İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1055 E. 2024/815 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1055
Karar No
2024/815
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***

HAKİM : *** KATİP : ***

DAVACI : *** İSTANBUL VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : ***

DAVA : İtirazın İptali (Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı ve davalı ...'ün maliki olduğu 70 ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle dava dışı 3.şahsa ödenen maluliyet tazminatının rücuen tahsili amacıyla davalı ... aleyhine, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı sigortalı ... tarafından ödeme emrine, borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, geçerli bir yetki itirazı bulunmadığı için İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün yetkili icra müdürlüğü sıfatına haiz olduğunu, itiraz neticesinde takibin durduğunu, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, büro dosya numarası ..., arabuluculuk dosya numarası ... olan arabuluculuk dosyasında anlaşmaya varılmaması neticesinde davalı/borçlunun haksız itirazlarının iptali amacıyla iş bu itirazın iptali davası ikame edildiğini, davalı ... adına kayıtlı 70 ... plakalı aracın, ... numaralı ve 29.03.2017 - 29.03.2018 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile müvekkili ... A.Ş. tarafından sigortalandığını, 28.06.2017 tarihli kaza tespit tutanağına göre; Kayseri İli, Melikgazi İlçesinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 70 ... plakalı sigortalı araç ile FSM bulvarına takiben dağ yolundan OSB istikametine sol şeritten seyrettiği sırada Eren Sitesi No:06 hizasına geldiğinde aracının sağ ön tampon kısmı ile Eren Sitesi No:06 karşısında sol karşı şeride dönüş yapmak isteyen ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda diğer araçta yolcu konumunda bulunan ...'ın yaralandığını, ...'ın velileri tarafından Grup Merkez Hasar Şirketine vekaletname verilerek Grup Merkez Hasar Şirketi vekili tayin edildiğini, maluliyet tazminatı talebi için müvekkili şirkete yapılan başvuru sonucunda hastane raporları, tıbbi mütalaa ve aktüerya raporu doğrultusunda mağdurun %8 malul bulunması sonucu hesaplanan tazminatın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketi tarafından ödendiğini, yapılan ödeme üzerine söz konusu tutarın, kusuruyla hasara neden olan sürücünün kullandığı aracın sigortalısı olan davalıdan tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi açıldığı ancak davalının haksız itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, bunun üzerine uyuşmazlığın barışçıl yollarla çözülmesi amacıyla ... başvuru numarası ile arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve ... numaralı arabuluculuk dosyası açıldığını fakat görüşmelerin sonunda da bir ilerleme kaydedilemediği için iş bu itirazın iptali davasını açma gereği hasıl olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüne, davalı/borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin devamına, davalı/borçlunun alacığın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde aleyhe olan hususları kabul etmediğini, 28.06.2017 tarihinde ...'in kullandığı 70 ... plakalı aracın ...'in sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda diğer araçta yolcu konumunda bulunan ...'ın yaralandığını, yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucunda yaralı mağdurun %8 malul bulunduğunu, hesaplanan tazminatın davacı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, olay tarihinde kazaya karışan 70 ... plakalı aracın ruhsat sahibi olduğunu, olay tarihinde aracının çalındığı için kendisinin Kayseri Adliyesinde bu konu ile ilgili yazılı müracaatta bulunduğunu, kendisinin olayla bir alakasının bulunmadığını, kendisinin aracını alan kişinin kim olduğunu bilmediğini, dava dilekçesinde belirtilen miktarın yüksek olduğu gibi ...'ın maluliyetine ilişkin oranı da kabul etmediğini ve Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınmasını talep ettiğini, bu nedenlerle maluliyet tespiti yapılan ...'a davanın ihbarını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun hakkaniyete aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih, *** Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kayseri 2.Tüketici Mahkemesi'ne gönderildiği, Kayseri 2.Tüketici Mahkemesi'nin 02/10/2023 tarih ... Karar sayılı görevsizlik kararı verilen dava dosyamıza 29/11/2023 tarihli tensip tutanağı düzenlendiği, tensip tutanağı ile yeni duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Tebliğ hükmünde olmak üzere taraflara İzmir Katip Çelebi Üni. Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na ait 19/04/2019 tarihli maluliyet raporu ve 13/03/2023 havale tarihli bilirkişi raporu tebliğ hükmünde olmak üzere taraflara elden tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinden oluşan Makina Mühendisi Adli Trafik Uzmanı ... Doçent Doktor Nöroloji Uzmanı ..., Makina Mühendisi Adli Trafik Uzmanı ... 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; a. 38 AS 580 plaka numaralı aracın sürücüsü ...'in; kaza olayının meydana gelmesiyle ilgili % 70 (Yüzde Yetmiş) oranında kusurlu olduğu, b. 70 ... plaka numaralı aracın sürücüsü ...'in; kaza olayının meydana gelmesiyle ilgili % 30 (Yüzde Otuz) oranında kusurlu olduğu, c. Kaza olayının meydana gelmesiyle ilgili, kusur atfedilebilecek başka bir kişi veya kuruluşun bulunmadığı, ç. Uyuşmazlık konusu kaza olayının, sürücü ...'in münhasıran (salt) alkolün etkisinde kalması sonucu meydana gelmediği, kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin 17/04/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinde;" (Değişik : 24/5/2013 - 6487/19 md.)'de; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu" belirtilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.6847 Sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında ise “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.c maddesinde; aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nın 