İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1442 E. 2024/1071 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1442
- Karar No
- 2024/1071
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... - VEKİLİ : Av. ... - [16822-28853-13944] UETS DAVALI : ... - ... - DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri ilinde konut yapı kooperatifi olarak faaliyet gösterdiğini ve davalının kooperatifin üyesi olduğunu, davalı borçlu üyeye Kayseri ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, 797 ada, 1 parsel, A blok, 14 kat, 53 nolu bağımsız bölümün teslim ve tescil edildiğini, akabinde kooperatifin yetkili organlarında dayanak kararlar alındığını ve konut kesin maliyet bedeli raporu ile davalı üyenin borcunun çıkarıldığını, alınan kararlar çerçevesinde davalıya gerekli ihtarnamelerin gönderildiğini ve borcun muaccel hale geldiğini, verilen süre içinde davalının borcunu ödememesi üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle öncelikle davalıya ait Kayseri ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, 797 ada, 1 parsel, A blok, 14 kat, 53 nolu bağımsız bölümün tapu kaydı üzerine devri engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı asil dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle: öncelikle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesine istinaden açtığı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, bahsi geçen taşınmazı kooperatiften iş karşılığı alan taşeron Mustafa Şahin'den aldığını, satış işlemini tapuda kooperatifin gerçekleştirdiğini, daireyi satın aldığı kişinin kooperatif ile üyelik ilişkisi olmadığını, kendisinin de kooperatif ile üyelik ilişkisi olmadığını, kooperatif ana sözleşmesinde yer alan bütün hükümleri, hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiğine dair bir beyanı bulunmadığını, kooperatifin 20.08.2019 tarihinde "inşaat ekim ayında bitirilecek, kira bedeli alınmayacak" şeklinde yazı verdiğini, akabinde daireyi 2019 yılında ... isimli kişiye sattığını, kooperatife herhangi bir borcu olmadığını, açılan haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kooperatif kira alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itiraz sebebiyle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, kooperatif kayıtları, Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğündeki kayıtlar ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınmıştır. Dosyaya mübrez 07/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda: davacı kooperatif tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 10/05/2022 tarihinde icra takibi yapılarak 20.827,40-TL toplam alacak talep edildiği, davalı tarafından bu takibe itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğu, davalı ...'in davacı kooperatifin yönetim kurulunun 02/03/2012 tarih 203 nolu kararında üyeliğe alınmasına karar verilmiş olduğu, davalı ...'e 797 ada, 1 parsel, 14. kat, 53 numaralı dairenin teslim edilmiş olduğu, 26/12/2021 tarihli genel kurul kararına göre daire teslim alan üyelerden kira bedeli olarak 2022 yılına kadar aylık 350,00-TL, 2022 yılı ve sonrası için aylık olarak 1.000,00-TL kira bedeli ödenmesinin kararlaştırılmış olduğu, 26/12/2021 tarihli genel kurul tutanağının 14. maddesinde bahsi geçen 01/04/2014-30/12/2021 tarihleri arasında ödenmeyen kira bedellerine aylık %1.5 yıllık ise %18 olarak hesaplanmasının kararlaştırılmış olduğu, davacı kooperatifin 26/12/2022 tarihli genel kurul kararına göre takip tarihi itibariyle davalıdan talep edilebilecek anapara tutarının 16.600,00-TL olduğu, talep edilen tutara genel kurul kararında belirtilen ödeme tarihi dikkate alındığında yıllık %18 faiz oranına göre işlemiş faiz tutarının 4.317,75-TL olduğu, davacı kooperatifin davalıdan talep edebileceği toplam miktarın 20.917,75-TL olarak hesaplanmış olduğu (taleple bağlı kalınarak 20.827,40-TL) görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Kooperatifler alanında uzman mali müşavir bilirkişiden alınan 14/10/2024 tarihli raporda: davacı tarafça davalıdan Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 16.600,00-TL asıl kira alacağı ve 4.227,40-TL işlemiş faiz talep edildiği, dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde takip tarihi itibariyle ödenmesi gereken toplam kira tutarının 108 aylık ve 40.400,00-TL olduğunun hesaplandığı fakat dosyadaki davalı kooperatif tarafından sunulmuş belgeler incelendiğinde ...'in 2018 yılı sonuna kadar kira borcunun ödendiğinin yazılı olduğu, böyle olunca 2019 yılından takip tarihine kadar olan kira borcunun 16.600,00-TL anapara olarak hesaplandığı, davalının faiz talebi kira borcuna yıllık %18 oranı üzerinden 4.227,40-TL olarak hesaplandığı ancak bilirkişi tarafından 4.214,56-TL olarak hesaplandığı, faiz talebine yönelik alternatifli hesap yapıldığı, kooperatifçe 27/04/2014 tarihli genel kurulda kira ödemesinin gecikmesi halinde uygulanacak faiz oranına ilişkin bir karar alınmadığının dikkate alındığı ve bu dönem için %9 oranının uygulandığı, 26/12/2021 tarihli genel kurulda ise aylık %1.5 oranında faiz kararı alındığı, 26/12/2021 tarihli kararın geriye yürüyemeyeceği ve karar-1 kapsamında davalı borcuna yasal faiz uygulanması gerektiği, karar-2 kapsamında ise genel kurul kararı doğrultusunda aylık %1.5 oranı üzerinden faiz hesaplanması gerektiği dikkate alındığında hesaplanan faiz tutarının 2.159,56-TL olacağı yönünde görüş bildirmiştir. Davacı kooperatifin 26/12/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 14 maddesinde 01/04/2014 tarihinden 30/12/2021 tarihine kadar alınabilmiş ve alınabilecek kira alacaklarının devam eden inşaatın yapımında kullanılmasına, 01/04/2014 tarihinden 30/12/2021 tarihine kadar ödenmeyen kira bedellerine aylık %1,5 oranında faiz uygulanmasına karar verildiği görülmektedir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6333 Esas ve 2022/187Karar sayılı emsal ilamı). Bilindiği üzere kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2011/933 Esas ve 2011/936 Karar sayılı emsal ilamı). Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesine göre "kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler". Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ve sair borçların ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat ve sair alacaklarının toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat ve sair alacaklarını toplamaya engel teşkil etmez. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/7545 Esas ve 2019/5329 sayılı emsal ilamı). Yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davacı kooperatifin davalıdan 2019 Ocak ayından 2022 mayıs ayına kadarki kira bedellerini ve işlemiş faizini talep ettiği, davalının taşınmazı devretmiş olmasının kooperatife olan borçlarından kurtulması ve bu borcun devralan kişiye geçmesi anlamına gelmeyeceği, üyelik devam ettiği sürece bu borçtan davalının sorumlu olmaya devam edeceği, davacı kooperatif kayıtlarına göre davalının üyelikten çıktığına dair bir kayıt bulunmadığı, tek taraflı istifa beyanının kooperatiften ayrılmış sayılmak için yeterli olmayacağı, davalının cevap dilekçesinde iddia ettiği hususların ve sunmuş olduğu belgelerin takipte talep edilen tarihlerden evvelki borçlara ilişkin olduğu, yine sunulan 22/08/2019 tarihli protokolde davacının 30 aylık kira borcu olan 10.500,00-TL'nin ödendiği ve davalının bu borçtan dolayı kooperatife borçlu bulunmadığı bildirilmiş ise de Mayıs 2013'ten beridir davalının kooperatife kira borcu işlemeye başladığı dikkate alındığında bu ibranın takipte talep edilenden önceki kira borçlarını kapsadığı, takipte talep edilen kira borçları yönünden davalıya verilmiş bir ibranamenin bulunmadığı, 14/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplanan toplam 16.600,00-TL asıl alacak ve 2.159,56-TL işlemiş faiz yönünden açılan davanın kabulüne, fazlaya dair istemin reddine, alacak likit olduğundan şartları oluşmakla kabul edilen alacak ve işlemiş faiz miktarı üzerinden davalının icra inkar tazminatı ödemesine, reddedilen kısım açısından davalının kötü niyet tazminatı talebi bulunmakta ise de davacının takipte kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından aynı takipten kaynaklı olarak 15/12/2022 tarihinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açılmış, eldeki itirazın iptali davası ise mahkememizde 29/12/2022 tarihinde açılmıştır. Emsal nitelikli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/12489-15543 E-K sayılı ve özellikle Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin karar düzeltme yoluyla yapılan başvuru üzerine vermiş olduğu 2020/917-3079 E-K sayılı ilamlarında da ayrıntılarıyla açıklandığı üzere; itirazın iptali davasının, menfi tespit davasının kesinleşmesinden önce açıldığı gözetildiğinde, davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğu kuşkusuzdur. Menfi tespit davasının itirazın iptâli davasından sonra açılması halinde, itirazın iptâli davasında borçlunun borçlu bulunup bulunmadığı zorunlu olarak inceleneceğinden bu halde borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmekle birlikte, menfi tespit davası icra takibinden önce ya da sonra açılmış olsa dahi, icra takibine yapılan itiraz üzerine duran takibe devam edilebilmesi ve alacaklının cebri icra işlemlerini sürdürebilmesi için itirazın iptâli ya da alacak davası açması zorunludur. Bu husus derdestlik oluşturmayacağı gibi menfi tespit davası sonucunda borçlunun davasının reddine karar verilmiş olması alacağın cebri icra işlemlerine devam etmesine olanak sağlamayacağından alacaklının menfi tespit davasından sonra dahi olsa itirazın iptâli ile alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Açılan icra takibinde borçlunun itirazı bulunduğundan davacının davada hukuki yararı bulunmakla davada kesin hüküm nedeniyle ret kararı verilmesi mümkün görülmemiş ve yukarıda açıklandığı üzere esastan karar verilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibin takip tarihi itibariyle 16.600,00-TL kira bedeli ve 2.159,56-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 18.759,56 TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK 67/2 maddesi uyarınca kabul edilen alacağın %20'si tutarında (3.751,91-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.281,47-TL ilam harcından, tahsil edilen 251,54-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 1.032,93-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre hesaplanan: 154,88-TL'sinin davacıdan alınarak, 1.405,12-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 251,54-TL peşin harç, 3.600,00-TL bilirkişi ücreti, 277,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.209,74-TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan; 3.791,78-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 18.759,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı