İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/467 E. 2023/1170 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/467
Karar No
2023/1170
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.09.2014 tarihinde 38 ... plakalı araçta yolcu konumunda iken seyir halinde bulunduğu sırada tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini meydana gelen kazada malul olduğunu Kayseri Şehir Hastanesinden alınan raporda % 6 oranında malul olduğundan bahisle 10,00 TL bakıcı gideri, 10,00 TL geçici iş göremezlik, tazminatı 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının malul olmadığını bu hususun medikal inceleme raporu ile belirlendiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, bakıcı, tedavi ve yol giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davacının bakıcı tutmayı gerektirir bir durumunun bulunmadığını, Adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri kullanmadan seyahat ettiğinden dolayı müterafik kusuru bulunduğunu, kusura itiraz ettiklerini, sorumluluklarının teminat limiti ile sınırlı olduğunu SGK tarafından ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, temerrüte düşmediklerini, genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi ile yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. *** Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/809 numaralı soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 38 ... plaka sayılı aracın 08/09/2014 tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan hasar dosyası ve sigorta poliçe örneği celp edilmiş, poliçenin incelenmesinde, 38 ... plaka sayılı aracın 04/03/2014 başlangıç ve 04/03/2015 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı, poliçe limitinin 268.000,00 TL olduğu görülmüştür. Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 08/09/2022 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğu sorulmuş, araç tescil özet raporu celp edilmiştir. Kayseri Şehir Hastanesi'ne ve Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacının 08/09/2014 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı gördüğü tedaviye ilişkin evraklar celp edilmiştir. SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 08/09/2014 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabı ile davacıya kurum sigortalısı olmaması sebebiyle geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmediği, kaza nedeniyle gelir ya da maaş bağlanmadığı, kaza nedeniyle yapılan tedavilerin kurum tarafından karşılandığını, tedaviyi yapan sağlık kuruluşlarına ödemesinin yapıldığı bildirilmiştir. Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 08/09/2014 tarihinde meydana gelen 199 kaza sırasında kayıtlı kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile kamera kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan maluliyet yönünden rapor aldırılmış, 04/07/2023 tarihli raporda özetle; Bir (1) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 1 (bir) ay olduğu), başka birinin geçici ya da sürekli bakımına muhtaç olmadığı, vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, vücut genel çalışma gücünden kayıp oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, trafik kazası sonucu meydana gelen travmanın niteliği, bölgesi, genel ağırlığı ile mevcut bulgular dikkate alındığında, ...'ın dava konusu trafik kazası sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun tıbben ayırt edilemeyeceği, bununla birlikte mevcut patolojinin kaza sırasında emniyet kemeri takılı olup olmamasından bağımsız olarak da meydana gelmesinin tıbben mümkün olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Maluliyet raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi, davalı vekilinin ise beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya hususunda bilirkişi raporu alınmış, hesap bilirkişisi *** tarihli raporunda özetle; - Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 10,00 TL), - Bakıcı gideri zararının bulunmadığı (Talep 10,00 TL), - Geçici iş göremezlik zararının 810,70 TL olduğu (Talep 10,00 TL) Davacının geçici iş göremezlik zararlarının davalı ... (Güvence Hesabı) tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 268.000,00 TL) kapsamında kaldığı yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin 17/11/2023 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunduğu, bedel artırım dilekçesinden bir örneğin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin *** tarihli dilekçe ile hem ıslaha karşı hem de bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarını sunduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası nedeni ile bakıcı gideri, geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Davalının talebi üzerine ***'na ihbar dilekçesi tebliğ olunmuştur. Davacı vekilince aktüer bilirkişi raporu alındıktan sonra alacak kalemi ıslah yoluyla arttırılmış, harcı yatırılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; Tarafların uyuşmazlık konuları; *** tarihli trafik kazasının oluşumunda