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. (Yargıtay 4.HD 2023/5696 Esas, 2023/10222 Karar; 2021/10046 Esas, 2023/5099 Karar) O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, trafik konusunda uzman bilirkişilerden olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (Bkz.YHGK 23/10/2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07/04/2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02/03/2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14/12/2005 gün 2005/11-624-713, Yargıtay 4.HD 2023/5696 Esas, 2023/10222 Karar, 2023/31 Esas, 2023/10738 Karar ;2023/31 Esas, 2023/10738 Karar sayılı ilamları). Bu durumda sürücünün alkol aldığı dosya kapsamından, trafik kaza tespit tutanağından görülmekle, içinde nöroloji uzmanının da bulunduğu uzman bilirkişi kurulundan kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda rapor alınması gerekmektedir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi *** K. Sayılı ilamı benzer birçok ilamında; .... Bu çerçevede 01.06.2015 tarihli sigorta genel şartlarında kazanın, aracın, uyuşturucu madde veya 2918 sayılı KTK'nın 48. Maddesi, KTKY'nin 97. maddesi ile belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmesi rücu için yeterli sayılmıştır. Poliçe tanzim tarihinde geçerli olan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4.c maddesi gereğince “aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” sigortalıdan rücuen talep edilebilir. 01.06 2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarında alkollü sürücünün idaresinde bulunan araçla “alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa” ifadesi yer olmadığından kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçeklemediğinin rücu şartlarının oluşmasına etkisi bulunmamaktadır.'' demekle 01/06/2015 sonrası yapılan poliçelerde kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediğini bir önemi olmadığını değerlendirmektedir. Mahkememizce bu husus karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi gerektiği noktasında bir durum ortaya çıkmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına konu 01/06/2015 tarihindeki önceki ZMSS genel şartlarının hükümlerine bakmak gerekir. 02/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.c maddesinde; ''Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa'' belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Yargıtay bu hüküm kapsamında münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşen kazalarda rücu hakkı olduğunu açıkça belirtmiştir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.-c maddesinde; ''Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar'' denilmekle belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Aslen iki madde arasında tek fark 02/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yer alan '' aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa'' ibaresi yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yer almamaktadır. Kıyas için Kasko Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeyi de değerlendirmek gerekmektedir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde, “aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararla” poliçenin teminat dışında kalacağı ifade edilmiştir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının alkol sebebi ile sigortacının rücu hakkı kapsamında aynı şekilde düzenlenmiş olduğu açıkça görülmektedir. Yargıtay'ın Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından hükümler aynı mahiyette olduğundan Kasko Sigortası Genel Şartları yürürlükte olduğu dönemde rücu hakkı konusunda görüşlerinin de nazara alınması gerekmektedir. Zira Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/1929 E., 2015/5599 K. Sayılı ilamında, ...Öte yandan, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde, “aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararla” teminat dışında kalacağı ifade edilmiştir. Bu durumda yukarıda açıklanan yasa hükümleri uyarınca, araçta oluşan hasarın teminat dışında kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. (6101 sayılı TTK Kanunu'nun 109.) maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunup bulunmadığı hususu, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)....'' şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. Yargıtay Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından hükümler aynı olması nazara alındığında münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçeklemediğinin rücu şartlarının oluşmasına etken olduğunun kabulü gerekmektedir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Yargıtay'ın Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarında yer alan rücu hakkı ile ilgili görüşleri nazara alındığında bir yenilik getirmemiştir. Açıklanan gerekçeler ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin görüşlerine katılmak mümkün olmamıştır. Bu durumda sürücünün alkol aldığı dosya kapsamından içinde nöroloji uzmanının da bulunduğu uzman bilirkişi kurulundan kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda rapor alınması gerekmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, trafik - makine Mühendisi Nörolog (doktor) bilirkişi ve adli trafik uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği tespit edildiğinden davalı sigorta şirketince dava dışı 3. şahsa ödemiş olduğu tazminat bedellerini açıklanan sebeplerle TTK'nın 1472 maddesi (Halefiyet) gereği rücuen talep etme hakkına sahip olmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 613,69 -TL harcın mahsubu ile bakiye 186,09 TL'nın karar kesinleştiğinde ve istek halinde iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan posta, elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 50,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2024

Katip *** e-imzalıdır

Hakim *** e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1055, K. 2024/815, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1055-e-2024-815-k-93cea80e054b