İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/878 E. 2023/1175 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/878
- Karar No
- 2023/1175
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. *** DAVALI : 2- *** DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Yapı Kredi Bankası’nda çalıştığını, alacağına karşılık ...’den 65.000,00 TL bedelli senet aldığını, davacının bankadan tanıştığı ve kendisini galerici gibi tanıtan davalı ...’ndan araba almak için 65.000,00 TL bedelli senedi ciro etmek için verdiğini, davacının senedi verdikten sonra davalı Hakkı ve ortakları olarak tanıdığı ... ve diğer davalı ...’dan aracı alamadığını, araç satışından vazgeçildiği için davacının senedin iadesine karar verilmesini istediğini, davalı ...’nun senedi kaybettiğini iddia ettiğini, davacının kendisinde bulunan senet fotokopisi üzerine davalı ...’san ibraname aldığını, ibraname tarihi 22/01/2018 olmasına rağmen davalılar tarafından senedin vade tarihinin 15/02/2019 olarak yazıldığını, davalıların senedin kaybolduğuna dair davacıyı ikna ettiklerini, davalı ...’nun bu senede dayanarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas) sayılı icra takibi başlattığını, icra takibinin 26/10/2020 tarihinde davalı ...’a temlik edildiğini, davacının aracına haciz ve yakalama şerhi konulduğunu, aracın yakalandığını ve satış işleminin başlatıldığını, davalıların aralarında ortak olduğunu, icra takibinde diğer davalılar hakkında hiçbir işlem yapılmadığını, bedelsiz olan senetten dolayı davacının borçlu olmadığını belirterek 65.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitini ve davalıların bono bedelinin % 20’si oranında tazminata mahkum edilmesini ve bu aşamada öncelikle icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce ara bulucuya başvurmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile redine karar verilmesini, davalı ...'ın diğer davalı ... ile tanışıklığı hariç ticari vs. hiçbir ilişkisi bulunmadığını, davalı ...’ın Örnek-10 ödeme emrine yasal süreleri içerisinde itiraz edilmeyen, İcra Mahkemeleri nezdinde şikayet yoluna başvurulmayan bir icra takibini (diğer davalı ...'dan olan alacağına karşılık) temlik alan, yaklaşık 20 yıldır ve halen, hayatını işçi emekçisi olarak idame ettiren iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davalının diğer davalı ...'ndan olan adi nitelikteki alacağını tahsil etmek amacıyla ...'nun teklifi üzerine temlik giderlerini dahi kendisi üstlenerek mevzu bahis icra takibine konu alacağı usule ve hukuka uygun olarak temlik aldığını, davalının, davacı ...'ı fiziken görse tanıyamayacak bir kişi olduğunu, hiçbir tanışıklığı, ilişiği bulunmadığını ve ...'ı ismen söz konusu temlik sonrasında tanıdığını, davaya konu kambiyo senedinin arka planında bulunan hukuki ilişki yahut senedin şekli unsurları hakkında bilgi ve görgü sahibi olmadığını, Örnek-10 ödeme emrine yasal süreleri içerisinde itiraz edilmeyen, İcra Mahkemeleri nezdinde şikayet yoluna başvurulmayan bir icra takibini ...'ndan olan alacağını tahsil etme gayesiyle hareket ettiğini, davalının, ... yahut dava dışı tanışık olmadığı ... ile hiçbir ortaklık ilişkisi bulunmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen araç alım satım olayı, senedin kaybolması, bedelsiz oluşu, ibraname vs. hususlar ile ilgili en ufak bir bilgisi ve eylemi olmadığını, bu hususların temlik alacaklısı davalı tarafı da ilgilendirmediğini, davalının iyi niyetli temlik alacaklısı olduğunu, asılsız ve mesnetsiz, kurgudan ibaret beyanlarda bulunan kötü niyetli davacının; hiçbir görüşmesi, tanışması, telefon yahut sair yollarla iletişimi olmayan davalıyı, dava dışı ... ile diğer davalı ... ile kendi hayal gücünün yansıması olan dava dilekçesinde ortak olarak ilan ettiğini, davalıyı dolandırıcılıkla, sahtecilikle itham eden davacının dava dilekçesinde bahsettiği, davalı aleyhine Kayseri CBS nezdinde yaptığı suç duyurusu hakkında tahkikatın sonuçlanmasıyla KYOK kararı verileceğine inancının tam olduğunu, söz konusu muhtemel karar sonrasında davacı ... hakkında 5237 S. TCK. 267 İftira suçuna ilişkin şikayet dilekçesini başsavcılığa sunacağını, ayrıca tazminat hukuku yahut özel hukuk nezdinde sair yasal haklarını kullanacağını beyan ettiğini beyan etmiş, davacı yanın iddia ve taleplerini kabul etmediğini, diğer davalı ... ve dava dışı ... ile hiçbir ortaklık ilişkisi bulunmayan, davaya konu kıymetli evrakın düzenlenmesi konusunda hiçbir eylemi olmayan, sadece temlik alacaklısı konumunda olan iyi niyetli davalı ...'a yöneltilen haksız ve mesnetsiz davanın reddini, fazlaya ilişkin dava, hak ve istemler saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esasa girilip yapılacak olan yargılama sonucunda esastan reddine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davalının alacağını sürüncemede bırakmak için açılmış olan davada, davacının kötü niyetli olması nedeniyle, 2004 S. İİK’nun madde 72'e göre alacağın geç alınacak olmasından kaynaklanan zararı gidermek adına, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan aleyhine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediğini, söz konusu senedin ... tarafından ciro edilerek ...’ın bilgisi dâhilinde kendisine verildiğini, ... ve ... arasındaki alacak borç ilişkisinin kendi aralarında olduğunu, kendisini ilgilendirmediğini, ...’ın dava dilekçesindeki beyanlarının tamamen iftira olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacının kendisine galerici olarak tanıdığını söyleyerek yalan beyanda bulunduğunu, kendisinin mermer ve doğal taş işi yaptığını, ayrıca kendisinin yetkilisi olduğu şirketin 2017 yılından itibaren Yapı Kredi Bankası’nda KOBİ temsilcisi olduğunu, gerek görüldüğünde bu durumun bankanın 27 Mayıs Şubesinden öğrenilebileceğini, davaya konu senedi kendisine ...’den geçtiğini, bu senedi ...’ı tanıdığı ve kendisinin borcun ödenmemesi durumunda borcu ödeyeceğini kabul ve teyit etmesine itibar ederek aldığını, kendisinin yaptığı ticaretlerde ortağının olmadığını, ... ve Mehmet Korunmaz’ın ortağı olmadığını, ...’ın dilekçesinde belirtmiş olduğu durumun da tamamen yalan ve hayal ürünü olduğunu, davaya konu senet için Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacı ...’a hem fiziki olarak hem de e-tebligat olarak ödeme emri icra dairesi tarafından gönderildiğini, yasal süreler içerisinde hiçbir itirazda bulunmadığını, davacının adına takip kesinleşip aracın üzerine haciz konulmasından da kendisinin haberi olduğunu, ayrıca bu araç üzerine haciz konduktan sonra borcu ödemek için şahsından süre istediğini, kendisini bir süre oyalayıp hiçbir ödeme yapmadığını, bunun üzerine borçluya bizzat tebliğ olan ve yasalara uygun olarak kesinleşen alacaklı olduğu Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyayı ...’a olan borcundan dolayı İcra dairesine yasal olarak temlik ettiğini, bu dosyayı borcuna karşılık ...’a temlik ettikten sonra alacaklı tahsilat için işlemlere başlayınca borçlu ...’ın tamamen kötü niyetli olarak kendisine bu davayı açtığını, davacıya ayrıca savcılıktan suç duyurusunda bulunacağını beyan etmiş, tarafına açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, takip alacaklısının ... ve takip borçlularının ..., ... ve ... olduğu, 15/02/2019 tanzim tarihli 60.000,00 TL bedelli kambiyo senedi alacağı ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ..., ... ve ... olduğu, şikayet tarihinin ... olduğu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından takibe konulan senedin bedelsiz olduğu iddiası ile bedelsiz senedin kullanılması, nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğu görülmüştür. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelinin ... ve Yapı Kredi Bankası Millet Caddesi Şubesi olduğu, şikayet konusunun kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve yayması iddiası olduğu görülmüştür. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Talas İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ...'a ait imza örneğinin bulunduğu belge aslının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, sandık seçmen listesinin aslı celp edilmiştir. Talas İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...'a ait imza örneğinin bulunduğu belge aslının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, kimlik kartı talep belgesinin gönderildiği görülmüştür. Talas İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...'a ait imza örneğinin bulunduğu belge aslının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, davacının imzasının yer aldığı adres beyan formunun gönderildiği görülmüştür. Ziraat Bankası A.