İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/700 E. 2024/281 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/700
Karar No
2024/281
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/700 KARAR NO : 2024/281 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 19/09/2023 KARAR TARİHİ : 27/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif üyesi olan davacının, davalı kooperatif ile dava dışı... Anonim Şirketi arasındaki taşıma sözleşmesi çerçevesinde dava dışı ... Anonim Şirketinin servis ve taşıma işlerini Çukuralan mevkine günde 3 sefer olmak üzere gerçekleştirmekte iken, ... Yönetim Kurulunun 28/07/2022 tarih ve ... sayılı kararı ile davacının seferlerinin kooperatife ... AŞ sınırları etrafında bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... köyleri muhtarları ve bölge halkından oluşan üyelerin kooperatife üye olup da bölge halkından olmayan üyelerin çalışmakta olan servis araçlarının sıradan çıkarılması konusunda taleplerini yönetim kuruluna iletmiş bulundukları, yönetim kurulunca taleplerin yerinde bulunduğu gerekçesiyle iptal edildiği, kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, davacının 25 yıldır Bergama ilçesinde yaşadığı, davalı kooperatifin üyeler arasında, bazı üyelere iki araç çalıştırma izni verirken bazılarına ise bir araç çalıştırma izni vermesi ve iki aracı bulunanların günde 3 sefer, tek aracı bulunanların ise 2 sefer yapmaları, üyelerin kazançlarının da sefer ve iş durumlarına göre belirlenmesi sebebiyle eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, davacının seferlerinin 01/08/2022 tarihinde iptal edilmesi ve 27/02/2023 tarihinde yeniden çalışmaya başlaması çerçevesinde 6 ay 26 gün çalışmadığından bahisle, davalı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı olarak hareket etmesi, üyelerin çalıştırılmasında ayrımcılık yapması, davacının haksız bir şekilde çalıştırılmadığından bahisle uğradığı iddia edilen maddi zarar bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek maddi zarar bedelinin 01/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf davalı kooperatifin Yönetim Kurulu'nun 28.07.2022 tarih ve... sayılı kararı kendisine bildirilmesine rağmen söz konusu karara bir itirazda bulunmamış ve kararın iptali için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, davalı kooperatif yönetim kurulunun karar tarihi olan 28.07.2022 tarihi itibari ile davacının sefer sayısı haftada 5 gün 2 sefer şeklinde olduğunu, bu hususun davacı tarafa 2022 yılının haziran ve temmuz aylarında ödenen hakediş faturaları ile sabit olduğunu, servis sıraları iptal edilen davacı ve dava dışı diğer iki üyenin sadece ... İşletmeleri Anonim Şirketindeki servis sırası iptal edildiğini ve mağduriyet yaşamamaları için kendilerine ... Pazarlama İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi servis sırası verildiğini, dava dışı diğer iki üyenin bu teklifi kabul ettiğini ancak davacının söz konusu şirketin taşıma işini kabul etmediğini, mevcut durum karşısında davacının zarara uğradığından söz etmenin mümkün olmadığını, davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmadığını, sadece servis taşıma işi değiştirilerek kendisine başka bir taşıma işi verildiğini ancak davacı kendisine verilen işi beğenmeyerek reddettiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Bergama Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-... Yönetim Kurulunun 28/07/2022 tarih ve ...sayılı kararı, 3-Davalı kooperatif ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasındaki 01/01/2022 tarihli personel taşıma sözleşmesi, 4-Davalı kooperatif tarafından davacıya yapılan ödemeleri gösterir evraklar, 5-Davalı kooperatife ait ticaret sicil kayıtları, 6-Davalı kooperatife ait ticari defter ve belgeler, 7-Davacı vekilinin 21/05/2024 havale tarihli beyan dilekçesi, 8-Davalı vekilinin 22/05/2024 havale tarihli beyan dilekçesi, 9-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, davalı kooperatif üyesi olan davacının, davalı kooperatif ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasındaki taşıma sözleşmesi çerçevesinde dava dışı ...Anonim Şirketinin servis ve taşıma işlerini ... mevkine günde 3 sefer olmak üzere gerçekleştirmekte iken, ... Yönetim Kurulunun 28/07/2022 tarih ve ... sayılı kararı ile davacının seferlerinin kooperatife ... AŞ sınırları etrafında bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... köyleri muhtarları ve bölge halkından oluşan üyelerin kooperatife üye olup da bölge halkından olmayan üyelerin çalışmakta olan servis araçlarının sıradan çıkarılması konusunda taleplerini yönetim kuruluna iletmiş bulundukları, yönetim kurulunca taleplerin yerinde bulunduğu gerekçesiyle iptal edildiği, kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, davacının 25 yıldır ... ilçesinde yaşadığı, davalı kooperatifin üyeler arasında, bazı üyelere iki araç çalıştırma izni verirken bazılarına ise bir araç çalıştırma izni vermesi ve iki aracı bulunanların günde 3 sefer, tek aracı bulunanların ise 2 sefer yapmaları, üyelerin kazançlarının da sefer ve iş durumlarına göre belirlenmesi sebebiyle eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, davacının seferlerinin 01/08/2022 tarihinde iptal edilmesi ve 27/02/2023 tarihinde yeniden çalışmaya başlaması çerçevesinde 6 ay 26 gün çalışmadığından bahisle, davalı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı olarak hareket etmesi, üyelerin çalıştırılmasında ayrımcılık yapması, davacının haksız bir şekilde çalıştırılmadığından bahisle uğradığı iddia edilen maddi zarar bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek maddi zarar bedelinin 01/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 313. maddesinde; "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." hükmü yer almaktadır. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Taraf vekillerinin taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan 29/12/2023 tarihli Sulh Sözleşmesini mahkememize sunmuş oldukları ve sulh sözleşmesi gereğince karar verilmesi taleplerini içerir ortak dilekçelerini mahkememize sundukları, sonradan ibraz ettikleri beyan dilekçeleri doğrultusunda davanın konusuz kaldığını beyan ettikleri görülmektedir. Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir. Borçlunun dava açıldıktan sonra yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı ise mahkemenin davayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibe yapılan itirazda haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmetmesine engel teşkil etmez. Ancak verilecek kararda, sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması belirtilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarih ve 2014/19- 525 E., 2015/2839 K. Sayılı ilamı ) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Bergama Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, ... Yönetim Kurulunun 28/07/2022 tarih ve ... sayılı kararı, davalı kooperatif ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasındaki 01/01/2022 tarihli personel taşıma sözleşmesi, davalı kooperatif tarafından davacıya yapılan ödemeleri gösterir evraklar, davalı kooperatife ait ticaret sicil kayıtları, davalı kooperatife ait ticari defter ve belgeler, davacı vekilinin 21/05/2024 havale tarihli beyan dilekçesi, davalı vekilinin 22/05/2024 havale tarihli beyan dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davalı kooperatif üyesi olan davacının, davalı kooperatif ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasındaki taşıma sözleşmesi çerçevesinde dava dışı ... Anonim Şirketinin servis ve taşıma işlerini ... mevkine günde 3 sefer olmak üzere gerçekleştirmekte iken, ... Yönetim Kurulunun 28/07/2022 tarih ve ... sayılı kararı ile davacının seferlerinin kooperatife ... AŞ sınırları etrafında bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... köyleri muhtarları ve bölge halkından oluşan üyelerin kooperatife üye olup da bölge halkından olmayan üyelerin çalışmakta olan servis araçlarının sıradan çıkarılması konusunda taleplerini yönetim kuruluna iletmiş bulundukları, yönetim kurulunca taleplerin yerinde bulunduğu gerekçesiyle iptal edildiği, kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, davacının 25 yıldır ... ilçesinde yaşadığı, davalı kooperatifin üyeler arasında, bazı üyelere iki araç çalıştırma izni verirken bazılarına ise bir araç çalıştırma izni vermesi ve iki aracı bulunanların günde 3 sefer, tek aracı bulunanların ise 2 sefer yapmaları, üyelerin kazançlarının da sefer ve iş durumlarına göre belirlenmesi sebebiyle eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, davacının seferlerinin 01/08/2022 tarihinde iptal edilmesi ve 27/02/2023 tarihinde yeniden çalışmaya başlaması çerçevesinde 6 ay 26 gün çalışmadığından bahisle, davalı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı olarak hareket etmesi, üyelerin çalıştırılmasında ayrımcılık yapması, davacının haksız bir şekilde çalıştırılmadığından bahisle uğradığı iddia edilen maddi zarar bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek maddi zarar bedelinin 01/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, taraflar arasında yapılan sulh protokolü ve bu protokol kapsamında davanın konusuz kaldığı beyanları doğrultusunda, tarafların sulh olmaları sebebiyle davanın konusuz kaldığı, ayrıca taraf vekillerinin birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını beyan ettikleri anlaşılmakla, konusuz kalan dava açısından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın tarafların sulh olmaları doğrultusunda konusuz kalması sebebiyle ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 888,03-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 460,43-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Taraf vekillerinin karşı taraftan yargılama gideri talepleri olmadığını beyan ettikleri göz önünde bulundurularak, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 4-Taraf vekillerinin karşı taraftan yargılama gideri talepleri olmadığını beyan ettikleri göz önünde bulundurularak, taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer ve gerek olmadığına, 5-Davalı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/05/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı kanun kapsamında DYS üzerinde hazırlanmış ve e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/700, K. 2024/281, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-700-e-2024-281-k-d2b85f9859a7