kaynaklanan bir gecikme olmadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2.1 maddesinde; ön ödeme yapıldığı tarihten itibaren başlayacak olup, 30/03/2017 tarihinde yapılacak şeklinde belirlendiği ancak halen makinenin tamamlanıp teslim edilmemiş olduğu, davacı tarafından davalıya iki parça halinde ödeme yapılmış olduğu, 23 Aralık 2015 tarihinde 6.750-Euro, 15 Mart 2017 tarihinde 10.000-Euro ödendiği ve bu ödemenin 5.000-Euro'luk kısmının davalı tarafından davacıya iade edildiği, bu durumda davacının 11.750-Euro alacağı bulunduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Türk Borçlar Kanunu 112. maddesine göre, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Düzenleme kapsamına göre tazminat istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması gerektiğinden, uğranılmış bir zarar karşılığı olmayan miktara tazminat olarak hükmedilemez. Burada zarar kapsamı net ve gerçek zarar olarak düzenlenmiştir. Net ve gerçek zarar, malvarlığındaki gerçek eksilmeyi ifade eder. Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 17/12/2015 tarihli ve 02/03/2017 tarihli yağmur oluğu büküm makinesi satış sözleşmeleri imzalandığı, en son imzalanan sözleşme ile davalının bir yağmur oluğu büküm makinesi imal ederek davacıya teslim etme yükümlülüğü altına girdiği, davacının da bunun karşılığında 25.000 EURO ödeme taahhüdü altına girdiği, sözleşmede 23/12/2015 tarihinde 6.750 EURO ödendiğinin tespiti yapılarak 06/03/2017 tarihinde 10.000 EURO ödeneceği, kalan 8.250 EURO'nun ise makinenin sevki öncesinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının 16.750 EURO bedeli davalı hesabına ödediği, makinenin vaad edilen tarihte imal edilerek teslim edilmemesi üzerine sözleşmeyi feshederek ödemiş olduğu bedelin 5.000 EURO'luk kısmını geri iade aldığı, bakiyesinin ödenmesi için eldeki davayı açtığı, davalının ise eldeki davanın satım sözleşmesi olduğunu, eser sözleşmesi olarak kabul edilse dahi 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının göndermesi gereken ham maddeyi göndermemesi nedeniyle yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu nedenlere davanın reddi gerektiğini savunduğu, Davacı Kuzey Makedonya vatandaşı olup MÖHUK ve HMK uyarınca davacıdan teminat alınması gerekip gerekmediği üzerinde durulmalıdır. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün 20/02/2023 tarihli yazı cevabına göre ülkemiz ile Kuzey Makedonya arasında imzalanan 07/03/2000 tarihli ve 4547 sayılı kanunla onaylanan ve 14/05/2000 tarihli ve 24049 sayılı resmi gazetede yayınlanarak 28/07/2000 tarihinde yürürlüğe giren 1997 tarihli "Türkiye Cumhuriyet ile Makedonya Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması" nın 15. Maddesi uyarınca davacı ülke vatandaşları teminattan muaf tutulduğundan davacıdan teminat alınmasına hükmedilmemiştir. Davalı vekili sözleşmenin bir satım sözleşmesi iddiasında ise de sözleşme metninden ve tarafların açıklamalarından davalının bir yağmur oluğu büküm makinesi imal ederek davacıya teslim etme yükümlülüğü altına girdiği, davacının da bunun karşılığında bir miktar para ödemeyi taahhüt ettiği, dolayısıyla yapılan sözleşmenin tipik bir götürü bedelli eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin eserin teslimi ile başlayacağı, somut olayda ise eserin iş sahibine teslim edilmemiş olması nedeniyle açılan davada zaman aşımının dolmadığı kanaatine varılmıştır. Esas yönünden ise davalı taraf eserin meydana getirilmesi için gerekli ham maddeyi davacının sağlaması gerektiğini iddia etmiş, tanıklar da bu yönde beyanda bulunmuşlarsa da taraflar arasındaki sözleşmede malzeme temini hususunda davacının sorumlu olduğuna dair bir düzenlemenin bulunmadığı, davacının sözleşme ile vaad ettiği ön ödeme tutarını davalıya ödediği, yapılan keşif ile de tespit edildiği üzere eserin %75'lik kısmı tamamlanmış olup bu tarihe kadar eserin üretiminin davalı tarafça tamamlanmadığı, sözleşmenin 2.1 maddesi uyarınca ön ödeme yapıldığı tarihten itibaren teslim süresinin başlayacağı ve 30/03/2017 tarihinde eserin teslim edilmesi gerektiği, görüldüğü üzere taraflar arasında yapılan sözleşmede edimlerini yerine getirmeyen tarafın davalı olduğu, eser sözleşmesinin doğası gereği eserin meydana getirilmesinde kullanılacak ürünlerin yüklenici tarafından temini gerektiği, bunun aksinin ancak yazılı sözleşme ile düzenlenebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede böyle bir hüküm bulunmadığı, yazılı sözleşme karşısında tanık beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmenin feshedildiği hususunda da ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile bakiye 11.750 EURO'nun davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren faiz talep etmiştir. Davalıya anılan bedelin ödenmesi için 29/11/2022 tarihli ihtarname çekilmiş, 10 gün içerisinde ödeme talep edilmiştir. Davalı ise 02/12/2022 tarihinde ihtara cevap vermiştir. Bu tarihten itibaren 10 gün hesaplandığında davalının 13/12/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmış ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Son olarak yargılama harç ve vekalet ücretinin Yargıtay 6. HD ve Kayseri BAM 6. HD güncel uygulaması gereği dava tarihindeki kur üzerinden hüküm altına alınması gerekmektedir. Bu bakımdan dava tarihi olan 27/01/2023 tarihi itibariyle EURO kurunun efektif satış tutarı 20,56-TL olduğu görülmekle dava değeri bu kur miktarı üzerinden belirlenerek harç ve vekalet ücreti bu miktar (11.750X20,56=241.580,00-TL) üzerinden tespit edilmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ ile, 1-11.750,00-Euro'nun 13/12/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı (ticari avans faizini geçmemek üzere) uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 16.502,33-TL ilam harcından, tahsil edilen 4.107,53-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 12.394,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 4.107,53-TL peşin harç, 3.030,30-TL keşif harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.000,00-TL keşif araç ücreti ve 70,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 12.387,73-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 38.652,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip *** e-imzalı Hakim *** e-imzalı

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/111, K. 2024/1070, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-111-e-2024-1070-k-53ac012d7db8