Ş Kayseri Şubesi'ne müzekkere yazılarak davacının imza aslının olduğu evrak aslı celp edilmiştir. Kocasinan Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacının imza aslının olduğu belge aslının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, evlenme beyannamesinin gönderildiği görülmüştür. Kayseri 5. Noterliği'ne müzekkere yazılarak davacının imza aslının olduğu belge aslının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, davacıya ait tescil talepnamesi ile vekaletname aslının gönderildiği görülmüştür. Yapı Kredi Bankası'na müzekkere yazılarak davacının imza aslının olduğu belge aslının gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, bireysel müşteri sözleşmesinin gönderildiği görülmüştür. Mahkememizin 08/06/2021 tarihli celsesinde davacı ... isticvap edilmiş, dava konusu 15/10/2018 keşide ve 15/02/2019 vade tarihli, keşidecisi ... ve lehdarı ... olan 65.00,00 TL tutarlı bono gösterilmek sureti ile davacıya sorulmuş, davacı " Bana gösterdiğiniz 15/10/2018 keşide ve 15/02/2019 vade tarihli, keşidecisi ... ve lehdarı ... olan 65.00,00 TL tutarlı bonodaki ilk ciranta imzası ve ... yazan yerdeki yazılar ve paraf görünümlü imza bana ait değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacının imza ve yazıyı inkar etmesi nedeni ile yeteri miktarda ayakta, oturarak ve çömelerek, sağ ve sol el ile imza ve yazı örneği alınmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarından bir grafoloji uzmanı bilirkişi *** tarihli ön raporunda özetle; Tetkik konusu, alacaklısı ***, borçlusu ***, kefili *** olan, 28/11/2019 tanzim ve *** vade tarih “19.000 TL. (Ondokuzbin)” değerindeki senedin arka yüzünde “...” isim yazısı ve altında atılı bulunan ciranta imzası ile ...'ın mukayeseye esas belgelerindeki mevcut medarı tatbik yazı ve imzalarının, optik cihazlar yardımıyla ve grafolojik metotlarla karşılaştırmalı olarak yapılan incelemelerinde; imzaların genel şekilleri yönünden benzerlik görülmüş ise de, İnceleme konusu senette atılı bulunan ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzaları ile karşılaştırma yapılması istenilmiş ise de, inceleme konusu imzanın basit tersimli bir imza olması nedeniyle isim yazısı ile birlikte değerlendirilmesi ve daha fazla samimi imzalarına ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle, istem doğrultusunda sağlıklı bir inceleme yapılarak, netice hakkında müspet ya da menfi bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olmadığını, Bu itibarla, ...'ın samimi yazı ve mukayese imzalarını içeren bilhassa 2019 tarihinden evvel tanzim edilmiş (dilekçe, form, beyanname, sandık seçmen listesi, vekaletname, sözleşme Banka ve Noter belgeleri, Adres Beyan Formu, Nüfus Cüzdanı Talep Belgesi vb.) belge asılları ve huzurda alınacak mukayese imzaları ve "..." isim yazıları ile tarafına tekrar tevdi halinde yeniden bir incelemenin daha sağlıklı olacağı yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davacının imza ve yazıyı inkar etmesi nedeni ile yeteri miktarda ayakta, oturarak ve çömelerek, sağ ve sol el ile imza ve yazı örneği alınmıştır. Dosya ek rapor için bilirkişiye tevdi edilmiş, 07/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; incelemeye konu, alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 15/10/2018 tanzim ve 15/02/2019 vade tarihli “65.000 TL. (Altmışbeşbin)” değerindeki senedin arka yüzünde “...” isim yazısı ve altında atılı bulunan ciranta imzasının, ...'ın elinden çıktığı kanaatine varıldığını bildirir rapor sunulmuştur. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekili ile davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi sundukları davalı ...'nun davayı kabul ettiği ve dava dosyası içinde yer alan ibranamenin içeriğini ve ibranamedeki imzayı kabul ettiğine dair dilekçe sunduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibine konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Alacağın devri, alacaklı ile onu devir alan üçüncü şahıs arasında; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen yazılı şekle bağlı sözleşme, kanun ya da kazaî kararla gerçekleşen tasarrufî bir muameledir. Alacağın devri kural olarak borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen tasarrufî bir hukuki işlemdir, külli değil, cüz’i ve sınırlı bir halefiyet meydana gelmektedir. Burada