kimin ne oranda kusurlu olduğu, kaza sırasında yaralanan davacının bakıcı gideri zararı, geçici iş göremezlik zararı ve sürekli iş göremezlik zararı olup olmadığı, varsa bu nedenlerle davacının davalıdan maddi tazminat talep edip edemeyeceği edebilecek ise miktarlarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin değerlendirmede; Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/09/2013 ila 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Başkanlığı'nca düzenlenen *** tarihli raporda özetle; "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” kapsamında hazırlanmış olup davacının geçici iş göremezlik süresi 1 ay, sürekli iş göremezlik oranı ise %0 olarak tespit edilmiş, geçici ya da sürekli başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, emniyet kemeri takılı olup olmamasından bağımsız olarak da travmanın meydana gelmesinin tıbben mümkün olduğu" kanaati bildirilmiştir. Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tespit edilemediği belirtilmiş ise de, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Başkanlığı'nca düzenlenen *** tarihli raporda "... Yaralanma bölgesi, genel ağırlığı, travmanın niteliği ile mevcut bulgular dikkate alındığında emniyet kemeri takılı olup olmamasından bağımsız olarak da meydana gelmesinin tıbben mümkün olduğu" belirtilmiştir. Bu nedenle davacının meydana gelen kazada müterafik kusuru bulunduğunun kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal karar sayılı ilamı). Eldeki uyuşmazlıkta mahkememizce davacının mütefarik kusuruna ilişkin kanaat oluşturmaya yeterli neden bulunmadığından mütefarik kusur indirimi yapılmaması gerektiği görüşü oluşmuştur. Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede; Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal ilamı). Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi *** tarafından düzenlenen *** tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici göremezlik zararının 810,70 TL olduğu , sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının bulunmadığı, bakıcı gidere zararının bulunmadığı söz konusu zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi (sağlık/tedavi) bakiye teminat limiti (268.00,00-TL) kapsamında kaldığı, " belirtilmiştir. Aktüer bilirkişi xxx tarafından düzenlenen bu raporda, zararın belirlenmesi bakımından TRH yaşam tablosu ve %10 arttırma %10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplama yapıldığı görülmüştür. Davalının sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur"; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Açıklanan madde hükümlerinde işleten ve zorunlu trafik sigorta şirketinin sorumluluğu düzenlenmiş olup, sürücü ise olayda haksız fiil sorumlusu konumundadır. 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacı geçici iş göremezlik tazminatını, davalıdan talep edebilecektir. Davalının temerrütüne ve faiz türüne ilişkin değerlendirmede; Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir. Eldeki davada, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlıkta davacının davalıya başvurusunun bulunduğu, davalının temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekmiştir. Davacının talebinin yasal faiz olduğu anlaşılmakla, davalı aleyhine hükmolunan tüm tazminata yukarıda belirlenen temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir . Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Davanın kısmen kabulü ile, 810,70TL geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararı bulunmadığı anlaşılarak maddi tazminattan geçici iş göremezlik zararının ZMMS poliçesi sağlık/tedavi giderleri limitinden karşılanmak üzere temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacının anlatımları, olayın oluş şekli ile davacıda meydana gelen zararlar arasında illiyet bağı kurulduğuna ilişkin rapor dikkate alınarak davalı sigortadan alınarak davacıya verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 810,70-TL geçici iş göremezlik zararının ZMMS poliçesi sağlık/tedavi giderleri limitinden karşılanmak ve ZMMS poliçesi teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının bakıcı giderlerine ve sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığından isteminin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 2,74 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 83,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 186,41 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.522,44 TL'sinin davalıdan bakiye 37,56 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 2,74 ıslah harcı, elektronik tebligat gideri ve posta masrafı 164,25 TL, bilirkişi ücreti 800,00 TL olmak üzere toplam 1.128,39 TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 1.101,22 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 810,70 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 20,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/467, K. 2023/1170, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-467-e-2023-1170-k-8f4e49718e12