İlk Derece Mahkemesi · İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/100 E. 2024/2 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/100
- Karar No
- 2024/2
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/100 Esas KARAR NO : 2024/2 DAVA : Patent (Patent İsteme Hakkının Ve Patentin Gaspı İddialı) DAVA TARİHİ : 20/06/2023 KARAR TARİHİ : 04/01/2024 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin 1964 yılında kurulan Türkiyenin lider ticari ve askeri araç üreticisi olduğunu, müvekkili tarafından savunma sanayi sektöründe soğuk iklim koşullarında motorun çalıştırılmasına yönelik bir proje geliştirildiğini, buluş aşamasına gelindiğini, söz konusu projenin ve buluşun davalı ...Savunma ve Tasarım Mühendislik San. Tic. Ltd. Şti. Adına ... nezdinde ... sayı ile patent tescili yapıldığını, patentin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, diğer davalıların davacı şirket bünyesinde daha önceden çalıştıklarını ve projede yer aldıklarını iddia ederek, ... sayılı patentin müvekkiline devredilmesine, müvekkili yararına şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 3.000,000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ederek davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu buluşun müvekkiline ait olduğunu, davacının patent başvurusuna itirazının TPMK tarafından reddedildiğini, müvekkiline ait buluşun davacı tarafça sahiplenilmeye çalışıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER TPMK kayıtları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkili şirketin 1964 yılında kurulan Türkiyenin lider ticari ve askeri araç üreticisi olduğunu, müvekkili tarafından savunma sanayi sektöründe soğuk iklim koşullarında motorun çalıştırılmasına yönelik bir proje geliştirildiğini, buluş aşamasına gelindiğini, söz konusu projenin ve buluşun davalı ... Savunma ve Tasarım Mühendislik San. Tic. Ltd. Şti. Adına TPMK nezdinde ... sayı ile patent tescili yapıldığını, patentin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, diğer davalıların davacı şirket bünyesinde daha önceden çalıştıklarını ve projede yer aldıklarını iddia ederek, ... sayılı patentin müvekkiline devredilmesine, müvekkili yararına şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 3.000,000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, dava konusu buluşun müvekkiline ait olduğunu, davacının patent başvurusuna itirazının TPMK tarafından reddedildiğini, müvekkiline ait buluşun davacı tarafça sahiplenilmeye çalışıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava, patent isteme hakkının tespiti, patent tescilinin devri, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dava ön inceleme dilekçesi teatisi aşamasında bulunduğu esnada, ön inceleme duruşması yapılmadan, taraf vekilleri tarafından dosyaya sulh protokolü sunulmuştur. Taraf vekilleri sunulan sulh protokolü kapsamında karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretleri taleplerinin bulunmadığını da yazılı olarak beyan etmişler ve sulh protokolü kapsamında karar verilmesini talep etmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nun 313. Maddesinde görülmekte olan bir dava sırasında tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla sulh sözleşmesi yapabilecekleri, sulh sözleşmesinin ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabileceği, dava konusu dışında kalan hususların da sulh kapsamına dahil edilebileceği, sulh anlaşmasının şarta bağlı olarak da yapılabileceği, sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, sulhun ilgili bulunduğu davayı sona erdiren ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran bir anlaşma olduğu hususları düzenlenmiştir. Mezkur nedenlerle, taraflar arasında akdedilen sulh gereği davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, dosyaya sunulan sulh anlaşmasının kararın eki olarak kabul edilmesine, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmaması nedeniyle bu hususlarda herhangi bir hüküm kurulmasına yer ve gerek bulunmadığına karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Sulh nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, Taraflarca sunulan ve dosyada mevcut 25/12/2023 tarihli "Sulh Protokolü" başlıklı anlaşmanın kararın eki sayılmasına, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi gereğince alınması gereken " – Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri alınır." 427,60 TL peşin harcın üçte biri olan 142,53 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubu ile kalan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Tarafların sulh kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı anlaşıldığından bu hususta hüküm kurulmasına yer ve gerek bulunmadığına, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 04/01/2024 Katip ... ¸e imzaladır Hakim ... ¸e imzaladır