alacaklının değişmesi söz konusudur (Uygur, Turgut.: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, 3. Baskı, Ankara 2013, s. 1096). Başka bir şekilde ifade etmek gerekir ise; alacağın temliki (devri), mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi işlemidir. Alacaklının bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun rızasına gerek olmadan bir sözleşmeye dayanarak üçüncü bir kişiye devretmesine alacağın temliki adı verilir (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Baskı, Ankara 2017, s.1248). Alacağın temliki ile borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır (Hukuk Genel Kurulunun *** K. sayılı kararı). TBK'daki karşılığı olan 183 üncü maddesi; “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez” şeklindedir. TBK’nın 183 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre maddede sayılan hâller dışında kural olarak alacağın temlikinde borçlunun rızasına gerek yoktur, sadece alacağı talep hakkı devredilmektedir. Diğer bir ifadeyle alacağın devrinde borcun özü muhafaza edilmekte, sadece şahıslarda değişiklik olmaktadır. Kural olarak, bütün alacaklar temlik edilebilir. Böylece hâlen iktisap edilmiş (kazanılmış) bir alacak kadar ileride iktisap olunacak bir alacak da; keza muaccel bir alacak kadar bir vadeye veya şarta bağlanmış olan alacaklar da temlik olunabilir. Alacağın hukuki muameleden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya doğrudan doğruya kanundan doğmuş olmasının da bir önemi yoktur (Hukuk Genel Kurulunun *** K. sayılı kararı). Bu düzenlemeler karşısında hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Somut olayda; Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde 26/10/2020 tarihinde takip alacaklısının alacağını dosyamız davalılarından ...'a temlik ettiği, davacının takip konusu senette bulunan imzaya itiraz ettiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuyla isim ve imzanın davacıya ait olduğu, davalılardan *** 25/03/2022 tarihli beyan dilekçesi ile davacı tarafça dosyaya sunulan senet metni altındaki 22/01/2018 tarihli ibranameyi ve ibraname altındaki imzayı kabul ettiği anlaşılmakla davacının takip konusu 65.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı borcunun olmadığı, takip dosyasında dava açılmadan önce alacağın temliki ile davalı *** taraf sıfatının kalmadığı anlaşılmakla pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın bu davalı yönünden reddine ancak ibraya rağmen takibe ve davaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı ...'ın temlikname ile alacaklı durumda olduğu anlaşılmakla davacının ilgili davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, 2-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu edilen 15/10/2018 düzenleme ve 15/02/2019 ödeme tarihli, 65.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davacının davalı ...'a BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 3-Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatının reddine, 4-Ret edilen kısım yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 269,85 TL ilam harcın, dava açılışı sırasında tahsil edilen 1.110,04 TL peşin harç ve 164,22 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.274,26 TL harçtan mahsubu ile kalan 1.004,41 TL harcın peşin harç olarak hesap edilmesine, 5-Kabul edilen kısım yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 5.097,04 TL harçtan davacı tarafından yatırılan ve mahsuptan geriye kalan 1.004,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.092,63 TL karar harcının davalı ...'dan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı 54,40 TL ile mahsuptan geriye kalan 1.004,41 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.058,81 TL harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan bilirkişi ücreti 250,00 TL, posta masrafı 114,00 TL, elektronik tebligat gideri 121,50 TL ve Kep reddiyat gideri 5,40 TL olmak üzere toplam 490,90 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı ... tarafından yapılan bilirkişi ücreti 500,00 TL yargılama giderinin davalı ...'nun kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzeride bırakılmasına, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı için hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip *** e-imzalıdır Hakim *** e-imzalıdır